İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40605 GEÇ CEVAPLANDI · 210 GÜN

2024-2025 yıllarında ülke genelinde ve Şanlıurfa'da çocuklara yönelik cinsel istismar ve erken yaşta evlilik vakalarına ilişkin

Kaynak göster

Nimet Özdemir (CHP), 16 Şubat 2026 tarihinde 7/40605 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 210 gün sonra, 14 Eylül 2026).

Nimet Özdemir (CHP, İstanbul). “2024-2025 yıllarında ülke genelinde ve Şanlıurfa'da çocuklara yönelik cinsel istismar ve erken yaşta evlilik vakalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40605, 16 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40605-2024-2025-yillarinda-ulke-genelinde-ve-sanliurfa-da-cocuklara-yonelik-cinsel-istismar-ve-e (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b0d87965-eb7c-4c12-8dde-019c6f95da69

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 210 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın MAhinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ocak 2026'da yayımlanan Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları İhlalleri İzleme Raporu (2024—2025), Şanlıurfa ilinde çocukların korunmasına yönelik sosyal O hizmet mekanizmalarının ciddi biçimde yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Rapora göre yalnızca 2024—2025 döneminde 1.008 çocuk cinsel istismar mağduru, 712 çocuk reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun mağduru olmuş; ayrıca 56 çocuk ölümü tespit edilmiştir. Bu ölümlerin büyük bölümü önlenebilir nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Raporda, özellikle takipsizlikle sonuçlanan dosyalar sonrasında çocuklara yönelik izleme, psikososyal destek ve koruyucu tedbirlerin çoğu zaman devreye sokulmadığı, erken yaşta evlilik, aile baskısı ve ekonomik yoksunluk nedeniyle kız çocuklarının ağır risk altında olduğu vurgulanmaktadır.

Bu çerçevede;

SORULAR

  1. ) 2024—2025 yıllarında Şanlıurfa'da cinsel istismar ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarının mağduru olan kaç çocuk Bakanlığınızın sosyal hizmet müdahalesine dahil edilmiştir? Hali hazırda Türkiye genelinde Bakanlığınızın sosyal hizmet müdahalesine dahil edilmiş dosya sayısı kaçtır? Bu dosyaların illere göre dağılımı nedir?

  2. ) Bu çocuklar için hangi koruyucu ve destekleyici tedbirler (psikososyal destek, danışmanlık, izleme, bakım hizmetleri vb.) uygulanmıştır?

  3. ) Adli süreçte takipsizlikle sonuçlanan cinsel suç dosyaları sonrasında çocukların yeniden risk altına girmesini önlemek amacıyla Bakanlığınızca zorunlu izleme ve müdahale mekanizmaları işletilmekte midir?

  4. ) Türkiye'de erken yaşta evlilik riski altında bulunan çocuklar için yürütülen özel bir program veya eylem planı var mıdır? Varsa kapsamı nedir?

  5. ) 2024-2025 döneminde Şanlıurfa'da meydana gelen 56 çocuk ölümünün kaçı Bakanlığınız tarafından izlenen veya daha önce sosyal hizmet müdahalesi yapılmış çocuklara ilişkindir?

  6. ) Türkiye'nin yüksek çocuk nüfusu ve yapısal riskleri dikkate alındığında, bakanlığınız bünyesinde görev yapan sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve çocuk gelişimci sayısı yeterli midir? Personel artırımı planlanmakta mıdır?

    Nimet ÖZDEMİR İstanbul Milletvekili

  7. ) Bakanlığınız ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında; çocukların cinsel taciz ve istismara karşı bilinçlendirilmesi, riskli durumları ayırt edebilmesi, kendini koruma becerileri kazanması ve suça sürüklenmesinin önlenmesi amacıyla yürütülen ortak bir eğitim programı veya protokol bulunmakta mıdır? Varsa bu çalışmaların kapsamı, hedef yaş grupları ve uygulandığı iller hangileridir?

  8. ) Cinsel istismar ve erken yaşta evlilik mağduru ya da bu riskler altında bulunan çocukların ailelerine ilişkin sosyo-ekonomik ortak risk faktörlerine (yoksulluk, eğitim düzeyi, hane yapısı, göç durumu vb.) yönelik Bakanlığınızca yapılmış bir analiz veya veri çalışması mevcut mudur? Varsa elde edilen bulgular doğrultusunda hangi önleyici politika ve uygulamalar geliştirilmiştir?

  9. ) Mağdur çocukların ailelerine yönelik olarak; ebeveynlik becerilerinin güçlendirilmesi, çocuk hakları farkındalığı, erken yaşta evlilik ve istismarın sonuçları konusunda eğitim, rehberlik veya danışmanlık hizmetleri sunulmakta mıdır? 2025-2026 döneminde bu kapsamda kaç aileye, hangi yöntemlerle destek verilmiştir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :a)23.01.2026 tarihli ve 1785152 sayılı yazınız. b)24.02.2026 tarihli ve 1805220 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Nimet ÖZDEMİR tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/39046 ve 7/40605 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 739046 Cevap Metni (2 Sayfa)

2. 7/40605 Cevap Metni (4 Sayfa)

Telefon No:(312) 705 7330

Aİk0po05 GKZ

İstanbul Milletvekili Sayın Nimet ÖZDEMİR'e Ait 7/40605 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız tarafından çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimini temin etmek amacıyla; çocuklarımızın üstün yararı ilkesi doğrultusunda risklere karşı güçlü ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yürütülmektedir.

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Hiçbir çocuğun istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.

Yapılan inceleme sonucu çocuk ve aile, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirler (eğitim, sağlık, danışmanlık, bakım ve barınma tedbirleri) çerçevesinde desteklenmektedir. Adli süreç yakından takip edilmekte ve davaya müdahil olunmaktadır.

Bakanlığımızca her ilde oluşturulmuş olan Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla farklı risk gruplarındaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yanı sıra izleme faaliyetleri de yürütülmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır.

Bakanlığımız bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (A) bendi kapsamında kadrolu, (B) bendi kapsamında sözleşmeli, (D) bendi kapsamında işçi statüsünde personel görev yapmaktadır. Bu kapsamda 2026 Şubat ayı itibarıyla 3.199 Sosyal Çalışmacı, 2.134 Psikolog ve 920 Çocuk Gelişimcisi olmak üzere toplam 6.253 mesleki personel görev yapmaktadır.

Bakanlığımız merkez ve taşra personel alımlarını kurumun ihtiyacı ve münhal kadro/pozisyon çerçevesinde planlamakta olup; alınacak personellerin nitelikleri kadro/pozisyon ve kurum ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlenmektedir.

Öte yandan çocuk bakım kuruluşlarında görev alacak mesleki ve diğer personel ile kapasite durumuna göre istihdam edilecek personel sayısı 6 Eylül 2022 tarih ve 31945 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım Kuruluşlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 14*ünci maddesinde yer almaktadır.

Koruyucu ve önleyici çalışmalar kapsamında çocukların korunması ve desteklenmesine yönelik faaliyetlerin bir bölümünü de eğitici, rehberlik edici ve farkındalık oluşturmaya yönelik faaliyetler oluşturmaktadır. Bu yöndeki çalışmalar ihtiyaçlar doğrultusunda çocukları, ebeveynleri, çocuklarla çalışan profesyonelleri, çocuklarla temas halinde olan tüm yetişkinleri ve nihayetinde toplumun genelini kapsamaktadır.

11. Kalkınma Planı kapsamında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir. " tedbiri ve 12. Kalkınma Planı kapsamında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ve ebeveynlerine ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir. " tedbiri doğrultusunda çocukların yaşam becerilerinin güçlendirilmesine yönelik kapsayıcı ve modüler eğitim programları hazırlanmaktadır.

Bu doğrultuda eğitim programının ilk aşaması olarak çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin artırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik olarak "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" geliştirilmiştir. Program çocuk odağında geliştirilen; İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler, Ebeveynlik, Gelişim, Duyarlı Bakım, Pozitif Disiplin ve Etkili İletişim, Günlük Rutinler, Dijital Ebeveynlik, Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma başlıklı modüllerden oluşmaktadır.

Ebeveynlerin bu konularda desteklenmesinin, sağlıklı aile ortamı oluşturma, çocukları ihmal ve istismardan koruma, çocuk haklarına saygılı olma gibi alanlardaki gelişimlerine katkı sunması hedeflenmektedir. Çocukların yaşlarına uygun gelişimsel ihtiyaçlarını anlamak, onlara güvenli bir ortam sağlamak ve sağlıklı iletişim kurmak, erken yaşta evliliğin önüne geçmek için kritik bir adımdır. Ebeveynler, çocuklarının duygusal ve bilişsel gelişimini destekleyerek onların özgüven kazanmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda çocuk hakları konusunda bilinçlenerek erken yaşta evliliğin yaratabileceği olumsuz etkileri daha iyi kavrayabilmektedir.

0-6 yaş çocukların ebeveynlerine yönelik eğitim programı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminden etkilenen illerimiz öncelikli olmak üzere sahada uygulanmaya başlanmıştır. Haziran 2025'den itibaren uygulanmaya başlayan eğitimle beraber Ocak 2026 sonu itibarıyla 2.994 ebeveyne eğitim verilmiştir.

Ayrıca programın 7—18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine hitap edecek şekilde genişletilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu kapsamda 7-18 yaş grubu için ebeveynlere, çocuklara ve akrandan akrana öğrenmeyi destekleyen eğitim modülleri hazırlanmaktadır. Hazırlanacak eğitim programında; çocukların korunması kapsamında ihmalden korunma, erken yaşta evliliğin önlenmesi, gelişim özellikleri, olumlu disiplin yaklaşımları, akran zorbalığının önlenmesi, sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi, bağımlılığın önlenmesi, hayata hazırlık ve ebeveynlerin sorumlulukları gibi konular ele alınmaktadır.

Erken yaşta evlilik riski altında bulunan çocuklara yönelik çalışmalar, Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2028) kapsamında ele alınmaktadır. Söz konusu belge çerçevesinde çocukların korunma hakkının güçlendirilmesi, zararlı uygulamaların önlenmesi ve çocukların her türlü ihmal, istismar ve hak ihlalinden korunmasına yönelik farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmektedir. Strateji Belgesi ve Eylem Planı, Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış ve izleme süreci Bakanlık tarafından yürütülmekle birlikte; uygulama ve faaliyetlerin hayata geçirilmesinde Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, yerel yönetimler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları sorumlu ve ilişkili paydaşlar olarak görev almaktadır. Bu kapsamda erken yaşta ve zorla evlilikler, çocukların korunması gereken risk alanları arasında değerlendirilmekte; çocuklara yönelik hak temelli eğitim, bilgilendirme ve katılım çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

Çocuk hakları kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla 81 ilde faaliyet gösteren Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri aracılığıyla yürütülen farkındalık ve bilgilendirme çalışmaları kapsamında; çocuk hakları, erken yaşta evlilik ve istismarın sonuçları gibi konularda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalar ağırlıklı olarak seminer, bilgilendirme toplantıları, rehber materyal paylaşımı ve katılım temelli etkinlikler şeklinde yürütülmektedir. Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri tarafından 2025 yılında ülke genelinde toplam 6.345 etkinlik gerçekleştirilmiş olup bu faaliyetler kapsamında 251.397 kişiye ulaşılmıştır.

Diğer taraftan kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörün iş birliğinde çok taraflı, çok yönlü ve bütüncül biçimde devam etmektedir.

Bakanlığımız tarafından Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 16-17 yaş evliliklerin Türkiye ortalamasının üstünde olan illere yönelik "İl Eylem Planı" çalışmaları yapılmakta, İl Müdürlüklerimiz koordinasyonunda ildeki kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, üniversiteler ve STK'ların iş birliğiyle hazırlanan Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele İl Eylem Planları hâlihazırda 29 ilde (Adana, Adıyaman Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Antalya, Ardahan, Batman, Bitlis, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Iğdır, İzmir/Kiraz, Kahramanmaraş, Kars, Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Siirt, Şanlıurfa, Van, Yozgat) yürürlüktedir. İl Eylem Planlarında bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları, kız çocuklarının güçlenmesi, erken yaşta ve zorla evliliklerin araştırılması, görsel ve/veya işitsel materyal hazırlanması, kız çocuklarının rol model kadınlarla buluşmalarının gerçekleştirilmesine yönelik hedef ve faaliyetlere yer verilmiştir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amacı incelendiğinde; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişilerin korunması ile bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasların düzenlendiği görülmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ile; dil, din, renk, medeni durum, tabiiyet ve engel durumu gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin kadınların, çocukların ve aile bireylerinin şiddetten korunması hedeflenmektedir.

6284 sayılı Kanun'da "şiddet"; kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesi ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel fiiller ile buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi biçimde engellenmesini de içeren; toplumsal, kamusal veya Özel alanda meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik tutum ve davranış olarak tanımlanmıştır. Şiddet mağduru olan ya da olma ihtimali bulunan kişilerin yeniden şiddete uğramalarının önüne geçilmesi amacıyla Kanun'da koruyucu ve önleyici tedbir kararları düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 3 ve 4 üncü maddelerinde koruyucu tedbir kararları, 5'inci maddesinde ise önleyici tedbir kararları öngörülmüştür.

Ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun "Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler" başlıklı 5 inci maddesinde; çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlere yer verilmiştir.

Diğer yandan, 6284 sayılı Kanun ile; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ile bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması görevi Bakanlığımıza verilmiştir. Aynı Kanun'un 20/2'nci maddesinde ise, gerekli görülmesi hâlinde Bakanlığımızın; kadınlara, çocuklara ve aile bireylerine yönelik uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan idari, cezai ve hukuki her türlü davaya ve çekişmesiz yargı işlerine katılabileceği hükme bağlanmıştır. Bakanlığımızın davaya müdahilliği, davanın açılmasıyla birlikte mümkün olup; soruşturmanın gizliliği ilkesi gereğince soruşturma aşamasında yalnızca soruşturma sonucunun Bakanlığımıza bildirilmesi talep edilmektedir. Bu kapsamda, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarında 6284 sayılı Kanun uyarınca davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi amacıyla, soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talebiyle dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunda dava açılarak iddianame düzenlenmesi hâlinde, Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmektedir. Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda ise, bu karara karşı itiraz edilip edilmeyeceği Bakanlığımızca ayrıca değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede Bakanlığımız, 6284 ve 5395 sayılı Kanunlar kapsamında koruyucu, önleyici ve destekleyici her türlü tedbirin alınmasında etkin rol üstlenmektedir.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, Adalet Bakanlığının görev ve faaliyet alanı içerisinde bulunduğundan Bakanlığımızca değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir