Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde
Kaynak göster
2/1095 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1095, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1095-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/0f24a651-8509-4c97-96b1-0188ddabcfc0
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 5 madde
MADDE 15237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216'ıncı maddesinin 1'inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216'ıncı maddesinin 1'inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(I)Halkın; gerçek ve hissedilen ırk, etnik, ulusal köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel - ya da fiziksel engel, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak, benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek bağlantısı ya da öyle algılanan bağlantısı, ilgisi, bağlılığı, aidiyeti desteği ya da üyeliği nedeniyle farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gerekçe: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216. Maddesinin 1. fıkrasında "Nefret Suçu" tanımında yer alan suça ait unsurlara yer verilerek hukuki korumanın en üst seviyeye . taşınması amaçlanmıştır.
MADDE 25237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216'ıncı maddesinin 2'inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216'ıncı maddesinin 2'inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(2) Halkın gerçek ve hissedilen ırk, etnik, ulusal köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engel, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak, benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek bağlantısı ya da öyle algılanan bağlantısı, ilgisi, bağlılığı, aidiyeti desteği ya da üyeliği nedeniyle farklı özelliklere sahip bir kesimini, alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Gerekçe: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinin 2. Fıkrasında yapılan değişiklik ile; cezaya ilişkin düzenlemede suça ait unsurların açık ve net şekilde düzenlenmesi amaçlanmış.
MADDE 35237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216'ıncı maddesinin 3*üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216'ıncı maddesinin 3*üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Gerekçe: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinin 3. Fıkrasında yapılması planlanan değişiklik ile; cezaya ilişkin düzenlemenin somut kriterlere bağlanması ve açık, net düzenleme yapılması amaçlanmış.
MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 5Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (21 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Nefret Suçu; Mağdurun, mülkün ya da işlenen suçun hedefinin; gerçek ve hissedilen i ırk, etnik, ulusal köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, Zihinsel ya da fiziksel engelli, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek ii bağlantısı ya da öyle algılanan bağlantısı, ilgisi, bağlılığı, aidiyeti desteği ya da üyeliği nedeniyle seçildiği kişilere veya mala karşı işlenen her türlü suçu da kapsayacak şekilde işlenen her türlü suçtur. Buna göre Nefret Suçu;
A) Mağdur, mülk ya da suçun hedefi B şıkkında tanımlandığı şekliyle bir grupla gerçek z ya da edinilmiş bağlantısı, ilgisi, ilişkisi, destekçisi ya da üyesi olduğu için seçilerek, p mülke ya da kişiye karşı işlenen herhangi bir suçu kapsamaktadır.
B) Grup üyelerinin genel özelliklileri gerçek ya da edinilmiş ırk, ulus yada etnik orijin, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, fiziksel ya da zihinsel engellilik, cinsel kaynaklı ya da diğer benzer unsurlara dayandırılabilir.
Nefret suçu, başta ABD ve İngiltere olmak üzere ayrımcılığa dayalı nefret eylem ve söylemleri nedeniyle bir çok olaylar yaşamış batılı ülkenin yasal mevzuatlarında yer almaktadır. Ülkemiz mevzuatında ise "Nefret Suçu" tanımlanmamış, açık ve net bir şekilde düzenlemeye yer verilmemiştir.
Uluslararası Hukukta Nefret Suçu düzenlemeleri şu şekildedir;
Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi (CCPR) Madde 20, e Her Türlü İrk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesi (CERD) Madde 2;
Birleşmiş Milletler İrk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi XV Sayılı Genel Tavsiye Kararı;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 2,3,8 ve 13 Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı ile Mücadele Çerçeve Kararı;
Avrupa Konseyi'nin ırkçılık ve hoşgörüsüzlükle mücadele alanında oluşturduğu Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu 7 No'lu Genel Politika Tavsiyesi; e Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi "Nefret Söylemi" konulu 97(20) sayılı Tavsiye Kararı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının Kanun Önünde Eşitlik başlıklı 10. Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir;
"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. m, Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik MN
Deyi N olarak hareket etmek zorundadırlar. İN,
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Halkı Kin ve Düşmanlığa :Ta Aşağılama" başlıklı 216. Maddesi;
"(1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. , -(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. " şeklinde düzenlenmiştir.
Nefret Suçu eylemleri çoğunlukla fiziksel saldırı, şiddet ya da saldırı tehditleri, taciz, mülke zarar verme, ırkçı nefret içerikli beyanlar, duvar ve gazete yazıları, kundaklama, "ayrımcı nitelikli, saldırgan, broşür veya afişler şeklinde eylemlerle ortaya çıkmaktadır. Nefret suçunun oluşmasına neden olan yaygın önyargılar etnik veya ulusal aidiyete, din veya inanca, cinsel yönelime, engellilik durumuna yönelik olanlar olduğu gibi zenginlere, yoksullara, içki içenlere, küpe takanlara, saçı uzun olanlara, gey, lezbiyen, transseksüel gibi cinsel yönelim farklılığı olanlara karşı da söz konusudur.
2006 yılının başından itibaren Türkiye'de etnik, dini veya kültürel olarak farklı kişilere yönelik bir dizi cinayet işlenmiştir. Siyasi görüşleri farklı olan gruplara yönelik linç girişimleri ve siyasetçiler tarafından nefret söyleminin kullanımı, sorunun görünen bir başka boyutunu teşkil etmektedir. Yasal düzeyde ise mevcut yasalar açık bir şekilde "nefret suçları"nı yasaklamamaktadır. Mevcut yasalar eksik olduğu kadar, teknik açıdan da sorunludurlar, keyfi uygulamalara son derece açıktırlar ve kötüye kullanılabilecek niteliktedirler.
Türk Ceza Kanunu'nun "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" başlıklı 216. Madde gerekçeleri arasında her ne kadar, devletlerin, vatandaşları arasında, muayyen özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, öç almayı gerektirecek şiddetli nefrete yönlendirilmesine seyirci kalamayacağı yer alsa da TCK'nın 216. Maddesinde "Nefret Suçu"na dair bir tanım yer almamaktadır. Suçun tanımının dolayısıyla suçu oluşturan unsurların açık ve net bir şekilde madde hükmünde belirtilmiyor oluşu, maddenin, gerekçesini ve amacını yansıtmaması sonucunu doğurmaktadır.
Bu nedenlerle hazırlanmış olan bu kanun teklifi ile Türk Ceza Kanunu 216.
• Maddesinde "Nefret Suçu" tanımında yer alan tüm unsurlara yer verilerek maddenin koruduğu değerlerin kapsamının genişletilerek daha etkin, net ve caydırıcı bir şekilde düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR