İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1053 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 9 TEM 2018 KOMİSYONDA

4721 Sayılı Medeni Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde

Kaynak göster

2/1053 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “4721 Sayılı Medeni Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1053, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1053-4721-sayili-medeni-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/65130fd4-61a8-4cfe-a59c-0188dd3ec789

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 4 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 14721 Sayılı Kanunun "Kadının Soyadı" başlıklı 187. Maddesinde yapılan değişiklik sonrasi madde aşağıdaki…

4721 Sayılı Kanunun "Kadının Soyadı" başlıklı 187. Maddesinde yapılan değişiklik sonrasi madde aşağıdaki şekildedir:

"Eşlerin Soyadı"

"Eşlerin, evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla eşinin soyadını, eşinin soyadı ile kendi soyadını veya sadece kendi soyadını kullanma hakkı vardır. Daha önce iki soyadı kullanan eş, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir."

Gerekçe: 4721 Sayılı Medeni Kanunun 187. Maddesi "Kadının Soyadı" başlığı altında düzenlenmiştir. Anılan maddeye yapılması planlanan değişiklik ile Anayasa ve Uluslararası sözleşmelere uygun olarak sadece kadınlara değil eşlere evlendiklerinde, sadece kendi soyadlarını da kullanma hakkının verilmesi ile eşitsizliğe, mağduriyete ve hukuksuzluğa son verilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 2Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte, evli olan eşler de bu madde ile soyadı değişikliği hakkına sahiptir.

Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte, evli olan eşler de bu madde ile soyadı değişikliği hakkına sahiptir.

Gerekçe: Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte evli olan eşler de, nüfus idaresine başvuru yaparak yeni kanun uyarınca soyadlarını değiştirebilir.

MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

MADDE 4Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Medeni Kanunumuz 187. Maddesinde kadınlara evlilikte sadece eşlerinin soyadlarını ya da kendi soyadları ile birlikte eşlerinin soyadlarını kullanma imkanı tanımaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8. Ve 14. Maddeleri ile üye devletler herkesin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini, demokratik bir toplumda zorunlu olmadıkça bu hakların kullanılmasına müdahale edilmemesini, sözleşmeyle tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanmanın cinsiyet dahil olmak üzere hiçbir ayrımcılık yapılmadan sağlanmasını taahhüt etmiştir. Ötesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de evli kadının kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu da birçok kararında özel hayata müdahale olarak kabul etmiştir. CEDAW/(Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi) ile de Türkiye Cumhuriyeti devleti insan hakları ve temel özgürlüklerin kadınla erkek eşitliğine dayalı olarak kullanılmasını, bunlardan yararlanılmasını engelleyen veya ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan cinsiyete bağlı bir ayrım yapılmamasını, kadın erkek eşitliği ilkesini yasalarına dahil etmeyi, kadın haklarının erkeklerle eşit temelde himayesini, kadınlara karşı ayrımcılık yapan mevzuatın değiştirilmesini ve sözleşmenin 16. Maddesiyle kadına evlenmede erkeklerle eşit hak sağlanmasını, bu arada aile adını, mesleğinin seçimini eşit olarak sağlamayı yükümlenmiştir. Anayasamızın 90. Maddesi yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalara kanun gücü verilmiş, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağını, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere dair uluslararası sözleşmelerle yasaların aynı konularda farklı hükümler içermesi sebebiyle çıkan uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir.

Yukarıda aktarılan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/2-889Esas, 2015/2011 Karar ve 30.09.2015 tarihli kararında da belirtilerek yeni bir uygulamaya geçmiş, 4721 Sayılı Kanunun 187.maddesinin değil uluslararası sözleşmelerin kararlara esas alınması gerektiğini belirterek, kızlık soy isminin kullanılması için haklı bir gerekçeye ihtiyaç olmadığına hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de birçok kararında ve en son 2015/20964E. Ve 2016/3188K. nolu ve 23.02.2016 tarihli kararında uluslararası anlaşmalar çerçevesinde kadının kızlık soyadını kullanması için gerekçe aranmaksızın bu hakkın sağlanmasına hükmetmiştir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sonucu baktığı 2013/2187 başvuru numaralı davada 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle evli kadının önceki kendi adını kullanmasının : engellenmesinin sonucunu doğuran kararla Anayasanın 17. Maddesiyle güvence altına alınan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

İşbu kararlara rağmen, Nüfus Müdürlükleri, idare kadınların evlendiklerinde kendi soyadlarını kullanma talebini 187.madde gerekçesiyle reddetmekte, Anayasa mad. 153'e göre Anayasa Mahkemesi kararları kesin karar olmasına rağmen uygulanmamaktadır.

İşbu bağlamlarda, Anayasamızın ve uluslararası sözleşme maddeleri de esas alındığında; aykırılık taşıyan 4721 Sayılı Kanunun 187.maddesinin değişmesi zaruriyeti doğmuştur. Aksi takdirde bu durum usul ekonomisine aykırı olarak mahkemelerin iş yoğunluğunu arttıracak, ötesinde var ola bir hakkı kullanamayay2k mad.10'daki eşitlik hakkına da aykırı olarak mağduriyetleri artacaktır. Zira maddi ve manevi külfetleri, adil yargılanma hakkı ve makul yargılanma süreleri de göz önüne alındığında mağduriyetlerin ne derece artacağı açıktır. Aşikâr olan bir diğer husus da, eşitlik ilkesinin sadece kadınlar açısından değil erkekler için de kanuni düzenlemelere esas alınması gerektiğidir. Anayasamız ve uluslararası sözleşmeler temel hak ve özgürlüklerin sağlanmasında cinsiyete dayalı ayrımcılığı, her iki cins için de yasaklamıştır. Dolayısıyla ilgili kanun değişikliği ile "Kadının Soyadı" aşığı altında değil de "Eşlerin Soyadı" başlığı altında Anayasa, AİHS ve evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde acilen bir kanuni düzenleme gerekmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam