Ülkemizde üretilen ve tüketilen buğday çeşitlerine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 115 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 60 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim
Av.Dr İl, TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili
Türkiye'nin binlerce yıllık tarım kültüründe önemli yere sahip olan siyez ve kavılca gibi yerli buğday türlerinin, 1948 sonrası dönemde yerini genetiği değiştirilmiş "cüce buğday" türlerine bırakması; bu değişimin Marshall Yardımı kapsamında ABD'den ithal edilen hibrit tohumlarla hızlanması; ve bu sürecin halk sağlığı, gıda güvenliği ve tarımsal bağımsızlık üzerindeki etkileri kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye'ye ilk hibrit buğday tohumu ithalatı hangi yıl ve hangi anlaşmalar kapsamında gerçekleşmiştir? Marshall Yardımı kapsamında gelen buğday türlerinin genetik yapısı hakkında Bakanlığınızın kayıtlarında bilgi var mıdır?
Siyez (14 kromozom) ve kavılca (28 kromozom) buğdaylarının genetik yapısının korunması için Bakanlığınızca yürütülen bir gen bankası veya koruma programı var mıdır?
Bugün Türkiye'de ekilen buğdayların yüzde kaçı genetiği değiştirilmiş hibrit türlerdir? Yerli ata tohumların oranı nedir?
Cüce buğdayın yüksek gluten içeriği nedeniyle çölyak, diyabet, obezite ve otoimmün hastalıkların artışına neden olduğu yönündeki bilimsel iddialar hakkında Bakanlığınızın , 3 SAL değerlendirmesi nedir? Bu konuda yapılmış yerli veya uluslararası bilimsel araştırmalar var mıdır?
Tam buğday ve beyaz ekmek arasındaki besin değeri farkı konusunda halkın bilinçlendirilmesi için Bakanlığınızca yürütülen bir eğitim veya kampanya var mıdır?
Beyaz ekmeğin çabuk bozulması ve yüksek tüketim oranı nedeniyle Türkiye'nin dünyada en fazla ekmek israfı yapan ülke olduğu iddiası doğru mudur? Bu konuda Bakanlığınızın verileri nelerdir?
Yerli ata tohumu ile üretim yapan çiftçilere yönelik devlet destekleri nelerdir? Bu desteklerin kapsamı, miktarı ve başvuru koşulları nelerdir?
GDO'suz, kimyasal gübre ve ilaç içermeyen ürünlerin sertifikalandırılması ve pazarlanması için Bakanlığınızın yürüttüğü bir program var mıdır?
Türkiye'nin buğday ithalatı son 20 yılda nasıl bir seyir izlemiştir? İthal edilen buğdayların genetik yapısı ve üretim koşulları hakkında kamuya açık bilgi sağlanmakta mıdır?
Beyaz ekmek üretiminde kullanılan endüstriyel unların, 10'dan fazla katkı maddesi içerdiği ve gluten, çölyak, diyabet, obezite, otoimmün hastalıklar, Alzheimer, demans gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiği iddia edilmektedir. Bakanlığınız, beyaz ekmek tüketiminin halk sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmış mıdır? Bu konuda alınmış veya alınması planlanan önlemler nelerdir?
Genetiği değiştirilmiş buğday türlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kimyasal gübre ve zehirli ilaç kullanımının arttığı belirtilmektedir. Bu kimyasalların tarım topraklarına, su kaynaklarına ve insan sağlığına etkileri konusunda Bakanlığınızın yürüttüğü çalışmalar nelerdir? Organik tarım ve kimyasal kullanımını azaltmaya yönelik teşvik politikalarınız nelerdir?
Ata tohumlarıyla üretim yapan çiftçilere devlet desteği sağlanması gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır. Bakanlığınızın bu konuda mevcut destek programları nelerdir? Ata tohumlarının yaygınlaştırılması ve GDO'suz, kimyasal içermeyen tarım ürünlerinin üretimini teşvik etmek için hangi adımlar atılmaktadır?
Türkiye'nin dünya ortalamasının beş katı ekmek tükettiği ve çöpe en fazla ekmek atan ülke olduğu ifade edilmektedir. Beyaz ekmeğin hızlı bozulma özelliği nedeniyle israfın arttığı belirtiliyor. Ekmek israfını azaltmak ve tam buğday ekmeği gibi daha sağlıklı alternatiflerin yaygınlaşmasını sağlamak için Bakanlığınızın önerdiği politikalar nelerdir?
Tüketicilerin, gıdaların üretim süreçleri, GDO içerip içermediği, kimyasal katkı maddeleri ve gübre kullanımı hakkında bilgi edinme hakkı bulunmaktadır. Bakanlığınız, bu konuda tüketicileri bilgilendirmek için hangi adımları atmaktadır? Gıda etiketlemesinde GDO ve kimyasal içeriklerin açıkça belirtilmesi için bir düzenleme planlanmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Ülkemizde tarla bitkileri çeşit listesine kayıtlı tescilli hibrit buğday çeşidi bulunmamaktadır. Mevcut yasalar kapsamından ülkemizde kayıt listelerinde yer almayan çeşitlerin ithalatına izin verilmemektedir.
5977 sayılı "Biyogüvenlik Kanunu"na göre; ülkemizde genetiği değiştirilmiş organizmaya (GDO) sahip bitki ve hayvanların üretimi yasaktır. Ülkemizdeki tohumluklarla ilgili mevcut yasalar GDO tohumlukların ülkemizde üretimini ve her türlü ticaretini yasaklamış olup bugüne kadar ülkemizde kayıt altına alınmış çeşitlere ait tohumlukların hiçbiri GDO'lu çeşitler değildir.
Diğer taraftan organik tarım yapan üreticiler alan bazlı desteklenmekte olup üretim planlaması kapsamında oluşturulan 2025-2027 yıllarını içeren yeni destekleme modeline göre "Üretimi Geliştirme Destekleri" altında yetiştirilen ürünün bulunduğu gruba karşılık gelen destek katsayısı esas alınarak hesaplanan tutar üzerinden desteklenmeye devam edilecektir.
Bakanlığımızca organik tarımın yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine yönelik "Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi" yürütülmekte olup bu kapsamda demonstrasyon, eğitim ve denetim çalışmaları gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca organik tarım üreticileri Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumumuz tarafından sağlanan desteklerden ve T.C. Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sunulan hazine ve faiz destekli yatırım ile işletme kredilerinden de yararlanabilmektedir.
Bakanlığımız tarafından halk sağlığının korunması ve toplumun beslenme alışkanlıklarının iyileştirilmesi amacıyla, kepek oranı düşük unlardan üretilen ekmek ve benzeri ürünler yerine, buğdayın besin değeri yüksek bileşenleri olan kepek ve ruşeym içeren tam buğday unuyla üretilmiş ürünlerin tüketiminin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Bu kapsamda, Konya ilimizde "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" adı altında pilot bir uygulama başlatılmıştır. Kampanya, 23.07.2025 tarihinde düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna tanıtılmıştır. Kampanyaya ilişkin detaylı bilgiye Bakanlığımızın Güvenilir Gıda Platformu (https://guvenilirgida.tarimorman.gov.tr/) üzerinden ulaşılabilmektedir.
Ekmek israfının önlenmesi ve tam buğday ekmeği tüketiminin artırılmasına yönelik olarak, 17.01.2013 tarihinde "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası" başlatılmıştır. Her iki projenin de ekmek israfının azaltılmasına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmelik ile, ülkemizdeki tarla bitkileri, bağ-bahçe bitkileri ve diğer bitki türlerine ait yerel çeşitlerin korunması ve genetik erozyonun önlenmesi hedeflenmektedir. Yönetmelik kapsamında, yerel çeşitlerin kayıt altına alınması, tohumluklarının çoğaltımı, pazarlanması, idamesi ve sürdürülebilir kullanımı ile ilgili kurallar getirilmiş; ticareti yapılacak yerel çeşit tohumluklarının üretimi ve piyasaya arzı sağlanmıştır. Bakanlığımızca 49 adet yerel çeşit kayıt altına alınarak Milli Çeşit Listesinde yayımlanmıştır.
Ayrıca yeni destekleme modelinde yerel çeşitlere de yer aldığı kategorilere göre destekleme ödemesi yapılmaktadır. Bu kapsamda planlı üretime uygun olan ürünler ve diğer ürünlere temel Strateji Geliştirme Başkanlığı destek verilecektir. Böylece stratejik ürünlerin mazot maliyetinin 9650"si ve gübre maliyetinin 9625'i karşılanacaktır. Planlama kapsamındaki ürünleri havzasında üreten çiftçilere temel desteğe ilave olarak planlı üretim desteği verilerek, mazot maliyetinin tamamı ve gübre maliyetinin yarısı karşılanacaktır.
Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, organik tarım, katı organikorganomineral gübre destekleri artırılarak ilave olarak verilmeye devam edilecektir.
2024 yılı buğday üretimimiz 20,8 milyon ton olarak gerçekleşmiş yeterlilik oranımız "0118,4'tür.
Buğdayda, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihracata dayalı ithalat yapılmakta; alınan buğday un, makarna, irmik gibi ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmektedir. Ülkemiz, buğday unu ihracatında 2002 yılında dünyada 11'inci sıradayken, 2005 yılından itibaren inci sıraya yükselmiştir. 2002-2025 (Ekim ayı sonu) döneminde mamul madde ihracatı karşılığı 109,8 milyon ton buğday ithal edilmiş, buna karşılık 121,5 milyon ton ihracat gerçekleştirilmiştir. Değerde 20,5 milyar dolar ve miktarda 11,7 milyon ton dış ticaret fazlası elde edilmiştir.
Ülkemizde Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ile ilgili denetim ve kontroller;
• 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu, "* Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik,
• Biyogüvenlik Kurulu/Bakanlık Kararları ve " Biyogüvenlik Mevzuatı Uygulama Talimatı kapsamında gerçekleştirilmektedir.
Bu kapsamda ülkemizde gıdada kullanıma izin verilen onaylı bir genetiği değiştirilmiş çeşit bulunmamakta ve ülkemizde yapılan buğday ithalatlarında ürün-ülke risk esasına göre GDO kontrolleri gerçekleştirilmektedir.
Ülkemizde ilk kez ruhsatlandırılacak bitki koruma ürünü aktif maddesinin Avrupa Birliği veya G8 ülkelerinde ruhsatlı olması şartı aranmaktadır. Ruhsat başvuruları, toksikolojik ve ekotoksikolojik çalışmaların yanı sıra Yönetmelik gereği incelenmesi gerekli olan diğer konularda teknik ve bilimsel olarak değerlendirilmektedir. Bakanlığımızca ruhsatlandırılan bitki koruma ürünlerinin etiket bilgilerine, uyarılar ile önlem ifadelerine dikkat edilerek kullanılması gerekmektedir.
Sürdürülebilir bitkisel üretimin sağlanması ile yeterli ve güvenilir gıda arzının temin edilmesi için, zararlı organizmalara karşı Ulusal Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında öncelikle önleyici kültürel tedbirlerin alındığı Entegre Zararlı Yönetimi Prensipleri doğrultusunda kimyasal mücadeleye alternatif mücadele yöntemleri uygulanmaktadır.
Yerel çeşitlerde (Ata tohum) tescil çalışmaları hız kesmeden devam etmekte olup bugüne kadar tescil edilmiş 49 yerel çeşidin 11 adedi Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinde satışa sunulmuştur.
Ülkemizde piyasaya arz edilen gıdaların etiketleri "Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği" kapsamında düzenlenmektedir. Ayrıca Yönetmeliğe bağlı olarak hazırlanan Gıda etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Kılavuzunda etiketlemeye ilişkin kurallar örnekler verilerek detaylandırılmıştır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Ülkemizde GDO'ya ilişkin denetim ve kontroller ise 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu, Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik ile Biyogüvenlik Kurulu Kararları doğrultusunda yürütülmektedir. Biyogüvenlik Kurulu tarafından gıda amacıyla onay verilmiş bir gen bulunmamaktadır. Gıda olarak kullanılmak amacıyla GDO ve ürünlerinin yurda girişine de izin verilmemektedir.
Bitkisel üretim ve dış ticaret istatistikleri ile ilgili veriler Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sayfasında yayımlanarak tüm kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.
İbrahim YUMAKLIBakan