İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/41602 GEÇ CEVAPLANDI · 156 GÜN

Yurt dışına satışı yapılan dizilere yapılacak kamu desteğine ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 25 Şubat 2026 tarihinde 7/41602 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 156 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Yurt dışına satışı yapılan dizilere yapılacak kamu desteğine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41602, 25 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41602-yurt-disina-satisi-yapilan-dizilere-yapilacak-kamu-destegine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e9008cb3-a7de-43f3-909a-019c99174b7b

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 156 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Kültür ve Turizm Bakanı'nın dizi yapımcılarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonucunda; yurt dışına satışı yapılan dizilere, Bakanlık ve Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar tutarında kamu desteği sağlanacağı kamuoyuna yansımıştır. Bu modelde dizi karakterlerinin ve anlatılarının, Türkiye'nin turizm tanıtım stratejisinin bir unsuru olarak kullanılacağı belirtilmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bakanlığınızın sektörün asıl yükünü omuzlayan binlerce set emekçisinin taleplerini ve sendikalar tarafından sıklıkla dile getirilen yapısal sorunları görmezden gelen, kültür politikasının kamusal ve toplumsal bir hak olmaktan çıkaran "piyasa merkezli" bu yaklaşımı kültür alanını ekonomik getiri ve pazarlanabilirlik ölçütü üzerinden ele alındığını açıkça ortaya koymaktadır.

Son yıllarda televizyon ve dizi sektöründe yaşanan ekonomik daralma, reklam gelirlerindeki düşüş ve artan maliyetler gerekçe gösterilerek üretim hacmi daraltılmış; projeler büyük ölçüde uluslararası satış potansiyeline göre şekillendirilmiştir. Satılamayan yapımlar hızla yayından kaldırılmakta, sektör fiilen küresel piyasanın taleplerine göre şekillendirilmektedir. Bu tablo en ağır biçimde set emekçilerini vurmuş; set sayısının azalması, güvencesiz çalışma, 14—16 saate varan mesailer, sigorta sorunları ve işsizlik sorunları sektörde olağan hale gelmiştir. Buna karşın açıklanan destek modeli, kamu kaynağının doğrudan büyük yapım şirketlerine aktarılmasını öngörmekte; bu kaynağın emekçilerin çalışma koşullarına nasıl yansıyacağına ilişkin herhangi bir bağlayıcı düzenleme içermemektedir.

Öte yandan güncel dizi içeriklerine bakıldığında; şiddetin ve mafyatik ilişkilerin normalleştirildiği, kadın karakterlerin çoğu zaman edilgen ya da cinselleştirilmiş temsillerle sunulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üreten anlatıların yaygınlaştığı görülmektedir. Kültürel üretimi turizm tanıtımının bir aracı haline getiren bir yaklaşımın, hangi tür içeriklerin önceliklendirileceği, toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddetin teşviki, mafyatik yapıların yüceltilmesi gibi konularda bir ölçüt bulunup bulunmadığı, kültürel çeşitlilik, halkların ve inançların temsili, çocuk hakları ve kadın hakları açısından herhangi bir ilke belirlenip belirlenmediği, destek kararlarının hangi kurul ya da kriterler çerçevesinde verileceği yönünde herhangi bir açıklamada bulunulmamaktadır.

DİSK'e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) yaptığı açıklamalarda, kamu teşviklerinin zaten ticari başarı sağlamış projelere yönlendirilmesinin sektördeki eşitsizliği derinleştireceğini; kamusal kaynakların, hali hazırda yurt dışına satılmış projelere aktarılması İ yerine, set emekçilerinin haklarının güvence altına alınması, çalışma koşullarının iş hukuku gözetilerek yeniden düzenlenmesi, fazla mesai ücretlerinin güvence altına alınması, sendikal örgütlenmenin önündeki fiili engellerin kaldırılması ve istihdamın artırılması için kullanılması gerektiğini hatırlatarak ilgili bakanlıkları bu konuda sorumluluk almaya çağırmışlardır. Televizyon ve dizi sektöründe yaşanan asıl kriz; uluslararası satış performansı değil, setlerde ağır koşullar altında çalışan emekçilerin güvencesizliği ve artan işsizliğidir. Kültürel üretimi turizm tanıtımının bir aparatı haline getiren bu yaklaşım; emekçilerin hak mücadelesini görünmez kılmakta ve kamu bütçesini sermaye lehine yeniden dağıtmaktadır. Sine-Sen'in dile getirdiği talepler doğrultusunda güvenceli istihdam, insanca çalışma koşulları ve sendikal | haklar güvence altına alınmadan yürütülecek hiçbir teşvik modeli, sektördeki eşitsizlikleri gidermeyecektir. Kamu bütçesi; eşitsizliği yeniden üreten bir piyasa düzenini değil, emeği ve toplumsal eşitliği güçlendirmelidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Bakanlığınızın dizi yapımcıları ile yaptığı toplantıda, sektördeki emek örgütlerinin ve meslek birliklerinin temsilcileriyle görüş ve önerileri alınmış mıdır?

  2. Yurt dışına satılmış dizilere verilecek desteğin kriterleri nelerdir? Bakanlığın kültür politikası hangi temel ilkeler çerçevesinde yürütülmektedir?

  3. "İhracat odaklılık" kriteri dışında, teşvik verilecek dizilerde toplumsal fayda, cinsiyet eşitliği ve şiddet karşıtlığı gibi etik normlar aranacak mıdır? Yoksa kültürel üretim, öncelikle ekonomik getiri ve turizm stratejisi ekseninde Bakanlığınızca kamu tarafından desteklenmeye devam mı edilecektir?

  4. Bakanlığınız, kamu kaynaklarını "star" oyuncuların yüksek kaşelerini ve büyük yapımcıların kâr marjlarını finanse etmek yerine; bağımsız sinemacıları, yerel kültürleri yansıtan projeleri ve set emekçilerinin sosyal haklarını korumayı neden öncelik listesine almamaktadır?

  5. Sektördeki daralma nedeniyle artan işsizlik karşısında, bakanlığınız tarafından dizi emekçilerine yönelik doğrudan istihdam destekleri, sosyal güvence mekanizmaları, sendikal hakların güçlendirilmesi veya eğitim programları gibi önlemler alınması gündemde midir?

  6. Yurt dışına satışı gerçekleşmiş dizilere bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar tutarında kamu desteği verilmesi kararı, sektördeki yapısal sorunları (reklam gelirlerindeki azalma, set sayısındaki düşüş, işsizlik artışı) nasıl giderecektir?

  7. Dizi karakterleri ve anlatılarının Türkiye'nin turizm tanıtım stratejisinin bir parçası olarak kullanılması politikası, dizi emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştirecek, güvenceli istihdam sağlayacak mı yoksa yalnızca yapımcıların kar marjlarını mı artıracaktır? Kamusal kaynakların öncelikle emekçilerin haklarının güvence altına alınması ve çalışma koşullarının iş hukuku standartlarına uygun hale getirilmesi için kullanılması yönünde bir revizyon planı var mıdır?

  8. Desteklenecek dizilerde toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddetin ve mafyatik yapıların yüceltilmemesi, kültürel çoğulculuğun gözetilmesi gibi etik ve kamusal ölçütler belirlenecek midir?

  9. Son 3 yılda, yurt dışına satılan dizilerin Türkiye'nin çok dilli ve çok kültürlü yapısını temsil etme oranı nedir? Bakanlığın bu konuda "tek tip kültür" dayatmasına karşı bir politikası mevcut mudur?

  10. Bu politika kapsamında sağlanacak kamu desteklerinin toplam tutarı nedir ve bu kaynaklar hangi bütçe kalemlerinden karşılanacaktır? Desteklerin şeffaf bir şekilde dağıtılması, emekçi yararına kullanımının denetlenmesi ve sendika temsilcilerinin sürece dahil edilmesi için hangi mekanizmalar kurulmuştur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız (Sinema Genel MüdürlüğüY'ca;

Bakanlığımızca, yapılacak mevzuat değişiklikleri için dizi/film yapımcıları, sinema alanında faaliyet gösteren meslek birlikleri ile sektörün diğer bileşenlerinin görüşleri alınmıştır.

Dizi/film desteklerinde; dizi filmin en az üç kıtada ve 10 ülkede yayımlanması, ülkemizin ve Türkçenin tanıtımına katkı sağlaması, ihraç edildiği ülkelerin turizm açısından hedef pazar niteliği taşıması ile reyting verileri ve toplam satış tutarı gibi kriterler göz önünde bulundurulacaktır.

Dizi/filmlere sağlanacak desteklerle; Türkiye'nin, turizm destinasyonlarımızın tanıtılması, Türkçenin yaygınlaştırılması, dizi/film yapımlarının üretiminin sürdürülebilir olması ve ihracat tutarlarının artırılması amaçlanmaktadır. Verilen desteklerle üretimde sürdürülebilirliğin sağlanacağı ve üretim artışı sonrasında istihdama da olumlu katkı da bulunulacağı değerlendirilmektedir.

Bakanlığımız, dizi/film üretimi, yayını ve satışı ile ilgili süreçleri yakından takip etmekte olup çalışmalarını sektör ile birlikte yürütmektedir. Verilecek desteklerle dizi/ film sektörümüzün var olan potansiyelinin daha üst seviyelere çıkarılması amaçlanmaktadır.

Dizi yapım desteğine ilişkin yeni destek modelinin yürürlüğe girmesinin ardından başvurular alınacak olup söz konusu başvurular bütçe imkânları çerçevesinde değerlendirilecektir.

Bakanlığımızca desteklenecek yapımlarda, Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik'in 10'uncu maddesinde yer alan değerlendirme ölçütleri esas alınmakta olup dizi film desteklerinde ayrıca aynı Yönetmelik'in 25'inci maddesinde belirtilen ölçütler de dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda söz konusu ölçütler aşağıda yer almaktadır:

" Türkiye'nin tanıtımına katkısı,

" Milli kültür ve kültürel değerlerin tanıtımına katkısı,

" Dizi filmin ihraç edildiği ülkelerin Türkiye turizminde hedef ülkeler arasında yer alması,

" Türkçenin tanıtımına ve yaygınlaşmasına katkısı,

" Yerli ürünlerin tanıtımına katkısı,

" İhraç edilen ülke sayısı, toplam satış tutarı, reyting sonuçları veya izlenme sayıları.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir