Hakkari ilinde meydana gelen intihar vakalarına ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 19 Ocak 2026 tarihinde 7/39183 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 262 gün sonra, 8 Ekim 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari ilinde meydana gelen intihar vakalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39183, 19 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39183-hakkari-ilinde-meydana-gelen-intihar-vakalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c5adf790-3215-400d-89b9-019bda6eb72b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 262 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün
SORULAR
ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. )
Öznur Bartin
2026 yılı Ocak ayında Hakkâri Merkez Biçer Mahallesi, Şemdinli ilçesi ve Durankaya beldesinde kısa aralıklarla yaşanan üç intihar vakası, Hakkâri ilinde uzun yıllardır süreklilik arz eden intihar ve şüpheli ölüm olgusunun güncel ve ağırlaşmış bir yansımasıdır. Bu vakalar, bireysel patolojiye indirgenebilecek münferit hadiseler değil; bölgesel yoksullaşma, genç işsizliği, toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler, güvenlikçi yönetim pratikleri ve kamusal ruh sağlığı altyapısındaki yapısal yetersizliklerin kesişiminde ortaya çıkan çok katmanlı bir toplumsal krizdir.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2000-2023 dönemine ilişkin verileri, Hakkâri"nin uzun süredir intihar hızının yüksek seyrettiği iller arasında yer aldığını ve özellikle 15—29 yaş grubu ile kadın nüfus açısından kalıcı bir risk alanına dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Hakkâri, ülke genelinde 2023 yılında işsizlik oranı "023,3 ile en yüksek il olarak kaydedilmiştir. 2023 yılında 24 intihar vakasının kayda geçmesi ve nüfusa oranla hesaplanan intihar hızının ülke genelinde üst sıralarda yer alması, ekonomik dışlanma ile ruhsal çöküntü arasındaki yapısal ilişkiyi açık biçimde ortaya koymaktadır.
Yerel saha çalışmaları ve sivil toplum raporları; vakaların Hakkâri merkez, Şemdinli, Yüksekova ve Çukurca ekseninde yoğunlaştığını, soruşturma süreçlerinde delil yönetimi, ailelere bilgi akışı ve olay sonrası psikososyal destek mekanizmalarında ciddi kurumsal zaaflar bulunduğunu belgelemektedir. Özellikle bazı vakalarda etkin soruşturma yürütülmemesi, adli süreçlerin gecikmesi ve mağdur ailelere sistematik destek sağlanmaması, cezasızlık algısını güçlendirmekte ve yeni travmatik örüntülerin oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Toplumsal cinsiyet boyutu krizin merkezinde yer almaktadır. Kadınlar ve gençler, çok katmanlı eşitsizlikler, yoksulluk, görünmez şiddet, eğitim ve istihdama erişimdeki yapısal engeller nedeniyle yüksek risk grubu haline gelmiştir. Buna karşın Hakkâri'de kadınlara yönelik sığınma, danışmanlık, psikososyal destek ve koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin nicel ve nitel olarak son derece sınırlı olduğu görülmektedir.
" 204183
Basına ve saha bildirimlerine yansıyan 2024—2025 dönemine ait veriler, Haziran—Temmuz 2025'te en az altı, Eylül-Ekim 2025'te dört yeni intihar vakasının bildirildiğini, krizin yayılmacı bir nitelik kazandığını göstermektedir. Bu durum yalnızca Hakkâri'ye özgü olmayıp; Van, Şırnak, Muş, Bitlis ve Ağrı başta olmak üzere bölge kentlerinde ve Türkiye genelinde genç işsizliği ve yoksullaşma ile bağlantılı biçimde benzer risk kümelenmelerinin oluştuğunu göstermektedir.
Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve taraf olunan diğer uluslararası sözleşmeler uyarınca açıktır. Şüpheli ölümlerin etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması; koruyucu sosyal politikaların geliştirilmesi, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısının bölgesel eşitsizlikleri giderecek şekilde güçlendirilmesi devletin pozitif yükümlülükleri arasındadır. Buna karşın Hakkâri özelinde bugüne dek izlenen politikaların parçalı, gecikmiş ve etkisiz kaldığı; intihar olgusunun bütünlüklü bir halk sağlığı, sosyal politika ve insan hakları meselesi olarak ele alınmadığı görülmektedir.
Bu nedenlerle, Hakkâri'de ve bölge kentlerinde 2000-2025 döneminde artış gösteren intihar ve şüpheli ölüm vakalarının sayısal ve nitel boyutlarının bütüncül biçimde tespit edilmesi; adli ve idari soruşturma süreçleri, delil yönetimi ve adli tıp kapasitesi, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısı, genç istihdamı ve yoksullukla mücadele politikalarının bağımsız ve şeffaf biçimde incelenmesi zaruridir. Meclis denetimi kapsamında yürütülecek kapsamlı bir araştırma; ivedi müdahale gerektiren alanları belirlemeli, 12 aylık acil eylem paketi ile üç yıllık yapısal reform planını içeren bağlayıcı politika önerileri geliştirmelidir. Bu kapsamda, söz konusu vakaların ardındaki nedenlerin bütüncül ve disiplinler arası bir yaklaşımla ortaya konulması; adli, idari ve sosyal politika boyutlarının eşzamanlı biçimde değerlendirilerek kapsamlı ve bağımsız bir inceleme sürecinin işletilmesi; koruyucu ve önleyici mekanizmaların gecikmeksizin, kurumsal kapasiteyi güçlendirecek şekilde yeniden yapılandırılması hayati bir zorunluluktur.
Bu bağlamda;
2000-2025 döneminde Hakkâri ve bölge kentlerinde kayda geçen intihar ve şüpheli ölüm vakalarının kaçında etkin soruşturma yürütülmüş, kaç dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir?
Bazı vakalarda delil toplanmadığı ve soruşturmaların yüzeysel yürütüldüğüne dair iddialar bulunmasına rağmen, bu uygulamalar hakkında Bakanlığınızca herhangi bir idari inceleme yapılmış mıdır?
Kolluk personeline intihar vakaları ve kriz yönetimi konusunda verilen eğitimlerin sayısı ve içeriği nedir; bu eğitimlerin bölgedeki vakaları azaltmada etkisine dair bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Kolluk gözetiminde veya kolluk temasından sonra gerçekleşen ölümlerle ilgili bağımsız denetim mekanizmaları neden işletilmemektedir? i
Hakkâri ve bölge kentlerinde artan intihar vakalarına rağmen, yerel düzeyde erken uyarı ve kriz müdahale ekipleri kurulmamış olmasının gerekçesi nedir?