İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3413 KOMİSYONDA

Toplumsal Bağışıklığı ve Çocuk Sağlığını Koruma Kanun Teklifi

11 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 14 madde

Kaynak göster

2/3413 esas numaralı kanun teklifi 10 Aralık 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Elif Esen (Yeni Yol); 11 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Elif Esen (Yeni Yol, İstanbul). “Toplumsal Bağışıklığı ve Çocuk Sağlığını Koruma Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3413, 10 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3413-toplumsal-bagisikligi-ve-cocuk-sagligini-koruma-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/95160d5c-a43c-4405-adc2-019b08cb8275

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    11 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 14 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1Amaç ve Kapsam

(1) Bu Kanunun amacı; çocukları aşı ile önlenebilir hastalıklardan korumak, toplumsal bağışıklık oranını artırmak, halk sağlığını güvence altına almak ve bu çerçevede idari ve hukuki sorumlulukları düzenlemektir.

(2) Bu Kanun; zorunlu aşıların çocuklara uygulanmasını, aşı uygulamalarının kayıt ve takibini, istisna ve muafiyetleri ile zorunlu aşıya uymayan ebeveynlere yönelik yaptırımları kapsar.

Gerekçe: Bu madde ile Kanunun amacı ve kapsamı açıkça belirlenmiştir. Çocukların aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunması, toplumsal bağışıklığın sağlanması ve halk sağlığının güvence altına alınması devletin temel yükümlülüklerindendir. Anayasa'nın 17. ve 56. maddeleri uyarınca, devletin bireylerin yaşam ve sağlık hakkını koruma sorumluluğu bulunmaktadır. Bu maddeyle ayrıca Kanunun hangi hususları kapsadığı sınırlandırılarak, uygulamada tereddütlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 2Tanımlar

(1) Bu Kanunun uygulamasında;

a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,

b) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi,

c) Ebeveyn: Çocuğun velayetine sahip olan veya bakımından hukuken sorumlu kişileri,

ç) Kurul: Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulunu,

d) Tıbbi Muafiyet: Yetkili hekim tarafından düzenlenen sağlık raporu ile belgelenmiş, çocuğa aşı yapılmasına engel teşkil eden durumu,

e) Zorunlu aşılar: Difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, H. influenza tip B, tüberküloz, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği ve pnömokok hastalıklarına karşı uygulanan aşıları, ifade eder.

Gerekçe: Kanunun uygulanmasında kavram birliği sağlamak amacıyla tanımlar yapılmıştır. Özellikle "çocuk", "ebeveyn" ve "tıbbi muafiyet" gibi kavramlar, uygulamada farklı yorumların önüne geçilmesi için açık şekilde düzenlenmiştir. Sağlık Bakanlığı bünyesinde yer alan Bağışıklama Danışma Kurulunun görüşleri doğrultusunda da bilimsel temelli karar alma süreçlerinin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.

MADDE 3İKİNCİ BÖLÜM Zorunlu Aşılar, Yükümlülükler, İstisnalar Zorunlu aşılar

(1) Bu Kanunda belirtilen aşıların, tıbbi engeli bulunmayan tüm çocuklara uygulanması zorunludur.

(2) Zorunlu aşılar ile ilgili çalışmalar Dünya Sağlık Örgütü ve Kurul tavsiyeleri doğrultusunda Bakanlık tarafından yürütülür.

(3) Aşılar, Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarında veya yetkilendirilmiş diğer kurumlarda ücretsiz olarak uygulanır.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

Gerekçe: Çocukluk çağı aşılarının zorunluluğu bu madde ile hüküm altına alınmıştır. Türkiye'de bugüne kadar Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çerçevesinde yürütülen aşı uygulamaları, bu Kanun ile açık yasal dayanağa kavuşturulmaktadır.

MADDE 4Devletin yükümlülüğü

(1) Devlet; aşıların tedariki, dağıtımı, lojistiği ve güvenli şekilde uygulanmasından sorumludur.

(©) Yan etkilerin izlenmesi, güvenlik raporlarının ve aşılanma oranlarının kamuoyuyla paylaşılması ve bilgilendirme faaliyetleri Bakanlık tarafından yürütülür.

Gerekçe: Aşıların tedarik, dağıtım ve ücretsiz uygulanması devletin asli görevi olarak düzenlenmiştir. Halk sağlığı için kritik öneme sahip aşıların temini ve güvenliğinin sağlanması devletin sorumluluğunda olmalıdır. Ayrıca yan etkilerin şeffaf şekilde izlenmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi, toplumsal güvenin tesis edilmesi açısından zorunludur.

MADDE 5Ailelerin yükümlülüğü

(1) Ebeveynler veya yasal vasiler, çocuklarının aşılanmasını sağlamakla yükümlüdür.

(2) Aşı reddi halinde öncelikle yazılı bilgilendirme yapılır. Bilgilendirmeye rağmen yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda idari para cezası uygulanır. (3) Aşı reddinin çocuğun sağlığını ciddi biçimde tehlikeye soktuğu hallerde, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında sağlık tedbirleri alınır.

Gerekçe: Çocukların üstün yararı gözetilerek ebeveynlere açık yükümlülük getirilmiştir. Aşı reddi halinde önce bilgilendirme yapılması, bireysel özerkliğe saygıyı gösterirken; yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde idari yaptırımlar öngörülmesi ise kamu sağlığını koruma gereğinden kaynaklanmaktadır. Çocuğun hayatını ciddi tehlikeye sokan durumlarda Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde sağlık tedbirine başvurulması, uluslararası sözleşmelerdeki "çocuğun üstün yararı" ilkesinin gereğidir.

MADDE 6Sağlık çalışanlarının yükümlülüğü

(1) Sağlık çalışanları, aşılama hizmetlerini bilimsel ilkelere uygun olarak yapmak, ebeveynleri bilgilendirmek ve kayıtları zamanında Bakanlığın elektronik kayıt sistemine işlemekle yükümlüdür.

(2) Aşı karşıtlığına ve tereddütüne teşvik eden veya aşı uygulamasını keyfi biçimde reddeden sağlık çalışanları hakkında disiplin hükümleri uygulanır.

(3) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri yolu ile, bilimsel bir gerekçeye dayanmadan aşı reddini ve tereddütünü teşvik eden ya da bu hususta bilimselliği henüz kanıtlanmamış ya da bilim dışı yöntemleri öneren sağlık çalışanlarına, Bakanlık tarafından 15 günden 6 aya kadar süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası hükümleri uygulanır. Meslekten geçici olarak alıkoyma cezası alanlar, bu süre dolmadan Türkiye'nin hiçbir yerinde özel sağlık kuruluşu açamaz ve resmi veya özel herhangi bir yerde mesleğini icra edemez.

Gerekçe: Aşı uygulamalarında sağlık çalışanlarına düşen görevler ve sorumluluklar düzenlenmiştir. Aşı uygulamalarının bilimsel esaslara uygun yapılması, kayıtların düzenli tutulması ve ebeveynlerin bilgilendirilmesi temel yükümlülüklerdir. Aşı karşıtlığına ve tereddütüne teşvik eden sağlık çalışanlarına yönelik disiplin yaptırımı ise toplum sağlığını koruma amacına hizmet etmektedir.

MADDE 7İstisnalar

(1) Tıbbi olarak sakıncalı olduğu hekim raporu ile belgelenen çocuklar aşı zorunluluğundan muaftır.

(2) Tibbi muafiyetin kapsamı ve usulü Bakanlık tarafindan çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Eğitim Kurumlarında Kayıt için Aşı Ön Şartı, Denetim ve Yaptırımlar Eğitim kurumlarında aşı şartı

Gerekçe: Çocuğun tıbbi durumunun aşıya engel teşkil ettiği hallerde istisna tanınması, bireysel sağlık hakkı ve beden bütünlüğünün korunması açısından gereklidir. Bu istisnanın yetkili hekim raporu ile belgelenmesi ve usulün yönetmelikle belirlenmesi, suistimalleri önlemek ve düzenlemeyi objektif hale getirmek amacıyla öngörülmüştür.

MADDE 8Anaokulu, kreş, ilkokul ve ortaokullara kayıt için, çocuğun uygun şekilde aşılandığını gösteren sağlık…

(1) Anaokulu, kreş, ilkokul ve ortaokullara kayıt için, çocuğun uygun şekilde aşılandığını gösteren sağlık belgesi ibraz edilmesi zorunludur.

Bu şartı yerine getirmeyen çocukların kaydı, eksik aşıları tamamlanana kadar ertelenir.

Gerekçe: Çocukların eğitim kurumlarına kabulünde zorunlu aşıların tamamlanmış olmasının aranması, hem bireysel hem de toplumsal korunmayı güçlendiren bir tedbirdir. Dünyada yaygın olarak uygulanan bu yöntem, aşıya erişimi kolaylaştırmakta ve toplumsal bağışıklığı desteklemektedir. Eğitim hakkı ile sağlık hakkı arasında denge gözetilmiş, eksik aşıların tamamlanmasıyla kayıt hakkı güvence altına alınmıştır. TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

MADDE 9Denetim ve kayıt sistemi

(1) Tüm aşı uygulamaları Bakanlığın elektronik kayıt sistemine işlenir. (2) Milli Eğitim Bakanlığı, çocukların okula kaydında bu kayıtları esas alır.

(3) Aşı uygulamalarına ilişkin veriler, Bakanlık tarafından yıllık rapor halinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.

Gerekçe: Aşıların elektronik ortamda kayıt altına alınması, şeffaflık ve denetim açısından önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında kurulacak koordinasyon, hem çocukların aşılanmasının takibini kolaylaştıracak hem de veri güvenliğini sağlayacaktır. Yıllık raporların TBMM'ye sunulması ise demokratik denetim mekanizmasının işlemesi açısından gerekli görülmüştür.

MADDE 10Yaptırımlar

(1) Çocuğuna zorunlu aşıları yaptırmayan ebeveynlere 150.000 Türk lirası idari para cezası verilir.

(2) Bu ceza, her yıl, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre hesaplanan yeniden değerleme oranına göre arttırılır.

(3) İdari para cezasını uygulamaya, Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş merciler yetkilidir. İdari yaptırımların uygulanması, tahsili ve kanun yolları

Gerekçe: Zorunlu aşı yükümlülüğüne uymayan ebeveynlere idari para cezası verilmesi öngörülmüştür. Ceza miktarı caydırıcı seviyede belirlenmiş, yıllık yeniden değerleme oranına bağlanarak güncelliğinin korunması sağlanmıştır. Bu yaptırım, zorunluluğun etkinliğini artırmayı amaçlamaktadır.

MADDE 11Bu Kanunda öngörülen idari yaptırımların uygulanmasını gerektiren fiillerle ilgili olarak Bakanlıkça…

(1) Bu Kanunda öngörülen idari yaptırımların uygulanmasını gerektiren fiillerle ilgili olarak Bakanlıkça nitelikleri ve kapsamı yönetmelikle belirlenerek yetkilendirilen denetim elemanlarınca bir tutanak tanzim edilir. Bu tutanak Bakanlığa intikal ettirilir. Bakanlık, tutanağı değerlendirerek gerekli idari yaptırım kararını verir. İdari yaptırım kararı, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre Bakanlık tarafından ilgiliye tebliğ edilir.

(2) İdari yaptırım kararları hakkında idari yargıda Bakanlığa karşı dava açılabilir. Dava açılması idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz.

(3) İdari para cezalarının tahsil usulü hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara l Elif ESEN İstanbul Milletvekili

Gerekçe: İdari yaptırımların uygulanmasına ilişkin usuller düzenlenmiştir. Bakanlıkça yetkilendirilen denetim elemanlarınca tutanak düzenlenmesi, idari kararların tebliğ usulleri ve yargı yolu açıklanarak, hukuki güvenlik ilkesi gözetilmiştir. Kabahatler Kanunu'na atıf yapılarak tahsil usulü belirlenmiş, böylece uygulamada yeknesaklık sağlanmıştır.

MADDE 12Düzenleyici işlemler

(1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

(2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

Gerekçe: Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi, esneklik sağlamaktadır. Ayrıca Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu'na yapılan atıf ile mevzuat bütünlüğü gözetilmiştir

MADDE 13Yürürlük

(1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 14Yürütme

(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

Gerekçe: Yürütme maddesidir. TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, kapsam ve Tanımlar

Genel gerekçeyi oku (11 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Bulaşıcı hastalıklar, insanlık tarihi boyunca milyonlarca insanın yaşamını kaybetmesine ve toplumların büyük bedeller ödemesine yol açmıştır. Modem tıbbın en önemli başarılarından biri olan aşı uygulamaları sayesinde, tarihte büyük kayıplara neden olmuş pek çok hastalık günümüzde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da kontrol altına alınmıştır. Çiçek hastalığının eradikasyonu, çocuk felci vakalarının büyük ölçüde sona erdirilmesi ve kızamık gibi hastalıkların kontrol altına alınması, aşıların bireysel ve toplumsal sağlık üzerindeki etkisinin en somut göstergeleridir.

Bununla birlikte, son yıllarda dünya genelinde ve ülkemizde artan aşı karşıtlığı ve aşı tereddütü, halk sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Özellikle çocukluk çağı aşılarının reddi, bireysel bir tercih olmanın çok ötesinde toplumun genelini etkileyen kamusal bir risk teşkil etmektedir. Çünkü aşılar sadece aşılanan bireyi korumakla kalmamakta ve ayrıca toplumsal bağışıklık sağlayarak hastalıkların yayılmasını ve salgınları önlemektedir. Aşılanmayan bireylerin varlığı, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bebekler, yaşlılar, kanser ve kronik hastalıklarla mücadele eden kişiler açısından ölümcül riskler yaratmaktadır.

2025 yılı itibarıyla Dünya Sağlık Örgütü verileri, kızamık vakalarının dünya genelinde son beş yılda üç kat arttığını, aşılanma oranlarındaki küçük düşüşlerin dahi hastalıkların yeniden yayılmasına yol açtığını göstermektedir. Türkiye'de de Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında kızamık vakalarında ciddi artış yaşanmış, bu artışın önemli ölçüde aşı reddi' ve tereddütünden kaynaklandığı belirtilmiştir. Nitekim Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren yürütülen bağışıklama politikaları sayesinde pek çok bulaşıcı hastalık kontrol altına alınmışken, günümüzde aşı reddi nedeniyle yeniden salgın riskiyle karşı karşıya kalınmaktadır.

Anayasa'nın 17. maddesi "tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağını" düzenlerken; aynı zamanda 56. maddesi devletin "herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak" görevini açıkça ortaya koymaktadır. Çocuğun üstün yararı ilkesi ve toplum sağlığının korunması yükümlülüğü, devletin aşı uygulamalarını yasal bir çerçevede zorunlu kılmasını meşru ve gerekli kılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin 2015 tarihli Halime Sare Aysal kararında çocukların zorunlu aşılanmasının kanunilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olduğu, çocuğun yüksek yararının korunmasının öncelikli olduğu açıkça vurgulanmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi'ne göre 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu zorunlu görülen bütün çocukluk çağı aşıları için yeterli ve öngörülebilir bir kanuni dayanak oluşturmamaktadır; "doğan her çocuğa belirli bir yaş periyoduna bağlı olarak ve ebeveynin rızası hilafına, ilgili idarece belirlenecek olan her türlü aşının tatbiki yetkisi verildiği şeklinde anlaşılması olanaklı değildir. Aksinin kabulü hâlinde uygulanacak tıbbi müdahalenin tür ve kapsamı belirsiz olacak şekilde, rıza verilmeyen müdahale türlerinin gündeme gelmesi muhtemeldir."

TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre de aşıya ilişkin müdahaleler kişinin sağlığına zarar vermediği ve kanunla düzenlendiği takdirde meşrudur. Halk sağlığının korunması amacını taşıyan aşı uygulamasının, ilgili kişinin sağlığı ve hayatı bakımından bir tehlike yaratmaması şartıyla, demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı bir tedbir olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Bu bağlamda gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında zorunlu aşı uygulamasının kanuni dayanağının bulunması gerektiği vurgulanmaktadır. Türk Tabipleri Birliği'nin etik görüşleri de bu noktada paraleldir: bireysel özerklik ile toplum sağlığı arasında bir denge kurulması gerektiği, bu dengenin de çocukların aşılanması yönünde zorunluluk getirilmesini etik ve hukuki olarak meşru kıldığı belirtilmiştir.

Uluslararası düzeyde de benzer düzenlemeler bulunmaktadır. Almanya'da kızamık aşısı zorunlu hale getirilmiştir, yükümlülüğe uymayan ailelere idari para cezası uygulanmakta ve çocukların okula kaydı engellenmektedir. Fransa"da çocukluk çağında uygulanan 11 aşı yasal olarak zorunlu olup, eksik aşılı çocukların kreş ve okullara kabul edilmemesi öngörülmüştür. Belçika'da çocuk felci aşısı uzun süredir zorunlu olup, ebeveynlerin uyumsuzluğu halinde yasal yaptırımlar devreye girmektedir. Avustralya'da "No Jab, No Pay" (Aşı Yoksa, Ödeme Yok) politikası kapsamında aşı yaptırmayan ailelere devlet yardımları kesilmekte; ABD'de ise eyaletler bazında değişmekle birlikte, okula kayıt için zorunlu aşı koşulu genel kabul görmektedir.

Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuğun yüksek yararını gözetme ilkesini açıkça düzenlemekte; devletlere çocukların sağlığını koruma yükümlülüğü getirmektedir. Bu yükümlülük, yalnızca tedavi edici değil, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetlerini de kapsamakta olup, çocukların bulaşıcı hastalıklardan korunmasının devletin asli görevlerinden biri olduğu açıktır. Dünya Sağlık Örgütü "Herkesin, her yerde kaliteli sağlık hizmetlerine, eğitime ve bilgiye erişimin yanı sıra güvenli içme suyu, temiz hava, iyi beslenme, kaliteli barınma, insana yakışır çalışma ve çevre koşulları ve en önemlisi ayrımcılığa uğramama hakkı' olduğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda hiçbiri geride kalmayacak şekilde her bir çocuğun ailesinin görüşlerinden ve imkanlarından bağımsız olarak ayrımcılığa uğramadan aşılama hizmetlerine erişmesi güvence altına alınmalıdır.

Bu Kanun Teklifi ile, çocukların zorunlu aşılanması yasal bir çerçeveye kavuşturularak hem bireysel sağlık haklarının korunması hem de toplum sağlığının güvence altına alınması amaçlanmaktadır. Aşı karşıtlığı veya tereddütü nedeniyle ortaya çıkan boşluğun giderilmesi, çocukların o anda ve ileriki yaşamlarında sağlıklarını tehdit eden aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunması, nesillerin sağlıklı ve üretken bir şekilde toplumsal hayata katılması, kamu kaynaklarının tedaviye harcanan yükünün azaltılması ve toplumda kimsenin geride kalmadığı güvenli bir yaşam ortamının tesis edilmesi hedeflenmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam