İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/9252 GEÇ CEVAPLANDI · 45 GÜN

Elektrik üretiminde kullanılan kömürün neden olduğu hava kirliliğine ilişkin

Kaynak göster

Ömer Öcalan (DEM Parti), 5 Şubat 2024 tarihinde 7/9252 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 45 gün sonra, 21 Mart 2024).

Ömer Öcalan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Elektrik üretiminde kullanılan kömürün neden olduğu hava kirliliğine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9252, 5 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9252-elektrik-uretiminde-kullanilan-komurun-neden-oldugu-hava-kirliligine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4ef248e9-1052-495e-9b06-018d7d32bf2d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 45 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 41 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR, tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Avrupa'nın birçok ülkesi hızla temiz enerjiye yönelirken Türkiye, Avrupa'nın en çok kömür yakan ülkeleri arasına girmiştir. Son verilere göre Türkiye, 2023 yılında Avrupa çapında en çok kömür kullanan ülke Almanya'yı yakalamış, Polonya'yı geride bırakmıştır.

Türkiye bir yandan Avrupa'nın en büyük kömür yakıtlı elektrik üreticisi olan Almanya'nın 117,9 TWh'lik üretimini yakalarken diğer yandan da Avrupa'nın kömüre en bağımlı elektrik sistemine sahip olan Polonya'nın 97 TWh'lik üretimini büyük ölçüde aşmıştır

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Euronews'in aktardığı habere göre, çevre ve iklim alanında çalışan düşünce kuruluşu Ember, Türkiye'nin 2024'te kömür yakan lider Almanya'yı da geride bırakarak Avrupa'nın en büyük kömür yakan ülkesi olma yolunda ilerlediğini açıklamış, Kuruluşun derlediği son verilere göre Türkiye 2023 yılında kömürden 117,6 terawatt saat (TWh) elektrik üreterek 118 milyon ton karbondioksit ve ilgili gazların salımına neden olmuştur. Kömür yakıtlı elektrik santralleri sera gazlarının en büyük kaynağıdır. Kömür yakıtlı santraller, üretilen her kilowatt saat başına | kg karbondioksit salınımı yapar

Ember verilerine göre, elektrik şirketleri gaz açığını telafi etmek için kömür santrallerinde elektrik üretimini yıllık yüzde 3,5 artırarak yeni bir rekora imza atarken, kömürün ulusal elektrik üretimindeki payını 2022'deki yüzde 35,4 seviyesinden yüzde 37'ye yükseltmiş. Türkiye'nin 2024 yılı Avrupa'nın en büyük kömür yakıtlı elektrik üreticisi olarak ortaya çıkması beklenmektedir

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Bakanlığınızın doğaya salınan karbondioksit gazlarını önlemek için bir çalışması var mıdır? Varsa nelerdir?

  2. Avrupa'nın birçok ülkesi hızla temiz enerjiye yönelirken Türkiye neden en çok kömür yakan ülkeler arasına girmiştir?

  3. Elektrik üretilen kömür santrallerinde doğaya salınan karbondioksit gazları için baca gazı emisyon sınırlaması getirilmiş midir? Emisyon verileri paylaşılmakta mıdır?

  4. Bakanlığınızın temiz enerjiye yönelik bir çalışması var mıdır? Varsa nelerdir?

  5. Kömür yakıtlı termik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliği halk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Halkın sağlığını korumak için hangi çalışmalar yapılmıştır? Ya da hangi çalışmalar yapılmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

DÖNEM |: ESASNO 282 |: 19252

Ülkemizin 2053 yılı net sıfır hedefi esas alınarak hazırlanan ve 2020-2035 yıllarını kapsayan uzun vadeli Türkiye Ulusal Enerji Planı'na Bakanlığımızın "BI.pdf internet adresinden erişim sağlanabilmekte olup, bu plan çerçevesinde belirlenen hedeflerimize yönelik olarak yürüttüğümüz tüm faaliyetler, Ülkemizin enerjide bağımsız bir konuma gelebilmesi ve enerji arz güvenliğimizin sağlanması esasına dayanarak devam etmektedir.

Ülkemiz temiz enerji yatırımlarında öncü ülkeler arasındadır yer almakta olup, yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa'da beşinci, dünyada on ikinci sırada bulunmaktadır. Avrupa'da rüzgâr kurulu gücünde yedinci, güneş kurulu gücünde sekizinci sırada yer alırken jeotermal kurulu gücünde dünyada dördüncü, Avrupa'da ilk sırada; hidroelektrikte ise Avrupa'da ikinci, dünyada sekizinci sıradadır. Yakalamış olduğumuz bu başarılarının yanı sıra 2035 yılına kadar portföyümüze 60 GW yenilenebilir enerji kaynağı daha ekleyerek yenilenebilir enerji kapasitemizi üç kattan fazla artırmayı hedefliyoruz.

Yine temiz enerji yatırımları kapsamında; 2035 yılına kadar her yıl 3500 MW güneş, 1500 MW rüzgâr ve toplamda 5000 MW offshore rüzgâr yatırımı yapılmasını planlıyoruz. Türkiye Ulusal Enerji Planı'na ek olarak Bakanlığımız ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından "Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası" Ocak 2023'te yayımlanmış olup, açıklanan strateji belgesine göre elektrolizör kurulu güç kapasitemizin 2030 yılında 2 GW, 2035 yılında 5 GW ve 2053 yılında 70 GW olmasını, yeşil hidrojenin üretim ve depolanmasında ise yerel bileşenlerin kullanılmasına yönelik teşvik mekanizmalarının oluşturulmasını hedefliyoruz.

Tesis özelinde sera gazı salımlarının sınırlandırılması konusu, dünya örneklerinden de görüleceği üzere bir çeşit piyasa temelli mekanizma olan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ile yapılmaktadır. Ülkemizde de bir ETS'nin kurulması için çalışmalar devam etmektedir. Emisyon verileri ile ilgili olarak ise İzleme, Raporlama ve Doğrulama sistemi halihazırda işletilmekte olup, tesis özelinde veriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kayıt altına alınmaktadır. Bununla birlikte ülkemizin sektör bazında sera gazı verileri yıllık olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) koordinasyonunda Türkiye Ulusal Envanter Raporunda raporlanmakta ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası tarafından yayımlanmaktadır.

Termik santraller, işletme döneminde; Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde yer alan ilgili SOz, NOx, CO ve partikül madde sınır değerlerine uymakla yükümlüdür. Santrallerin Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğine göre "Çevre İzin ve Lisans Belgesi" sahibi olabilmeleri için söz konusu sınır değerlerini sağlamaları ve kül depolamaya yönelik düzenli depolamaya sahip olmaları gerekmektedir. ÇŞİDB tarafından Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında yapılan çevresel denetimler sonucu ortaya çıkan insan ve çevre sağlığını tehdit edici bulguların saptanması halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu gereğince idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir