İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40445 GEÇ CEVAPLANDI · 170 GÜN

Belediyelere ait vakıf ve kültür varlıklarının yönetiminin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilebilmesine ilişkin

Kaynak göster

Özgür Karabat (CHP), 11 Şubat 2026 tarihinde 7/40445 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 170 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “Belediyelere ait vakıf ve kültür varlıklarının yönetiminin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilebilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40445, 11 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40445-belediyelere-ait-vakif-ve-kultur-varliklarinin-yonetiminin-vakiflar-genel-mudurlugune-devr (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/08c70bd3-9bcc-4ea3-8992-019c570c32da

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 170 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 158 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

i Aşağıdaki sorumun T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili

20/10/2025 tarihli ve 7565 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesiyle; büyükşehir belediyeleri bünyesindeki bağlı ortaklıklar, müessese ve iktisadi işletmeler nezdindeki vakıflar ile bunlara * ait kültür varlıklarının yönetiminin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilebilmesine imkân tanınmıştır. Söz konusu düzenleme, kapsamı ve sonuçları itibarıyla teknik bir idari yetki devrinin ötesinde; belediyelerin taşınmaz yönetimi, işletme hakkı, gelir elde etme yetkisi ve bu gelirler üzerinden sundukları kamusal hizmetlerin finansman yapısını doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Özellikle büyükşehir belediyeleri açısından kültür varlıkları, tarihi yapılar, müze alanları, inanç ve kültür turizmine konu alanlar ile bunlara bağlı işletmeler; hem kültürel mirasın korunması hem de yerel hizmetlerin finansmanında kullanılan sürdürülebilir gelir kaynakları açısından kritik öneme sahiptir. Bu alanlardan elde edilen gelirler; toplu taşıma, sosyal yardım, kültür-sanat faaliyetleri, restorasyon çalışmaları ve kamusal alanların bakımı gibi çok sayıda yerel hizmetin bütçesinde doğrudan kullanılmaktadır.

Bu alanlara ilişkin yönetim hakkının, merkezi idareye devredilmesi durumunda, belediyelerin söz konusu taşınmaz ve varlıklar üzerindeki tasarruf yetkisinin fiilen ortadan kalkması, buna karşılık bakım, onarım ve işletme yüklerinin belediyeler üzerinde kalması ihtimalini doğurmaktadır. Bu durum, yerel yönetimler açısından hem mali sürdürülebilirliği zayıflatan hem de hizmet—kaynak dengesi ilkesini bozan bir sonuç yaratmaktadır. Belediyeler gelir üretme araçlarından mahrum bırakılırken, vatandaş nezdinde hizmet sunumundan yine belediyeler sorumlu tutulmakta; bu da hesap verebilirlik mekanizmasını belirsizleştirmektedir. . Yollu?

Öte yandan, yerel yönetimlerin görevleriyle bu görevleri yerine getirebilmeleri için gerekli mali kaynaklar arasında uyum olması hem Anayasa'nın yerel yönetimlere ilişkin hükümlerinin hem de Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin temel ilkeleri arasındadır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nda açıkça vurgulanan mali özerklik ilkesi uyarınca; yerel yönetimlerin, görev ve yetkileriyle orantılı yeterli mali kaynaklara sahip olmaları ve bu kaynaklar üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilmeleri gerekmektedir.

Bu çerçevede, belediyelerin önemli gelir kaynaklarından biri olan kültür varlıklarının yönetiminin merkezi idareye devredilmesi; yerel yönetimlerin mali özerkliğini zayıflatan, kaynak—görev dengesini bozan ve yerel demokrasi açısından sakıncalar barındıran bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Ayrıca bu uygulamanın hangi ölçütlere göre, hangi belediyeler bakımından ve hangi kamu yararı gerekçesiyle hayata geçirileceğinin açık ve şeffaf biçimde ortaya konulmaması, uygulamanın keyfiliğe açık olduğu yönündeki endişeleri artırmaktadır. Bu nedenlerle, söz konusu düzenlemenin fiili sonuçlarının, belediyelerin gelir yapıları üzerindeki etkilerinin ve yerel yönetimlerin mali özerkliği bakımından doğurduğu sonuçların kamuoyu ve TBMM denetimi açısından açıklığa kavuşturulması zorunlu hale gelmiştir.

Buna göre;

SORULAR

  1. Budüzenleme kapsamında bugüne kadar hangi belediyelere ait vakıf ve kültür varlıklarının yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiştir?

  2. Söz konusu devirler nedeniyle belediyelerin uğradığı veya uğraması öngörülen yıllık gelir kaybı ne kadardır?

  3. Devir işlemlerinde belediye meclislerinin onay veya itiraz yetkisi bulunmakta mıdır?

  4. Belediyelerin bakım ve işletme yükümlülüğü devam ederken gelir ve yönetim hakkının devredilmesi hangi kamu yararı gerekçesine dayanmaktadır?

  5. Buuygulamanın yerel yönetimlerin mali özerkliğine etkisine ilişkin Bakanlığınızca yapılmış bir etki analizi var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız (Vakıflar Genel Müdürlüğü)'ca;

20.11.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7565 sayılı Kanun ile değişik 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30'uncu maddesinde yer alan düzenleme kapsamında; 20.11.2025-02.03.2026 tarihleri arasında "si İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2'si Afyonkarahisar Belediyesi, #ü Urla Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Ver tanesi de Altındağ Belediyesi, adına kayıtlı, toplam 11 Vakıf Kültür Varlığı, anılan Kanun'un amir hükmü gereği mazbut vakfına devrolunmuştur.

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30"uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idareler, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara ait müessese, iktisadi işletme ve bağlı ortaklıklarının mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur." ve Vakıflar Yönetmeliği'nin 178'inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; "Vakıf yolu ile meydana gelen kültür varlıklarının tespiti; vakfiyeler, vakıf veya tapu kütüklerindeki kayıtlar, kadastro tespit evrakı, fermanlar, beratlar, atik senetler, yoklama kayıtları, kitabeler, tarihi kayıtlar, müze kayıtları, tescil kayıtları ile mülkname, temessük, tefviz, hazine-i hassa, mütevelli, mültezim, sipahi senetleri gibi belgelerden biri veya birkaçı ile yapılır. Eserin vakıf yoluyla meydana gelmiş vakıf kültür varlığı olduğunun ikinci fıkrada belirtilen belgelerle tespiti halinde bölge müdürlüğünün talebi üzerine mazbut vakıfları adına tescili yapılır." denildiğinden, devir işlemlerinde anılan Kanun'un amir hükmü gereği herhangi bir kurumun onay veya itirazından bağımsız olarak tescil işlemleri gerçekleşmektedir.

Vakıfları, vakfedenlerin iradesi doğrultusunda, günümüz şartlarına uygun olarak yaşatmak, geliştirmek ve sonraki nesillere aktarmak misyonu gereği, Vakıflar Genel Müdürlüğünce, İdaremizce vakıf kültür varlıklarının bakım, onarım, restorasyon gibi iş ve işlemleri büyük bir özveri ve titizlikle yürütülmekte olup bu kapsamda vakfına devrolunan vakıf kültür varlıklarının bakım, onarım ve restorasyonları yapılmakta ve sonraki nesillere aktarılması sağlanmaktadır.

5737 sayılı Kanunun 30'uncu maddesinin maksadı gelir elde etmek olmayıp, vakıf kültür varlıklarını korumayı amaçlamaktadır. Bu nedenle, söz konusu devir işlemlerinden dolayı belediyelerin uğradığı veya uğraması öngörülen gelir kaybı gibi bir istatistik tutulmamaktadır.

Bu uygulamanın yalnızca yerel yönetimlerin mali özerkliğine etkisine ilişkin bir etki analizi bulunmamaktadır. Uygulamaya dair düzenleyici etki analizi düzenlenmiş olup sosyal ve çevresel etkileri aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.

Sosyal Etkiler

Vakıf kültür varlıklarının mazbut vakfı adına tescillerinin mümkün olan en erken sürede yapılabilmesi mazbut vakıfların elde edeceği gelirler açısından büyük öneme haizdir. Vakıf gelirleri ile vakfiyede bulunan taşınmazların hayır şartları yerine getirilmeye çalışılmakta ve bu hayır şartları toplumdaki sosyal devlet ilkesine yardım etmeyi hedeflemektedir. Kadimden günümüze değin halen var olan bu vakıf eserlerin korunması, sosyo-kültürel açıdan; bu değerlerin yaşatılması ve sonraki nesillere taşınması/ulaştırılması vakıfların vizyonu ve misyonu gereği büyük bir görevi ihata etmektedir. Bu sebeple vakfına dönüşü sağlanan vakıf kültür varlıklarının gelirlerinin yine vakfın amaçları doğrultusunda harcanacağı hususu büyük önem arz etmektedir.

Çevresel Etkiler

Vakıf yoluyla vücuda gelen vakıf kültür varlıklarının kamu tüzel kişiliğini haiz başka kurumların mülkiyetine geçmesi ile mülkiyet hakkını elinde bulunduran kurum veya kuruluşların vakıf hukukuna hakim olmaması ihtimali ve bu sebeple vakfiyesinde özgülenen amaç dışında kullanımı veyahut ilgili kurumun vakıf eserin onarım ve restorasyonuyla ilgilenmemesi sebebiyle metruk hale gelmesi durumlarıyla karşılaşılmaktadır.

Vakıf eserin metruk hale gelmesi, güvenlik açıklarına ve kötü niyetli kullanımlara maruz kalınmasına, bu sebeple de mal ve can kaybına sebep olabilmektedir. Bu durumda taşınmazların bir an önce sahiplenilerek değerlendirilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınarak vakıf eserin korunması taşınmazın bulunduğu mahalde büyük önem arz etmektedir.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir