İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/9222 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 32 GÜN

İzmir'in Aliağa ilçesine söküm için gelen gemilere ve asbeste karşı alınan önlemlere ilişkin

Kaynak göster

Gökhan Günaydın (CHP), 26 Ocak 2024 tarihinde 7/9222 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 32 gün sonra, 27 Şubat 2024).

Gökhan Günaydın (CHP, İstanbul). “İzmir'in Aliağa ilçesine söküm için gelen gemilere ve asbeste karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9222, 26 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9222-izmir-in-aliaga-ilcesine-sokum-icin-gelen-gemilere-ve-asbeste-karsi-alinan-onlemlere-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/13bea416-861e-4f25-af77-018d545828f0

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 32 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 19 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.

Doç. Dr/Gökhan GÜNAYDIN ul Milletvekili CHP Grup Başkanvekili

Türkiye'de en fazla konuşulan ancak en az önlem alınan çevre kirliliğinin başında "asbest" geliyor. Endüstriyel anlamda en ciddi asbest, gemi söküm sanayisinde ortaya çıkıyor. Yarattığı çevre kirliliğinin yanı sıra, her yıl onlarca asbestli geminin söküldüğü İzmir Aliağa'nın bu faaliyetler sebebiyle erozyona uğradığı ve morfolojik yapısının bozulduğu uluslararası örgütlerin yanı sıra ulusal inceleme raporlarında da ortaya konuluyor.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Aliağa'daki gemi söküm faaliyetleri uzun yıllardır çevre ve işçi ihlalleri sebebiyle tartışma konusu. Aliağa'da sadece tehlikeli atık madde ve asbestli gemi söküm yapılmamakta. Örneğin sökülmek üzere İzmir'e getirilen Angola bandıralı Kuito isimli yüzer petrol rafinerisinin radyoaktif madde yüklü olduğu söküldükten sonra anlaşıldı. Radyasyon denetimi yapılmadan sökülen geminin, gemi söküm firmasının günlük denetim yapması için sözleşme yaptığı firmanın noter tasdikli ihtarnamesiyle ortaya çıktı. Gemide radyoaktif madde bulunduğunu sökülmeden önce Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İzmir Şubesi açıklamıştı. Geminin Türkiye karasularına girmeden durdurulması ve denetlenmesi uyarısı gerektiği belirtilmiş, İzmir Barosu Kent ve Çevre Komisyonu ile birlikte Çevre Mühendisleri Odası geri dönüşümün iptali istemiyle açtığı davayı gören İzmir 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Dönemin Aliağa Kaymakamı Bayram Yılmaz, 2015 yılında gemide radyoaktif madde olduğuna dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığını Kuito"nun ülke için büyük bir ekonomik kazanç olduğunu söylemişti. Kuito Felaketinden 7 yıl sonra bu sefer Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Grieg Green'in hazırladığı rapora dayanarak Sao Paulo Gemisi'nde sadece 9,6 ton asbest olduğunu söyleyerek asbesti küçümsemiş sonradan doğru olmayan raporla kamuoyunu manipüle etmişti.

Sök Denizcilik de dahil 8 tersane 2018'den bu yana AB listesinde yer alıyor. Ancak bu standartların kâğıt üzerinde olduğu aşikar. CHP İzmir Milletvekilinin Sâo Paulo ile ilgili soru önergesine dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un verdiği yanıta göre 2016'dan itibaren 2021'e kadarki 5 yılda 714 gemi sökülmüş ve toplam 74 bin 226 ton toplam tehlikeli atık bertaraf edilmiş ki bu tehlikeli atıkların 242 tonu asbestli. Tam da bu nokta da alana yönelik çalışma yürüten uzmanlar sadece bir gemide bin ton asbest olma olasılığından söz ederken Bakanlık yaptığı açıklamada "son beş senede sökülen 714 gemide yaklaşık 242 ton asbestin mk 9cak. 202U 9999 bulunduğunu" söylemiştir. Kuşkusuz bu resmi bir veri. Demek ki bertarafa bu kadar asbest gitmiş. Bu noktada geri kalanın nerede olduğu sorusu ön plan çıkmıştır.

2023'ün Aralık ayında Brüksel merkezli NGO Shipbreaking Platform (STK Gemi Söküm Platformu) Türkiye'de Gemi Geri Dönüşümü başlıklı çok kapsamlı güncel veriler içeren bir rapor yayınladı. Rapor, gemi söküm faaliyetlerinin yürütüldüğü, bölgedeki çelik fabrikalarına hurda sağlayan ve İzmir'in Aliağa ilçesinde yer alan 22 tesisi mercek altına alıyor. Türkiye, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş'ten sonra dünyadaki 4'üncü büyük gemi geri dönüşüm endüstrisine sahip. Aliağa'da 28 farklı arsada faaliyet gösteren 22 aktif gemi geri dönüşüm tesisi bulunuyor. Çevre ve doğal alanları, halk sağlığını hiçe sayan gemi söküm işlemiyle adeta dünyanın zehirli atıklarının taşındığı merkezlerden biri haline getirilen Aliağa'da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının verilerine göre 2009-2023'e son 10 yılda 1505 adet gemi sökümü yapıldı. Bu sökümler sonunda 10 milyon 813 bin gros tonluk başta asbest olmak üzere sağlığa zararlı atık ortaya çıktı. Bu dönemde en fazla gemi sökümü, 281 adetle 2012 yılında gerçekleştirildi. Sökülen en yüksek gros ton ise, 2020 yılında 1,776 milyon olarak gerçekleşti. Raporda, uydu görüntülerinden tespit edilen gemi söküm tesislerin kullandığı katı atık döküm alanları en önemli bulgulardan biri olarak kayıtlara geçti.

Aliağa'daki gemi söküm tesisleri hem çevre lisansından hem de ÇED sürecinden muaf. Bu da büyük bir çevresel denetim boşluğu yaratıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı her yıl tesislere Gemi Söküm İzni veriyor olsa da bu izin verilirken hangi kriterlerin nasıl kontrol edildiği açık değildir. Bakanlıkların yürüttüğü izin süreçleri ve verdiği izinler kâğıt üzerinde kalıyor; gerçek bir değerlendirme içermiyor. Gemi söküm faaliyetlerini denetleyecek ve standartlaştıracak hukuksal bir çerçeve bulunmuyor. Kısacası asbest yönetimi başlı başına büyük bir sorun. Resmi belgelerde de asbest söküm miktarlarına ilişkin çelişkiler var.

Tesislerdeki kapasitenin ölçülmesinden Aliağa Ticaret Odası yetkilidir. Ancak Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilen Gemi Söküm Yetki Belgesi'nde tesis kapasitesi belirtilmediği gibi kapasitenin nasıl ölçüldüğüne dair net bir bilgiye de ulaşılamamaktadır. Ulaştırma Bakanlığı'nın tesis kapasitelerinin 2017"den bu yana arttığını gösteren verileri ile AB denetimlerine sunulan veriler karşılaştırıldığında, kapasite bildirimlerinin her zaman tutarlı olmadığı görülmektedir. Bir tesisin kapasitesi, çalışan sayısı, kesim işlemi sırasında kullanılan teknikler, ekipmanlar ve atık yönetim planlarına göre belirlenir. Gemi geri dönüşüm sektörü son yıllarda makineleşmeyle kapasitesini neredeyse iki katına çıkarmış olsa da tesislerin kesim alanlarının ve tesislerde kullanılan tekniklerin büyük ölçüde değişmediği düşünüldüğünde, artan kapasitenin nasıl hesaplandığı belirsizliğini korumaktadır. Asbest söküm prosedürleri iç hukukta gayet net bir şekilde özetlenmiş olsa da bu prosedürler gemi geri dönüşüm sektöründe her zaman gerektiği gibi uygulanmıyor.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Söküm için gelen gemilerle ilgili Tehlikeli Madde Envanter Raporu hazırlanmakta mıdır?

  2. Gelecek gemilerin notifikasyon onayına bakılmakta mıdır?

  3. Gemiler Aliağa'ya gelmeden önce gas free belgeler sunulmakta mıdır? Gemilere ilişkin söküm izni verildikten sonra mı uygulamaya geçilmektedir?

  4. Gemilerin radyasyon ölçümü yapılmakta mıdır? Bugüne kadar gelen gemilere ilişkin sonuçlar nelerdir?

  5. Geri dönüşüm ve atık bertaraf süreçlerine ilişkin planlar sunulmakta mıdır? Gemi boyalarının potansiyel olarak asbest içerdiği hakkında söküm tesisi bilgilendirilmekte midir?

  6. Bakanlık ve ilgili kurumlar tarafından atık içeriği ve miktarı ile ilgili değerlendirme ve denetim yapılmakta mıdır?

  7. Söküm işlemleri safhasında alınan çevresel önlemler nelerdir? İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemler nelerdir?

  8. Son on yılda gemi sökümde yaşanan iş kazaları, bölgede ölüm hızı oranları, çevre kirliliği oranları, asbest ve diğer toksik maddelere maruz kalan işçilerin sayısına ilişkin sayısal veriler nelerdir?

  9. Gemi söküm sanayisinde asbest ve atık yönetimiyle ilgili halk sağlığı sorunları ve ihlallere sebebiyet veren tespitleriniz var mıdır?

  10. 2009 yılından bu yana Aliağa işçi tersanelerinde kaç işçi meslek hastalığı kapsamında yaşamını yitirmiştir?

  11. Gemi sökümü sırasında oluşan tehlikeli atıklar için ekolojik önlemler alınarak zararsız hale getirilmeleri için ne tür önlemler alınmaktadır?

  12. Özellikle nükleer denemelerde kullanılmış, nükleer silahlarla donatılmış gemiler gibi tehlikeleri atıkların yüklendiği gemilerin ülkemize getirilerek gemi söküm sürecine dahil edilmesini önleyici bir düzenleme için adım atılacak mıdır?

  13. Gemi Söküm Yönetmeliğinin değişmesi ve yeni bir denetim mekanizmasının kurulmasına yönelik bir çalışma için bakanlığınızın bir girişimi var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ·

Söküm amacıyla gelen her gemi için "Tehlikeli Madde Envanter Raporu" hazırlanmaktadır. Söküme gelecek olan gemilerin notifikasyon onayına bakılmakta olup, notifikasyon onayı olmadan gemiler baştan kara edilmemektedir.

Hurda gemilerin Gas-free ve deretizasyon işleri, gemiler söküm bölgesine getirilmeden önce yapılmakta, Gas-Free belgesi alınmış olsa dahi, sökümden önce tankerlerde yarım günlük veya gün aşırı gaz ölçümleri gemi sökümcüsü tarafından, yetkileri belirlenmiş teknik elemanlar veya akredite edilmiş kurum ve kuruluşlara yaptırılmaktadır.

Ayrıca; gemilerin radyasyon ölçümleri yapılarak, "Tehlikeli Madde Envanter Raporu"nda belirtilmekte ve tespitler notifikasyonu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından değerlendirilmektedir. Sökümcü tarafından yapılan ilk başvuruda sökümcüden gemi söküm planı alınmakta ve tesiste istihdam edilen çevre mühendisleri tarafından MOTAD (atık beyan sistemi) girişleri yapılmaktadır.

Gemilerde söküm işleri; Gemi Söküm Yönetmeliği'nin 7'nci ve 8'inci maddelerine göre yapılmakta olup, nükleer denemelerde kullanılmış vb. gemilerin sökülüp sökülmeyeceği hususu ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan alınacak notifikasyon onayına tabidir.

Diğer yandan; yeni bir Gemi Söküm Yönetmeliği ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte olup, soru önergesinde yer alan diğer hususlar ise Bakanlığımız görev, yetki ve sorumluluk alanında bulunmamaktadır.

Abdulkadir URALOĞLUBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir