28 Nisan Gününün İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/460 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “28 Nisan Gününün İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/460, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-460-28-nisan-gununun-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybedenleri-anma-ve-yas-gunu-ilan-edilmesi-ha (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/3552cc23-b93f-49c8-94dd-0188d9223e3a
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 1Her yılın 28 Nisan günü "İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü"dür. 28 Nisan gününü içine…
Her yılın 28 Nisan günü "İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü"dür. 28 Nisan gününü içine alan hafta boyunca ilgili Bakanlıklar, Meslek Odaları, Sivil Toplum Kuruluşları ve iş cinayetlerinde ölenlerin aileleriyle işbirliğiyle içinde anmalar ve iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda duyarlılığı artırmaya dönük etkinlikler düzenlenir.
Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile 28 Nisan tarihinin "İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü" ilan edilerek işçi ölümleri konusundaki duyarlılığı artırmak ve iş cinayetlerine karşı yürütülen mücadeleye güç kazandırmak hedeflenmiştir.
MADDE 2Bu kanun yayım tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayım tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
28 Nisan tarihi, 1914 yılında Kanada'da iş cinayetlerinde patron sorumluluğu olduğuna vurgu yapan bir hukuki kararın verilmiş olması sebebiyle iş güvenliği açısından önem teşkil etmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 2001 yılında 28 Nisan'ı "Dünya Çalışma ve Güvenliği ve Sağlığı Günü" ilan etmiş, 30'dan fazla ülkedeyse 28 Nisan günü "İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü" olarak kabul edilmiştir.
ILO'nun verilerine göre dünyada her yıl 2 milyon 300 bin işçi çalışırken hayatını kaybetmekte, her 15 saniyede bir 1 işçi iş cinayeti sonucu yaşamını yitirmektedir. Aynı veriler, her gün yaklaşık 6 bin 3 yüz işçinin iş cinayetlerine kurban gittiğini göstermektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) ve meslek odalarının araştırmaları ise bu sayının Türkiye için günde ortalama 3 ile 8 arasında değiştiğini ortaya koymaktadır. TMMOB'a bağlı Makine Mühendisleri Odası'nın düzenlediği Vil. Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi" sonuç bildirgesinde de Türkiye'nin iş cinayetlerinde Avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü sırada geldiği görülmektedir.
Bunlarla beraber, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin basından derleyerek hazırladığı istatistiklerde ortaya çıkan tablo Türkiye için iş cinayetlerini önlemek konusunda herhangi bir aşama kaydedilmediğini göstermektedir. Bu verilere göre 2012 yılında 876, 2013 yılında ise 1235'ten fazla işçi çalışırken yaşamını yitirmiştir. 2014 yılının ilk üç ayına baktığımızda da İş sağlığı ve güvenliğinin hiçe sayıldığı, kazanç hırsının yaşam hakkının üzerine konduğu sistemin devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine İSİG'in yaptığı araştırmalara göre 2014 yılında önlenebilir sebeplere rağmen -en az- 1886 işçi yaşamını kaybetmiştir. 2015 yılında önlenebilir sebeplere rağmen -en az- 1730 işçi yaşamını kaybetmiştir. Yine İstanbul İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) verilerine göre, 2016 yılında en az 1970, 2017 yılının ilk üç ayında en az 441 işçi işçi iş cinayeti sonucu hayatını kaybetmiştir
İş cinayetlerinin adli ölümleri aştığı günümüz Türkiye'sinde bu ölümlere fıtrat değil cinayet demek gerekmektedir. Patronların kar hırsı, denetimsizlik, yoksulluk gibi faktörler iş cinayetlerine davetiye çıkarmaktadır. İşyeri ve işçi güvenliği eğitimini angarya gören anlayış maalesef ki bu yaşanan ölümlerin sorumlusudur. Türkiye'de iş cinayeti sonucu binlerce insan yaşamını yitirmektedir. Oysa bu rakamın buz dağının görünün yüzü olduğunu bilmekteyiz. Kayıtsız çalışan işçilerin geçirdikleri kazaların hastanelere ne olarak geçildiği meçhul. Kar odaklı . anlayış, işçileri ölümle yaşam arasındaki çizgide açlık oyunları oynamaya zorlamaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti anayasasında devletin sosyal bir devlet olduğu, yurttaşların sosyal refahını korumakla yükümlü olduğu yazmasına rağmen, hükümet politikalarıyla Anayasaya aykırı hareket ederek patronların sırtını sıvazlamakta adeta işçileri ölüme göndermektedir.
İş cinayetlerinin önemli bir boyutu da iş güvencesinin olmadığı esnek çalışma koşullarının çocuklar üzerindeki ağır etkisidir. Çocuklar, kadın, göçmen ve yaşlılarla beraber güvencesiz çalıştırmanın ihtiyaç duyduğu ucuz emek gücünün temelini oluşturmaktadır. Sosyal güvenlik sisteminde çocukların korunup çocuk işçiliğinin yasaklanması gerekirken, çocuklar iş cinayetlerine kurban gitmektedir. Ülkemizin dış politikasının kanayan yarası olan Suriye meselesi neticesinde ülkemize milyonlarca Suriyeli sığınmacı yerleşmiş, bu kişiler ucuz iş gücü olarak güvencesiz olarak kullanılmıştır. Maalesef ki kadın, çocuk ya da sığınmacı demeden işçiler ağır şartlar altında ucuz iş gücü olarak kullanılm Piyasacı ekonomi politikaları da bu durumu desteklemektedir. g8 MM , MK mağ , Yukarıda izaha çalıştığımız sebeple 28 Nisan İş Cinayetlerinde HağagME)böğe İleri Anma ve Yas Günü olsun diye bu kanun teklifi hazırlanmıştır. . NES, z kağ KR
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR