İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/8980 GEÇ CEVAPLANDI · 289 GÜN

MESEM aracılığıyla çalıştırılan öğrencilere ve yaşanan iş kazalarına ilişkin

Kaynak göster

Özgür Karabat (CHP), 23 Ocak 2024 tarihinde 7/8980 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 289 gün sonra, 7 Kasım 2024).

Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “MESEM aracılığıyla çalıştırılan öğrencilere ve yaşanan iş kazalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/8980, 23 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-8980-mesem-araciligiyla-calistirilan-ogrencilere-ve-yasanan-is-kazalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/271a56ff-0a57-4872-9671-018d367fbfc1

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 289 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı maddesi gereğince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çocuk işçiliği ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. 4857 sayılı İş Kanunun 71. Maddesi "Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı" başlığı altında çocuk işçiliği ile ilgili sınırlamalar getirilmiştir. Buna göre çocuk ve genç işçilerin çalıştırılması eğitim süreçlerine ve mesleki yönelimlerine olumsuz etki etmeyecek biçimde sınırlanmıştır. Ayrıca kanunlarımız çocuk ve gençlerimizi sağlık ve güvenliklerini tehlikeye sokabilecek herhangi bir riske karşı da koruma altına almaktadır.

Öte yandan Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası normlar da çocuk işçiliğini sınırlandırmaktadır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 32. Maddesi, ILO 1999 tarihli ve 182 Nolu "En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi" ve 1973 tarihli 138 No'lu "Asgari Yaş Sözleşmesi", çocukları istihdamda sömürüye karşı korurken, çocuklarımızın eğitim süreçlerini de güvence altına almaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ülkemizde yoksulluk, istihdam ve geçim problemlerinin derinleşmesiyle birlikte çocuk işçilik daha da yaygın hale gelmektedir. Ayrıca kayıt dışı çalışmanın artması, çalışma hukukundaki açıklar ve eksiklikler ile denetimlerin yetersizliği özellikle çocukları, kadınları ve gençleri ağır çalışma koşullarına mahkum etmektedir.

Bütün bu koruyucu yasal mevzuata rağmen ülkemizde çocuklarımız ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalmakta, daha da vahimi bu çalışma şartlarından dolayı çocuklarımız ağır iş kazaları yaşamakta ve hatta hayatlarını kaybetmektedir.

Öyle ki 9 Aralık 2016'da Resmi Gazete'de yayımlanan kararla kurulan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM,), adeta çocuk işçiliğe yasal statü kazandırmıştır. Gelinen noktada MESEM kapsamında çalışan çocuk sayısı 1 milyon 400 bine ulaşmıştır. Çocuk işçiliğine yasal dayanak oluşturan ve çocuk emeği sömürüsüne yol veren bu uygulama kapsamında çalışan çocuklar asgari ücretin üçte birine çalışarak ucuz iş gücü kaynağı haline getirilmektedir. Ayrıca iş yerlerinde yaşanan iş kazaları ve iş cinayetlerindeki artışlar da sorunun derinleştiğini ve ihmal ve suiistimallerin arttığını göstermektedir.

Birçok ilimizde staj adı altında yürütülen ve 16 yaş altı çocukların denetimsiz, kontrolsüz, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalıştırıldığı bir durum yaşanmaktadır. Bu durumda çalışan çocuklarımız ne yazık ki iş cinayetlerinde yaşamını yitirmeye devam etmektedir. 21 Aralık 2023 tarihinde Diyarbakır'da 17 yaşındaki Ömer Çakar staj yaparken klima montajı için götürüldüğü Oto Galericiler sitesinde, çatı kattan düşmüş ve ağır yaralanmıştır. Hastaneye kaldırılan Ömer 6 gün sonra yaşamını yitirmiştir.

Yine geçtiğimiz Aralık ayında Kocaeli'nde 15 yaşındaki Ömer Girgin çırak olarak çalıştığı kaporta atölyesinde ağır yaralandıktan sonra kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

25 Eylül 2023 tarihinde Manisa'nın Alaşehir ilçesinde 16 yaşındaki lise öğrencisi Zekai Dikici, inşaatta elektrik tesisatı döşeme işi yaparken, 5'inci kattan düşerek ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir.

2022 yılının Ekim ayında Balıkesir'de 17 yaşındaki Emre Koç stajyer olarak çalıştığı mobilya atölyesinde devrilen suntaların altında kalarak yaşamını yitirmiştir. Bu örnekler yaşanan iş kazası ve ölümlü kazaların sadece basına yansıyan çok küçük bir bölümüdür. Öyle ki İSİG Meclisi'nin 2023 raporuna göre geçen yıl 14 yaş ve altındaki 22 çocuk işçi, 15-17 yaş arasındaki 32 çocuk/genç işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu sayılar maalesef kamuoyuna yansıyan vakaların çok küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.

Çeşitli illerimizde yaşanan ölümlü iş kazalarının ardından son olarak bir başka ölümlü kaza da İstanbul'da yaşanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı MESEM öğrencisi 14 yaşındaki Arda Tonbul İstanbul'daki bir demir çelik fabrikasında staj yaparken iş kazasında yaşamını yitirmiştir.

Mesleki eğitim merkezi (MESEM) kapsamında İstanbul Büyükçekmece'deki Özkanlar Metal'de çalışan 14 yaşındaki Arda Tonbul'un kafası 9 Ocak Salı günü makineye sıkışmış, makine başında tek başına çalıştırılan çocuk uzun süre fark edilmemiştir. Kaza sonrasında kalbi duran ve hastaneye kaldırılan Tonbul'un kalbi müdahale ile tekrar çalıştırılmış, ancak yeniden hayata dönen çocuk, yaşam savaşını beşinci günün sonunda maalesef kaybetmiştir.

Buna göre;

I) Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında staj adı altında eğitim alan çocuk sayısı kaçtır? Bu çocukların staj eğitimi aldıkları iş yerleri hangi sıklıkla ve kimler tarafından denetlenmektedir?

SORULAR

  1. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kurulduğundan bu yana bu kapsamda çalışan çocuklardan kaçı yaralanmış, kaç çocuk yaşamını yitirmiştir? Bu vakaların illere ve okullara göre dağılımı nasıldır?

  2. Mesleki Eğitim Merkezleri'nde yaşanan yaralanma ve ölümlü kazalar noktasında herhangi bir önlem almayı düşünüyor musunuz? Çocukların çalıştıkları iş yerlerini risk derecelerine göre sınırlamayı düşünüyor musunuz?

  3. Çocuk işçiliğine yasal statü kazandırdığı görülen bu uygulamaya son vermeyi düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 05.02.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1372311 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Özgür KARABAT tarafından yöneltilen 7/8980 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup 6331 sayılı Kanun kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktır.

Çocuk ve genç işçilerin sağlık ve güvenliklerini, fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişmelerini veya öğrenimlerini tehlikeye atmayacak çalışma şekillerine ilişkin esaslar Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile belirlenmektedir.

Bakanlığımız tarafından çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri bünyesinde Çocuk İşçiliği ile Mücadele Birimleri kurulmuştur. Ayrıca başta mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocukları olmak üzere, çalışan/çalışma riski altında olan çocukların çalışma hayatından çekilerek eğitime yönlendirilmelerini sağlamak, bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirmek amacıyla, Bakanlığımız tarafından ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte projeler yürütülmektedir.

Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmekledir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.

Bakanlığımız tarafından ülke genelinde kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında denetimler yürütülmektedir. Yaygın-yoğun denetim faaliyetlerinin yanı sıra risk analizi yöntemi kullanılarak riskli olduğu tespit edilen iş yeri/sektöre göre programlı denetimler de yapılmaktadır. Ayrıca, ihbar ve şikayetler kapsamında sigortasız olarak çalıştırıldığından şüphelenen vatandaşların bu durumu herhangi bir şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirmesi halinde konu öncelikle değerlendirilerek gerekli incelemeler ivedilikle yapılmaktadır. Vatandaşlar kayıt dışı istihdam konusundaki ihbar ve şikayetlerini; ALO 170'i arayarak, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Merkezlerine doğrudan veya CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) aracılığıyla iletebilmektedirler. Ayrıca, veri paylaşımı kapsamında birçok kamu kurum ve kuruluşu ile karşılıklı çapraz sorgulamalar yapılarak da kayıt dışılıkla mücadele edilmektedir."

Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

Telefan: (211704 AN an

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir