Aksaray'da otizmli bir çocuk ve annesine karşı gerçekleştirilen saldırıya ilişkin
Kaynak göster
Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti), 29 Temmuz 2026 tarihinde 7/47229 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Semra Çağlar Gökalp (DEM Parti, Bitlis). “Aksaray'da otizmli bir çocuk ve annesine karşı gerçekleştirilen saldırıya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47229, 29 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47229-aksaray-da-otizmli-bir-cocuk-ve-annesine-karsi-gerceklestirilen-saldiriya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/862da928-00da-4ca4-a351-019fb23e342b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 78 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİ tarafından Anayasanın 98' inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Basına yansıyan bilgilere göre Aksaray'da yaşayan otizmli çocuk E.Y.Ö., mahallede dolaşmasından rahatsız olduklarını belirten komşularının ayrımcı ve aşağılayıcı ifadelerine maruz kalmış, ardından fiziksel saldırıya uğramıştır.
Çocuğun annesi Emine Ö., ilk saldırının ardından polisi arayarak şikâyetçi olduğunu; şikâyet edilen kişiler tarafından ifadesini geri çekmesi amacıyla tehdit edildiğini belirtmiştir. Özcan'ın şikâyetini geri çekmeyeceğini bildirmesinin ardından, ertesi gün evlerinin avlusunda hem anneye hem de çocuğa yeniden saldırıldığı iddia edilmiştir. Aldığı darbeler sonucunda gözünde, başında ve boynunda ciddi yaralanmalar meydana gelen çocuğun yoğun bakımda tedavi gördüğü açıklanmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İlk saldırının kolluk makamlarına bildirilmesine rağmen ailenin tehdit edilmesi ve ikinci kez saldırıya uğraması, gerekli koruyucu ve önleyici tedbirlerin zamanında alınıp alınmadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Engelli bir çocuğun engelliliği hedef alınarak aşağılanması, yaşadığı mahalleden dışlanmak istenmesi ve ağır şiddete maruz bırakılması yalnızca münferit bir adli vaka olarak değerlendirilemez. Olay, engellilere yönelik ayrımcılığın ve toplumsal dışlamanın ağır bir sonucu olarak ele alınmalıdır.
Anayasa'nın eşitlik, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve çocukların korunmasına ilişkin hükümleri ile 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, kamu makamlarına engelli çocukları ayrımcılığa ve şiddete karşı etkili biçimde koruma yükümlülüğü getirmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
E.Y.Ö. ve annesine yönelik saldırılar hangi tarihlerde ve saatlerde gerçekleşmiştir? Kolluk birimlerine yapılan ilk ihbar ile olay yerine intikal arasında ne kadar süre geçmiştir?
İlk saldırının ardından anne ve çocuğun şikâyetleri alınmış mıdır? Şikâyet üzerine saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişiler hakkında hangi adli ve idari işlemler yapılmıştır?
Ailenin, şikâyetini geri çekmesi amacıyla tehdit edildiğine ilişkin bilgi kolluk birimlerine iletilmiş midir? İletilmişse aileyi ve çocuğu korumak amacıyla hangi koruyucu ve önleyici tedbirler alınmıştır? Herhangi bir tedbir alınmamışsa bunun gerekçesi nedir? Tedbir alınmamasında ihmali veya görev kusuru bulunan kamu görevlileri hakkında idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?
İkinci saldırının ardından kaç kişi gözaltına alınmış ve adli mercilere sevk edilmiştir?
Şüpheliler hakkında hangi adli tedbirler uygulanmıştır?
Saldırının çocuğun otizmli olması nedeniyle gerçekleştirildiğine ilişkin iddialar soruşturma kayıtlarına geçirilmiş midir? Olayın engellilik temelinde ayrımcı saikle işlendiği değerlendirilmekte midir?
Anne ve çocuğun güvenliğinin sağlanması, yeniden tehdit veya saldırıya uğramalarının önlenmesi amacıyla hâlen hangi tedbirler uygulanmaktadır?
Son beş yılda engelli çocuklara yönelik şiddet, tehdit ve kötü muamele iddiasıyla kolluk birimlerine kaç başvuru yapılmıştır? Benzer olayların önlenmesi ve kolluk personelinin engellilik temelli ayrımcılık konusunda eğitilmesi amacıyla hangi çalışmalar yürütülmektedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir