14 Aralık 2015 tarihinde Şırnak'ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşananlarla ilgili iddialara ilişkin
Kaynak göster
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 7 Şubat 2024 tarihinde 7/9642 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “14 Aralık 2015 tarihinde Şırnak'ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşananlarla ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9642, 7 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9642-14-aralik-2015-tarihinde-sirnak-in-cizre-ilcesinde-ilan-edilen-sokaga-cikma-yasagi-sirasin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c4059462-1748-4859-bc50-018d87ad719c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 981 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki o sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından
Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 07.02.2024.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Nk Şalesile asın
Anayasa'nın 15. maddesine göre; savaş, seferberlik (21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16'ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan "sıkıyönetim" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.) veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Ayrıca Anayasa'nın 13. maddesinde ise temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırıldığı durumların Anayasa ve kanunlarda açıkça yazılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak mevzuatta sokağa çıkmanın yasaklanması sonucunu doğuracak bir idari işlem yapma yetkisinin olağan dönem kanunları ile mülki amirlere verilmemesi ve sokağa çıkma yasağının olağan dönemlerde kullanılabilecek bir yetki olmamasına rağmen 14 Aralık 2015'te Cizre'de Şınak Valiliği sokağa çıkma yasağı ilan etmiş ve bu yasak kesintisiz, tam zamanlı olarak 79 gün sürdürülmüştür. Bu süre zarfında yaklaşık 300 sivil yaşamını yitirmiştir. Bunlardan 177'si ise sığındıkları bodrumlarda yakılarak katledilmiştir. Vahşet bodrumları" olarak adlandırılan bu bodrumlardan çıkarılan 177 cansız bedenden 41'i çocuk, 22'sinin kadın olduğu tespit edilmiştir. 79*unun ise kimlikleri dahi tespit edilememiştir. Bu bodrumlarda hayatını kaybeden
14 kişinin cenazesine ise ulaşılamamıştır.
7 Şubat 2016 tarihinde TRT Haber: "Güvenlik güçleri Şırnak Cizre'de terörisilerin kontrolündeki bodrum kata girdi. Çatışmada 60'a yakın terörist etkisiz hale getirildi. " haberini paylaşmış ve daha sonra haberi yayından kaldırmıştır.
Daha sonra Devlet Bahçeli "olaylar başlayınca ben hemen orada sıkıyönetim ilan edin dedim. Ama sonradan gördüm ki iyi ki benim o sözümü dinlememişler. Çünkü biz orada o gün komutanlar terörle mücadele ediyor diyorduk, meğer darbe planı yapıyorlarmış,
Bir de ellerinde sıkıyönetim yetkisi olsaydı facia olabilirdi." Yine dönemin İçişleri Bakanı
Efkan Ala ise "emirlerimizi dinlemeyen bir grup var." demiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Sokağa çıkmanın yasaklanması sonucunu doğuracak bir idari işlem yapma yetkisinin olağan dönem kanunları ile mülki amirlere verilmemesi ve sokağa çıkma yasağının olağan dönemlerde kullanılabilecek bir yetki olmamasına rağmen; hukuksuz bir şekilde Cizre'de ilan edilen ve 79 gün süren sokağa çıkma yasakları sonucunda yaşanan ölümler, yaşam hakkı ihlalleri ve bu sürecin yarattığı yıkım ve tahribat konusunda şimdiye değin sorumlular hakkında herhangi bir idari ve/veya adli işlem neden tesis edilmemiştir?
Vahşet bodrumlarında hayatını kaybeden 14 kişinin cenazesi kimler tarafından alınmıştır? Bu kişiler nereye defnedilmiştir?
Bu ülkenin resmi devlet televizyonu olan TRT Haber'de yayınlanan ilgili haberin kaynağı nedir? Yapılan katliamda ölen siviller neden terörist olarak gösterilmiştir? Bu haberi yapan, yayınlanmasına onay veren yöneticiler kimlerdir? Bu haber hangi gerekçeyle kim/kimler tarafından yayından kaldırılmıştır? Haber ve haberi yapanlar hakkında neden soruşturma açılmamıştır?
Devlet Bahçeli'nin "... o gün komutanlar terörle mücadele ediyor diyorduk, meğer darbe planı yapıyorlarmış. Bir de ellerinde sıkıyönetim yetkisi olsaydı facia olabilirdi." Yine dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın "emirlerimizi dinlemeyen bir grup var." demiştir. Bu iddialar doğru mudur?
Bu "emir" ya da "kural tanımayan grup/grupların" üyelerinin kimliklerinin belirlenmesi adına bir çalışma yapılmış mıdır? Hakkında soruşturma yürütülen kaç kişi bulunmaktadır? Bunların arasından görevden alınan kişi sayısı kaçtır?
Bu kişilerin işledikleri ağır insan hakları ihlalleri araştırılmış mıdır? Araştırılmadı ise nedeni nedir?
"Vahşet bodrumları" nın failleri açığa çıkarılmış mıdır? Böyle bir araştırma ve soruşturma yürütülmedi ise nedeni nedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir