Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun yaşadığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 14 Şubat 2024 tarihinde 7/9497 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 166 gün sonra, 29 Temmuz 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun yaşadığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9497, 14 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9497-gebze-kadin-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bir-mahkumun-yasadigi-iddia-edilen-hak-ihl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2ef99561-ccb6-4ec4-bcf4-018da7f7ec50
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 166 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın
98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen mesajda; "Ben Mukaddes Çelik, Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktayım. 2010 yılında Malatya'da öğrenciyken gözaltına alındım. Öğrenci derneği faaliyetleri, Nevruz ve 8 Mart faaliyetlerine katılma, hak ihlallerini protesto etme gibi temel anayasal hakları kullanmam gerekçe gösterilerek hakkımda örgüt üyeliği suçlamasıyla dosya açıldı. Serbest bırakıldım. 2011 yılında aynı gerekçelerle tekrar dosya açıldı ve ben bu dosyadan tutuklanacağımı anlayınca 2013 Ekim tarihine kadar firari yaşadım. Bu süreçte ilk dosya sonuçlanıyor ve hakkımda mahkumiyet kararı veriliyor. Ve firari olmam sebebiyle tarafıma tebliğ edilmiyor. Dosya Yargıtay'a kadar gidiyor, onaylanıyor. Bu süreçlerin hepsinden habersizim, sonradan öğreniyorum. Savunma yapma hakkım, kararın yüzüme okunması gibi detaylar es geçiliyor. İkinci dosya da aynı şekilde mahkumiyetle sonuçlandı. Yani aynı örgüte iki defa üyelik söz konusu. Dosyalardaki deliller ve suç aynı. Ama iki farklı dosya ve aynı cezalar var ortada. 2013 yılında cezaevine girişimden bir ay sonrasında koğuşta yapılan aramalarda kitaplarımızın alınmasına yaptığımız itiraz üzere gardiyanın saldırısına uğradık. İşkenceye varan saldırılar yaşadık. Bir gece kafa travması sebebiyle yoğun bakımda yattım. Kafa travması yaşadığıma dair rapor kaybedildi. Koğuşta eylemlerimizi sürdürmemiz üzerine hakkımızda tekrar dava açıldı ve tekrar mahkumiyet verildi." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Mukaddes Çelik isimli yurttaşımız hakkında aynı suç, aynı delillerle iki farklı dosya açıldığı ve aynı sürede iki aynı ceza aldığı iddiası doğru mudur? Böyle bir iddianın yasal gerekçeleri nelerdir? Aynı suç ve aynı delillerle nasıl iki farklı dosya açılabiliyor? Nasıl iki farklı dosyanın cezası aynı olabiliyor?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
Mukaddes Çelik ve arkadaşlarının cezaevinde yapılan aramalarda kitaplarına el konulmasına yaptığı itirazlarına cezaevi görevlisi tarafından şiddet ve işkence ile karşılık verildiği, Mukaddes Çelik isimli yurttaşımızın kafa travması yaşadığı, bir gece yoğun bakımda yattığı ve bununla ilgili hastane raporunun kaybedildiği iddiası hakkında bakanlığınıza ulaşan bir kayıt bulunmakta mıdır? Cezaevi görevlilerinin itirazlara yaklaşımı bu şekilde midir? Yurttaşımızın sağlığında kalıcı hasar kalmış olsaydı sorumluları kim veya kimler olacaktı? Bakanlığınız konuyla ilgili adli veya idari bir süreç yürütmüş müdür?
İsmi geçen yurttaşımızın cezaevinde sürdürdüğü eylemler sebebiyle yeni bir dosya açıldığı ve yeni bir mahkumiyete karar verildiği iddiası hakkında kamuoyuna da yansıyan olaylarda tek suçlu çeşitli eylemlerde bulunan ve taleplerini dile getiren mahkumlar mıdır?
Son 10 yılda cezaevleriyle ilgili kaç şikâyet aldınız?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1386420 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9497 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
EĞE
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden €*27htV - Wg7ILKO - 53KBa98 - ZWBJUE- ileerişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI TÜL YA Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-244-1415/2073 Konu : Yazılı soruonergesi , 20/97/2024
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9497 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek "Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
U- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile
ADALET BAKANLIĞI ram Mevzuat Genel Müdürlüğü yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
111- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
IV- Gebze ve Oltu Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 01/03/2024 ve 06/03/2024 tarihli cevaplarda;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün 05/05/2015 tarihinde Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılırken yapılan aramalarda herhangi bir kitabının alınmadığı ve iddia edildiği gibi bir şiddet olayının yaşanmadığı,
B) Kurumlarda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, CO) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan