4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/1237 esas numaralı kanun teklifi 25 Aralık 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Özgür Özel (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Özgür Özel (CHP, Manisa). “4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1237, 25 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1237-4046-sayili-ozellestirme-uygulamalari-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/a5c4c761-4561-4935-a7e0-018921148ad8
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 124/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 1 inci maddesine aşağıdaki fıkra…
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 1 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Askeri fabrika ve tersaneler ile bunlar ait varlıklar hiçbir şekilde özelleştirilemez, işletme hakkı devredilemez."
MADDE 2Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3Bu kanunu Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu kanunu Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye'nin iktisat tarihi yanlış özelleştirme uygulamalarıyla doludur. Diğer ülkelerdeki uygulamaların aksine, Türkiye'de özelleştirme, artan kamu açıklarını finanse etmenin ve kayırmacılığın bir yolu olarak kullanılmaktadır. Özelleştirmeden elde edilen kaynaklar devletin cari harcamalarını karşılamak için kullanılmakta, şeffaflıktan uzak özelleştirme ihaleleri iktidara yakın isimlerin üzerinde bırakılmaktadır. Türk Telekom özelleştirmesinde olduğu gibi, yeterliliği olmayan yatırımcılara satılan kuruluşlar daha sonra Türkiye'nin ekonomisini ve güvenliğini tehdit eder bir noktaya gelmektedir.
İktidar, son olarak askeri fabrikaları özelleştirme kapsam ve programına almaya başlamıştır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirmenin ana felsefesi, "devletin, asli görevleri olan adalet ve güvenliğin sağlanması yolundaki harcamalar ile özel sektör tarafından yüklenilemeyecek altyapı yatırımlarına yönelmesi, ekonominin ise pazar mekanizmaları tarafından yönlendirilmesi" olarak tanımlanmaktadır. Devletin asli görevi olan güvenlikle doğrudan ilgili askeri fabrika ve bunların varlıklarının işletme hakkı devri yoluyla da olsa özelleştirme kapsamına alınması bu yaklaşımla taban tabana zıttır. Devletin bu alanı özelleştirmesi değil, aksine milli güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren bu alanlara yoğunlaşması gerektiği açıktır.
Askeri fabrika ve tesislerimizde gerçekleştirilen üretim, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, harbe hazır tutulmasında gereksinim duyduğu temel ürünleri oluşturmaktadır. Örneğin, 20 Aralık 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararıyla özelleştirilmesine karar verilen Sakarya Tank Palet Fabrikası, tek başına Türk Silahlı Kuwvetlerinin tüm birliklerinin palet ihtiyacını karşılamaktadır. Ülkede tank üretimi yapılabilen tek fabrikadır ve tek optik imalat üretim sistemine sahiptir.
Suriye sınırında gerçekleştirdiğimiz IŞİD Operasyonu ve Fırat Kalkanı Harekâtı'nda kullandığımız Fırtına Obüsleri, bu fabrikada üretilmiştir. "Tank Hastanesi" olarak da bilinen Tank Palet Fabrikası, 43 yıllık geçmişe, deneyimli mühendis ve işçi kadrosuna sahiptir. Oluşturulan kurumsal yapının özelleştirmeyle bozulması, telafisi mümkün olmayan kayıplar yaratacaktır. özel sektör eliyle yürütülebilmesi mümkün olmayan bir üretim ve çalışma sistemi söz konusudur.
Bu tür fabrikaları işletme hakkı devri yoluyla da olsa özelleştirmek ne milli güvenlik ne de ekonomik açıdan mantıklı değildir.
Açık işaretler fabrikanın, Altay Tankı seri üretim ihalesini alan iktidara yakın bir firmaya verilmek istendiğini ortaya koymaktadır. Bu da söz konusu fabrikanın ekonomik bir gereklilikten çok iktidara yakın bir gruba rant aktarmaya yönelik olarak özelleştirilmek istendiğine ilişkin iddiaları güçlendirmektedir.
Türkiye'nin milli güvenliğini, ordunun harbe hazır tutulmasını, ordunun ihtiyaçlarının istikrarlı bir şekilde karşılanmasını tehlikeye sokacak bu tür adımların önüne geçilmelidir.
Tek alıcısı Türk Silahlı Kuvvetleri olan ve yoksul halkın ödediği vergilerle kurulan askeri fabrikaların özelleştirilmesi, ne serbest rakabet ne de verimlilik artırma gibi gerekçelerle açıklanabilir. Teklifle, milli güvenlik, ülke menfaati, kamu yararı ve özelleştirme felsefesi gözetilerek, askeri fabrika ve tesislerin özelleştirme kapsamı dışına çıkarılması hedeflenmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR