Erzincan ilindeki cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Gülderen Varli (DEM Parti), 17 Kasım 2025 tarihinde 7/36628 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 78 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Erzincan ilindeki cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36628, 17 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36628-erzincan-ilindeki-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c3341354-dfa8-46be-902f-019a965de203
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
11.2025
Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu, Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin açıklaması ile tarafımıza ulaşan mahpus mektubu doğrultusunda; Erzincan Kadın Kapalı Cezaevi ve Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde ağır ve sistematik hak ihlalleri yaşandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan mahpus İsmail Berka'nın tarafımıza ulaşan mektubunda da bulunduğu cezaevinde uygulanan hak ihlallerine yer verilmiştir.
Mahpus İsmail Berka tutulduğu cezaevinde yaşanan uygulamaların, sağlık hakkı, yaşam hakkı, haberleşme özgürlüğünün, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini, cezaevindeki kötü muamele ve keyfi uygulamaların ciddi boyutlara ulaştığını bundan kaynaklı bazı mahpusların 3 Kasım 2025 tarihi itibarıyla dönüşümlü olarak açlık grevine başladıklarını belirtmiştir.
Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan mahpus İsmail Berka'ın tarafımıza ulaşan mektubunda da yer alan; Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinin tam bir tecrit ve izolasyon halini alan mimari bir yapıya sahip olması, sosyal ve fiziksel temas hakların kısıtlanması, bazı koğuşlarda 23 saat boyunca kapıların kapalı tutulması, günlük havalandırma süresinin yalnızca 1 saatle sınırlandırması, havalandırmadan sonra sürekli hem elle hem de dedektörle üst aramasının yapılması ve bu aramanın insan onurunu zedelediği ifade edilmektedir. Bulundukları alanların sürekli aranmasının psikolojik işkence aracına dönüştüğünü dile getiren mahpus aramaların haftada bir ya da iki defa yapıldığını ve hücrelerdeki eşyaların dağıtıldığını, pencerelerinin fens denilen çok sık tellerle örtüldüğü ve içerde nefes almanın imkânsız olduğunu belirtilmiştir.
Öte yandan İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının keyfi biçimde işletildiği, hiçbir hukuki dayanağı olmayan gerekçelerle infazların altı ay süreyle defalarca uzatıldığı, 30 yılını bitiren
Tin. Lİ 2025 36628 mahpusların 2 yıl 6 ay fazladan süreyle cezaevinde tutulduğunu gönderdiği mektupta ifade etmiştir.
Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu, ÖHD ve sivil toplum örgütlerinin açıklamasına göre; Hapishane içinde yapılan sözde "rutin aramalar" tacize dönüşmekte; eşyalar tahrip edilmekte, kitap, dergi ve mektuplara el konularak mahpusların düşünsel üretimi engellenmektedir. Kürtçe mektupların sansürlenmesi ise kimlik temelli ayrımcılığın açık göstergesidir. Sağlık hakkı sistematik biçimde ihlal edilmekte; revir ve hastane sevkleri geciktirilmekte, kronik hastalıklar ve diş tedavileri aylarca ertelenmektedir. Sosyal etkinliklerin kısıtlanması, kurs ve atölye çalışmalarının engellenmesi, mahpusların eğitim ve sosyalleşme haklarını fiilen ortadan kaldırmaktadır. İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla infazların hukuka aykırı biçimde uzatılması ise bu ihlaller zincirini tamamlamaktadır. Erzincan Kadın Hapishanesi'nde Nurcan Aslan, Ardıl Çeşme, Ziynet Sağlam; Yüksek Güvenlikli Hapishanede ise Abdülmecit Yüksekbağ, Mustafa Amutgan ve Keleş Celal hakkında alınan kararlar, bu keyfi sistemin somut göstergeleridir. İnfaz sürelerini doldurmalarına rağmen yalnızca "pişmanlık göstermedikleri" gerekçesiyle tahliye edilmemiş, özgürlükleri ideolojik gerekçelerle engellenmiştir.
Bunlarla beraber yapılan açıklamada; "mahpus yakınlarının görüşler sırasında yaşadığı hak ihlallerine ve engellemeler, ziyaret hakkının engellenmesi, görüş saatlerinin sabah erken saatlere alınması nedeniyle uzak illerden gelen aileler zorluk yaşamasına sebep olan tutum ve kararların insan onurunu hiçe saydığı ve açıkça onur kırıcı ve kötü muamele niteliği taşıdığı" yer almaktadır.
Cezaevlerinde uygulanan disiplin cezaları, sağlığa erişim hakkının engellenmesi, infaz sürelerini uzatılması ve mahpusların tahliye hakkının ortadan kaldırılması, haberleşme ve ifade özgürlüğü alanında sınırlamaların olması, sosyal haklarının engellenmesi, başvurulara rağmen hak ihlallerin devam etmesi cezaevlerinde var olan hak ihlallerinin sistematik bir hal aldığını göstermektedir.
Bu bağlamda;
Erzincan Kadın Kapalı ve Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri iddialarına ilişkin Bakanlığınızın bir açıklaması olacak mıdır? Bu Cezaevlerinde yaşanana hak ihlallerine ilişkin Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı kaçtır?
LECIRB
Erzincan Kadın Kapalı ve Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla infazların hukuka aykırı biçimde uzatıldığı doğru mu? Doğru ise gerekçesi nedir? Bu konuda herhangi bir denetim yapılmakta mıdır?
Son bir 2 yılda bu cezaevlerinde infazı uzatılan mahpus sayısı kaçtır?
Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde 3 Kasım 2025 tarihinde dönüşümlü başlatılan açlık grevine ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır? Dönüşümlü başlatılan açlık grevi hala devam ediyor mu?
Açlık grevindeki mahpusların sağlık durumları düzenli olarak izlenmekte midir? Erzincan cezaevlerinde mahpuslara yönelik kötü muamele, onur kırıcı üst aramaları veya işkence iddialarına ilişkin hakkında disiplin veya adli soruşturma başlatılan personel var mıdır?
Mahpusların sağlık hakkına erişimi, hastane sevkleri ve tedavileri konusunda gecikme yaşandığı iddialarının doğru mudur? Doğru ise bu iddialar hakkında bakanlığınıza ulaşan herhangi bir şikâyet var mıdır? Tarafınıza iletilen şikayetlere dair alınan önlemler nelerdir?
Kürtçe mektupların sansürlendiği veya teslim edilmediği yönündeki iddialar doğru mudur? Doğru ise bunun gerekçesi nedir?
Görüş saatlerinin sabah erken saatlere alınması nedeniyle uzak illerden gelen ailelerin mağduriyetinin giderilmesi yönünde bakanlığınız tarafından herhangi bir düzenleme planlanmakta mıdır? Yaşanan bu mağduriyetlerin giderilmesine ilişkin alınana önlemler nelerdir?
Mahpusların ailelerine yakın cezaevlerine sevk taleplerinin karşılanmama gerekçesi nedir?
Bakanlık olarak söz konusu iddiaların aydınlatılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla bağımsız bir inceleme veya izleme heyeti görevlendirmeyi düşünüyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1746655 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan,Van Milletvekili Gülderen Varli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36628 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden U8W/Xxj - 3HGdrYD - 83Segk3 - bna3FE- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-2017-655/814 Konu : Yazılı soru önergesi ©2Z /O2. /2026
Sayın Gülderen VARLİ Van Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36628 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fikrasında, ceza ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ODOJ7KR - c9mK888 - 161Cyv7 - ENubHC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
I1- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ODOJ7KR - c9mK888 - 161Cyv7 - ENuUbHC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
V- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.
Vi- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.
VIL- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ODOJ7kKR - c9mK888 - 161ICyv7 - ENUbHC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
VI- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Hükümlüyü ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin birinci fıkrasında hükümlünün, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği, çocuk hükümlüler için ziyaret süresinin bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirleneceği; ikinci fıkrasında, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebileceği; üçüncü fıkrasında görüşlerin, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağı hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara yaptırılan açık ve kapalı görüşler; 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi, 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Ziyaret ve ziyaret yeri" kenar başlıklı 108. maddesi ile hükümlü ve tutukluların ziyaretlerine ilişkin usul ve esasların ayrıntılı olarak düzenlendiği Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.
IX- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden OD9J7kR - c9mK888 - 161Cyv7 - ENUbHC- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
X- Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 08/12/2025 tarihli
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden OD9J7kR - c9mK888 - 161ICyv7 - ENUbHC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü cevapta;
A) Erzincan Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açlık grevinde olan herhangi bir hükümlünün bulunmadığı,
B) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların açık ziyaretlerinin Kurum fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak belirlendiği,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 0D8957kR - c9mK888 - 161Cyv7 - ENubHc ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan