İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45586 CEVAPLANMADI

Türkiye Yazma Eserler Kurumu envanterinde bulunan bazı yazma eserlere ilişkin

Kaynak göster

Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 12 Haziran 2026 tarihinde 7/45586 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Türkiye Yazma Eserler Kurumu envanterinde bulunan bazı yazma eserlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45586, 12 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45586-turkiye-yazma-eserler-kurumu-envanterinde-bulunan-bazi-yazma-eserlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/158924a6-28f5-4c04-836f-019eca3288aa

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 125 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye, tarihî birikimi itibarıyla çok dilli ve çok katmanlı bir yazılı mirasa sahiptir. Yazma eserler dil, edebiyat, tarih, inanç ve toplumsal hafıza bakımından birincil kaynak niteliği taşıyan kültürel varlıklardır. Bu nedenle bu eserlerin korunması kadar doğru tasnif edilmesi, bilimsel ölçütlerle kataloglaması ve araştırmacıların erişimine sunulması da kamusal bir sorumluluktur.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, yazma ve nadir eserlerin korunması, kataloglaması, dijitalleştirilmesi ve araştırmacıların hizmetine sunulması alanında temel kurumlardan biridir. Özellikle Arap harfli yazma eserlerde kullanılan alfabe ile metnin dili her zaman aynı olmadığından, dil tasnifi ayrıca uzmanlık gerektiren teknik bir alandır. 2923 sayılı Kanun ve Millî Eğitim Bakanlığının "Yaşayan Diller ve Lehçeler" başlığı altındaki uygulamaları, Türkiye'de vatandaşların günlük hayatlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelere ilişkin hukuki ve idari bir çerçeve bulunduğunu göstermektedir. Bu çerçevenin yazma eser envanteri, kataloglama ve araştırmacı erişimi bakımından nasıl karşılık bulduğunun açıklığa kavuşturulması önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye Yazma Eserler Kurumu envanterinde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Yaşayan Diller ve Lehçeler" kapsamında kabul ettiği dillere (Kurmanci, Zazaki, Lazca, Çerkesce, Gürcüce vb.) ait toplam kaç adet yazma eser bulunmaktadır? Bu eserlerin dillere göre sayısal dağılımı nedir?

  2. Geçmiş yıllardaki kataloglama hataları sebebiyle aslen "Yaşayan Diller ve Lehçeler" veya diğer yerel dillerde yazılmış olmasına rağmen, kayıtlara "Arapça" veya "Farsça" olarak geçmiş eserlerin tespiti için kurumunuz bünyesinde yürütülen geriye dönük bir tarama/düzeltme çalışması var mıdır? Varsa son 5 yılda kaç eserin dil bilgisi bu şekilde güncellenmiştir?

  3. Ilgili dillere ait yazma eserlerin dijital ortama aktarılma ve araştırmacıların erişimine açılma oranı yüzde kaçtır? Bu oran, kurumun genel envanterinin dijitalleşme oranıyla (Arapça, Farsça ve Osmanlıca eserler) paralellik göstermekte midir?

  4. Tasnifi yapıldığı ve envantere girdiği halde dijital erişim sistemine (portal) yüklenmediği veya erişime kapalı olan, bahsi geçen dillere ait nadir eserler bulunmakta mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir