İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/174 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 2 TEM 2018 KOMİSYONDA

Devlet Memurları Kanunu ile Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde

Kaynak göster

2/174 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Devlet Memurları Kanunu ile Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/174, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-174-devlet-memurlari-kanunu-ile-hakimler-ve-savcilar-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-k (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/6e6c3fc5-91e3-4dff-a953-0188d8d1282d

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 5 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 114/7/1965 tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi…

14/7/1965 tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Kurum, tazminatın ödenmesinden sonraki 3 ay içinde sorumlu personele rücu etmek zorundadır."

Gerekçe: Anayasa'nın 129. Maddesindeki tüm açıklığa ve kesinliğe rağmen 657 sayılı kanunda muğlak bir şekilde düzenlenmiş olan, devletin ödemek zorunda kaldığı tazminatların ilgili personele rücu edilmesi konusunda kanuna Anayasaya uygun bir şekilde açıklık getirilmektedir. Yani, Anayasa'nın 129. Maddesinde yer alan "...kendilerine rücu edilmek kaydıyla..." ibaresinin gereği için, 657 sayılı Kanunun 13. Maddesindeki "Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır." cümlesi "Kurum, genel hükümlere göre sorumlu personele 3 ay içinde rücu etmek zorundadır." Şeklinde değiştirilmektedir.

MADDE 214/7/1965 tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının sonuna…

14/7/1965 tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Bu fıkra hükümleri çerçevesinde devletçe ödenen tazminatın sorumlu personele herhangi bir nedenle rücu edilememesi durumunda tazminat, buna yol açan olayın meydana geldiği sırada Başbakanlık görevini yürüten kişiye ve ilgili Bakana eşit oranda rücu edilir."

Gerekçe: Maddeyle işkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilememesi durumunda rücu işleminin tazminata yol açan olayın meydana geldiği sırada Başbakan olan kişiye ve ilgili Bakana rücu edilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 324/02/1983 tarih ve 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesinin 3 üncü fıkrasına aşağıdaki…

24/02/1983 tarih ve 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesinin 3 üncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Rücu işlemi tazminatın ödenmesinden sonraki 3 ay içinde yerine getirilir. Bu fıkra hükümleri çerçevesinde devletçe ödenen tazminatın sorumlu hâkim veya savcıya herhangi bir nedenle rücu edilememesi durumunda tazminat, buna yol açan işlem, faaliyet veya kararın ortaya çıktığı sırada Başbakanlık görevini yürüten kişiye ve Adalet Bakanına eşit oranda rücu edilir."

Gerekçe: 24/02/1983 tarih ve 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesinin 3 üncü fıkrasında "Devlet, ödediği tazminattan dolayı, tazminat davasına konu işlem, faaliyet veya kararla ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkim veya savcıya rücu eder" denmektedir. Madde ile bu cümlenin devamına, rücu işleminin tazminatın ödenmesinden sonraki 3 ay içinde yerine getirilmesi ile devletçe ödenen tazminatın sorumlu hâkim veya savcıya herhangi bir nedenle rücu edilememesi durumunda tazminatın, buna yol açan olayın meydana geldiği sırada Başbakanlık görevini yürüten kişi ve Adalet Bakanına eşit oranda rücu edilmesi amaçlanarak etkin ve hızlı bir işleyiş amaçlanmaktadır.

MADDE 4Bu Kanun hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir. DEVLET MEMURLARI KANUNU ile HÂKİMLER VE SAVCILAR KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

Genel gerekçeyi oku (37 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

27. Dönemde vermiş olduğum;

2/4790, 2/4620, 2/4579, 2/3940, 2/3941, 2/3890, 2/3436, 2/3372, 2/3252, 2/3221, 2/3165, 2/3156, 2/3157, 2/3022, 2/2836 2/2788, 2/2789, 2/2666, 2/2492, 2/2396, 2/1724, 2/1725, 2/1,698, 2/1144, 2/821, 2/825, 2/361, 2/362, 2/363, 2/364, 2/365, 2/366, 2/367, 2/368, 2/369, 2/370, 2/371, 2/372, 2/373, 2/374, 2/375, 2/376, 2/377, 2/378, 2/379, 2/380, 2/381, 2/382, 2/383, 2/384,2/385,2/386, 2/387, 2/388,2/389, 2/390, 2/391, 2/392, 2/393, 2/394,2/395, 2/396,2/397,2/398,2/399,2/400,2/401,2/402, 2/403,2/404, 2/405, 2/406,2/407,2/408, 2/409, 2/410, 2/411, 2/412, 2/413, 2/414, 2/415, 2/261, 2/30, 2/262, 2/31, 2/66, 2/263, 2/264, 2/32, 2/67, 2/265, 2/266, 2/33, 2/68, 2/267, 2/268, 2/34, 2/69, 2/269, 2/270, 2/35, 2/70, 2/271, 2/272, 2/36, 2/71, 2/273, 2/274, 2/37, 2/72, 2/275, 2/276, 2/38, 2/73, 2/277, 2/278. 2/39, 2/74, 2/279,2/280,2/40,2/75,2/281,2/282,2/41,2/76,2/283, 2/42, 2/77, 2/284,2/43, 2/285, 2/78, 2/286,2/44, 2/287,2/79,2/288, 2/45, 2/289,2/80, 2/290,2/47, 2/291, 2/81, 2/292, 2/48, 2/293, 2/82, 2/294, 2/49, 2/83, 2/296, 2/50, 2/297, 2/84, 2/29.8, 2/51, 2/299, 2/85, 2/300,2/52, 2/86,2/301, 2/53, 2/302,2/87, 2/303,2/54, 2/304,2/88, 2/305, 2/55, 2/306,2/89, 2/307,2/56, 2/308,2/90, 2/309,2/57, 2/310,2/91, 2/311, 2/58, 2/312, 2/92, 2/313, 2/59,2/314, 2/93, 2/315, 2/60, 2/316, 2/94, 2/317, 2/61, 2/318, 2/95, 2/319,2/62, 2/320,2/96, 2/321,2/63, 2/322,2/97, 2/323,2/64, 2/324, 2/98, 2/325, 2/65, 2/326, 2/99, 2/327, 2/328, 2/100, 2/329, 2/330, 2/101, 2/331, 2/332, 2/102, 2/333, 2/334, 2/103, 2/335, 2/336, 2/104, 2/337, 2/338, 2/4, 2/105, 2/339, 2/340, 2/5, 2/106, 2/341, 2/342, 2/6, 2/107, 2/343, 2/108, 2/7, 2/109, 2/110, 2/1İl, 2/112, 2/113, 2/114, 2/115, 2/116,2/117, 2/118, 2/119, 2/120, 2/121, 2/122, 2/123, 2/124, 2/125, 2/126, 2/127, 2/128, 2/129, 2/130, 2/131, 2/132, 2/133, 2/344, 2/134, 2/345, 2/135, 2/346, 2/136, 2/347, 2/137, 2/348,2/138, 2/349, 2/139, 2/350, 2/f40, 2/351, 2/141, 2/352, 2/142, 2/353, 2/143, 2/354, 2/144, 2/355, 2/145, 2/356,' 2/146, 2/357, 2/147, 2/358, 2/148, 2/359, 2/149, 2/360, 2/150,2/151, 2/152, 2/153, 2/154, 2/155, 2/156, 2/.157, 2/158, 2/159, 2/160. 2/161, 2/162, 2/163,2/164, 2/165, 2/166, 2/167, 2/168, 2/169, 2/170, 2/171, 2/172, 2/173, 2/174, 2/175, 2/176,2/177, 2/178, 2/179, 2/180, 2/181, 2/182, 2/183, 2/184, 2/185, 2/186, 2/187, 2/188, 2/189,2/190, 2/191, 2/192, 2/193, 2/194, 2/195, 2/196, 2/197, 2/198, 2/199, 2/200, 2/201, 2/202, 2/203, 2/204, 2/205, 2/206, 2/207, 2/208,2/209, 2/210, 2/211,2/212, 2/46, 2/213, 2/214, 2/215,2/216,2/217,2/8,2/218, 2/219,2/9,2/220, 2/221, 2/10, 2/222, 2/223, 2/11, 2/224, 2/225, 2/'12, 2/226, 2/227, 2/13, 2/228, 2/229, 2/14, 2/230, 2/231, 2/15, 2/232, 2/233, 2/16, 2/234, 2/235, 2/17, 2/236, 2/237, 2/18, 2/238. 2/239, 2/19, 2/240, 2/241, 2/2'0, 2/242, 2/243, 2/21, 2/244, 2/245, 2/22, 2/246, 2/247, 2/23, 2/248, 2/249, 2/24, 2/250, 2/251, 2/25, 2/252, 2/253, 2/26, 2/254, 2/255, 2/27, 2/256, 2/257, 2/28, 2/258, 2/259, 2/29 ve 2/260 esas numaralı Kanun Tekliflerimi venlllvorum.

Tali Komisyon

Plan ve Bütçe Komisyonu

Esas Komisyon

Adalet Komisyonu

Tarih: 19 Haziran 2023

Esas No: 2/174

Taa lr MİŞ m

0.1 terin 2023

26. Dönemde vermiş olduğum;

2/2163,2/1787,2/1764,2/1 734,211731,2/1719,2/1705,2/1699,2/1698,2/1691,2/1651,2/1629 211609,2/1497,2/1496,2/1459,2/1414,2/1384,2/1369,2/1359,2/1341,2/1311,2/1284,2/1283 2/1206,2/1042,2/1016,2/1003,2/926,2/846,2/804,2/637,2/636,2/594,2/593,2/592,2/591,2/590 2/1589,2/542,2/531,2/500,2/494,2/290,2/289 j İ A ki2a7, 21286 2128521284 2/283 21282 2/1281,2/280,2/279,2/278,2/277,2/276,2/1275,2/1274,21273,2/1271,21270,21269 21268,2/267, 2/265,2/264 ,2/263,2/262,2/261,2/260,2/259,2/258,2/257,2/256,2/255,2/254,2/253,2/217, 2/215,2/214,2/213,2/212,2/211,2/210,2/209,2/208,2/207,2/1206,2/205,. .2/203,2/202, 2/1200,2/199,2/198,2/197,2/196,2/195,2/194,2/193,2/192,2/191,2/190,2/189,2/188,2/187. 2/186. 2/185,2/184,2/183,2/182,2/181,2/180,2/179,2/178,2/177,2/176,2/175,2/174,2/173, 21171, 21170, 2/169, 2/1168, 2/167,2/166,2/165,2/164,2/163,2/162,2/161,2/160,2/159,2/158, 21156,2/155,2/154,2/153,2/152,2/151,2/150,2/149,2/148,21127,2/126,2/125,2/124,2/123 2/122,2/121,2/120,2/119,2/118,2/117,2/116,2/115,2/114,2/113,2/112,2/111,2/110,2/109 2/108,2/107,2/106,2/105,2/104,2/103,2/102,2/101,2/100,2/99,2/98,2/97,2/96,2/95,2/94,2/93, 2192,2/91,2190,2/89,2/88, 2/87, 2/86, 2/85, 2/84, 2/83, 2/82, 2/81, 2/80, 2/79, 2/78, 2/77, 2176, , 2174, 2173, 2172, 2/71, 2170, 2169, 2168, 2167, 2166, 2/65, 2/64, 2/63, 2/62, 2/61, 2/60,

2/59, 2/58, 2/57, 2/56, 2/55, 2/54 ve 2/53 esas numaralı Kanun Tekliflerimi yeniliyorum.

Tali Plan ve Bütçe Komisyonlar

Esas | Adalet Komisyon

Tarih01.10.2018 Esas No:33

K 02 bmv 2018

İ gep 22: Sa Ş6$i

CHP e" 1224291

Devlet Memurları Kanunu ile Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim ve Gerekçesi ektedir.

Plan ve Bütçe

Tali Komisyon Komisyon Aelalot yani 0k Mart 706 En ZİR BAŞKANI

TBMM il

Nunlara:

Türkiye'de çok ağı insan hakkı ihlalleri yaşanmaktadır. Faili meçhul cinayetlerin, kadınlara yönelik şiddetin, işkencenin, kötü muamelenin, yasakların, sansürün veya basın özgürlüğü ihlallerinin yaşanmadığı tek bir gün bile geçmemektedir.

Bu hak ihlallerinin çoğu kamu görevlileri eliyle işlenmekte ve ne yazık ki bu kişiler devlet tarafından korunmaktadırlar. Kadın cinayetlerindeki cezasızlık olgusu ise bu kanlı şiddetin engellenememesine yol açmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti bir Avrupa Konseyi üyesidir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılama yetkisini kabul etmiştir. Nitekim Türkiye hak ihlalleri nedeniyle AİHM tarafından milyonlarca Avro tazminat ödemeye mahkum edilmekte fakat bu tazminatlar sorumlu personel tarafından değil tüm yurttaşlarımız tarafından ödenmektedir.

Anayasa'nın 129. Maddesinde, "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir" denmektedir. Fakat bu Anayasa hükmünün düzenlendiği 657 Sayılı Kanunun 13. Maddesinde "Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar... Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır." demek suretiyle Anayasanın emri adeta geçiştirilmektedir. Anayasa açık bir kayıt düşmüşken, ilgili kanunda "kurumun personele rücu hakkı saklıdır" şeklinde muğlak ve zorlayıcılığı olmayan bir düzenleme yapılmıştır.

Bu düzenlemeler nedeniyle orantısız ve haksız güç kullanarak temel insan haklarını ihlal eden güvenlik güçlerinin cezasını da, tutuksuz yargılama esas iken siyasi bir tavırla insanları özgürlüğünden alıkoyan siyasileşmiş mahkemelerin cezasını da tüm toplum çekmektedir. Bu durum adaletin yerini bulmasını engelleyen, tazminat cezalarının caydırıcılığını ortadan kaldıran ve yeni haksızlıklara yol açan bir zemin oluşturmaktadır.

Oysa Türkiye'de toplumumuz Parlamentoya yansıyan ulusal iradesiyle başta Anayasa'da yer alan hükümler olmak üzere, yaşam hakkı ihlallerini, işkence ve kötü muameleyi yasaklayan temel insan hakları belgelerini kabul ederek, insan haklarının korunması adına üzerine düşeni yapmıştır. Türkiye'yi ve dolayısıyla bütün toplumumuzu tazminata mahkum ettiren ise idareciler ve ilgili kamu görevlileridir. Dolayısıyla adaletin yerini bulabilmesi ve tazminat cezalarının caydırıcı olabilmesi için Türkiye'nin tazminat ödemeye mahkum olduğu davalarda mutlaka ilgili kişilere rücu edilmesi gerekmektedir.

Nitekim Danıştay 5'inci Dairesi, 2008 yılında, AİHM'in Türkiye'yi 30 Bin Avro tazminata mahkum ettiği bir davada, mağdurların Hazine'den kendilerine ödenen tazminatın ilgili kamu görevliliklerine rücu edilmesini sağlamak için açtıkları bir davayla ilgili olarak, "rücu mekanizmasının işletilmesi, kamu kurumunun yetkileri arasında bulunmakla birlikte, idarenin bunu kendiliğinden yapmadığı durumlarda, yurttaşların bunu sağlamak amacıyla idareye başvurmalarına bir engel bulunmadığı; kamu hizmeti görevlilerinin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden ve kendi kusurlarından doğan zararı, toplumun ödemek zorunda olmadığı" hükmüne varmıştır.

Türkiye'de son yıllarda üç büyük hak ihlali dalgası yaşanmıştır ve bunların bedelini mağdurların ardından AİHM nezdinde milletimiz ödeyecektir.

İlk olarak, çoğu uydurma delile ve gizli tanıklara dayan davalar ile yüzlerce insanımız tutuklu yargılanarak özgürlüklerinden mahrum edilmiştir.

İkincisi, Türkiye'de Gezi Parkı protestolarıyla en üst seviyeye çıkan devletin orantısız ve haksız şiddet uygulamaları 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra daha da artmış, yüzlerce yurttaşımızın yaşam hakkı, vücut bütünlüğü ve özgürlükleri ellerinden alınmıştır.

Üçüncüsü, basın ve ifade özgürlükleri hiçe sayılmış ve birçok gazeteci mesleki faaliyetlerinden dolayı, birçok yurttaşımız ise Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile tutuklanmıştır.

Bu insanlar elbette uğradıkları haksız ve orantısız şiddet ile özgürlüklerinden mahrum edilmenin hesabını yargı makamları aracılığıyla soracaklardır. Ancak bu süreçte Türkiye herhangi bir tazminat ödemeye mahkum edilirse bunun cezasını tüm toplumumuz değil, sorumluları çekmelidir.

Bu kanun teklifi ile öncelikle Anayasanın açık emri olan, devletin tazminata mahkum olmasına neden olan kamu görevlilerine bu tazminatın rücu edilmesi zorunlu hale getirilmekte, ayrıca herhangi bir nedenle sorumlu personele rücu etme işleminin gerçekleştirilmediği durumlarda ise tazminatın Başbakan ve ilgili Bakana rücu edilmesi öngörülmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam