İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3140 KOMİSYONDA

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/3140 esas numaralı kanun teklifi 23 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3140, 23 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3140-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/944c7963-5377-46c8-993c-0196fd75c44b

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 113.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 89. maddesinin…

13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 89. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ve işlediği suçtan duyduğu pişmanlık" ibaresi yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Ceza infaz sürecinde "pişmanlık" gibi soyut, ölçülemez ve siyasi yorumlara açık bir kriterin uygulanması hukukun üstünlüğü ilkesine, insan onuruna ve anayasal güvencelere aykırıdır. Bu nedenle 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinde yer alan "pişmanlık" kriteri hem hukuki belirlilik hem de adalet ve insan haklarına uygunluk bakımından sorunlu olduğundan söz konusu ifade madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE i1- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı," ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

GENEL GEREKÇE 2020 yılında Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 89. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte, koşullu salıverilme süreci "iyi hal" değerlendirmesine bağlanmış ve bu bağlamda hükümlünün işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlık da bu değerlendirme kriterleri arasına eklenmiştir.

Ancak "pişmanlık" kavramının infaz aşamasında bir kriter olarak kullanılması, hukuk devleti ilkesini zedelemekte ve çok sayıda anayasal hak ihlaline yol açmaktadır. Her şeyden önce, pişmanlık müessesesi ceza hukukunda maddi ceza hukuku kurumu olarak yargılama aşamasına aittir ve yalnızca hâkim takdirinde değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Bu nedenle infaz aşamasında, yani cezanın kesinleşmesinden sonra tekrar gündeme getirilmesi, ceza hukukunun "mükerrer değerlendirme yasağı"na açıkça aykırıdır.

İkinci olarak, infaz sürecinde "pişmanlık" kriterinin aranması; özellikle siyasi mahpuslar açısından, suçunu inkâr etmeyen ve siyasi kimliğini koruyan bireyler üzerinde bir tür ideolojik inkâr ve kimlik dayatmasına dönüşmektedir. Bu bağlamda, mahpuslardan yalnızca iyi halli olmaları değil, aynı zamanda ceza aldığı eylem ya da fikirle ilgili bir "pişmanlık beyanı" sunmaları talep edilmekte, aksi takdirde özgürlükleri gasp edilmektedir. Oysa pişman olmayan failin yeniden suç işleyeceği varsayımı hem bilimsel hem de hukuki olarak geçersizdir. Pişmanlık, cezaevi içindeki davranışlardan ziyade zihinsel ve ideolojik tutumlara dair bir değerlendirmeye dönüşerek düşünce özgürlüğünü ihlal etmektedir.

Bu durum, Anayasa'nın 25. ve 38. maddeleri ile de açık biçimde çelişmektedir. Anayasa madde 25'e göre, "herkes düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz." Madde 38 ise, "hiç kimse kendisini suçlayan beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz" demektedir. Oysaki "pişmanlık" kriteri, mahpusun hem düşüncesini açıklamaya hem de bir anlamda kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlandığı anayasaya aykırı bir uygulamaya dönüşmüştür. Ayrıca, uygulamada bu kriterin değerlendirilmesi tamamen öznel, keyfi ve denetlenemez biçimde yapılmaktadır. İdare ve Gözlem Kurulları, herhangi bir hukuki standarda dayanmadan, kişisel kanaatlerle hükümlünün "samimi olup olmadığını", "örgütle bağını koparıp koparmadığını" veya "toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığını" değerlendirmekte; böylece idari kurul niteliğindeki bir yapıya yargı yetkisi yüklenmektedir. Bu, yalnızca mahpusların değil, hukukun bütünlüğünün de açık ihlalidir.

İnfazını tamamlamış hasta mahpuslar dahi, yalnızca pişmanlık beyanında bulunmadıkları gerekçesiyle o özgürlüklerinden mahrum bırakılmakta; yaşam hakkı dahi riske atılmaktadır. Pişmanlık dayatmasının, özellikle siyasi mahpuslar üzerinde bir çeşit manevi işkenceye, yani kimliğini reddetme baskısına dönüştüğü somut örneklerle sabittir.

Bu gerekçelerle, 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinde yer alan "pişmanlık" ibaresinin kaldırılması hem hukukun temel ilkeleri hem de insan haklarına dayalı bir infaz rejimi açısından acil bir zorunluluk haline gelmiştir. Böyle bir değişiklik, yalnızca özgürlüğü ihlal edilen yüzlerce mahpusa adalet sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda infaz sisteminin hukuka uygunluğunu da yeniden tesis edecektir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam