Antalya'da Ukrayna uyruklu iki kız çocuğunun istismara uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 2 Aralık 2025 tarihinde 7/37484 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 160 gün sonra, 11 Mayıs 2026).
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Antalya'da Ukrayna uyruklu iki kız çocuğunun istismara uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37484, 2 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37484-antalya-da-ukrayna-uyruklu-iki-kiz-cocugunun-istismara-ugradigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b26354c5-a18b-4109-b6ab-019adfcfd0bd
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 160 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır). (o Aşağıda yeralan sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir GOKTAŞ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 2/12/2025
Grup Başkanvekili
2022'de Rusya-Ukrayna savaşının derinleştirdiği insani kriz koşullarında, "Savaşsız Çocukluk Projesi" çerçevesinde Ukrayna'dan tahliye edilip Türkiye'ye getirildiği bildirilen 510 yetim çocuğun yerleştirilme süreci, hem uygulama hem de koruma boyutlarında ciddi eksiklikler ortaya koymuştur.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Antalya'daki söz konusu yerleştirme merkezi ve otel, 2024 Mart'ında uluslararası bir heyetin denetimine açıldığında aynı tesiste yüzlerce çocuğun ve refakatçinin bulunduğu, barınma-güvenlik ve sağlık altyapısının yetersiz olduğu, uygun denetim ve gözetim mekanizmalarının işletilmediği tespit edilmiştir. Bu bulgular, çocukların salt insani yardım kapsamında "geçici barınma" sağlayan bir tesis statüsünden öte, devlet güvencesi altında korunması gereken mağdur çocuklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir; zira dezenformasyon iddialarına rağmen bakanlığın web duyurusunda da Türkiye'deki konaklama ve sosyal hizmet erişiminin Bakanlık sorumluluğunda olduğu ilan edilmiştir.
Otel içerisindeki güvenlik zaafiyeti ve refakatçi/kurum personelinin rolüyle bağlantılı olarak raporlanan istismar iddiaları da söz konusudur: Bazı raporlar, oteldeki bazı çalışanların 15—16 yaşındaki kız çocuklarıyla cinsel ilişkiye girdiğini ve iki kız çocuğunun hamile kaldığını belgelemektedir; iddialar, çocukların hamilelikleri ortaya çıktığında Ukrayna'ya gönderilip burada doğum yaptıkları ve gerekli tıbbi/psikososyal destekten mahrum bırakıldıklarını ileri sürmektedir.
Bu iddialar, hem çocukların fiziksel bütünlüğüne yönelik net saldırılar hem de koruma mekanizmalarının işlememesi nedeniyle ortaya çıkan zincirleme ihmaller dizisini göstermektedir; ayrıca refakatçi ve vakıf personelinin "örtbas etme" yönündeki müdahaleleri ve çocukların zorla etkinliklere dahil edilmesi gibi uygulamalar, insani yardım ve çocuk koruma ilkeleriyle doğrudan çatışmaktadır.
Söz konusu vakada tespit edilen ihmâl türleri yalnızca cinsel şiddet iddiaları ile sınırlı değildir: çocukların uygun beslenme, temiz suya erişim, hijyen, acil sağlık hizmetlerine ulaşım, yangın güvenliği, özel gereksinimli çocuklara uygun bakım ve uygun sayıda eğitimci/refakatçi
2 Tatu bulunmaması gibi temel ihtiyaçları karşılanmamıştır. Ayrıca bir çocuğun otelden kaybolup helikopterle aranmak zorunda kalınması; çocukların küçük yaşta diğer çocuklara bakım verme ve temizlik işleri gibi ağır ve uygun olmayan işlere zorlanması; projeye kaynak sağlama gerekçesiyle çocukların bağış kampanyalarına ve gösteri amaçlı etkinliklere alet edilmesi gibi uygulamalar, çocuk hakları normlarının sistematik biçimde ihlal edildiğine dair kaygıları güçlendirmektedir.
Son olarak hem Türkiye'de hem Ukrayna'da başlatıldığı bildirilen soruşturma süreçlerinin kamuoyuna yansıyan sonuçlarında "delil yetersizliği" gerekçesiyle dosyaların kapanmış olması, yaşanan hak ihlallerinin soruşturulması, sorumluların tespiti ve mağdurların korunması açısından ciddi kuşkular doğurmaktadır. Özellikle mağdur çocukların ifadelerinin alınması, tıbbi-adli raporların oluşturulması, kamera ve kayıt verilerinin güvence altına alınması ve refakatçi-personel tespitinin titizlikle yürütülmesi gereken bir çerçevede delil toplanma süreçlerinin işletilip işletilmediği belirsizdir. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası çocuk hakları normları ve Avrupa Konseyi sözleşmeleri bakımından devletin topraklarında bulunan her bir çocuk için pozitif koruma yükümlülüğü vardır; bu vaka, o yükümlülüğün gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin ayrıntılı olarak parlamenter denetim ve açıklama talep ettiğini göstermektedir.
Bu bağlamda;
I. Türkiye'ye getirilen Ukraynalı yetim çocuklara yönelik "geçici yerleştirme / barınma / koruma" görevi neden ve hangi hukuki/kurumsal yetkiye dayanılarak yerine getirilmiş; hangi Bakanlık birimleri sürece dâhil olmuştur?
SORULAR
Antalya Beldibi'nde yerleştirilen çocukların barındığı otel ve/veya koruma tesisleri ile ilgili olarak Bakanlıkça resmi bir denetim / izleme / kabul prosedürü var mıydı? Varsa bu prosedür tam olarak ne idi; eğer yoksa neden oluşturulmamıştır?
Mart 2024'te uluslararası heyet tarafından ortaya çıkan ihmâl ve istismar iddiaları Bakanlığınıza ne zaman, hangi yazılı veya sözlü bildirimle iletilmiştir? Bu bildirime ilişkin kayıt var mıdır?
Söz konusu istismar ve ihmallerin belgelenmesine rağmen, çocukların korunması, tıbbi-psikolojik destek sağlanması, sosyal hizmet desteği sunulması, hak temini vb. konularda neden etkili, derhal ve sürdürülebilir bir müdahale gerçekleştirilmemiştir?
Mevcut sistemde savaş mağduru çocukların geçici kabulü, korunması ve denetlenmesi oOamacıyla Bakanlığa bağlı çocuk Okoruma/rehabilitasyon mekanizmaları yeniden gözden geçirilmekte midir? Eğer evet ise, bu süreçte hangi adımlar atılmıştır; alınacak tedbirler nelerdir?
Gelecekte benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için — ulusal mevzuat, çocuk koruma politikası ve koruma protokolleri açısından — Bakanlık olarak hangi yasal ve kurumsal düzenlemeleri yapmayı öngörüyorsunuz? Bu önerilerin yasaya dönüşmesi planlanmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi yazılar ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen 7/37364, 7/37484, 7/37485, 7/37486, 7137487, 737574, 7/37679, 7137680, 7/37681 ve 7/37684 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
YAY GE Telefon No:(312) 705 58 09 a
YEP, OL EŞ AA ALEL — 3aŞF O ES GAS Çe be
7137364, 7137484, 7/37485, 7137486, 7137487, 7137574, 7137679, 7137680, 7/37681 ve 7137684 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.
Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle ülkemize tahliye edilen çocuklar, Ukrayna makamlarının bilgi ve yönlendirmesi doğrultusunda, kendi resmi bakım personeli, öğretmenleri, koruyucu aileleri veya aile bireylerinin gözetiminde, Ukrayna makamlarının bilgisi dahilinde Ukrayna menşeili bir vakıf tarafından belirlenen otellere yerleştirilmiştir.
Bu süreçte çocukların barınma, beslenme, sağlık, eğitim, hijyen ve güvenlik alanlarındaki temel ihtiyaçlarının karşılanması için ilgili kurumlarla koordinasyon kurulmuş; kendilerine psikososyal destek ve eğitim için gerekli altyapı sağlanmıştır. Çocukların günlük bakımı ve gözetimi ise Ukraynalı görevlilerce sürdürülmüştür.
Bununla birlikte ortaya çıkabilecek riskler dikkate alınarak, çocuklara Bakanlığımızca koruma ve bakım hizmeti verilebilmesi amacıyla çocuk kuruluşlarına yerleştirilmesine yönelik teklifimiz, Ukrayna makamlarıyla paylaşılmış ancak bu teklif kabul görmemiştir.
Otellerde bulunan çocuklar, refakatinde bulundukları yetişkinler eşliğinde eğitim, aile birleşmesi, koruyucu aile hizmetinden yararlandırılma gibi sebeplerle kademeli olarak ülkemizden ayrılmış, 30 Kasım 2024 tarihi itibari ile Antalya ilindeki otelde Ukraynalı çocuk ve refakatçisi kalmamıştır.
Bakanlığımız Ukrayna makamlarıyla iş birliği içinde, ulusal ve uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde, savaş mağduru tüm çocukların korunması için gerekli tüm adımları atmayı sürdürmektedir.
Öte yandan, Bakanlığımız tarafından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2 maddesinde yer verilen "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmü uyarınca kadına, çocuk, engelli, aile fertlerine yönelik şiddet ve istismar davalarına katılım sağlanmaktadır.
Kadın, çocuk ve engelli bireylere yönelik istismar ve şiddetle mücadele açısından Bakanlığımızın tüm birimlerinde adli sürece yönelik eş zamanlı olarak koordinasyon sağlanmaktadır.
Bakanlığımız avukatları tarafından, soruşturma aşamasında olayın takibi sağlanarak iddianame hazırlanması halinde tebliğ edilmesi talepli dilekçeler ilgili savcılıklara sunulmaktadır. Kovuşturma aşamasında ise gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıklar hakkında tutukluluk kararı verilmesi talep edilmekte, tutuksuz yargılanma kararlarına ise itiraz edilmektedir. Takdiri indirim veya haksız tahrik indirimi uygulanan dosyalarda ise somut olaya göre ele alınarak kararlara karşı süresinde kanun yollarına başvuru yapılmakta, uygulanan indirimin kaldırılarak sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.
A/8A€79- 33C$Sİ Ge Ef DI Alp e E
Bakanlığımız, Ukraynalı çocukların ülkelerine dönüşünü takiben, iki kız çocuğuna yönelik istismar olayına ilişkin Bakanlığımız tarafından derhal suç duyurusunda bulunulmuş ve adli süreç başlatılmıştır.
Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 18.03.2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş olup Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29.03.2024 tarihinde takipsizlik kararı verilmiş, karara 19.04.2024 tarihinde itirazımız üzerine Antalya 5. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından itirazımızın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan