10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen patlamaya ilişkin
Kaynak göster
Celal Fırat (DEM Parti), 12 Ekim 2023 tarihinde 7/5592 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 5 Ocak 2024).
Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen patlamaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/5592, 12 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-5592-10-ekim-2015-tarihinde-ankara-garinda-meydana-gelen-patlamaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cbc6aae5-4a52-4478-a737-018b244715eb
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 85 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasynn arz ederim.
Celal FIRAT Istanbul Milletvekili
Türkiye tarihinin en kanlı intihar saldırısı olarak kayıtlara geçen 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamının üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, katliamın neden engellenmediği, katliamın yaşanmasında sorumluluğu bulunanların neden yargılanmadığı halen aydınlatılmayı beklemektedir. Saldırıda yakınlarını kaybedenler "ne acılar hafifledi ne de adalet sağlandı" demektedir. 104 insanımızın yaşamını yitirdiği, resmi kaynaklara göre 391 insanımızın yaralandığı Ankara Gar katliamında ihmali ve sorumluluğu bulunan en alt düzeyden en üst yetkililere kadar bütün kamu görevlileri ile birlikte bu eylemi planlayan ve yardım edenlerin yargı önüne çıkartılması yaşanan acıları bir nebze hafifletebilecektir.
Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aralarında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (IMMOB) de bulunduğu çeşitli meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının yaptığı çağrı ile Ankara'da düzenlenecek olan mitingde "savaş politikalarına karşı barışta ısrarcı olmak" vurgusu
" yapılmaktaydı.
Ankara Valiliği tarafından izin verilen mitingin programı uyarınca, katılımcılar 10:00'da Ankara Tren Garı önünde buluşacak, buradan Sıhhiye Meydanı'na yürüyecek ve 12:00'de bu meydanda barış mitingi gerçekleştireceklerdi. Ancak kalabalığın yeni toplanmaya başladığı 10:04"te üç saniye arayla iki patlama meydana geldi.
Saldırıdan yaklaşık sekiz ay sonra, Haziran 2016'da iddianame hazırlanmış, İddianamede, canlı bombaların birinin İŞİD'li 1990 doğumlu Yunus Emre Alagöz olduğu, diğerinin ise kimliği tespit edilemeyen Suriye uyruklu bir kişi olduğu belirtilmiştir.
10 Ekim Ankara Gar Katliamının üzerinden geçen 8 yıla rağmen aydınlatılmayı bekleyen hala pek çok karanlık nokta bulunmaktadır.
Katliamın ardından soruşturma savcılarının ilk yaptıkları iş soruşturma dosyasına kısıtlılık kararı ve yayın yasağı uygulanmasını sağlayarak, soruşturma sürecinde yapılan işlemleri kamuoyundan gizlemek olmuştur. Böylece mağdur taraf ve kamuoyu yapılan hiçbir işlemden bilgi sahibi olamamış ve soruşturma sürecine dahil edilmemiştir. Ancak dava sürecinde görülmüştür ki soruşturma esnasında deliller doğru düzgün toplanmamış, failler ciddi olarak araştırılmamış, en önemli deliller mahkemeden ve kamuoyundan gizlenmiş, katliam faillerine yol veren ve görevini yapmayan kamu görevlilerine hiç dokunulmamış. Soruşturmanın gizliliği aslında gerçekleri gizlemek için kullanılmıştır.
8 yıldır kimliği tespit edilmeyen canlı bombanın beyaz ayakkabısından katliamı çözdüğünü iddia eden emniyet, her nedense katliamın en önemli faillerini canlı ele geçirmemiştir. Canlı bombaları taşıyan H. İbrahim Durgun ve katliamı organize eden Yunus Durmaz'ın yakalanmak üzereyken şüpheli bir şekilde çatışmada kendilerini patlattıkları ileri sürülmüştür. Diğer önemli bir fail olan M. Kadir Cebael'in de aynı şekilde çatışmada öldüğü iddia edilse de yapılan otopside bitişik atışla (yakın mesafeden ateş edilerek) öldürüldüğü anlaşılmıştır.
Katliamla ilgili içişleri bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından düzenlenen ön raporda bir kısım Ankara emniyet müdürlüğü amirleri hakkında katliamdan önce gelen istihbaratları gizlemeleri ve dikkate almamaları sebebiyle soruşturma açılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu rapora rağmen hiçbir polis amiri hakkında soruşturma yapılmamıştır.
Canlı bombalar Ankara'ya gelirken onlara eskortluk yapan Yakub Şahin ile örgütün nakliyecisi Hüseyin Tunç, katliamdan 10 gün önce Nizip'te bomba malzemesi satın alırken satıcının şüphelenmesi ve emniyete ihbar etmesi üzerine Nizip emniyetinin kimlikleri Gaziantep emniyetine bildirmesine rağmen katliamdan önce haklarında hiçbir işlem yapılmamıştır. Ayrıca katliamı soruşturan Ankara emniyeti ve Ankara savcılığının katliamdan sonra kendilerine gelen bu ihbarla ilgili evrakı gizlediği ve soruşturma dosyasına koymadığı da sonradan ortaya çıkmıştır.
Katliamı gerçekleştiren failler, canlı bombalar, silahlar ve mühimmatlar, Suriye sınırından Türkiye'ye getirilmiştir. Bu sınır geçişlerini organize eden katliamın firari sanığı olan İlhami Balı ve ekibi, aynı zamanda sınırlardan çok sayıda yabancı militanın Suriye'ye ve Türkiye'ye girip çıkmasını da sağlamıştır
Emniyetin, katliam failleriyle birlikte İŞİD'in Gaziantep'teki gizli hücre evleri ve depolarına girip çıktıklarını tespit ettiği, ancak gerçek kimliklerinin tespit edilmesi için ciddi bir araştırma yapmadığı ve sadece x-y olarak kodlamakla yetindiği 32 İŞİD'li hakkında bugüne kadar dava açılmamıştır.
Yargılama sürecinde mağdur avukatları, özelikle İçişleri Bakanlığı'nın mülkiye müfettişlerinin hazırladığı rapora dayanarak saldırıda kamu görevlilerinin ihmali olduğunu savunmuştur. Söz konusu rapor ve basına daha önce yansıyan bilgilere göre; İŞİD'e bağlı bir grubun Ankara dahil bazı illerde HDP'ye yönelik saldırı düzenleyebileceği istihbaratının, saldırıdan önce emniyet birimlerine verildiğine ve kalabalık yerler ile mitinglerin özel olarak hedef olabileceği uyarısının yapıldığına işaret edilmesine rağmen, böyle bir katliamın engellenmemesi, kamu gücünün bu saldırıyı bilinçli olarak önlemek istemediği düşüncesini haklı olarak akıllara getirmektedir.
Tüm bunlara göre;
I- Katliamı organize eden en önemli failler neden canlı ele geçirilmemiştir?
SORULAR
Katliama dair mülkiye müfettişleri raporunun bazı bölümleri neden ısrarla saklanmaktadır? Raporda gizlenen hangi gerçekler vardır?
Katliamdan önce gelen istihbaratları gizlemeleri ve dikkate almamaları sebebiyle soruşturma açılması gerektiği mülkiye müfettişleri raporunda belirtilmesine rağmen hiçbir polis amiri hakkında neden soruşturma yapılmamıştır?
Katliamdan 10 gün önce bomba malzemesi alırken ihbar edilen katliam failleri neden katliamdan önce yakalanmamışlardır?
Katliamdan önce haklarında ihbar olmasına ve teknik takipte olmalarına rağmen Gaziantep emniyetinin bu katliam faillerini neden yakalamadığı ve katliamı soruşturan Ankara emniyeti ve Ankara savcılığı bu ihbarla ilgili evrakı neden gizlemektedir? Katliamdan önce adım adım izlendikleri anlaşılan katliam faillerinin ve canlı bombaların sınırdan geçmelerine kimler neden göz yummuştur?
İlhami Balı, yıllar boyunca tüm faaliyetleri emniyet ve jandarma tarafından sıkı takipte olmasına ve hakkında çok sayıda soruşturma bulunmasına rağmen neden yakalanmamıştır?
İŞİD militanlarının sınır geçişlerine göz yuman kamu görevlileri hakkında neden hiçbir işlem yapılmamıştır? Sınırlardaki İŞİD faaliyetleri bilinmesine rağmen binlerce militanın sınırdan geçişine kim nasıl izin vermiştir?
Sanıklara ait dijital deliller ve sanıklar hakkındaki istihbarat raporları neden dosyaya gönderilmemiştir?
Katliam faillerinden bazılarının gerçek kimlikleri neden hala neden tespit edilmemiştir? Katliamla ilgili tüm gerçekler neden kamuoyuna açıklanmamaktadır?
Katliamın talimatını verdiği anlaşılan Ebu Zeyneb kod adlı İŞİD emirinin gerçek kimliği neden tespit edilmemiş ve hakkında neden dava açılmamıştır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·
İlgi yazı ekinde yer alan İstanbul Milletvekili Celal FIRAT'a ait 15592 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.
Ankara Gar Kavşağında meydana gelen patlamalarda 2 (iki) teröristin yanı sıra, maalesef 100 (yüz) kişi hayatını kaybetmiş, 420 (dört yüz yirmi) kişi de yaralanmıştır.
Hain eylemi gerçekleştiren canlı bombalardan Yunus Emre ALAGÖZ'ün 20.07.2015 tarihindeki Şanlıurfa/Suruç saldırısını gerçekleştiren Şeyh Abdurrahman ALAGÖZ'ün ağabeyi olduğu, diğer teröristin ise açık kimlik bilgilerine ulaşılamayan Suriye uyruklu erkek bir şahıs olduğu tespit edilmiştir.
Meşum eylemin soruşturma sürecinde eylem planlamasında yer aldığı yönünde bilgiler elde edilen şahısların yakalanmasına yönelik Gaziantep'te 14.11.2015 (Halil İbrahim DURGUN) ve 19.05.2016 (Yunus DURMAZ) tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda şüpheliler intihar yeleklerini patlatarak kendilerini öldürmüşlerdir.
Menfur saldırıyla ilgili yapılan soruşturma neticesinde 36 (otuz altı) şüpheli hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış, anılan mahkemenin 03.08.2018 tarihli gerekçeli kararı ile tutuklu bulunan 19 (on dokuz) şahıs hakkında "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasına hükmedilmiştir.
Firari şüphelilerden Kadir CABAEL'in yakalanmasına yönelik 16.10.2016 tarihinde yapılan operasyon esnasında, görevlilerimize silahlı saldırıda bulunan terörist ölü olarak ele geçirilmiştir. Halen firari olan 16 (on altı) şüpheli şahıstan 13 (on üç)'ü terör arananlar listesinde (3 (üç) Kırmızı, 8(sekiz) Mavi, 2(iki) Turuncu) kategoride diğer 3 (üç)'ü ise "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırma ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan aranmaktadır. 100 (yüz) masum kişinin ölümüne 420 (dört yüz yirmi) kişinin de yaralanmasına sebep olan eylemde yer aldığı tespit edilen 16 (on altı) teröristin, yurtdışındaki terör örgütlerine katıldıkları ve Türkiye'de bulunmadıkları anlaşılmış olup; bazıları hakkında öldüklerine dair bilgiler bulunan teröristlerin yakalanması için adli ve idari bütün tedbirler alınmıştır.
Türkiye'nin terörle mücadelesi kesintisiz bir şekilde sürmekte olup; son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar kararlılıkla devam edilecektir.
Ali YERLİKAYA Bakan Adres : Konur Sokak No:42 Çankaya/Ankara Ayrıntılı Bilgi : 0312 462 25 79
Ali YERLİKAYABakan