AB'nin MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan'la imzaladığı ticaret anlaşmalarının ülkemize etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Şeref Arpacı (CHP), 9 Şubat 2026 tarihinde 7/40305 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 25 gün sonra, 6 Mart 2026).
Şeref Arpacı (CHP, Denizli). “AB'nin MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan'la imzaladığı ticaret anlaşmalarının ülkemize etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40305, 9 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40305-ab-nin-mercosur-ulkeleri-ve-hindistan-la-imzaladigi-ticaret-anlasmalarinin-ulkemize-etkile (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e31f9b02-698f-48b1-bba7-019c473c6343
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 25 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın M. Fatih KACIR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince arz ederim. 04.02.2026 eref ACI Denizli Milletvekili
, Avrupa Birliği'nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle (Brezilya, Arjantin, Paraguay ve Uruguay) imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmaları; yalnızca ticaret hacmini değil, sanayi politikalarını, tedarik zincirlerini ve yatırım yönelimlerini de doğrudan etkileyecek niteliktedir. AB/"de giderek güçlenen "Avrupa'da üretim" odaklı sanayi yaklaşımı, üçüncü ülkelerin üretim ağları açısından yeni riskler doğurmaktadır.
Bu kapsamda;
SORULAR
AB'nin Hindistan ve Mercosur ile yaptığı anlaşmaların, Türkiye'nin otomotiv, makine, kimya, tekstil ve gıda sanayi üzerindeki muhtemel etkilerine dair bir etki analizi yapılmış mıdır?
AB'nin "Made in Europe" eksenli sanayi politikalarının, Türkiye'nin AB tedarik zincirlerindeki rolünü zayıflatacağı yönündeki değerlendirmelere Bakanlığınız katılmakta mıdır?
AB'nin yeni ticaret ortaklarına sağladığı sanayi ve yatırım teşviklerinin, Türkiye aleyhine bir yatırım kaymasına yol açma ihtimali öngörülmekte midir?
Gümrük Birliği'nin güncellenmemesi halinde, Türkiye sanayisinin AB merkezli değer zincirlerinden dışlanma riskine karşı Bakanlığınızın hazırladığı bir yol haritası var mıdır?
Türkiye sanayisinin bu yeni küresel ticaret mimarisinde rekabet gücünü koruyabilmesi için hangi yapısal ve sektörel önlemler planlanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ·
Avrupa Birliği'nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle (Brezilya, Arjantin, Paraguay ve Uruguay) imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmaları; yalnızca ticaret hacmini değil, sanayi politikalarını, tedarik zincirlerini ve yatırım yönelimlerini de doğrudan etkileyecek niteliktedir. AB'de giderek güçlenen "Avrupa'da üretim" odaklı sanayi yaklaşımı, üçüncü ülkelerin üretim ağları açısından yeni riskler doğurmaktadır.
Bu bağlamda;
Soru 1- AB'nin Hindistan ve Mercosur ile yaptığı anlaşmaların, Türkiye'nin otomotiv, makine, kimya, tekstil ve gıda sanayi üzerindeki muhtemel etkilerine dair bir etki analizi yapılmış mıdır?
Soru 2- AB'nin "Made in Europe" eksenli sanayi politikalarının, Türkiye'nin AB tedarik zincirlerindeki rolünü zayıflatacağı yönündeki değerlendirmelere Bakanlığınız katılmakta mıdır?
Soru 3- AB'nin yeni ticaret ortaklarına sağladığı sanayi ve yatırım teşviklerinin, Türkiye aleyhine bir yatırım kaymasına yol açma ihtimali öngörülmekte midir?
Soru 4- Gümrük Birliği'nin güncellenmemesi halinde, Türkiye sanayisinin AB merkezli değer zincirlerinden dışlanma riskine karşı Bakanlığınızın hazırladığı bir yol haritası var mıdır?
Soru 5- Türkiye sanayisinin bu yeni küresel ticaret mimarisinde rekabet gücünü koruyabilmesi için hangi yapısal ve sektörel önlemler planlanmaktadır?
CEVAPLAR:
Avrupa Birliği (AB)'nin Hindistan ve Mercosur Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) Bakanlığımızca yakından takip edilmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız tarafından, sanayimizin rekabet gücünün korunmasına yönelik politika araçları, tedarik zinciri dayanıklılığı, yüksek katma değerli üretime geçiş ve alternatif pazarlara erişim imkânları çerçevesinde çalışmalar sürdürülmekte olup başta Ticaret ve Dışişleri Bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kamu kurumları, sektör temsilcileri ve STK'lar ile iş birliği ve koordinasyon içerisinde hareket edilmektedir. Ayrıca, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde üçüncü ülkelerle imzalanan STA'lardan kaynaklanan asimetrilerin giderilmesi hususu, Bakanlığımızın öncelikli konuları arasında yer almakta, ilgili diğer Bakanlıklarımızla eşgüdüm içinde AB nezdindeki muhataplarımıza her platformda hatırlatılmaktadır.
Bununla birlikte, son dönemde Avrupa Birliği ile karşılıklı anlayışla yürütülen ekonomik ve ticari konulardaki yoğun ve yapıcı diplomasi faaliyetleri olumlu sonuçlar vermiştir. Bunun son örneği ise 4 Martta yayımlanan "AB Ürünü-Made in EU" yaklaşımının kapsamını ve kriterlerini ortaya koyan Sanayi Hızlandırıcı Yasası (/ndusirial Accelerator Act) Taslağı'dır. Yürütülen yakın diyalog sonucunda, Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği'nin, anılan politika çerçevesi içinde tanınması, hem Ülkemiz hem de AB açısından yatırımların ve girişimlerin devamlılığı ile Avrupa değer zincirlerinin rekabetçiliği açısından olumlu ve yapıcı bir karar niteliğindedir. "AB menşei" şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zemin, Sanayi Hızlandırıcı Yasası Taslağı ile teyit edilmiş olup ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adımdır. Bu gelişme, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da ilerletecek, değer zincirlerimizdeki yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracaktır.
Diğer taraftan, Türkiye sanayisinin değişen küresel ticaret mimarisinde rekabet gücünü koruyabilmesi ve artırabilmesi amacıyla Bakanlığımızca çok boyutlu yapısal ve sektörel politika ve stratejiler geliştirilmekte olup, bu kapsamda uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Nitekim bu doğrultuda, yeni dönemde bilim, teknoloji, yenilik, sanayi ve yatırım alanlarını bütüncül bir değer zinciri yaklaşımıyla ele alan STP (Science, Technology, Innovation, Industry and Investment) uluslararası iş birliği mekanizması geliştirilmiştir. Belirtilen mekanizma; Ar-Ge aşamasından sanayi üretimine ve yatırımların mobilizasyonuna kadar tüm üretim ekosistemini kapsayan yapısıyla, ülkeler arasında uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı stratejik ortaklıkların kurulmasını hedeflemektedir.
Sonuç olarak; STI yaklaşımı vasıtasıyla Türkiye'nin uluslararası üretim ve teknoloji ağlarına entegrasyonunun güçlendirilmesi, yerli teknolojilerin küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması, tedarik zincirlerinde daha üst basamaklara çıkılması ve sanayimizin yüksek katma değerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu suretle, küresel ticarette yaşanan dönüşümler karşısında sanayimizin rekabet gücünün korunması ve yeni pazarlara erişimin artırılması yönündeki çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülmektedir.
Mehmet Fatih KACIRBakan