Hakkari'deki toplum sağlığı merkezi inşaatı sebebiyle yaşanan yapı güvenliği sorununa ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 22 Mayıs 2026 tarihinde 7/45046 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'deki toplum sağlığı merkezi inşaatı sebebiyle yaşanan yapı güvenliği sorununa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45046, 22 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45046-hakkari-deki-toplum-sagligi-merkezi-insaati-sebebiyle-yasanan-yapi-guvenligi-sorununa-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4115f38c-699a-4ba3-965f-019e82fce3bd
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 146 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Hakkâri il merkezinde bulunan Pehlivan Mahallesi'nde yapımı devam eden Toplum Sağlığı Merkezi'nin temel kazısı sırasında meydana gelen zemin hareketleri sonucunda çevrede bulunan bina ve iş yerlerinde çatlaklar oluşmuş, bazı yapılarda yapısal hasarlar meydana gelmiş, altı bina tedbir amacıyla tahliye edilmiş ve çeşitli iş yerleri mühürlenmiştir. Yurttaşların geçici barınma alanlarına yerleştirilmesini gerektiren bu gelişme, yalnızca belirli bir inşaat sahasında ortaya çıkan teknik bir sorun olarak değerlendirilemeyecek kadar kapsamlı bir risk tablosunu gözler önüne sermiştir.
Yaşanan olay, Hakkâri'nin uzun yıllardır birikerek büyüyen jeolojik kırılganlıklarının, plansız ve risk odaklı olmayan kentleşme politikalarının ve afet tehlikelerini yeterince dikkate almayan uygulamaların somut bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Özellikle kamu yatırımlarının gerçekleştirildiği alanlarda meydana gelen bu tür zemin hareketleri; yer seçimi süreçlerinin bilimsel yeterliliği, zemin etütlerinin kapsamı, mühendislik uygulamalarının niteliği ve denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Bölgenin afet gerçekliği, yalnızca yüzeysel jeolojik hareketlerden ibaret olmayıp derin bir tektonik risk birikimini de içermektedir. Başta Şedinli-Yüksekova Fay Zonu olmak üzere Başkale, Erciş ve Tutak fay sistemleri üzerinde yürütülen jeolojik ve paleosismolojik araştırmalar, bölgenin geçmişte büyük yıkımlara neden olan depremler ürettiğini ve gelecekte de yıkıcı depremler üretme potansiyelini koruduğunu ortaya koymaktadır. Bilimsel çevreler tarafından "sismik boşluk" olarak tanımlanan bazı segmentlerde uzun süredir büyük kırılmaların yaşanmamış olması, deprem riskinin ortadan kalktığına değil, aksine biriken tektonik enerjinin gelecekte yaratabileceği ağır sonuçlara işaret etmektedir. Son yıllarda Hakkâri genelinde gözlenen heyelanlar, kaya düşmeleri, zemin oturmaları ve altyapı deformasyonları da bölgenin jeolojik hassasiyetini teyit etmektedir. Bu nedenle kent merkezinde gerçekleştirilen bir temel kazısının çevredeki yapı stokunu etkileyebilmesi; mevcut yapılaşmanın zemin koşullarıyla ilişkisi, mühendislik önlemlerinin yeterliliği ve kamusal denetim süreçlerinin etkinliği bakımından ciddi kaygılar doğurmaktadır. Olağan bir kazı faaliyetinin dahi çevresindeki yapıların güvenliğini tehdit ettiği bir ortamda, olası büyük bir deprem karşısında kent merkezinin, kamu yapılarının, sağlık tesislerinin, ulaşım ağlarının ve kritik altyapının ne ölçüde dayanıklı olduğu sorusu daha da önem kazanmaktadır. Öte yandan yaşanan gelişmeler, afet yönetiminin yalnızca afet sonrasında yürütülen müdahale faaliyetleriyle sınırlı tutulamayacağını; risklerin ortaya çıkmadan önce tespit edilmesini, bilimsel veriler doğrultusunda önleyici tedbirlerin alınmasını ve kentlerin afetlere karşı dirençli hâle getirilmesini zorunlu kılan bütünlüklü bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ancak meydana gelen zemin hareketleri ve bunun sonucunda oluşan hasarlar, mevcut uygulamaların riskleri öngörme, önleme ve yönetme kapasitesi bakımından önemli eksiklikler bulunduğuna işaret etmektedir.
Bu çerçevede; yaşanan olayın tüm yönleriyle araştırılması, zemin hareketlerinin nedenlerinin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması, varsa ihmal ve kusurların tespit edilmesi, yurttaşların uğradığı mağduriyetlerin giderilmesi, risk altında bulunan yapı stokunun belirlenmesi ve Hakkâri'nin deprem ile heyelan tehlikelerine karşı güçlendirilmesine yönelik gerekli girişimlerin ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi amacıyla ilgili Bakanlıkların harekete geçmesi elzemdir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Hakkâri'de yapımı devam eden Toplum Sağlığı Merkezi'nin yer seçimi sürecinde hangi afet ve jeolojik risk analizleri dikkate alınmıştır?
Proje alanının bulunduğu bölgede heyelan, zemin kayması veya deprem riski açısından özel bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Meydana gelen zemin hareketlerinin sağlık tesisi projesinin güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin teknik rapor hazırlanmış mıdır?
Olay sonrasında inşaat faaliyetleri durdurulmuş mudur? Durdurulmuş ise çalışmaların yeniden başlatılması için hangi teknik koşulların sağlanması beklenmektedir?
Hakkâri'de hizmet veren mevcut sağlık tesislerinin deprem dayanıklılık analizleri tamamlanmış mıdır?
Riskli olduğu belirlenen sağlık yapıları için güçlendirme veya yeniden yapım kararı alınmış mıdır?
Olası büyük bir deprem durumunda sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla hangi hazırlıklar yapılmıştır?
Il genelindeki sağlık tesislerinin afet ve acil durum kapasitesi yeterli görülmekte midir?
Son on yıl içerisinde Hakkâri'de güçlendirme veya yeniden yapım kararı verilen sağlık tesisi sayısı kaçtır?
Bakanlığınız tarafından Hakkâri'de afetlere dayanıklı sağlık altyapısının oluşturulması amacıyla yürütülen ve planlanan projeler nelerdir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir