Diyarbakır'da bir vakfın bir okulda yaptığı etkinliğe ilişkin
Kaynak göster
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 21 Ekim 2025 tarihinde 7/36102 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 148 gün sonra, 18 Mart 2026).
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da bir vakfın bir okulda yaptığı etkinliğe ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36102, 21 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36102-diyarbakir-da-bir-vakfin-bir-okulda-yaptigi-etkinlige-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/64de4142-3423-4fa5-92ef-019a0af4738e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 148 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederiz.
2018 yılında, sivil toplum kuruluşu kimliğine sahip kimi organizasyonların birleşmesiyle kurulan, çocuklara dair yaptığı etkinliklerde pedagojik ilkeleri ihlal etmenin yanı sıra dini araçsallaştırma/istismar etme yönlü pratiklere de imza atan Peygamber Sevdalıları Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında 2024 yılı sonunda protokol imzalanmıştır. Buna göre Vakfın duyuruları devlet okullarında yapılacak ve okullarda etkinlikler düzenlenebilecektir.
Vakfın son aylarda çocuk ve inanç istismarı kategorisine alınabilecek kimi etkinlikler düzenlediği basına da sıkça yansımaktadır. 7-10 yaş arası çocuklar için "Hayat Namazla Güzeldir" isimli çalışmayı düzenleyen organizasyon, çok sayıda kentte çocuklarla etkinlikler düzenlemiştir. Bu çerçevede, çocuklara haremlik selamlık şekilde yürüyüşler yaptırıldığı, çocuklara, "seremoni" niteliğinde, cemaat halinde namaz kıldırıldığı görüntüler sosyal medyada geniş yer bulmuştur. Mezkur kurumun 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Gününün hemen ertesinde de Diyarbakır'da yüzlerce kız çocuğu "Niyet ettim tesettüre" isimli bir programa dahil ettikleri, çocukların tesettürlü şekilde yürüyüş yapmalarının sağlandığı bilgisi basına yansımıştır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Dinlerin ve dini toplulukların varoluşları gereği, toplumsal bağları yeniden üreten, dayanışma biçimlerinin kurulmasında belirli bir kamusal rol üstlenen yöne sahip olduğu aşikardır. 20. i yüzyıl ve öncesinde çok sınırlı düzeyde karşılaşılan, dini araçsallaştıran, istismar eden, "gösteri" türü etkinliklerle günümüzde sıkça karşılaşılmaktadır. Türkiye'de de özellikle 2000'li yılların ardından cemaat ve tarikat yapılanmalarının doğrudan devlet ile ilişkisinin/bağının olmasına, kendilerinin müstakil sermaye grupları haline gelmesine, dini yaşamın tamamını tekellerine alma çabasına girmelerine, çocukları ve gençleri sermaye ve rekabet ilişkilerinin bir parçası haline getirmelerine dair sayısız örnek söz konusudur. Bunun yanı sıra din ile alakalı ritüel niteliğindeki hemen her şeyin, çocuklar aracılığı ile bir tür "gösteriye," sokak "şovuna" dönüştürülmesi durumu ise pedagojik ilkelere aykırı olmasının yanı sıra en az onun kadar mühim olarak dinin/inancın istismar edilmesidir.
Her çocuğun inanç özgürlüğüne sahip olması gerektiği kabulüyle birlikte bu durumun ancak çocuğun üstün yararı gözetilerek uygulanabileceği; hiçbir dini veya politik organizasyon tarafından çocukların yönlendirilmemesi ve tek tip kimlik dayatılmaması gerektiği çocuk haklarının temel ilkelerindendir. Bu sebeple çocukların dini ve politik nitelikli toplu etkinliklerde, bir nevi "şov nesnesine" dönüştürülmesi ve "araçsallaştırılmaları," çok boyutlu ihlal, ihmal ve istismar anlamına gelmektedir.
Tüm bunlara ek olarak, çocukların gelişim süreçleri içerisinde farklı inanç ve düşünme biçimlerini özgürce tanıyabilmeleri, eğitim politikalarının özgürlükçü laik bir yaklaşımla belirlenmesi, çocuklarla çalışan kurumların çalışmalarının ideolojik saiklerden ziyade özgürlükçü bir perspektifle yürütülmesi ve ilgili kamu kurumlarının buna dönük denetim mekanizmalarını oluşturması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınız, çocukların dini içerikli toplu etkinliklerde yer aldırılmasının pedagojik ve psikolojik etkilerine ilişkin herhangi bir değerlendirme, araştırma veya risk analizi yapmış mıdır?
Çocukların dini içerikli organizasyonlarda "haremlik-selamlık" biçimde ayrılması gibi uygulamalar, çocuğun üstün yararı ve inanç özgürlüğü ilkeleri açısından nasıl değerlendirmektedir?
Dini içerikli çocuk etkinliklerinin düzenlenmesinde psikolog, pedagog veya çocuk gelişimi uzmanlarının görüşlerine başvurulmakta mıdır? Bu mevzuatta zorunlu tutulmakta mıdır? Uygulamada riayet edilmekte midir? Mevzuatta zorunlu değilse bu konuda bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
. 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nün hemen ertesinde düzenlenen "Niyet ettim tesettüre" etkinliği gibi faaliyetlerde, kız çocuklarının bedensel özerkliklerinin ihlal edildiği yönündeki kamuoyu tepkilerine ilişkin bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
. Çocuklarla çalışan dini içerikli vakıf ve derneklerin faaliyetlerinin çocuk hakları perspektifinden denetimi için bağımsız bir mekanizma kurulması yönünde bakanlığınızın bir girişimi bulunmakta mıdır?
. Bakanlığınız, çocukların özgür düşünme, sorgulama ve farklı inanç biçimlerini tanıma hakkını destekleyecek özgürlükçü laik, çoğulcu ve demokratik içerikli programlar yürütmekte midir?
. Mezkur vakfın Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığı protokole dair Bakanlığınızdan herhangi bir görüş talep edilmiş midir?
. Çocukların dini veya politik organizasyonlarda araçsallaştırılmasının önüne geçmek amacıyla, kamu kurumlarıyla yapılan protokollerin gözden geçirilmesi ve çocuk hakları denetimi açısından yeniden düzenlenmesi konusunda bir çalışma başlatmayı planlıyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :12.11.2025 tarihli ve 1733959 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen 7/36101, 7/36102, 7/36103, 7/36104 ve 7/36105 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
7136101, 7/36102, 7/36103, 7/36104 ve 7/36105 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir.
11. ve 12. Kalkınma Planı ile 2022, 2023 ve 2024 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir. " tedbiri doğrultusunda Genel Müdürlüğümüz tarafından 0-18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin arttırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlanmaktadır. Eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır. Programın 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine yönelik modüllerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar başlatılmış olup ilgili modüllerde ihmal ve istismarın önlenmesi, bağımlılık ve önlenmesi, akran zorbalığı, iletişim konuları da programa dahil edilecektir.
Bakanlığımız, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 14'üncü maddesinde güvence altına alınan çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün korunmasını temel ilkesi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir. Sözleşmenin 14. Maddesinde güvence altına alınan çocukların kendi inançlarını seçme veya ifade etme süreçlerinde ayrımcılığa uğramamasını, zorlayıcı uygulamalara maruz kalmamasını ve her çocuğun gelişen kapasitesi doğrultusunda görüşünün dikkate alınması ilkesi çerçevesinde sözleşmenin toplumun tüm kesimleri tarafından öğrenilmesini teşvik etmek ve çocukların karar alma süreçlerine katılımlarını sağlamak için çalışmalar yürütülmektedir.
Bununla birlikte, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde Bakanlığımıza atfedilen görevler, 2024-2028 yıllarını kapsayan On İkinci Kalkınma Planında sivil toplum-kamu iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik tedbirler ve mevzuatta yer alan diğer bahse konu görevler kapsamında sosyal hizmet ve sosyal yardım faaliyetlerini yerine getirmek üzere kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kuruluşları ile ortak çalışmalar yapmak, plan ve programlar ortaya koymak Bakanlığın temel görevleri arasında sayılmaktadır.
Ayrıca Bakanlığımız hizmetlerini yürütürken ihtiyaca göre Valiliklerle koordinasyon içinde "Sivil Toplum Vizyon Belgesi ve Eylem Planı"nda belirtilen hedefler çerçevesinde sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmaktadır.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan