Göçmen kadınların mağduru olduğu insan ticareti suçlarının yargılama sürecine ilişkin
Kaynak göster
Halide Türkoğlu (DEM Parti), 24 Aralık 2025 tarihinde 7/38415 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 138 gün sonra, 11 Mayıs 2026).
Halide Türkoğlu (DEM Parti, Diyarbakır). “Göçmen kadınların mağduru olduğu insan ticareti suçlarının yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38415, 24 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38415-gocmen-kadinlarin-magduru-oldugu-insan-ticareti-suclarinin-yargilama-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e5353c33-fb79-495f-bdfe-019b5443f923
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 138 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince
Halide Türkoğlu Diyarbakır Milletvekili yazılı olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim.
Göçmen ve mülteci kadınlar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin en ağır ve görünmez biçimleriyle karşı karşıyadır. Yoksulluk, statü belirsizliği, kayıt dışı çalışma ve barınma güvencesizliği, bu kadınları yalnızca daha kırılgan hale getirmemekte; aynı zamanda şiddetin bildirilmesini fiilen imkansızlaştırmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Basında yer alan ve dijital mecralarda göçmen ve mülteci kadınların cinsel sömürü riskleriyle karşı karşıya kaldığına işaret eden haberler, tekil suç anlatıları olarak ele alınamaz. Bu tür bilgiler, doğru olup olmamasından bağımsız olarak, devletin kadınlara yönelik koruma sistemlerinde nerede, nasıl ve neden boşluklar oluştuğunu sorgulamayı zorunlu kılmaktadır. Bir ülkede kadınlar sömürü ağlarının hedefi haline geliyorsa, mesele yalnızca failler değil; bu riskleri öngöremeyen, önleyemeyen ve kadınlar için güvenli başvuru yolları kuramayan kamu politikalarıdır.
Nitekim Türkiye?de bu sorunlar başta geri gönderme merkezlerinde yaşanan şiddet haberleri, ırkçı saldırılar ve emek sömürüsü olarak karşımıza çıkmaktayken kamuoyuna daha öncede yansımış olan göçmen ve mülteci kadınların internet sitelerinden pazarlanması haberleri bir kez daha karşımıza çıkmıştır. |
Özel uygulamalarla erişilebilen, internetin karanlık yüzü olarak bilinen sitelerde Türkiye'deki mülteci kadınların satıldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır.
Basında yer alan bilgilere göre; 18-25 yaş aralığındaki Afganistan, Pakistan, Suriye uyruklu kadınların "ürün" denilerek 4 bin dolar karşılığında satılıyor. Urfa, Kilis ve Antep illerinde satılan kadınlara ilişkin yedi gün içerisinde "teslimat garantili" gibi tanımlamalar kullanılmaktadır. Ödeme yöntemi olarak farklı bir sistemin kullanıldığı bilgisi de söz konusu haberlerde yer almaktadır.
Daha öncede hem kadın derneklerine hem de kamuoyuna yansıyan bu bilgiler göçmen ve mülteci kadınların yaşadığı şiddeti gözler önüne sermektedir. Nitekim Van Star Kadın Derneği'ne başvuran İranlı bir kadın da kendisinin internet sitesi üzerinden satıldığını, bir erkekle evlenmeye zorlandığını belirterek başvuruda bulunmuştur. Alıkonulduğu yerden kaçan ve derneğe başvuran kadının söz konusu 3 ilde 8 kadının bu şekilde satılmak istendiğini söylemiştir. Yaşanan bu olay üzerine bir suç duyurusunun olduğu da verilen bilgiler arasındadır.
Tüm bunlardan hareketle bu şiddeti yaşayan göçmen ve mülteci kadınların çoğu zaman güvenlik endişesiyle, sınır dışı edilme korkusu ile konuşamadığı da bilinmektedir. Nitekim Zira 2021 yılında Ankara'da IŞİD'e yapılan operasyon sonucu yedi yaşındaki Ezidi bir kız çocuğun Irak'tan kaçırılarak Türkiye'ye getirildiği ve çocuğun söz konusu sitelerde satışa sunulduğu ortaya çıkmıştır. Dava süreci devam eden bu olayda 2 kişi tutuklanmış ve savcılık bu kişilerin
"insan ticareti" suçuyla cezalandırılması talep etmiştir.
Bu kapsamda;
SORULAR
Göçmen ve mülteci kadınların internetin karanlık yüzü olarak tanımlanan sitelerde satıldığı bilgisinden haberdar mısınız?
Basına yansıyan iddialarda özellikle Urfa, Antep ve Kilis illerine atıf yapılmaktadır. Bu iller özelinde Bakanlığınız tarafından; insan ticareti ve cinsel sömürü riskine ilişkin herhangi bir inceleme, saha tespiti veya idari süreç başlatılmış mıdır? İlgili kurumlarla birlikte yürütülen somut çalışmalar var mıdır? Bu illerde kadınların "teslim edilebilir" bir meta olarak pazarlanabildiğine dair iddialar karşısında, Bakanlığınız söz konusu bölgelerde olağanüstü bir koruma ve izleme ihtiyacı bulunduğunu kabul etmekte midir?
Bakanlığınıza bu yönlü gelen başvuru var mıdır? Söz konusu olayın araştırılması için 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Bakanlığınıza göçmen ve mülteci kadınlar tarafından yapılan; insan ticareti, cinsel sömürü, alıkonulma, zorla evlendirilme ve dijital mecralarda şiddet başvurularının sayısı kaçtır? Bu veriler, kadınların gerçekten başvurabildiğini mi yoksa korku nedeniyle görünmez kaldığını mı göstermektedir?
Göçmen ve mülteci kadınların şiddet ve sömürü vakalarında sınır dışı edilme korkusu yaşamadan başvuru yapabilmesini sağlayan özel bir güvenli bildirim prosedürü bulunmakta mıdır? Yoksa bu kadınlar fiilen susmayı mı seçmek zorunda bırakılmaktadır?
Bakanlığınızın Emniyet Genel Müdürlüğü, Göç İdaresi Başkanlığı ve yargı birimleriyle ınsan ticareti ve cinsel sömürü vakalarına ilişkin yürürlükte olan yazılı protokolleri var mıdır? Bu protokoller, mağdurun barınma, gizlilik, tercümanlık ve psikososyal destek haklarını kağıt üzerinde değil, fiilen nasıl güvence altına almaktadır?
Göçmen ve mülteci kadınların yoğun olarak yaşadığı illerde kaç sosyal hizmet uzmanı, kaç psikolog ve kaç tercüman görev yapmaktadır? Bu sayıların mevcut riskler karşısında yetersiz olduğu Bakanlığınız tarafından kabul edilmekte midir?
İnsan ticareti ve cinsel sömürü şüphesi bulunan göçmen ve mülteci kadınlar için sağlanan acil güvenli barınma kapasitesi nedir? 2023 ve 2025 yılları arasında bu kapsamda kaç kadına gerçekten güvenli barınma sağlanmıştır?
Şiddet başvurularında tercümanlık hizmeti hangi modelle sağlanmaktadır? Yirmi dört saat ve yedi gün erişilebilir tercüman desteği bulunmakta mıdır, yoksa kadınlar dil engeli nedeniyle başvuru sürecinin dışında mı kalmaktadır?
Göçmen ve mülteci kadınları sömürüye açık hale getiren barınma, yoksulluk ve kayıt dışı çalışma koşullarına karşı Bakanlığınızın yürüttüğü somut önleyici sosyal politika programları nelerdir? Bu alanda ayrılan bütçe ve ulaşılan kadın sayısı kaçtır?
Göçmen ve mülteci kadınlara yönelik insan ticareti ve cinsel sömürü risklerinin dijital mecralar dahil olmak üzere uzun süre görünmez kalabilmesi, kurumlar arası izleme ve bilgi (Opaylaşım mekanizmalarının yeterliliği oOkonusunda Bakanlığınızca bir değerlendirme yapılmasını gerektirmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o : 12.01.2026 tarihli ve 1775572 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Halide TÜRKOĞLU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/38415 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
Diyarbakır Milletvekili Sayın Halide TÜRKOĞLU'na Ait 7/38415 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı, çok yönlü ve bütüncül biçimde devam etmektedir.
Kadın Konukevleri; fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psiko-sosyal destek verilmesi, güçlenmesi ve bu dönemde varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır.
Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinde, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olan kadınlara ırk, dil, din, tabiiyet ve benzeri durumlarına ilişkin hiçbir ayrım yapılmaksızın hizmet sunulmaktadır. Kadın konukevinden hizmet alan şiddet mağduru kadınlar, insan ticareti mağduru olarak tanımlanırsa Göç İdaresi Başkanlığına bağlı kadın konukevlerine yönlendirilmekte ve orada hizmet almaktadır.
Göçmen ve mülteci kadınların yoğun olarak yaşadığı Şanlıurfa, Gaziantep ve Kilis illerimizde; 191 sosyal hizmet uzmanı (sosyal çalışmacı), 141 psikolog ve 2 tercüman olmak üzere toplam 334 personel görev yapmaktadır.
Bakanlığımıza bağlı hizmet vermekte olan ALO 183 şiddetle mücadele hattı 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermekte ve bu hattan yabancı uyruklu vatandaşlarımız da başvuruda bulunmaktadır. Başvuruda bulunan Suriye uyruklu vatandaşlara tercüman eşliğinde hizmet verilmektedir.
Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi hususu, Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında bulunmaktadır. Bu kapsamda; kadın kooperatifleri, kadın girişimciliği ve kayıtlı kadın istihdamının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca, kadınların ekonomik güçlenmesine yönelik imzalanan protokoller kapsamında çeşitli çalışmalar devam etmektedir; e Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi e Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi
" Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi İş Birliği Protokolü e Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü e Kadın Girişimciliğinin Geliştirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü e Bilimsel Araştırma-Geliştirme, Yenilik ve Bilimsel Etkinlik İş Birliği Protokolü e İş Pozitif Programı İş Birliği Protokolü e IPARD Programına İlişkin İş Birliği Protokolü
" OSTİM İşBirliği Protokolü e Türkiye'nin Girişimci Kadınları İş Birliği Protokolü e Kadınların ve Engelli Bireylerin Ekonomik ve Sosyal Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü e Kadınlar için Enerji Okulu İş Birliği Protokolü e Halkbank iş birliğinde Yükselen Kadınlar Programı e Ticaret Bakanlığı iş birliğinde Sosyal Hizmetler ve Bakım Hizmetlerinin Sunulmasında Sosyal Kooperatifler Çalıştayı
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yürürlüğe konulan Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028Y)'nda "Başta tarım sektörü olmak üzere kadınların kayıt dışı çalışmalarını önleyici ve sosyal güvenlik kapsamına girmelerini kolaylaştırıcı mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirilecektir." gibi kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik stratejiler ve çeşitli faaliyetlere yer verilmiş olup ilgili tüm taraflarla iş birliği içinde çalışmalar yürütülmektedir.
Diğer taraftan Bakanlığımızca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması * Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.
Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programları, kadınların yoksulluktan daha fazla etkilendiği ve yoksulluk riski ile daha fazla karşılaştığı gerçeğinden hareketle özellikle düzenli yardım programlarında kadın hak sahipliğini destekler nitelik taşımaktadır. Nitekim düzenli sosyal yardım hak sahiplerinin 906 1?ini kadınlar oluşturmaktadır.
Hak sahiplerinin kadın olduğu Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Yardım, Şartlı Sağlık Yardımı, Doğum Yardımı, Asker Ailelerine Yönelik Yardım, Çoklu Doğum Yardımı gibi düzenli yardımlar gerçekleştirilmektedir. Söz konusu yardım programlarında ödemelerin kadınlara yapılması öncelenmektedir.
Ayrıca proje desteklerimiz arasında yer alan Aile Destek Merkezi (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) Projeleri ile aile müessesini güçlendirmek, milli ve manevi değerleri korumak, kadınların aile içerisindeki rolünü ve statüsünü belirgin kılmak, kadınların yeteneklerini ortaya çıkararak gelir elde edici faaliyetler yürütebilmelerini sağlamak, toplumu ve aile yapısını tehdit eden madde bağımlılığı, kumar, şiddet ve istismar gibi zararlı alışkanlık ve davranışlardan aile bireylerini ve yapısını korumak için mesleki ve kişisel gelişim kursları, seminerler ve eğitim programları düzenlenmektedir.
Bununla birlikte merkezlerimizde kursiyerlerimizin psiko-sosyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel yönden gelişimlerinin ve toplumsal entegrasyonlarının sağlanması amacıyla kurslar düzenlenmekte ve kurslara düzenli katılım sağlayan kursiyerlerimize aylık teşvik ödemeleri yapılmaktadır. Öte yandan belirli aralıklarda düzenlenen kermesler aracılığı ile de kadınların merkezlerimizde üretmiş oldukları ürünlerden gelir elde etmeleri sağlanmaktadır.
Öte yandan 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi ve değerlerin gelecek nesillere sağlam bir miras olarak aktarılması için çalışmaların yürütülmesi hedeflenerek, ADEM ve SODAM'larda kurulan Aile İletişim Atölyelerinde; aile içi iletişimin güçlendirilmesine yönelik eğitim, seminer, atölye, açık alan ve salon etkinlikleri ile yarışmalar gibi çeşitli faaliyetler yürütülmektedir. Böylece sosyal aktiviteler ile ailelerimizin bir araya gelerek nitelikli vakit geçirmeleri sağlanmaktadır.
Böylelikle kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin güçlenmesi ile toplumsal hayata katılımlarının artması hedeflenmektedir.
Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet ve cinsel istismar dosyalarında açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir. Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet (Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.
Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.
Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.
Soru önergesinde bahsedilen Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa ve Van illerinde mülteci kadınların internet üzerinden satışa çıkarıldığı iddiasına ilişkin ilgili 6482 sayılı Yasa kapsamında il müdürlüklerimize iletilen herhangi bir karar ve başvurunun bulunmadığı, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılıklarından da herhangi bir soruşturma veya dava dosyasının ihbarının yapılmadığı anlaşılmış olup, anılan hususa ilişkin Bakanlığımıza intikal etmiş olan soruşturma veya dava dosyası da bulunmamaktadır.
Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verisi, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Soru önergesinde yer alan diğer konular, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının görev ve faaliyet alanı içerisinde bulunduğundan Bakanlığımızca değerlendirilememiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan