İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1479 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 5 AĞU 2022 KOMİSYONDA

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde

Kaynak göster

2/1479 esas numaralı kanun teklifi 5 Ağustos 2022 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1479, 5 Ağustos 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1479-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/1dc9d2b3-8cbb-48a7-9b1c-0189ac1d1892

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 4 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 113/12/2004 tarihli've 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 66 ncı maddesinin…

13/12/2004 tarihli've 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. a

""Bu hak tüm hükümlüler bakımından eşit uygulamaya tabiidir."

Gerekçe: 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi "Bu hak tüm hülçümlüler bakımından eşit uygulamayla tabiidir." şeklinde değiştirilerek telefonla görüş hakkının ayrımsız bir şekilde herkes için uygulanabilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 25275 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "GEÇİCİ MADDE 6- Bu Kanunun 66 ncı maddesi hükümlerine…

5275 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "GEÇİCİ MADDE 6- Bu Kanunun 66 ncı maddesi hükümlerine aykırılık oluşturan ikincil mevzuat yürürlükten kaldırılmıştır."

Gerekçe: 5275, sayılı Kanuna "Bu Kanunun 66 ncı maddesi hükümlerine aykırılık oluşturan ikincil mevzuat yürürlükten kaldırılmıştır." geçici maddesi eklenerek kanun dışında çeşitli tüzük ve yönetmeliklerle düzenlenen mevzuatın yürürlükten kaldırılması amaçlanmıştır. ,

MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

GENEL GEREKÇE Haberleşme hürriyeti, Anayasa'nın 22. maddesinde teminat altına alınan temel hak ve 'infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin dış dünya hürriyetlerdendir. Bununla birlikte ceza ile bağlantılarını sağlayan araçların başında mektup, faks ve telefonla iletişim gelmektedir. Kuşkusuz bu hak' aynı, zamanda cezaların infazı hakkındaki düzenlemelerin de koruduğu bir 'haktır. Çünkü cezâların infazında amak, hükümlüyü tolumdan soyutlamak değil, bilakis toplumla olan bağlarının devamlılığını sağlamaktır.

Diğer yandan Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 22. maddesinin üçüncü fikrası doğrultusunda ceza infaz kurumlarını, istisnai nitelikteki kamu kurum ve kuruluşu olarak kabul etmekte ve ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin haberleşme hürriyetinin, Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında istenen hâkim kararı aranmaksızın ilgili mevzuat çerçevesinde sınırlandırılabileceği ifade edilmektedir. Ancak bu sınırlandırmanın ölçülülük ve yine anayasanın hüküm altına aldığı eşitlik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi şarttır. Kaldı ki haberleşme hürriyeti kapsamında devletin negatif ve pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır. Cezaevlerindeki ihlallerin niteliğine bakıldığında ise daha çok negatif yükümlülüklerinin ihlal edildiği gözlenmektedir. Uygulamaların demokratik toplum düzenine uygun olması, gerekli olması ve ölçülü olması esastır.

Ancak salt uygulamalar değil, uygulamaların kaynağı olan yönetmeliklerin de yasaya aykırılığı ve hak ihlalleri barındırdığı bir realite söz konusudur. Oysa yönetmelikler anayasa ve yasalara aykırı olamaz. Ne var ki, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 üncü maddesinin"j" bendi, görüntülü görüş hakkını bazı mahkumlar açısından yasaklamakta onlara sadece sesli telefon hakkını on dakika ile sınırlayarak eşitliğe aykırı bir duruma yol açmaktadır.

Bilindiği üzere 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanunun 66 ncı maddesi, hükümlülerin telefon görüş haklarını düzenlemektedir. Buna göre hükümlüler, idarenin kontrolü altındaki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilmektedirler. Ancak bu kanun dayanak alınarak uygulamaya konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik'in 74 üncü maddesinin i ve j bendindeki düzenlemeler uyarınca "Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkum olanlar" için sadece 10 dakikalık sesli görüşme hakkı bulunmaktadır. Oysa diğer mahpuslar 30, dakikalık görüntülü görüş hakkından bu yönetmelik uyarınca yararlanabilmektedirler. Söz (konusu uygulamanın hem yönetmeliğin dayanak

# vin mak alındığı yasanın özüne hem de anayasaya Aykırılık teşkil ettiği tartışmasızdır.

Diğer yandan bireyin haberleşme özgürlüğüne ve haberleşmesinin gizliliğine kamu otoritelerince keyfi olarak müdahalede bulunulmasının önlenmesi, Anayasa ile güvence altına alırkmıştır. Anayasa'da herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu "Haberleşme hürriyeti" kenar başlıklı 22. maddesinde; "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır." hükmü yer almaktadır. Mahkumların telefon görüşmeleri idarece çeşitli dayanaklar gerekçe edilerek dinlenmektedir. Bunun haberleşmenin gizliliğinin ihlali olduğu hususu bir kenarda durmak üzere; mahkumların bu haktan tümüyle mahrum bırakılmaları, üstelik bu mahrum bırakılma halinin sadece bazı suçlardan cezaevinde bulunanlara uygulanması açıkça anayasaya aykırıdır.

Bir diğer önemli husus ise, görüntülü konuşma hakkının mahkum açısından yasaklanması, aynı zamanda mahkum yakınlarının da bu haklarının gasp edilmesi manasını taşımaktadır. Oysa cezaların şahsiliği ilkesi gereği ceza yalnızca kişiyi bağlar, yakınlarını değil. Ancak bu uygulamada mahkum yakınları da diğer mahkum yakınlarının faydalandıkları görüntülü görüş hakkından mahrum bırakılmaktadır. Bunun da hem cezaların şahsiliği ilkesine, hem infaz hukukunun amacına ve ruhuna, hem de eşitliğe aykırı olduğu şüphesizdir.

İzah etmiş olduğumuz gerekçeler bağlamında, yönetmeliğin ilgili hükümlerinin kaldırılması, mevcut yasada da gerekli değişikliklerin yapılması elzemdir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam