Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Beşevler Mahallesi'nde dört kişinin öldürüldüğü olaya ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 16 Haziran 2026 tarihinde 7/45793 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 16 gün sonra, 2 Temmuz 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Beşevler Mahallesi'nde dört kişinin öldürüldüğü olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45793, 16 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45793-hakkari-nin-semdinli-ilcesine-bagli-besevler-mahallesi-nde-dort-kisinin-olduruldugu-olaya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0dfa7ce1-b95d-4faa-97ec-019ed491e39a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 16 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 7 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
14 Haziran 2026 tarihinde Hakkâri'nin Şedinli ilçesi Beşevler Mahallesi Reşat Kaya Caddesi'nde meydana gelen olayda, Uzman Çavuş Musa Gezer'in ateşli silahla eşi Gülşen Gezer'i, kayınvalidesi Habiba Demir'i, kayınbiraderi Gürkan Demir'i ve baldızı Deniz Demir'i katlettiği; ardından aynı silahla intihar girişiminde bulunarak ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırıldığı kamuoyuna yansımıştır.
Şedinli'de yaşanan bu olay yalnızca bir aile trajedisi değil, aynı zamanda Türkiye'de özellikle çatışmalı bölgelerde yıllardır biriken şiddet rejiminin, cezasızlık kültürünün ve kadınların yaşam hakkını tehdit eden yapısal sorunların yeni ve ağır bir tezahürüdür. Aynı aileden dört kişinin yaşamını yitirmesi nedeniyle bu olayın sıradan bir adli vaka veya münferit bir cinayet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yaşananlar toplumsal sonuçları itibarıyla bir aile katliamıdır.
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İnsan Hakları Derneği Hakkâri Şubesi tarafından hazırlanan ön gözlem ve değerlendirme raporunda da belirtildiği üzere, olayın aile içi şiddet iddiaları, uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar ve olası başvuru süreçleri bağlamında araştırılması gerekmektedir. Raporda, katledilen Gülşen Gezer'in şiddete maruz kaldığına ilişkin çeşitli girişimlerde bulunduğu yönündeki iddiaların aile bireyleri tarafından aktarıldığı ifade edilmiştir. Bu iddialar doğruysa, yalnızca bireysel bir failden değil, görevlerini yerine getirmeyen kurumsal mekanizmalardan da söz etmek gerekecektir.
Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı bölge kentlerinde son yıllarda güvenlik görevlilerinin, uzman çavuşların, korucuların veya silahlı kamu personelinin karıştığı çok sayıda şiddet vakası, kadın cinayeti ve ölümle sonuçlanan olay kamuoyunun gündemine gelmiştir. Bu vakaların önemli bir kısmında etkili soruşturma yürütülmediği, soruşturmaların kamu vicdanını tatmin edecek şekilde sonuçlandırılmadığı veya olayların kısa süre içerisinde gündemden düşürüldüğü yönünde ciddi toplumsal kaygılar bulunmaktadır.
Silah taşıma ve kullanma yetkisinin devlet tarafından verilmiş olması, bu yetkinin özel yaşamda yaratabileceği risklerin de devlet tarafından denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Devlet adına güç kullanma yetkisine sahip kişilerin aile içi şiddet, psikososyal riskler, öfke kontrolü ve kadınlara yönelik şiddet bakımından düzenli değerlendirmeye tabi tutulmaması, yaşanan faciaların yapısal bir boyut kazandığını göstermektedir.
Şiddet yalnızca bireysel bir davranış değildir. Şiddet aynı zamanda siyasal, toplumsal ve kurumsal mekanizmalar tarafından üretilen, yeniden üretilen ve kimi zaman görünmez kılınan bir olgudur. Bir toplumda failler hesap vermiyorsa, soruşturmalar etkili yürütülmüyorsa, kadınların yardım çağrıları karşılık bulmuyorsa ve silahlı kamu görevlileri yeterli denetime tabi tutulmuyorsa ortaya çıkan sonuç yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir insan hakları ve demokrasi sorunudur.
Kadın cinayetleri ve aile içi katliamlar tesadüf değildir. Bunlar erkek egemen şiddet kültürünün, cezasızlık politikalarının ve koruyucu mekanizmaların yetersizliğinin sonucudur. Kadınların yaşam hakkını korumayan sistemler, faillerin cesaretlenmesine ve benzer suçların tekrar etmesine zemin hazırlamaktadır.
Şedinli'de yaşamını yitiren Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir'in ölümü yalnızca bir adli dosya konusu değildir. Bu olay, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü, kadına yönelik şiddeti önleme sorumluluğu ve kamu görevlilerini denetleme görevi bakımından ciddi sorular doğurmaktadır.
Bugün sorulması gereken temel soru şudur: Daha kaç kadın öldürülmeli, daha kaç aile yok edilmeli, daha kaç çocuk annesiz ve babasız bırakılmalıdır ki ilgili kurumlar etkili önleyici mekanizmaları hayata geçirsin? Daha kaç katliam yaşanmalıdır ki cezasızlık kültürüyle yüzleşilsin ve yaşam hakkını önceleyen politikalar geliştirilsin?
Şedinli'de yaşanan ve dört yurttaşın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bu katliamın üzerinin örtülmemesi, olayın bütün boyutlarıyla açığa çıkarılması, olası kurumsal ihmallerin araştırılması, cezasızlık uygulamalarının teşhir edilmesi ve benzer acıların yeniden yaşanmaması için ilgili bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin etkin denetim mekanizmalarını işletmesi zorunludur. Yaşam hakkının korunması, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, adaletin tesis edilmesi ve benzer olayların tekrarının engellenmesi amacıyla gerekli idari, hukuki ve kurumsal girişimlerde bulunulması elzemdir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Şedinli'de yaşanan katliamın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla hükümet düzeyinde özel bir koordinasyon yürütülmekte midir?
Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı bölge kentlerinde son on yılda yaşanan kadın cinayetleri ve aile içi katliamlara ilişkin merkezi bir veri tabanı bulunmakta mıdır?
Bölge illerinde görev yapan silahlı kamu görevlilerinin karıştığı şiddet olaylarına ilişkin özel bir risk analizi yapılmış mıdır?
Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında bölgesel farklılıkları dikkate alan özel politikalar geliştirilmekte midir?
Şedinli katliamı sonrasında ilgili kurumların uygulamalarının incelenmesi amacıyla herhangi bir çalışma başlatılmış mıdır?
Kadınların aile veya geleneksel baskı mekanizmalarından bağımsız biçimde adalete erişimini güçlendirmek için hangi çalışmalar yürütülmektedir?
Silahlı kamu görevlilerinin psikososyal denetimine ilişkin kurumlar arası bir mekanizma bulunmakta mıdır?
Son yıllarda bölgede yaşanan benzer olayların ortak nedenlerini araştıran herhangi bir resmi rapor hazırlanmış mıdır?
Hükümetin kadın cinayetleri ve aile içi katliamlarla mücadele konusunda ölçülebilir hedefler içeren bir eylem planı bulunmakta mıdır?
Şedinli'de yaşamını yitiren Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir'in katledilmelerine yol açan sürecin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve benzer olayların önlenmesi için hangi somut adımlar atılacaktır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, Ilgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.
Bu itibarla, Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından verilen 7/45793 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere diğer bakanlıkların görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06560 Beştepe-ANKARA Telefon No:(312) 525 43 82 •
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı