TPAO'nun Trakya Havzası'nda bulunan kaya gazı ve kaya petrolü rezervlerini çıkartmak amacıyla yabancı bir şirketle anlaştığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İbrahim Akın (DEM Parti), 25 Mart 2026 tarihinde 7/42613 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “TPAO'nun Trakya Havzası'nda bulunan kaya gazı ve kaya petrolü rezervlerini çıkartmak amacıyla yabancı bir şirketle anlaştığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/42613, 25 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-42613-tpao-nun-trakya-havzasi-nda-bulunan-kaya-gazi-ve-kaya-petrolu-rezervlerini-cikartmak-amaci (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/77a4b941-7bc7-4955-bcd6-019d2a6f5d92
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 204 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96 ile 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN İzmir Milletvekili
Dış politika ve enerji diplomasisi süreçlerinde, ülkenin doğal varlıklarının birer "pazarlık unsuru" ve/veya "stratejik kaynak" olarak görülmesi, ekolojik yıkımı derinleştirmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO), Trakya Havzası'ndaki kaya gazı ve kaya petrolü rezervlerini ticarileştirmek amacıyla Continental Resources ve TransAtlantic Petroleum şirketleri ile bir ortak girişim hazırlığında olduğu uluslararası kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu ortaklıkta yer alan TransAtlantic Petroleum şirketinin sahibi Harold Hamm'ın, ABD yönetimi nezdinde enerji danışmanlığı ve lobicilik faaliyetleri yürüttüğü bilinmektedir.
Bu şirketlerin halihazırda Diyarbakır ve Mardin havzalarında, pek çok Avrupa Birliği ülkesinde yasaklanmış olan "hidrolik kırma" yöntemini kullanıyor olması, Trakya bölgesi için de ciddi ekolojik kaygılar doğurmaktadır. Bu yöntemin su varlıkları ve toprak bütünlüğü üzerindeki geri dönülemez etkileri, sürecin şeffaflık ve ekolojik haklar çerçevesinde denetlenmesini zorunlu kılmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde dahi yasaklanan bu yöntemlerin kontrolsüzce Türkiye'ye taşınması; coğrafyamızın "Trump'ın petrol baronlarına" teslim edilmesi riskini doğurmaktadır. Bu durum halk sağlığı ve yaşam hakkı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle doğal varlıkların uluslararası siyasi dengeler içerisinde bir "müzakere unsuru" olarak diplomatik denklemlerde birer araç haline getirilmesi, şeffaflık ve egemenlik ilkeleri açısından denetlenmelidir.
Bu bağlamda;
I. Trakya'daki enerji varlıklarının işletilmesi süreci, Türkiye ve ABD arasındaki ikili diplomatik görüşmelerde bir müzakere başlığı olarak gündeme gelmiş midir?
SORULAR
Uluslararası enerji şirketlerine devredilen bu varlıklar üzerinde yaşanabilecek olası ihtilaflarda, uluslararası tahkim süreçlerinin Türkiye'nin ekolojik koruma yasalarını baypas etme riski var mıdır?
Uluslararası enerji şirketlerinin sahibi olan siyasi figürlerin Türkiye'deki yatırım kararlarının, Türkiye'nin dış politika bağımsızlığı üzerindeki etkileri Bakanlığınızca takip edilmekte midir?
Dış politikada enerjiye yaklaşımınızda, "kaynak paylaşımı" odaklı rekabetçi anlayıştan, "ekolojik varlıkların korunması" odaklı iş birliği anlayışına geçiş yapılması gündeminizde midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir