İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/46752 CEVAPLANMADI

Velayeti yabancı uyruklu annesine verildikten sonra hayatını kaybeden bir çocuğa ilişkin

Kaynak göster

Aysu Bankoğlu (CHP), 17 Temmuz 2026 tarihinde 7/46752 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Aysu Bankoğlu (CHP, Bartın). “Velayeti yabancı uyruklu annesine verildikten sonra hayatını kaybeden bir çocuğa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46752, 17 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46752-velayeti-yabanci-uyruklu-annesine-verildikten-sonra-hayatini-kaybeden-bir-cocuga-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9e762476-f678-4c06-a446-019f7f6c74dd

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 90 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki yazılı sorularımın Anayasa'nın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Iç Tüzüğünün 96. Maddesi gereğince Dışişleri Bakan Hakan FİDAN tarafından yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2'nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu hüküm altına alınmıştır. Anayasa'nın 5'inci maddesinde ise devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin temel hak ve hürriyetlerini korumak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmıştır.

Anayasa'nın 17'nci maddesi herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını güvence altına almaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Anayasa'nın 41'inci maddesi uyarınca aile Türkiye toplumunun temelidir. Aynı maddede her çocuğun korunma ve bakımdan yararlanma hakkına sahip olduğu, çocuğun üstün yararının gözetilmesinin devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğu açıkça düzenlenmiştir.

Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3'üncü maddesi, çocukları ilgilendiren bütün işlemlerde çocuğun üstün yararının temel düşünce olması gerektiğini hükme bağlamaktadır. Aynı Sözleşmenin 6'ncı maddesi çocukların yaşama hakkını güvence altına almakta, 9'uncu maddesi ise çocuğun anne ve babasıyla kişisel ilişki kurma hakkının korunmasını öngörmektedir.

Basına yansıyan bilgiler ve kamuoyuna yapılan açıklamalara göre Türk Cumhuriyeti vatandaşı baba ile Yunanistan vatandaşı annenin müşterek çocuğu olan Aren Eren, velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlığı kapsamında yürütülen adli süreç sonucunda Türkiye'den annesine teslim edilerek Yunanistan'a götürülmüştür.

Velayet kararının uygulanmasının ardından çocuğun yaşam koşullanı, sağlık durumu ve gelişimine ilişkin kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar ortaya çıkmış, baba tarafından çeşitli mercilere başvurularda bulunulduğu ifade edilmiştir.

17 Aralık 2025 tarihinde Aren Eren'in Yunanistan'da hastaneye kaldırıldığı ve aynı gün yaşamını yitirdiği kamuoyuna yansımıştır. Olay sonrasında Yunanistan adli makamlarınca soruşturma başlatıldığı, çocuğun annesinin gözaltına alınarak daha sonra tutuklandığı, olayın ihmal ve kötü muamele yönünden soruşturulduğu ulusal ve uluslararası basında yer almıştır.

Basına yansıyan adli tip değerlendirmelerinde çocuğun uzun süreli ağır beslenme yetersizliği sonucu yaşamını kaybettiği yönünde tespitlerin bulunduğu belirtilmektedir. Yunanistan'da yürütülen soruşturmada, 4 yaşındaki Aren Eren'in ölüm nedeninin otopsi raporuna göre uzun süreli açlık ve susuzluğa bağlı çoklu organ yetmezliği olduğu ileri sürüldü. Soruşturma dosyasında, çocuğun ölümüne giden süreçte ciddi kilo kaybı yaşadığı, 17 kilodan 9 kiloya kadar düştüğü ifade edilmiştir. Aynı soruşturma kapsamında ailenin diğer çocuklarının durumunun da Yunanistan makamlarınca inceleme konusu yapıldığı ifade edilmektedir.

Yaşanan bu olay yalnızca bireysel bir velayet uyuşmazlığı olmaktan çıkmış, uluslararası çocuk koruma mekanizmalarının işletilmesi, devletlerin diplomatik koruma yükümlülüğü, çocukların üstün yararının gözetilmesi ve sınır aşan aile hukukuna ilişkin uygulamaların etkinliği bakımından kamu vicdanını derinden etkileyen bir mesele hâline gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşlarının ve vatandaşlarının çocuklarının temel haklarının korunmasına yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde çeşitli diplomatik ve konsolosluk mekanizmalarına sahiptir. Özellikle çocukların yaşam hakkının, fiziksel bütünlüğünün ve üstün yararının tehlikeye girdiği durumlarda ilgili devlet makamlarının uluslararası iş birliği mekaniz malarını etkin biçimde işletmesi, diplomatik girişimlerde bulunması ve süreci yakından takip etmesi hukuk devleti ilkesinin doğal sonucudur.

Bu kapsamda olay süresince Bakanlığın bilgi sahibi olup olmadığı, herhangi bir diplomatik girişimde bulunup bulunmadığı, ilgili ülke makamlarıyla resmi temas gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve soruşturmayı hangi düzeyde takip ettiği hususlarının açıklığa kavuşturulması kamu yararı açısından önem taşımaktadır.

Bu bilgiler ışığında;

SORULAR

  1. Bakanlığınız, Aren Eren'in Yunanistan'daki yaşam koşullarından ilk kez ne zaman haberdar olmuştur?

    • Baba veya yakınları tarafından Dışişleri Bakanlığına herhangi bir başvuru yapılmış mıdır? 3. Yapıldıysa hangi tarihlerde hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?

  2. Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği veya ilgili Başkonsolosluklar dosyaya ilişkin herhangi bir diplomatik girişimde bulunmuş mudur?

  3. Yunanistan makamlarından çocuğun sağlık durumu hakkında resmi bilgi talep edilmiş midir? 'Türkiye'nin diplomatik temsilcilikleri baba ile irtibat kurmuş mudur?

  4. Çocuğun babasıyla görüştürülmesi için herhangi bir diplomatik girişimde bulunulmuş mudur?

  5. Türkiye ile Yunanistan arasında çocuk koruma mekanizmaları kapsamında herhangi bir yazışma/ görüşme gerçekleştirilmiş midir?

  6. Yunanistan'daki sosyal hizmet kuruluşlarından bilgi talep edilmiş midir?

  7. Çocuğun yaşam hakkının risk altında olduğuna ilişkin herhangi bir uyarı bakanlığınıza ulaşmış mıdır?

  8. Ulaştıysa neden daha etkili diplomatik girişimlerde bulunulmamıştır?

  9. Bakanlığınız olayın ardından Yunanistan makamlarından ayrıntılı soruşturma dosyasını istemiş midir? 12. Türkiye soruşturmayı diplomatik düzeyde takip etmekte midir?

  10. Olayın uluslararası çocuk hakları sözleşmeleri kapsamında değerlendirilmesi için herhangi bir girişim yapılmış midır?

  11. Türkiye Cumhuriyeti, hayatta olduğu belirtilen diğer kardeşlerin sağlık durumunun tespiti amacıyla resmi girişimde bulunacak mıdır?

  12. Diğer çocukların korunmasına yönelik herhangi bir diplomatik girişimde bulunulacak mldu midir? 16. Bakanlığınız, gerekli görülmesi halinde davaya müdahil olmayı veya uluslararası hukuk yollarını kullanmayı değerlendirmekte midir?

  13. Benzer olayların tekrar yaşanmaması amacıyla Türkiye ile Yunanistan arasında çocuk koruma konusunda yeni bir iş birliği mekanizması kurulması yönünde çalışma yürütülmekte midir?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir