Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde
Kaynak göster
2/3347 esas numaralı kanun teklifi 28 Ekim 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Metin Ergun (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Metin Ergun (İYİ Parti, Muğla). “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3347, 28 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3347-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/681ca9d2-6a9c-4086-8417-019a2a1702eb
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 5 madde
MADDE 14/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 37 - 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olup bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi ve bunlara ilişkin vergi cezaları ile gecikme faizleri, mükelleflerin başvurusu üzerine yeniden yapılandırılır.
Başvuru süresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay olup, borçlar en fazla otuz altı eşit taksitte ödenebilir. ği Borçlara ilişkin gecikme zamları ve faizleri yerine, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplama yapılır.
Borçlarını peşin ödeyen mükelleflerden, hesaplanan Yİ-ÜFE farkının tamamı silinir.
Bu madde kapsamındaki borçlar ödendiği sürece mükellefler hakkında uygulanmakta olan haciz ve icra işlemleri durdurulur, yeni işlem tesis edilmez.
Gerekçe: Bu maddeyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na geçici bir madde eklenmektedir. Düzenleme ile 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi borçlarının, mükelleflerin başvurusu üzerine yeniden yapılandırılması amaçlanmaktadır. Borçlarını ödemekte zorlanan esnaf ve KOBİ'lere, ödemelerini belirli bir takvim dâhilinde yapabilme olanağı tanınmaktadır. Gecikme zammı ve faizler yerine, reel ekonomik göstergeleri esas alan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranlarının dikkate alınması, borç yükünü makul bir seviyeye indirirken kamu alacağının da güncel değerini korumaktadır. Düzenleme, sadece küçük işletmeleri değil, kurumlar vergisi mükellefleri olan sanayi kuruluşları ile ihracat yapan firmaları da kapsamaktadır. Bu yönüyle teklif, üretim ve istihdamın devamlılığını korumayı hedeflemektedir. Ayrıca borçlarını peşin ödemek isteyen mükellefler için faiz indirimi öngörülerek, tahsilatın hızlandırılması hedeflenmektedir. Bu madde, geçmiş dönemlerde başarıyla uygulanan vergi yapılandırma modellerine benzer bir yapıda hazırlanmıştır.
MADDE 231/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde…
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 110 - 31 Aralık 2024 tarihi ve öncesine ait olup bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan; sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve faiz borçları yeniden yapılandırılır.
Bu kapsamdaki borçlar için başvuru süresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay olup, başvuru tarihinden itibaren en fazla kırk sekiz taksitte ödenebilir.
Peşin ödemelerde, borca bağlı gecikme zammı ve faizlerin 90100'ü silinir.
İlk iki taksiti süresinde ve tam ödeyen işverenlerin kalan borçları üzerinden *010 indirim uygulanır.
Bu madde hükümlerinden yararlanan işverenler, yapılandırma süresince SGK teşvik ve desteklerinden yararlanabilir.
Gerekçe: Bu maddeyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na geçici bir madde eklenmektedir. Düzenleme kapsamında, işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan 31 Aralık 2024 tarihi ve öncesine ait borçlarının yeniden yapılandırılması öngörülmektedir. Amaç, hem SGK alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak hem de işverenlerin faaliyetlerini sürdürebilmelerine imkân tanımaktır. Kademeli taksitlendirme sistemiyle, borçların 48 aya kadar vadelendirilebilmesi, işletmelere finansal esneklik kazandıracaktır. Peşin ödeme halinde gecikme zammı ve faizlerin silinmesi, ödeme motivasyonunu artıracaktır. Ayrıca ilk iki taksitini zamanında ödeyen mükellefler için getirilen "010 indirim, düzenlemenin teşvik edici yönünü güçlendirmektedir. Bu maddeyle, işverenlerin prim borçlarını düzenli ödemeleri sağlanarak, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği de desteklenmiş olacaktır.
MADDE 3Uygulamaya ilişkin esaslar
— Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Gerekçe: Bu maddeyle, teklifin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na ortak düzenleme yapma yetkisi verilmektedir. Uygulamada yeknesaklığın sağlanması, farklı kurumlarda ortaya çıkabilecek yorum farklılıklarının önlenmesi amaçlanmaktadır. Böylece, yapılandırma sürecinin şeffaf, denetlenebilir ve vatandaş açısından kolay erişilebilir şekilde yürütülmesi garanti altına alınacaktır.
MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (18 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye ekonomisi son yıllarda küresel ve yerel birçok olumsuz gelişmenin etkisi altında kalmıştır. Pandemi sonrası toparlanma sürecinin tam olarak tamamlanamaması, küresel enerji ve hammadde fiyatlarındaki artış, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve yüksek enflasyon oranları, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) üzerinde ciddi bir mali baskı oluşturmuştur.
Bu olumsuz ekonomik tablo yalnızca esnaf ve KOBİ'leri değil, üretim ve ihracat kapasitemizin ana unsurlarını oluşturan sanayici, imalatçı ve ihracatçı kesimleri de derinden etkilemiştir. Artan enerji maliyetleri, döviz kuru belirsizliği ve finansman zorlukları, özellikle üretim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin rekabet gücünü zayıflatmıştır. Bu nedenle düzenlemenin kapsamı, ekonominin tüm üretici ve mükellef kesimlerinin mali yükünü hafifletecek şekilde geniş tutulmuştur.
İçinden geçmekte olduğumuz bu süreçte üretim maliyetleri hızla artarken, iç talep enflasyonist baskı altında daralmış; işletmelerin nakit akışı bozulmuş, tahsilat sorunları yaygınlaşmış ve sermaye erozyonu derinleşmiştir. Sonuç olarak, esnaf ve KOBİ'lerin büyük bölümü vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanmaya başlamıştır.
Ekonominin temel dinamiklerini oluşturan bu kesimlerin faaliyetlerini sürdürememesi, yalnızca bireysel işletmelerin değil, bütün bir ekonomik düzenin istikrarını tehdit eder hale gelmiştir. Çünkü Türkiye'de toplam istihdamın yaklaşık 9070'i, üretim ve ihracatın da önemli bir kısmı KOBİ'ler tarafından sağlanmaktadır. Bu işletmelerin borç baskısı altında üretimden çekilmeleri, işsizlik oranlarını artıracak, gelir dağılımını bozacak ve kayıt dışı ekonomiyi büyütecektir.
Geçmiş yıllarda yapılan borç yapılandırma düzenlemeleri, bu açıdan önemli bir işlev görmüş; hem devletin tahsil kabiliyetini artırmış hem de işletmelere nefes alma imkânı tanımıştır. 2016, 2018, 2020 ve 2023 yıllarında yürürlüğe giren benzer düzenlemeler, kısa sürede milyarlarca liralık tahsilatı mümkün kılmış, aynı zamanda binlerce işletmenin kapanmasını önlemiştir.
Bugün gelinen noktada, ekonomik koşullar bu tür bir uygulamayı yeniden zorunlu kılmaktadır.
Vergi ve SGK borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla: e Esnaf ve KOBİ'lerin mali yükü hafifletilecek, üretim ve ticari faaliyetlerin sürekliliği sağlanacaktır. e İstihdamın korunması ve artırılması yönünde doğrudan bir etki yaratılacaktır. e Kamu alacaklarının tahsil oranı yükselecek, bütçe gelirlerinde orta vadede kalıcı artış sağlanacaktır.
"e Kayıt dışı ekonomiye yönelimin önüne geçilecek, vergi bilinci güçlendirilecektir. e Piyasadaki güven duygusu pekiştirilecek, ekonomik aktörlerin devlete olan aidiyet hissi güçlenecektir.
Özellikle küçük esnaf ve mikro işletmeler için vergi ve sigorta prim borçları, yalnızca bir mali yük değil, aynı zamanda bir "sistemin dışında kalma" riskidir. Borçlarını ödeyemeyen işletmeler kamu ihalelerine girememekte, krediye ulaşamamakta, teşvik ve desteklerden yararlanamamaktadır. Bu durum, ekonomik ve sosyal eşitsizliği artırmakta, adeta çalışan kesimle üretici kesim arasına görünmez bir duvar örmektedir. .
Yapılandırma düzenlemesi, bu duvarı kaldırmayı; işletmeleri yeniden üretim zincirine dâhil etmeyi amaçlamaktadır.
Bu teklifle getirilen düzenleme; yeni bir borç affı değil, mevcut yükümlülüklerin ödenebilir bir takvime bağlanması ve cezaların makul ölçüde hafifletilmesi suretiyle devletle vatandaş arasındaki mali ilişkiyi yeniden dengeleyen bir adım niteliğindedir.
Diğer yandan, bu düzenleme kamu maliyesi açısından da rasyonel bir yaklaşımdır. Tahsil kabiliyeti zayıflamış, icra dosyalarında bekleyen borçlar devlet açısından "kâğıt üzerinde alacak" niteliği taşımaktadır. Yapılandırma, bu alacakların önemli bir kısmının ekonomiye geri kazandırılmasını sağlayacaktır. Böylece hem bütçe gelirleri artacak hem de finansal piyasalar üzerindeki tahsilat baskısı azalacaktır.
Sonuç olarak, bu Kanun Teklifiyle hedeflenen temel amaç;
Ekonomik istikrarı güçlendirmek,
Üretimi ve istihdamı korumak,
Devletle vatandaş arasındaki mali bağı yeniden güven temelinde kurmak,
KOBİlerin, sanayicilerin, üreticilerin ve ihracatçıların sürdürülebilir bir finansal yapıya kavuşmasına katkı sağlamaktır.
Bu teklif, "cezalandırıcı değil, yaşatıcı bir mali anlayışın" ürünüdür. Ekonomik faaliyetlerin devamlılığını esas almakta, borçlu vatandaşın değil, üretimin yaşamasını hedeflemektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR