Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında batan bir göçmen teknesine ve Türkiye'nin göç politikasına ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 6 Nisan 2026 tarihinde 7/43008 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 87 gün sonra, 2 Temmuz 2026).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında batan bir göçmen teknesine ve Türkiye'nin göç politikasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43008, 6 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43008-mugla-nin-bodrum-ilcesi-aciklarinda-batan-bir-gocmen-teknesine-ve-turkiye-nin-goc-politika (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/33accb7e-23da-4d79-a467-019d66f2ab5f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 87 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 72 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen soruların İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Muğla ili Bodrum ilçesi açıklarında meydana gelen ve en az 19 göçmenin yaşamını yitirdiği tekne faciası, ülkemizin de taraf olduğu uluslararası insan hakları yükümlülükleri ve yaşam hakkının korunması bakımından son derece ciddi bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aralarında bebeklerin de bulunduğu göçmenlerin hayatını kaybettiği bu vahim olay, Ege Denizi'nde uzun süredir devam eden ve göçmenlerin yaşam hakkını tehdit eden yapısal sorunların bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.
Ege hattı, Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenler açısından giderek daha tehlikeli bir geçiş güzergâhına dönüşmüş; güvenli ve yasal geçiş yollarının sınırlı olması, göçmenleri deniz yoluyla ve güvensiz araçlarla hareket etmeye zorlamıştır. Bu durum, insan kaçakçılığı ağlarının güçlenmesine yol açarken, göçmenlerin yaşamlarını ciddi risk altına sokmaktadır. Öte yandan, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması kapsamında uygulanan politikalar ve son zamanlarda görüşülen AB Yeni Göç ve İltica Paktı, Türkiye'nin fiilen bir sınır ülkesi olarak konumlandırılmasına neden olmuş; göçmenlerin hareketliliğini smırlandınrken, güvenli alternatiflerin yetersizliği sebebiyle daha riskli güzergâhlara yönelim artmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Uzun yıllardır Avrupa Birliği'nin göç politikaları, göç ve iltica sorumluluğunu üçüncü ülkelere devretmeye yönelik bir eğilim göstermektedir. Bu yaklaşım, özellikle Akdeniz ve Ege'de yaşanan ölümler, yasadışı geri itmeler, silahlı müdahaleler, toplu alıkoymalar, kötü yaşam koşulları ve insani yardımın suç sayılması eğilimi ve uluslararası koruma hakkına erişimin zorlaştırılması gibi ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin eleştirilerle birlikte tartışılmaktadır.
Bu çerçevede, yaşanan can kayıplarının münferit olaylar olarak değil, göç yönetimi politikalarının sahadaki sonuçları bağlamında ele alınması gerekmektedir. Göçmenlerin yaşam hakkının korunması, ulusal ve uluslararası hukuk bakımından devletin temel 5^ümlülükleri arasında yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Muğla ili Bodrum ilçesi açıklarında meydana gelen söz konusu olayda hayatını kaybeden ve kurtarılan göçmenlerin uyrukları, yaş grupları ve cinsiyetlerine ilişkin detaylı veriler nelerdir? Olayın meydana geldiği ana ilişkin olarak Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın müdahale süreci nasıl işlemiştir?
Söz konusu botun batmasına neden olan koşullara ilişkin idari inceleme başlatılmış mıdır? Olay öncesinde bölgede yürütülen gözetim ve önleme faaliyetleri nelerdir? Bu tür faciaların önlenmesine yönelik çalışmalar yapılmakta mıdır?
Göçmenlerin deniz yoluyla tehlikeli geçişlere yönelmesini engellemek amacıyla güvenli ve yasal alternatiflere ilişkin uluslararası bir politika geliştirilmesi yönünde çalışmalar bulunmakta mıdır?
Son beş yıl içerisinde Ege Denizi'nde meydana gelen benzer facialarda hayatını kaybeden göçmenlerin sayısı yıllara göre kaçtır? Bu olaylara ilişkin kamuoyuna açıklanan kapsamlı bir rapor bulunmakta mıdır?
Insan kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen soruşturmalar ve açılan davalar hakkında güncel veriler nelerdir? Bu ağların önlenmesine yönelik ne tür yapısal tedbirler alınmaktadır?
Türkiye'nin imzaladığı Geri Kabul Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerinin, göçmenlerin deniz yoluyla riskli geçişlere yönelmesi üzerindeki etkilerine dair herhangi bir değerlendirme yapılmakta mıdır?
Göçmenlerin Türkiye'de temel haklara erişimini güçlendirmek ve yeniden tehlikeli göç yollarına başvurmalarını önlemek amacıyla yürütülen sosyal, hukuki ve idari politikalar nelerdir?
Son yıllarda Ege ve Akdeniz'deki göçmen ölümleri ve sınırda yaşanan hak ihlallerine ilişkin uluslararası raporlar hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Türkiye bu konuda Avrupa Birliği ve ilgili ülkeler ile herhangi bir diplomatik temasta bulunmuş mudur?
Avrupa Birliği'nin sınır yönetimini üçüncü ülkelerle yürütme politikaları kapsamında Türkiye'nin AB sınır kontrolünün bir parçası haline getirilmesi veya fiilen Avrupa Birliği'nin sınır polisi rolünü üstlenmesi yönünde herhangi bir girişim söz konusu mudur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanı ·
Ilgi'de kayıtlı yazı Ek'inde yer alan Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'e ait 43008 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.
Sahil Güvenlik Komutanlığına ait Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından 01 Nisan 2026 tarihinde saat 06.00 sularında Muğla ili Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında ülkemizden yasa dışı yollarla çıkış yaptığı belirlenen ve içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen bulunan süratli bir lastik bot tespit edilmiştir. Bölgede devriye görevi icra eden 1 Sahil Güvenlik unsuru süratle olay yerine sevk edilerek lastik botun durmasına yönelik görsel ve sesli uyarı/ikazlarda bulunmuş ancak lastik bot hiçbir ikaza uymayarak yüksek süratle kaçmaya devam etmiş, bir süre sonra dalgaların etkisiyle botun şişme lastik kısmı ile fiber taban kısmının ayrılması neticesinde göçmenlerin denize düştüğü görülmüştür. Olay yerinde bulunan Sahil Güvenlik unsuru tarafından süratle arama kurtarma faaliyetine başlanmış ayrıca arama kurtarma faaliyetine destek sağlamak maksadıyla bölgeye 3 Sahil Güvenlik Botu ve 1 Sahil Güvenlik Helikopteri sevk edilmiştir. Yapılan arama kurtarma faaliyeti neticesinde Afganistan uyruklu 20 şahıs sağ (7 erkek, 6 kadın, 3 erkek çocuk, 4 kız çocuk) olarak kurtarılmış, 19 şahsın cansız bedenine (3 erkek, 7 kadın, 5 erkek çocuk, 4 kız çocuk) ulaşılmıştır. Halihazırda kayıp durumda bulunan 1 düzensiz göçmenin (16 yaşında Afganistan uyruklu erkek şahıs) Sahil Güvenlik görevlerinden istifade ile aranmasına devam edilmektedir. Yaşanan olaya ilişkin çalışmalar kapsamında bahse konu düzensiz göç olayını organize ettiği tespit edilen 17 göçmen kaçakçılığı şüphelisi yakalanmış olup yakalanan 17 şüphelinin 13'ü tutuklanmış, 4'ü hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaşanan olay hakkında idari tahkikat gerçekleştirilmiş olup yapılan incelemelerde düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun tüm sesli ve görünür uyarılara rağmen kaçmaya devam ettiği, meydana gelen olayda Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin kusuru olmadığı tespit edilmiştir.
Sahil Güvenlik Komutanlığı uluslararası hukuka bağlı ve insan haklarına saygılı bir şekilde mavi vatan denizlerimizde görevlerini denizden, havadan ve karadan 7 gün 24 saat esasına göre başarıyla yerine getirmektedir.
Son beş yıl içerisinde Ege Denizi'nde; 2022 yılında 39 düzensiz göçmen, 2023 yılında 19 düzensiz göçmen, 2024 yılında 45 düzensiz göçmen, 2025 yılında 58 düzensiz göçmen, 2026 yılında ise 27 düzensiz göçmen hayatını kaybetmiştir. Sahil Güvenlik Komutanlığı resmi internet adresinde düzensiz göç olaylarına ilişkin bilgiler ve istatistikler yer almaktadır. Ayrıca düzensiz göç olaylarına ilişkin ayrıntılı raporlar düzenli olarak hazırlanmakta ve ilgili kurumlar ile paylaşılmaktadır.
Düzensiz göçle mücadele, uluslararası iş birliğini gerektiren bir meseledir. Türkiye, düzensiz göçle mücadelesini kaynağında başlayan ve yine kaynağında son bulan bir anlayışla yürütmekte olup geri kabul anlaşmaları da düzensiz göçle mücadelede kullanılan etkin araçlardan biridir. Telefon No:+90(312)4175050 Faks No:+90(312)4172845 İnsan Ticareti Ile Mücadele Asb.
Düzensiz göçle mücadelemizin bir sonucu olarak düzensiz göç rotalarının değiştiği ve düzensiz göçmenlerin Türkiye üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine geçiş yapmaya daha az teşebbüs ettikleri FRONTEX tarafından yayımlanan istatistiklerden de anlaşılmaktadır.
Bunlarla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Arasında İzinsiz İkamet Eder Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşma 16 Aralık 2013'te imzalanmış olup 01 Ekim 2014 tarihinde tarafların sadece kendi vatandaşları bakımından yürürlüğe girmiştir.
Türkiye'nin, suç kaydı bulunan veya yasal ikamet hakkı olmayan üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik herhangi bir uygulaması bulunmamaktadır.
Türkiye, yalnızca kendi vatandaşlarına ilişkin işlemleri, uluslararası hukuk çerçevesinde ve gerekli inceleme-itiraz süreçleri tamamlandıktan sonra bireysel düzeyde yürütmektedir. Üçüncü ülke vatandaşlarının toplu veya bireysel şekilde Türkiye'ye gönderilmesi söz konusu değildir.
Ülkemizde bulunan yabancılara yönelik iş ve işlemler ulusal ve uluslararası mevzuata uygun bir şekilde yürütülmekte olup yabancıların bu mevzuat kapsamında öngörülen tüm temel haklara erişimleri sağlanmaktadır. Diğer taraftan düzensiz göçle mücadeledeki temel stratejilerimizden biri de "Düzensiz Göçü Kaynağında Önlemek" olup stratejimiz kapsamında tüm gerekli çalışmalar yürütülmektedir.
2023 yılının Eylül ayında Türkiye-Bulgaristan-Yunanistan arasında Üçlü Mekanizma oluşturulmuştur. Üçlü Mekanizma kapsamında 3'ü Bakanlar düzeyinde, 8'i üst düzeyde toplam 11 toplantı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu toplantılarda düzensiz göçle etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla fikir alışverişinde bulunulmuş, düzensiz göçmenlere insan onuruna yakışacak şekilde muamele edilmesi ve hiçbir şekilde geri itme faaliyetlerine tabi tutulmamasının önemi üzerinde durulmuştur.
Yasal kalış hakkı bulunmamasına rağmen ülkemizde kalmaya devam eden veya ülkemiz üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine geçiş yapabilmiş her bir düzensiz göçmen, kaynak ülkedeki diğer yabancıların ülkemize yönelmelerine sebebiyet vermektedir. Bu bakımdan düzensiz göçle mücadelemiz kendi ulusal menfaatlerimizi önceleyecek şekilde ve bütüncül bir bakış açısıyla sürdürülmektedir.
Telefon No:+90(312)4175050 Faks No:+90(312)4172845 İnsan Ticareti Ile Mücadele Asb.
Mustafa ÇİFTÇİBakan