İzmir Ege Serbest Bölge'de bulunan bir tekstil fabrikasında çalışan işçilerin sendikal haklarını kullandıkları için baskı gördükleri iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İbrahim Akın (DEM Parti), 19 Aralık 2025 tarihinde 7/37932 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 263 gün sonra, 8 Eylül 2026).
İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “İzmir Ege Serbest Bölge'de bulunan bir tekstil fabrikasında çalışan işçilerin sendikal haklarını kullandıkları için baskı gördükleri iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37932, 19 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37932-izmir-ege-serbest-bolge-de-bulunan-bir-tekstil-fabrikasinda-calisan-iscilerin-sendikal-hak (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/509438de-6ef3-422e-acb7-019b3af6e194
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 263 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim Akın
İzmir Ege Serbest Bölge'de (ESBAŞ) kurulu bulunan Digel Tekstil San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde çalışan işçiler, 17 Ocak 2025 tarihinde düşük ücretler ve insan onuruna aykırı çalışma koşullarına karşı anayasal haklarını kullanarak TEKSİF Sendikası'na üye olmuşlar ve ardından işverenin sert ve hukuk dışı müdahaleleriyle karşılaşmışlardır. TEKSİF Sendikası'na üye olmalarının ardından sistematik bir baskı ve işten çıkarma süreciyle karşı karşıya kaldıkları kamuoyuna yansımıştır. 300 günü aşkın süredir devam eden direniş sürecinde, özellikle kadın işçilere yönelik insan onuruyla bağdaşmayan uygulamalar yapıldığı tarafımıza iletilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İşveren, sendikanın yetki tespiti aldığı gün 4 işçiyi, ilerleyen süreçte ise toplamda 15 öncü işçiyi tazminatsız şekilde işten çıkararak diğer çalışanlara gözdağı vermeyi amaçlamıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Çalışma Bakanlığı müfettişlerince yapılan incelemelerde; bu işten çıkarmaların "sendikal faaliyetler nedeniyle yapıldığı", "haksız ve hukuksuz olduğu" açıkça tescil edilmiş ve firmaya idari para cezası kesilmiştir. Buna rağmen işveren, yargı kararlarını ve denetim raporlarını hiçe sayarak hukuk tanımaz tutumunu sürdürmektedir.
İşyerinde yaşanan hak ihlalleri sadece sendikal baskıyla sınırlı kalmamış, özellikle kadın işçilere yönelik "toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve taciz" boyutuna ulaşmıştır. 400 civarında çalışanı bulunan ve 085'i kadınlardan oluşan fabrikada; hamile işçilerden mahrem bir veri olan "ultrason görüntülerinin" talep edilmesi, genç kadın işçilere "hamile kalmama" yönünde baskı yapılması, kadınların giyimleri ve fizyolojik durumları (regl dönemi vb.) üzerinden yöneticilerce sözlü taciz ve aşağılamalara maruz bırakılması insan onuruna ve kadın haklarına açık bir saldırıdır.
Buna ek olarak; günde yaklaşık 4 saati bulan tuvalet yasakları, servis saatleri bahane edilerek her gün 45 dakika karşılıksız çalıştırma (ücret gaspı), iş. sağlığı ve güvenliği önlemlerinin hiçe sayılması, iş kazası geçirenlerin ambulans yerine kendi imkanlarıyla hastaneye gitmeye zorlanması gibi uygulamalar fabrikada bir "modern kölelik" düzeni kurulduğunu göstermektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Digel Tekstil'de çalışan kadın işçilerden, hamilelik haklarını kullanabilmeleri için rahim ultrason görüntüsü istendiği iddiaları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Kişisel verilerin korunması ve hasta mahremiyetine açıkça aykırı olan bu uygulama hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır?
İşyerinde tuvalet kullanımının mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde yasaklandığı, 400 işçi için sadece 2 su sebilinin bulunduğu ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu iddialarına yönelik en son ne zaman denetim yapılmıştır?
YYIL
. TEKSİF Sendikası'nın çoğunluğu sağlamasının ardından işten çıkarılan 15 işçinin durumuyla ilgili Bakanlık müfettişlerince hazırlanan 04.09.2025 tarihli 3300 no'lu raporda, işten çıkarmaların "haksız ve hukuksuz" olduğu tespit edilmesine rağmen, işverenin bu işçileri işe iade etmemesi ve sendikal baskıya devam etmesi karşısında Bakanlığınızın uygulayacağı yaptırımlar nelerdir?
. İşyeri hekiminin, işçileri hastaneye sevk etmek için üretim müdüründen onay almak zorunda bırakıldığı ve iş kazası geçiren işçilerin ambulans çağrılmadan kendi imkanlarıyla hastaneye gönderildiği iddiaları 6331 sayılı İSG Kanunu kapsamında incelenmiş midir?
Sabahları mesai başlamadan 45 dakika önce fabrikada hazır bulundurulan ancak bu sürenin ücretini alamayan işçilerin uğradığı ücret gaspının tespiti ve iadesi için bir çalışma yapılmakta mıdır?
. Anayasa'nın 51. maddesi ile güvence altına alınan sendikalaşma hakkını kullandığı için baskı gören işçilerin anayasal haklarını korumak adına Digel Tekstil yönetimine yönelik bir idari yaptırım uygulanacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o :30.12.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1767440 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İzmir Milletvekili Sayın İbrahim AKIN tarafından yöneltilen 7/37932 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Anayasanın 31 inci maddesi uyarınca sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir hak olma özelliği taşımaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 17 nci maddesinde, on beş yaşını dolduran ve bu Kanun hükümlerine göre işçi sayılanların, işçi sendikalarına üye olabileceği, sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, 19 uncu maddesinde, işçi veya işverenin, sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamayacağı hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanununun 18 inci maddesinde; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hüküm altına alınmış olup, sendika üyeliğinin veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmanın ve işyeri sendika temsilciliği yapmanın iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep teşkil etmediği belirtilmiştir.
6356 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde, 17 nci maddeye aykırı olarak üye kaydedenler ile 19 uncu maddeye aykırı olarak üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlayanların, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde her bir üyelik için idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 118 inci maddesinde, bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ' hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teflişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektesir. "
Prof. Dr. Vedât IŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68