IŞİD tarafından kaçırıldığı tespit edilip Ankara'da bulunan bir kız çocuğuna ilişkin
Kaynak göster
Adalet Kaya (DEM Parti), 31 Ekim 2023 tarihinde 7/6016 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 280 gün sonra, 6 Ağustos 2024).
Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır). “IŞİD tarafından kaçırıldığı tespit edilip Ankara'da bulunan bir kız çocuğuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/6016, 31 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-6016-isid-tarafindan-kacirildigi-tespit-edilip-ankara-da-bulunan-bir-kiz-cocuguna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e3ec18e7-a8e5-4646-8cb8-018b89d36a3a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 280 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla dilerim.
Adalet KAYA Diyarbakır Milletvekili
IŞİD tarafından 2017 yılında Türkiye'ye kaçırılan, ardından derin internette (dark web) satışa çıkarılan ve Ankara'da Şubat 2021'de örgütün hücre evine düzenlenen operasyonla kurtarılan Ezidi kız çocuğun aynı aileye teslim edildiği 25 Ekim 2023'te ortaya çıkarılmış, kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine çocuk tekrardan korumaya alınmıştır. Skandalın ortaya çıkarılmasının ardından 26 Ekim 2023'te IŞİD yöneticisine Ezidi kız çocuğunu kaçak yollarla Türkiye'ye getirmek ve hürriyetinden yoksun kılmak suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Ankara 15'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüştür. İzleyici olarak katıldığım ilk duruşmada mahkeme heyetinin sergilediği keyfi tavır hukukla bağdaşmamaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Duruşma hâkimi, farklı STK ve barolardan gelerek davaya müdahil olmak isteyen kalabalık bir avukat grubunu görünce celseyi açmayacağını belirterek cübbesini çıkarmıştır. Hakim davayı takip etmek isteyen avukat ve izleyicilere "Sizin kim olduğunuzu, ne amaçla geldiğinizi biliyorum" gibi ifadelerde bulunmuştur. Avukatlar, hâkimin usulsüz işlemi neticesinde tutanak tutmuş ve duruşmanın başlamasını sağlamıştır. Ancak çocuğun üstün yararının korunması için müdahillik talep eden hukuk derneklerinden gelen avukatların talepleri reddedilmiş, sadece Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatının davaya katılmasına izin verilmiştir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda sosyal çalışmacı olarak görev yapan K A duruşmada tanık olarak dinlenmiştir. Akpınar çocuğun aileye dönmek için istekli olması nedeniyle aileye teslim edildiğini ve kimlik üzerinde gösterilen annesine teslim edildiğini, annenin ise IŞİD ile bağlantılı olmadığını iddia etmiştir. Ezidi kız çocuğu, Türkiye'ye kaçak yollarla getirildiği ve getirenler onu satın alan şahıslar olduğu halde tanığın "çocuğun annesi" ifadesini kullanması tepki çekmiştir.
Kaçırılan Ezidi kadın ve kız çocukların IŞİD hücrelerinde tutulduğunu ve derin internette satıldığını haberleştiren, Şubat 2021'de kurtarılmasına şahitlik eden gazeteci Hale Gönültaş tanığın yalan beyanda bulunduğunu söyleyerek kendisinin de tanık olarak dinlemesini istemiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da Gönültaş'ın tanık olarak dinlemesini talep etmesine rağmen mahkeme heyeti gazetecinin tanıklık talebini reddetmiştir.
İlerleyen günlerde Valilik tarafından tutuklandığı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da gözaltına alındığı açıklanan Sabbah Ali Oruç'un tutuklanmadığı hatta gözaltına bile alınmadığı, ifade vermek üzere mahkemeye ailesiyle birlikte evinden gittiği ortaya çıkmıştır. 26 Ekim'de görülen duruşmaya katılmayan sanık Oruç hakkında mahkeme heyetinin yakalama kararı çıkartması üzerine Oruç, "uluslararası insan ticareti" suçlamasına ilişkin ifade vermek üzere 27 Ekim'de Ankara Adliyesi'ne gitmiştir. Duruşma salonunun önünde beklerken; Artı Gerçek muhabiri, Sabbah Ali Oruç'un eşine "Eşiniz dün gece göz altına alındı ve ardından da tutuklandı mı? Adliye'ye cezaevinden mi getirildi? Yoksa evden mi geldiniz?" sorusunu yöneltmiştir. Eşi de "Yok. Hayır tutuklanmadı. Evimize dün akşam polis gelmedi" yanıtını vermiştir. Oruç'un eşi ayrıca avukatlarının en yakın karakola giderek ifade vermelerini söylemesi üzerine 26 Ekim gecesi karakolda ifade verdiklerini belirtmiştir. O saatlerde hakkında yakalama kararı olan Oruç, ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır. Oruç mahkemedeki ifadesinin bitmesinin ardından ailesi ve avukatıyla birlikte Adliye'den ayrılmıştır.
Bu bağlamda;
I- Duruşmayı keyfi biçimde ertelemek isteyen ve hakkında tutanak tutulan hakim hakkında soruşturma başlatılacak mıdır?
SORULAR
Tanık ifadelerinin doğru olmadığını belirten gazeteci Hale Gönültaş'ın tanıklığının reddedilme gerekçesi nedir?
Sabbah Ali Oruç'un tutuklandığını söyleyerek kamuoyunu yanlış bilgilendiren Ankara Valiliği hakkında soruşturma açılacak mıdır?
Sabbah Ali Oruç'un gözaltına alındığını söyleyerek kamuoyunu yanlış bilgilendiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hakkında soruşturma başlatılacak mıdır?
Hakkında yakalama kararı olduğu halde Oruç'u ifadesinin altından gözaltına almayan kolluk güçleri hakkında soruşturma başlatılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1320736 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6016 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-974-3765/6853 Konu : Yazılı soru önergesi ©b 0/2028,
Sayın Adalet KAYA Diyarbakır Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6016 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve ili
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ELfFmWp - O7E1bBX - UGİXYVy - MSDİFA- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
II- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/11/2023 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçen hakkında ağır ceza mahkemesine açılan kamu davasının devam ettiği bildirilmiştir.
HI- Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğiyle yapılan yazışmaya verilen 20/11/2023 tarihli cevapta; soru önergesinde bahsi geçen hususa ilişkin olarak herhangi bir ihbar veya şikâyet kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
DE Lil
Yılmaz TUNÇBakan