TBMM bünyesinde staj yapan bir öğrencinin maruz kaldığı iddia edilen taciz olayına ilişkin
Kaynak göster
Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti), 17 Aralık 2025 tarihinde 7/38558 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Başkan Numan KURTULMUŞ. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 5 Şubat 2026).
Zeynep Oduncu Kutevi (DEM Parti, Batman). “TBMM bünyesinde staj yapan bir öğrencinin maruz kaldığı iddia edilen taciz olayına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38558, 17 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38558-tbmm-bunyesinde-staj-yapan-bir-ogrencinin-maruz-kaldigi-iddia-edilen-taciz-olayina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b5f24d14-2f00-4b1b-bc30-019b59aacdb1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 50 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Zeynep ODUNCU KUTEVİ Batman Milletvekili
Türkiye Büyük Millet Meclisi; Anayasa'nın eşitlik ilkesi, çocukların korunmasına ilişkik hükümleri ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca, kendi bünyesinde görev yapan ve staj yapan kadınlar ile çocuklar açısından güvenli, ayrımcılıktan ve her türlü şiddetten arındırılmış bir çalışma ortamı sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, yalnızca gerçekleşen fiillere sonradan müdahale edilmesini değil; risklerin önceden tespit edilmesini, önleyici politikaların oluşturulmasını ve etkili, bağımsız başvuru ve koruma mekanizmalarının işletilmesini de kapsamaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (60 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2024-2025 eğitim öğretim döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi yerleşkesi içerisinde, özellikle TBMM lokantası ve mutfağında staj yapan 18 yaş altı kız çocuklarına yönelik cinsel taciz ve istismar vakalarına ilişkin bilgiler, basına yansıyan haberler ve TBMM Genel Sekreterliği * tarafından yapılan resmi açıklamalar aracılığıyla kamuoyunun gündemine gelmiştir. Söz konusu:: bilgilerde; Meclis personeli olarak görev yapan bazı aşçı, hizmetli ve amir konumundaki kişilerit, stajyer çocuklara yönelik sözlü, fiziksel ve dijital yollarla uygunsuz davranışlarda bulunduğunâ: dair anlatımlara yer verilmiştir. u
Basında yer alan haberlerde, TBMM mutfağında staj yapan en az üç kız çocuğunun, bazı Meclis personeli tarafından anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden taciz içerikli mesajlara maruz kaldığı, ayrıca sözlü ve fiziksel temas içeren davranışların gerçekleştiği aktarılmıştır. Haberlerde, bazı stajyerlerin yaşadıklarını uzun süre dile getiremediği; bildirim ve koruma mekanizmalarının etkin biçimde işletilmediğine dair beyanlara yer verilmiştir. Kamuoyuna yansıyan bazı değerlendirmelerde 17 yaşındaki bir çocuğun hamile kaldığına ilişkin bilgiler tartışılmış, ancak bu hususun resmi soruşturma mercilerince doğrulanmadığı görülmüştür.
Basına yansıyan anlatımlarda, bir stajyerin yaşadıklarını kurum yöneticisine bildirdiği, ancak bü süreçte kendisine durumun başkalarıyla paylaşılmaması yönünde telkinde bulunulduğunu ifade ettiği, ailesinin müdahalesi sonrasında stajın sonlandırıldığı bilgileri yer almıştır. Ayrıca, resmi kayıtlara yansımamakla birlikte kamuoyunda dolaşıma giren bazı anlatımlarda, stajyerlerle | Meclis yerleşkesi dışındaki mekânlarda temas kurulduğuna ve maddi ilişkilere dair söylemlerin bulunduğu aktarılmış; bu hususlara ilişkin olarak yetkili makamlarca doğrulanmış bir tespit paylaşılmamıştır.
TBMM Genel Sekreterliği tarafından yapılan basın duyurularında; ilk şikâyetin bir stajyerin ailesi tarafından 19.11.2025 tarihinde yapıldığı, 20.11.2025 tarihinde idari soruşturmanın başlatıldığı açıklanmıştır. Soruşturma sonucunda üç personel hakkında kamu görevinden çıkarma, iki personel hakkında disiplin cezası teklifi getirildiği; iki stajyerin 2024 Eylül-2025 Haziran döneminde staj yaptığı, bazı personelin taciz içerikli mesajlar gönderdiğinin tespit edildiği, bir stajyerin ise sözlü ve fiziksel tacize maruz kaldığına ilişkin kamera kayıtlarının bulunduğu belirtilmiştir. Elde edileni bilgi ve belgelerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı"na iletildiği, adli soruşturma kapsamında bazı personelin tutuklandığı ve bir personel hakkında adli kontrol kararı verildiği kamuoyuna açıklanmıştır. '
Genel Sekreterlik tarafından ayrıca; tecavüz, kürtaj ve sistematik istismar gibi bazı iddialara ilişkin olarak resmi soruşturma dosyalarında bu yönde somut tespit bulunmadığı, doğrulanmanıış bilgilerin paylaşılmasının çocukların haklarını ihlal edebileceği ifade edilmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında; bazı TBMM personelinin gözaltına alındığı, tutuklama ve adli kontrol kararlarının verildiği bilgileri kamuoyuna yansımıştır. Tutuklanan kişilerden en az birinin "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla yargı sürecinin devam ettiği açıklanmıştır. ği Öte yandan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından bir izleme süreci başlatıldığı; çocukların korunması ve benzer olayların tekrar etmemesi amacıyla sürecin takip edileceği açıklanmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın da süreci izlediği, şikâyette bulunan çocuk ve ailesine psikososyal destek sağlandığı ve hukuki sürece müdahil olacağı bilgisi kamuoyuna yansımıştır.
Kamuoyunda "kurumda benzer olayların geçmişte de yaşandığı" yönündeki tartışmalar üzerine TBMM Genel Sekreterliği, 2018 yılında başka bir birimde görev yapan bir hizmetlinin bir stajyere yönelik "fiziksel temas" teşebbüsünde bulunduğunu ve ilgili personelin idari soruşturma sonucunda kamu görevinden çıkarıldığını açıklamıştır. Olaylar arasında doğrudan bir bağ kurulmadığı belirtilmiş olmakla birlikte, TBMM'de staj yapan çocukların geçmiş yıllarda da cinsel istismar riskiyle karşı karşıya kalabildiği anlaşılmaktadır. KN
Basına yansıyan bilgilere göre, benzer nitelikte olayların geçmiş yıllarda da Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde yaşandığı anlaşılmaktadır. Cumhuriyet gazetesinin haberinde, yaklaşık yedi yıl önce, bir meslek lisesinden TBMM'ye staj yapmak üzere gelen 16 yaşındaki bir kız çocuğunun, TBMM ana binasında sözleşmeli personel olarak görev yapan bir memur tarafından dört ay boyunca süren tacize maruz kaldığı, durumun başka bir çalışanın bildirimi üzerine ortaya çıktığı ve bunun üzerine idari soruşturma başlatıldığı bilgileri yer almıştır. Söz konusu olayla ilgili olarak, milletvekilleri tarafından dönemin TBMM Başkanlığı'na soru önergeleri verilmiş; 2018 yılı Şubat ayında HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan tarafından sunulan soru önergesinde hem olayın ayrıntıları hem de 2002 yılından itibaren TBMM çatısı altında kadınlara yönelik cinsel şiddet ve benzeri vakaların sayısına ilişkin bilgi talep edilmiştir. Önergeye verilen yanıtta, yürütülen soruşturma sonucunda ilgili personelin memuriyetten çıkarıldığı belirtilmiş; ancak 2002 yılından bu yana yaşanan benzer olaylara ilişkin herhangi bir istatistiksel veri kamuoyuyla paylaşılmamıştır. vu
Ayrıca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TBMM bünyesinde staj yapan çocuklara yönelik yürütülen adli soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından, benzer nitelikte bir başvurunun İstanbul?da da yargı mercilerine intikal ettiği anlaşılmaktadır. Basına yansıyan bilgilere göre, TBMM'ye 2022 yılında memur olarak atanan bir kadın personel, geçmiş dönemde TBMM Genel Sekreterliği?nde yöneticilik görevinde bulunan bir kişi tarafından cinsel tacize maruz bırakıldığını beyan etmiş ve bu durumu suç duyurusu yoluyla yargıya taşımıştır. e
Söz konusu personelin, TBMM Destek Hizmetleri Birimi'nde görev yaptığı dönemde, 2022 yılında Genel Sekreterlik makamında yöneticilik yapan bir kişi tarafından taciz edildiğini ifade ettiği, kurum içinde yaptığı şikâyetlerin ardından görev yerinin İstanbul'a değiştirildiğini belirttiği kamuoyuna yansımıştır. İlgili kişi tarafından yapılan başvuru üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın şikâyet dilekçesini işleme aldığı ve başvurucunun ifadeye çağrıldığı bilgisi paylaşılmıştır. " Basına yansıyan ifadelere göre; başvurucu, savcılıkta verdiği beyanında, daha önce de ilgili kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, şikâyet süreci devam ederken çeşitli yollarla şikâyetinden vazgeçmesi yönünde baskı ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürmüştür. Bu kapsamda, kendisini tehdit ettiğini belirttiği kişiler hakkında da ayrıca şikâyette bulunduğu belirtilmiştir. Anılan hususlara ilişkin adli sürecin devam ettiği ve yargı mercilerinöğ değerlendirildiği anlaşılmaktadır. k
Bu gelişmeler; Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kadınlar ve çocuklar açısından cinel şiddetin önlenmesine yönelik mevcut politika, usul ve mekanizmaların yeterliliğinin. ve etkinliğinin ortaya konulmasını gerekli kılmaktadır. Türkiye'nin, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi önlemeye yönelik bağlayıcı yükümlülükler içeren ILO'nun 190 sayılı Sözleşmesi'ne taraf olmaması da dikkate alındığında, TBMM'de risk değerlendirmelerinin yapılıp yapılmadığı, önleyici politikaların bulunup bulunmadığı, bağımsız ve güvenli başvuru mekanizmalarının işletilip işletilmediği, misillemeye karşı etkili koruma sağlanıp sağlanmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması önem arz etmektedir. ak
Bu Bağlamda;
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde staj yapan çocuklara ve kadın personele yönelik cinsel taciz ve istismar vakalarına ilişkin olarak tarafınızca ilk kez hangi tarihte bilgi edinilmiştir? Bu vakalar basına yansımadan önce Meclis Başkanlığı'nın bilgisi bulunmakta mıdır?
Anılan vakalara ilişkin bilgi edinilmesinin ardından, Meclis Başkanlığı tarafından konuya dair kurumsal bir değerlendirme veya resmi gündem oluşturulmuş mudur?
Söz konusu vakalarla ilgili olarak Meclis Başkanlığı tarafindan herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa kapsamı ve sonuçları nelerdir?
TBMM bünyesinde geçmiş yıllarda da benzer nitelikte vakaların yaşandığına ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda, Meclis Başkanlığı tarafından kurumsal bir risk değerlendirmesi yapılmış mıdır?
Bu vakalar TBMM'nin ilgili komisyonlarının (KEFEK, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu vb.) gündemine alınmış mıdır? Alınmadıysa gerekçesi nedir?
TBMM bünyesinde bugüne kadar cinsel taciz ve cinsel istismar gerekçesiyle kaç adli ve idari süreç işletilmiştir? Bu kapsamda kaç Meclis personeli hakkında soruşturma açılmıştır?
TBMM Genel Sekreterliği tarafından yürütülen soruşturmaların, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesini sağlamak amacıyla dış denetime açık bir yapısı bulunmakta mıdır?
TBMM bünyesinde cinsel taciz ve istismar vakalarına ilişkin düzenli istatistik tutulmakta . mıdır? Tutuluyorsa bu veriler hangi periyotlarla kamuoyuyla paylaşılmaktadır?
Kamuoyuna yansıyan vakalara ilişkin olarak Meclis Başkanlığı tarafindan düzenli ve şeffaf bilgilendirme yapılmamasının gerekçesi nedir?
Anılan vakaların yaşandığı dönemlerde, staj yapan çocukların güvenliğinin sağlanması amacıyla hangi somut önlemler alınmıştır?
. TBMM bünyesinde staj yapan çocukların korunmasına yönelik özel bir güvenlik, izleniğ ve rehberlik protokolü mevcut mudur? Yoksa neden oluşturulmamıştır?
TBMM'de staj yapan çocuklara staj sürecinin başında, hakları, başvuru yolları ve karşılaşabilecekleri riskler konusunda yazılı ve sözlü bilgilendirme yapılmakta mıdır? ©
Staj yapan çocukların Meclis yerleşkesi dışındaki kişilerle veya personelle temasına ilişkin herhangi bir izleme veya önleyici rehberlik mekanizması bulunmakta mıdır? i
, Cinsel taciz ve istismar vakalarına ilişkin şikâyetlerin doğrudan hiyerarşik amirlere değil;
TBMM bünyesinde görev yapan personelin çocuklarla ve gençlerle temas içeren birimlerde görevlendirilmesinde herhangi bir özel güvenlik soruşturması, adli sicil taraması veya risk değerlendirmesi yapılmakta mıdır?
Stajyer çocukların görev yaptığı birimlerde çalışan personel için çocuk hakları, cinsel taciz ve istismarın önlenmesi konularında zorunlu hizmet içi eğitimler uygulanmakta mıdır? Uygulanıyorsa kapsamı ve sıklığı nedir?
TBMM bünyesinde görev yapan yöneticilerin, görev alanlarında meydana gelen cinsel şiddet vakalarına ilişkin bildirim yükümlülüğü bulunmakta mıdır? Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bir yaptırım öngörülmekte midir?
TBMM bünyesinde görev yapan yöneticilerin, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel taciz ve istismar vakalarına ilişkin olarak yetkili mercilere bildirimde bulunma yönünde tanımlanmış bir yükümlülüğü bulunmakta mıdır?
Söz konusu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, idari veya cezai yaptırım öngören herhangi bir mevzuat veya iç düzenleme mevcut mudur?
TBMM bünyesinde son dönemde kamuoyuna yansıyan vakalar kapsamında, cinsel taciz ve istismar fiillerinden haberdar olduğu hâlde gerekli bildirimleri yapmadığı tespit edilen yönetici veya amirler hakkında herhangi bir idari ya da disiplin işlemi tesis edilmiş midir?
TBMM bünyesinde cinsel taciz, cinsel saldırı, tehdit ve toplumsal cinsiyet temelli mobbing gibi ihlaller için bağımsız, güvenli ve erişilebilir bir başvuru mekanizması bulunmakta mıdır? Bulunmuyorsa oluşturulmasına yönelik bir çalışma var mıdır? bağımsız bir birime yapılmasını sağlayacak bir sistem bulunmakta mıdır?
Şikâyetçi olan stajyerler veya personel açısından görev yeri değişikliği, stajın sonlandırılması ya da benzeri uygulamaların, başvuru hakkını fiilen sınırlayıcı bir etki yaratmaması için herhangi bir güvence mekanizması mevcut mudur?
TBMM bünyesinde açılan cinsel taciz ve istismar soruşturmalarında, mağdurun rızası olmaksızın kimlik bilgilerinin açığa çıkmasını engelleyen özel bir gizlilik prosedürü bulunmakta mıdır?
İdari soruşturma yürütülen personelin, soruşturma süresince çocuklarla veya stajyerlerig temas içeren görevlerden geçici olarak uzaklaştırılmasına yönelik bir uygulama var mıdır?
TBMM bünyesinde yaşanan cinsel taciz ve istismar vakaları nedeniyle şiddete maruz bırakılan çocuklar ve kadınlar açısından, kurumsal sorumluluk kapsamında telafi, destek veya tazmin mekanizmaları öngörülmekte midir?
Bu kapsamda, psikolojik destek, hukuki destek ve uzun vadeli izleme hizmetlerinifi kurumsal ve sürdürülebilir biçimde güvence altına alınmasını sağlayan bir uygulama bulunmakta mıdır?
TBMM bünyesinde görev yapan stajyerler ve personel açısından, cinsel taciz ve istismar vakalarına ilişkin başvuruların; işten çıkarılma, görev yeri değişikliği, stajın sonlandırılması veya mesleki geleceğin olumsuz etkilenmesi gibi sonuçlar doğurabileceğine ilişkin bir algının oluştuğu değerlendirilmekte midir? Ni
Bu tür başvuruların şiddete maruz bırakılanın aleyhinde sonuçlar doğuracağı yönündeki algının ortadan kaldırılması amacıyla, Meclis Başkanlığı tarafından geliştirilen özel' bir politika, güvence veya düzenleme bulunmakta mıdır? Dİ
TBMM bünyesinde cinsel taciz ve istismarın önlenmesine yönelik olarak bugüne kadar alınmış kurumsal ve yapısal önlemler nelerdir? "a
TBMM'de kadınlar ve çocuklar için güvenli alanların oluşturulmasına yönelik yazılı ve bağlayıcı bir politika mevcut mudur?
Cinsel şiddet ve istismar vakalarına ilişkin delil toplama, kayıt altına alma ve süreci izleme mekanizmaları neden bulunmamaktadır? Bu mekanizmaların kurulmasına yönelik bir takvim öngörülmekte midir? ri
Meclis yerleşkesi içerisinde bulunan kamera sistemleri, çocukların ve stajyerlerin bulunduğu alanlarda yaşanabilecek ihlalleri tespit edebilecek şekilde düzenlenmiş midir?
Kamera kayıtlarının saklama süresi ne kadardır? "a
Meclis Başkanlığı tarafından, stajyer çocuklara yönelik vakalar sonrasında kurumsal politika ve uygulamaların gözden geçirilmesini içeren bir iç denetim veya etki analizi yapılmış mıdır?
TBMM'de cinsel taciz ve istismarla mücadele kapsamında oluşturulacak birimler, komisyonlar veya mekanizmalar için ayrı ve şeffaf bir bütçe kalemi bulunmakta mıdır?. .;
TBMM'de görev yapan yüklenici firma çalışanlarının (taşeron personel dâhil) bu kapsamdaki (ihlallerden doğrudan sorumluluğu ve denetimi hangi usullerle sağlanmaktadır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, kendi bünyesinde meydana gelen bu vakalar karşısında çocukların ve kadınların korunmasına ilişkin kurumsal yükümlülüklerini yerine getirdiği yönünde bir değerlendirme yapılmakta mıdır?
Mevcut politika ve uygulamaların yetersiz olduğu kanaatine varılması hâlinde, Meclis Başkanlığı bu duruma ilişkin olarak kurumsal, yönetsel ve siyasal sorumluluğu nasıl değerlendirmektedir?
TBMM gibi bir kamu kurumunda meydana gelen cinsel şiddet vakalarının etkin ve caydırıcı biçimde soruşturulabilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyâl Hizmetler Bakanlığı ile resmi bir koordinasyon sağlanmış mıdır? Sağlanmadıysa gerekçesi nedir?
TBMM'nin, çocuk istismarı ve toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadeleye ilişkin politika üretme sorumluluğu dikkate alındığında, bu vakalar sonrasında acil ve bütünlüklü bir eylem planı hazırlanmış mıdır?
Meclis bünyesinde kadınlar ve çocukların başvurabileceği bağımsız bir izleme ve destek mekanizmasının kurulması planlanmakta mıdır? Planlanıyorsa içeriği nedir?
İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme sonrasında kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetini kamu kurumlarında da gündeme gelmesi karşısında, sözleşmeye yeniden taraf olunması yönünde bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Çalışma yaşamında şiddet ve tacizi önlemeye yönelik ILO'nun 190 sayılı Sözleşmesi'ne taraf olunmasına ilişkin olarak Meclis Başkanlığı'nın bir girişimi bulunmakta mıdır?
Cinsel şiddetle mücadele alanında faaliyet yürüten sivil toplum örgütleriyle TBMM arasında kurumsal bir işbirliği mekanizması kurulması planlanmakta mıdır? v
Kamu kurumlarında staj yapan çocukların karşı karşıya kaldığı riskler dikkate alındığında, bu alana özgü bir yasal düzenleme yapılmasına ilişkin Meclis Başkanlığı'nın bir önerisi veya çalışması bulunmakta mıdır? s1
TBMM'de kadın milletvekilleri tarafından konuya ilişkin yapılan çağrılara bugüne kadar neden resmi bir yanıt verilmemiştir? Si
TBMM önünde kadın örgütleri ve milletvekilleri tarafından yapılmak istenen açıklamalara yönelik kolluk müdahalesinin gerekçesi nedir? Bu müdahale ifade özgürlüğü ve milletvekillerinin yasama dokunulmazlığı çerçevesinde nasıl değerlendirilmektedir?
TBMM binası önünde, kadınların ve milletvekillerinin şiddet ve istismara karşı görüş açıklamalarının engellenmesi Meclis Başkanlığı tarafından benimsenen bir uygulama mıdır? e
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Başkan Numan KURTULMUŞ ·
Sayı : Z-43452547-120.07.03- 7793863 0 S02.2026 Konu : Soru Önergesi
Sayın Zeynep ODUNCU KUTEVİ Batman Milletvekili
İlgi O: 17.12.2025 tarihli ve 7/38558 esas numaralı yazılı soru önergeniz. TBMM bünyesinde staj yapan bir öğrencinin maruz kaldığı iddia edilen taciz olayına ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte cevaplandırılmıştır. Bilgilerinizi rica ederim.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili
CEVAPLAR:
Cevap 1 ila 47.- Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İdari Teşkilatı Destek Hizmetleri Başkanlığında 2024-2025 öğretim yılında (09.09.2024-20.06.2025 tarihleri arasında) staj yapan bir stajyer öğrencinin babası tarafından 19.11.2025 tarihinde verilen şikâyet dilekçesi üzerine, Genel Sekreterlik Makamının 20.11.2025 tarihli oluru ile muhakkik görevlendirilerek idari inceleme ve soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma devam ederken, 2025-2026 öğretim yılında Destek Hizmetleri Başkanlığında 08.09.2025 tarihinde staja başlayan başka bir stajyer öğrenci tarafından verilen şikâyet dilekçesi, Genel Sekreterlik Makamının 08.12.2025 tarihli oluru ile yürütülmekte olan soruşturmaya dâhil edilmiştir. Soruşturma süreci, Meclis Başkanlığı Makamının talimatları doğrultusunda titizlikle ve süratle yürütülmüş; kamuoyuna yansımasından önce gerekli idari tedbirler alınmıştır.
Kamuoyunda dile getirilen; taciz vakalarının sistematik olduğu, olayların üzerinin kapatıldığı veya açıklananların dışında daha ağır fiiller bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin olarak, yürütülen idari ve adli soruşturmalarda bu yönde herhangi bir somut bilgi, belge veya emareye ulaşılamamış; müşteki stajyerler ve aileleri tarafından da bu nitelikte iddialar ileri sürülmemiştir.
İdari ve disiplin soruşturmasının tüm aşamalarında, Anayasa, ilgili mevzuat ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler uyarınca "çocuğun üstün yararı" ilkesi esas alınmış; stajyerlerin kimliklerinin korunmasına, psikolojik ve sosyal açıdan zarar görmemelerine ve haklarının zedelenmemesine azami hassasiyet gösterilmiştir. Söz konusu soruşturma kapsamında ilgililer ile tanıkların ifadeleri alınmış, kamera kayıtları incelenerek soruşturma dosyası tekemmül ettirilmiştir.
Soruşturma sonucunda,
4/A statüsünde aşçı olarak çalışan 1 ve aşçıbaşı olarak çalışan | olmak üzere toplam 2 personel hakkında "Devlet Memurluğundan Çıkarma",
4/D sürekli işçi statüsünde aşçı olarak çalışan 2 personel hakkında "İşten Çıkarma",
4/D sürekli işçi statüsünde aşçı olarak çalışan I personel hakkında "Yevmiye Kesme", cezası ile tecziye edilmeleri teklif edilmiştir.
30.12.2025 tarihinde 4/D sürekli işçi statüsünde aşçı olarak görev yapan | personel hakkında görev yaptığı birim başkanı tarafından beş "Yevmiye Kesme" cezası uygulanmıştır. 25.12.2025 tarihinde gerçekleştirilen TBMM Başkanlığı Sürekli İşçi Disiplin Kurulu toplantısında 4/D sürekli işçi statüsünde aşçı olarak görev yapan 2 personel hakkında "İşten Çıkarma" cezası kararı; 26.12.2025 tarihinde gerçekleştirilen Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında 4/A statüsünde aşçı olarak görev yapan | personel hakkında "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası kararı; 21.01.2026 tarihinde gerçekleştirilen Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında ise 4/A statüsünde aşçıbaşı olarak görev yapan 1 personel hakkında "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası kararı alınmıştır. Yürütülen tüm idari inceleme ve soruşturma süreçlerine ilişkin olarak, ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde arşiv kayıtları tutulmaktadır.
Disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan rapor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olup, Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturma dosyasının Kurumumuza gönderilmesi talep edilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Kurumumuza bildirilen bilgiler çerçevesinde; 3'ü aşçı, Di aşçıbaşı olmak üzere toplam 4 personel hakkında tutuklama kararı verildiği, 1 aşçı personelin ise adli kontrol altına alındığı anlaşılmıştır. Ayrıca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet ile Cinsel Suçlar Soruşturma Bürosunda yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 2025/47210 numaralı iddianamenin kabul edilerek açılan ceza davasının Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde 2025/777 Esas sayılı dosya üzerinden görüleceği Kurumumuza bildirilmiştir. Söz konusu dosya kapsamında yürütülen adli yargılama süreci Kurumumuzca titizlikle takip edilmektedir.
Kurum personeline yönelik her türlü şikâyet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı Disiplin Yönetmeliği ile TBMM Başkanlığı ve yetkili sendika arasında imzalanan işletme toplu iş sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte; fiilin niteliğine göre gerekli disiplin işlemleri tesis edilmektedir. Ayrıca Kurumumuzda göreve başlayacak tüm personel hakkında 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri uyarınca arşiv araştırması ve/veya güvenlik soruşturması yaptırılmaktadır.
TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatında görev yapan personele yönelik "Oryantasyon ve Temel Eğitim" programları kapsamında "Kamu Görevlileri Etik Davranış Kuralları" konulu eğitim, tüm unvanlar için ortak ders konusu olarak belirlenmiş olup bu kapsamda Genel Sekreterlik Makamının olurları ile 2024 yılında 13-23 Mayıs 2024, 27 Mayıs - 7 Haziran 2025 tarihlerinde, 2025 yılında ise 14- 18 Nisan 2025, 12-15 Mayıs 2025, 26-29 Mayıs 2025 ve 26-29 Ağustos 2025 tarihlerinde "Kamu Görevlileri Etik Davranış Kuralları" konulu eğitim gerçekleştirilmiştir.
TBMM bünyesinde staja başlayacak öğrencilere yönelik olarak, stajın başladığı gün ilgili Başkanlıklarda görevlerine başlamadan önce staj sürecine ilişkin bilgilendirme yapılmakta; stajyer öğrencilerin uyması gereken kuralların yer aldığı form öğrenci tarafından imzalanmakta, staj programı ile ilgili tarafların görev ve sorumluluklarını düzenleyen Mesleki Eğitim Staj Sözleşmesi ise öğrenci velisi, öğrencinin staj yaptığı birim yöneticisi ile okul idaresi tarafından imzalanmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Koordinatör öğretmen görevlendirilmesi" başlıklı 88'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "İşletmelerdeki mesleki eğitimle staj çalışmalarının planlı olarak yürütülmesi, programa uygunluğunun izlenmesi, ortaya çıkabilecek sorunların belirlenmesi, öğrencilerin başarı, devamsızlık ve disiplin durumlarının izlenmesi ve rehberlikte bulunulması amacıyla okulda alanı atölye ve laboratuvar öğretmenliği olan yönetici ve öğretmenler arasından koordinatör öğretmen görevlendirilir. Koordinatör olarak görevlendirilen öğretmenlerin isimleri ilgili işletmeye bildirilir." hükmü kapsamında Kurumumuzda staj yapan öğrencilerin rehberlik işlemleri öğrencinin eğitim gördüğü okul tarafından Kurumumuzda görevlendirilen Koordinatör Öğretmen eliyle haftalık düzenli olarak yapılmaktadır.
Olayın kamuoyuna yansıdığı ilk andan itibaren iddiaların etkin ve yakından takip edilmesini teminen TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesinde yalnızca bu konuya odaklanmak üzere bir İzlem Grubu oluşturulmuştur. TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partileri kapsayacak şekilde yedi üyeden teşkil edilen İzlem Grubu çalışmalarına derhal başlamış; 14 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Sekreteri ve ilgili birim yöneticilerinin katılımıyla ilk toplantısını, 21 Aralık 2025 tarihinde ise ikinci toplantısını gerçekleştirmiştir. Bu toplantılarda TBMM İdari Teşkilatından sürece ilişkin ayrıntılı bilgi alınmıştır.
TBMM Başkanlığı; stajyerlerin korunması, benzer olayların tekrarının önlenmesi ve TBMM'nin kurumsal saygınlığının muhafazası amacıyla, personelin unvanı veya konumu gözetilmeksizin gerekli idari ve disiplin işlemlerini mevzuat çerçevesinde kararlılıkla uygulamaya devam etmektedir.