Marmara 6 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde açlık grevinde olan bir mahkuma ilişkin
Kaynak göster
Ayten Kordu (DEM Parti), 16 Temmuz 2026 tarihinde 7/46580 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Marmara 6 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde açlık grevinde olan bir mahkuma ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46580, 16 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46580-marmara-6-nolu-l-tipi-kapali-cezaevinde-aclik-grevinde-olan-bir-mahkuma-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3e2faff4-a944-42ab-8d86-019f70635e47
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 91 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Marmara L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 6 No'lu Cezaevi'nde tutulan Grup Yorum üyesi Can Kaba'nın, cezaevindeki tutulma koşullarına karşı 56 gündür açlık grevinde olduğu kamuoyuna yansımıştır. Can Kaba'nın kaleme aldığı mektup ile avukatları ve kamuoyuna yansıyan bilgiler; ceza infaz kurumlarında giderek yaygınlaşan tecrit uygulamaları, sürekli kamera gözetimi ve temel haklara yönelik kısıtlamalar konusunda ciddi iddialar içermektedir.
İddialara göre Can Kaba, yaklaşık 8 metrekarelik hücrelerde iki kişi olarak tutulmakta, günün yaklaşık 22 saatini bu dar alanda geçirmek zorunda bırakılmaktadır. Hücrelerin yetersiz havalandırılması nedeniyle sağlık sorunları yaşandığı belirtilmekte; sürekli kamera gözetimi altında tutulmanın ise insan onuru ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği ifade edilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bunun yanında haberleşme hakkı kapsamında mektup gönderimi ve tesliminde sorunlar yaşandığı, kitap ve süreli yayınlara erişimin keyfi biçimde sınırlandırıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır. Bu uygulamalar Anayasa'nın kişi dokunulmazlığı, haberleşme özgürlüğü ve insan onurunun korunmasına ilişkin hükümleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan haklar bakımından ciddi tartışmalara neden olmaktadır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi, Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın 2016 yılındaki cezaevi sürecinde bireysel başvurusu üzerine verdiği emsal kararda, ceza infaz kurumlarında kamera uygulamalarına ilişkin şikâyetlerin etkili biçimde incelenmemesini özel hayata saygı hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlali olarak değerlendirip tazminat cezası ödenmesine hükmetmiştir. Bu karar, güvenlik tedbirlerinin temel hakları ortadan kaldıracak şekilde uygulanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Can Kaba'nın açlık grevinin elli altıncı gününe ulaşmış olması dikkate alındığında, yaşam hakkının korunması ve telafisi güç sonuçların önlenmesi bakımından kamu makamlarının gerekli tedbirleri alması büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda
SORULAR
Marmara L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 6 No'lu Cezaevi'nde Can Kaba'nın tutulduğu bölümde 7/24 kamera ile izleme uygulanmakta mıdır? Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?
Anayasa Mahkemesinin Milletvekili Meral Danış Beştaş başvurusunda ortaya koyduğu ilkeler doğrultusunda, ceza infaz kurumlarında kamera uygulamalarının özel hayatın gizliliği bakımından yeniden değerlendirilmesine yönelik Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?
Can Kaba'nın mektup gönderme ve alma hakkı ile kitap ve süreli yayınlara erişiminin kısıtlandığı iddiaları doğru mudur? Son bir yıl içerisinde Can Kaba hakkında kaç mektup ve kaç kitap "sakıncalı" bulunarak kendisine teslim edilmemiştir?
Can Kaba'nın açlık grevinin başlamasından bu yana sağlık durumu nasıl takip edilmektedir? Bağımsız sağlık kuruluşlarının değerlendirme yapmasına izin verilmesi planlanmakta mıdır?
Can Kaba'nın normal koğuş sistemine alınması ve ağırlaştırılmış tecrit koşullarının sonlandırılmasına ilişkin talepleri değerlendirilmiş midir? Değerlendirildiyse sonucu nedir?
Ceza infaz kurumlarında uygulanan kuyu tipi yüksek güvenlikli infaz rejiminin insan hakları standartları bakımından yeniden gözden geçirilmesi ve ulusal/uluslararası insan hakları mekanizmalarının eleştirileri doğrultusunda düzenleme yapılmasına yönelik Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir