3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/121 esas numaralı kanun teklifi 6 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/121, 6 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-121-3065-sayili-katma-deger-vergisi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/727d57ad-0b2d-4f16-a637-0188d8c8e4ca
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 125/10/1984 tarihli ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda 28. Maddesi aşağıdaki şekilde…
25/10/1984 tarihli ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda 28. Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Oran:
MADDE 28 -
Katma değer vergisi oranı, konutlarda su, elektrik ve doğalgaz tüketimi için "61, bunun dışında vergiye tabi her bir işlem için 6 10'dur. Bakanlar Kurulu bu oranı, konutlarda su, elektrik ve doğalgaz kullanımı hariç, dört katına kadar artırmaya, © 1 'e kadar indirmeye, bu oranlar dâhilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir."
Gerekçe: 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda 28. Maddesi değiştirilerek konutlarda zorunlu ihtiyaç olarak tüketilen su, elektrik ve doğalgazdan minimum düzeyde vergi alınması amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Demokrasinin özünde devletin vergi ve harcama hakkının sorgulanması yatmaktadır. Öyle ki, demokrasi mücadelesi, tarihsel olarak, kralın (yönetimin) keyfi olarak vergi koyma hakkının kısıtlanmasıyla yeni bir ivme kazanmıştır. Diğer taraftan, vergiler sadece yönetim şekliyle değil, yönetimin kimliğiyle de ilişkilidir. Hangi kesimlerden çok ve hangi kesimlerden az vergi alındığı, o yönetimin kimliğini (sosyal demokrat, liberal, sosyalist vs.) de belirlemektedir. Türkiye'de ise ne yazık ki çok büyük bir vergi adaletsizliği göze çarpmaktadır. Doğrudan vergiler çok kazanandan çok alındığı için vergi adaletini sağlarken dolaylı vergiler az kazanandan da, çok kazanandan da eşit miktarda alındığı için adaletsizliğe neden olmaktadır. Ülkemizde gelire bağlı olarak toplanan "doğrudan" vergilerle, gelire bağlı olarak değişmeyen (zengin/yoksul ayrımı gözetmeyen, herkesten eşit miktarda alınan) "dolaylı" vergiler arasında uçurum denebilecek bir negatif fark söz konusudur. Türkiye, OECD verilerine göre dünyanın en yoksul ülkelerinden biriyken, dolaylı vergilerin 9070 civarında olması büyük bir adaletsizliğin göstergesi olmaktadır. Üstelik ülkemizde son 15 yılda vergi yükü iki kattan fazla oranda artmıştır.
Avrupa ülkeleri incelendiğinde doğrudan ve dolaylı vergi arasındaki oran, Türkiye'deki oranın nerdeyse tam tersidir. Örneğin, Almanya'da toplam vergiler içindeki dolaylı vergilerin payı yüzde 28, iken, adaletsizliğin en fazla olduğu İngiltere'de ise dolaylı 9446, doğrudan vergi 9054 oranındadır. Dolaylı vergilerin toplam vergi içindeki oranı Bulgaristan'da yüzde 20, Hollanda'da yüzde 32, İspanya'da yüzde 38, Çek Cumhuriyeti'nde ise yüzde 21 seviyesindedir. Türkiye'de bu oranın "070'lerde seyretmesi, hükümetin hangi kesimlerin lehine siyaset yaptığını da açıkça gözler önüne sermektedir. 1300 TLye çekilmesi bile aylarca tartışılan asgari ücretin bile nerdeyse üçte birinin vergilere gittiği dikkate alındığında, nüfusunun yarısının yoksulluk sınırı altında yaşadığı bir halkın dolaylı vergilere, KDV'ye, ÖTV'ye, ETV'ye veya ÖİV'ye maruz kalması; ayrıca konut, trafik, kasko, benzin, elektrik, su, telefon gibi vergiler ödemesi; bir de bunun üzerine vergileriyle inşa edilen hastanelerde sağlık sigortalı olmasına muayene ücreti ödemesi gibi sorunlar, adaletsizlikten de öte, bir demokrasi sorunudur ve bu sorunun kısa sürede adım adım çözülmesi gerekmektedir.
Elektrik, doğalgaz ve su gibi zorunlu ihtiyaçlardan alınan vergilerin oranlarında yapılacak düşüş ve indirimler, bu adaletsizliğin en azından konutlarda bir nebze giderilmesine katkı Re
Tdülgğtül eşini kanun teklifi, konutlarda su, elektrik ve doğalgazdan alınan vergi oranını öngörmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR