İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37826 CEVAPLANMADI

Ereğli Yüksek Güvenlikli ve İzmir Şakran kapalı cezaevlerinde mahkumlara kimlik kartı taşıma zorunluluğu getirildiği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 18 Aralık 2025 tarihinde 7/37826 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Ereğli Yüksek Güvenlikli ve İzmir Şakran kapalı cezaevlerinde mahkumlara kimlik kartı taşıma zorunluluğu getirildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37826, 18 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37826-eregli-yuksek-guvenlikli-ve-izmir-sakran-kapali-cezaevlerinde-mahkumlara-kimlik-karti-tasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0c976b06-3f62-4c9b-a121-019b3651a8ed

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 301 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren

Ceza infaz kurumlarında uygulanan infaz rejimi, mahpusların kişi onurunu korumak, ayrımcılığı önlemek ve temel hak ve özgürlükleri güvence altına almak zorundadır. Anayasa'nın 17'nci maddesi uyarınca herkes, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Ceza infaz kurumları bu hakkın askıya alındığı alanlar değildir; aksine devletin en yüksek sorumlulukla hareket etmek zorunda olduğu kurumlardır.

Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Konya Ereğli Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu ile İzmir Şakran Ceza İnfaz Kurumunda siyasi tutsaklara yönelik olarak uygulandığı bildirilen kimlik kartı dayatması, bu temel ilkelere açıkça aykırıdır. Mahpuslara verilen kimlik kartlarında daha önce yer alan "Sol terör örgütü" ibaresinin, son dönemde "İtirafçı sol terör örgütü" şeklinde değiştirilmesi, mahpusların iradeleri dışında "itirafçı" olarak damgalanmasına yol açmakta, kişi onurunu zedeleyen, aşağılayıcı ve hedef gösterici bir nitelik taşımaktadır.

Bir kişinin "itirafçı" olarak nitelendirilmesi, hukuki bir statü olmayıp ancak kişinin kendi özgür iradesine dayanan son derece kişisel bir durumdur. Bu nitelemenin cezaevi idaresi tarafından tek taraflı biçimde kimlik kartlarına yazılması, mahpuslar üzerinde baskı, yönlendirme ve itibarsızlaştırma aracı olarak kullanılmaktadır. Bu uygulama, ceza infaz kurumlarında politik kimlikler üzerinden fişleme ve etiketleme pratiğini kurumsallaştırmaktadır. Bu uygulamalar aynı zamanda infaz rejimini hukuki bir düzen olmaktan çıkararak cezalandırıcı ve yıldırıcı bir mekanizmaya dönüştürmektedir.

| Aktarılan bilgilere göre, mahpuslar hastane, revir, açık ve kapalı görüşler, havalandırma, sosyal İ etkinlikler ve kargo teslimi dahil olmak üzere odalarından çıktıkları andan itibaren bu kimlikleri taşımaya zorlanmaktadır. Kimliği taşımayı reddedenler hakkında telefon görüşü, mektup, görüş ve sosyal aktivite yasaklarını içeren disiplin soruşturmaları açılmaktadır. Aynı kargo işlemi nedeniyle birden fazla disiplin soruşturması açıldığına dair bilgiler ise uygulamanın keyfi ve orantısız niteliğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu tür yaptırımlar, ölçülülük ve orantılılık ilkelerinin ihlali anlamına gelmekte; Anayasa'nın yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3*üncü maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir infaz pratiğine işaret etmektedir. Ayrıca "itirafçı" ibaresinin cezaevi koşullarında mahpusların diğer mahpuslar ve personel nezdinde hedef haline gelmesine, damgalanmasına ve can güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açabileceği açıktır. Mahpusların politik görüşleri üzerinden etiketlenmesi, damgalanması ve disiplin tehdidiyle bu etiketleri taşımaya zorlanması; hukuka güveni, infaz sisteminin meşruiyetini ve toplumsal barışı zedeleyen uygulamalardır.

Bu bağlamda

Konya Ereğli Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu ve İzmir Şakran Ceza İnfaz Kurumunda mahpuslara verilen kimlik kartlarında "Sol terör örgütü" ve/veya "İtirafçı sol terör örgütü" ibarelerinin kullanıldığı doğru mudur? Bu konuda herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?

Doğruysa, "İtirafçı sol terör örgütü" ibaresinin kimlik kartlarına eklenmesinin hukuki ve idari dayanağı nedir? Bu ibare hangi mevzuat hükmüne, hangi idari karara ve hangi gerekçeye dayandırılmaktadır?

Kimlik kartlarında bu şekilde ibarelere yer verilmesinin, mahpusların kişi onuru, maddi ve manevi varlığı ile ayrımcılığa uğramama hakkını ihlal eden, aşağılayıcı ve hedef gösterici bir uygulama olduğu Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?

Söz konusu kimlik kartlarını taşıma dayatması cezaevlerinde hangi alanlarda uygulanmaktadır?

Hastane, revir, açık ve kapalı görüşler, havalandırma, sosyal aktiviteler ve kargo işlemleri dahil olmak üzere, mahpusların odalarından çıktıkları andan itibaren kimlik taşıma zorunluluğu getirilmiş midir?

Bu uygulama gerekçe gösterilerek 15 Aralık 2025 tarihi itibarıyla Konya Ereğli ve İzmir Şakran cezaevlerinde kaç mahpus hakkında disiplin soruşturması açılmıştır? Açılan soruşturmaların gerekçeleri ve sonucunda verilen disiplin cezalarının türleri nelerdir? Kimliği taşımadığı gerekçesiyle mahpuslara telefon görüşü engeli, açık veya kapalı görüş engeli, mektup engeli ve sosyal aktivite yasağı gibi yaptırımlar uygulanmakta mıdır? Uygulanıyorsa, bu yaptırımların süresi ve sayısı nedir?

Kargo teslimi için kimlik taşıma dayatmasını reddeden mahpuslar hakkında, aynı kargo işlemi üzerinden birden fazla disiplin soruşturması açıldığı doğru mudur? Doğruysa, bu uygulamanın keyfiliğine karşı Bakanlığınız tarafından herhangi bir denetim veya inceleme yapılmış mıdır?

Kimlik kartlarında yer alan bu ibarelerin, mahpusların cezaevi içinde diğer mahpuslar ve personel nezdinde damgalanmasına, hedef gösterilmesine ve güvenlik risklerine yol açabileceği hususu değerlendirilmiş midir? Bu risklere karşı hangi önlemler alınmıştır?

SORULAR

  1. Ceza infaz kurumlarında mahpusların politik görüşleri üzerinden etiketlenmesine ve

    "itirafçı" gibi bir nitelemeyle damgalanmasına derhal son verilmesi için Bakanlığınızca hangi somut adımlar atılacaktır? Söz konusu ibareler kaldırılacak mıdır, kaldırılacaksa buna ilişkin bir takvim bulunmakta mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir