İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/499 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 2 TEM 2018 KOMİSYONDA

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesi Hakkında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 1 madde

Kaynak göster

2/499 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 25. Maddesi Hakkında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/499, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-499-5275-sayili-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunun-25-maddesi-hakkinda-de (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/9fe91f24-8181-4a4b-8e57-0188d928a17e

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 1 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 15275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 25. Maddesi aşağıdaki şekilde…

5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 25. Maddesi aşağıdaki şekilde kaldırılmıştır;

"5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 25. Maddesi yürürlükten kaldırılmıştır."

MADDE 3 — Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 — Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

KABA

Gerekçe: Değişiklik ile ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum olanlar ile diğer mahpuslar arasındaki fark ortadan kaldırılmıştır. Hak ve özgürlüklerin ayrım yapılmadan herkes için eşit biçimde uygulanması gerektiği Anayasa'da yer alan temel ilkelerden olup uluslarası sözleşmeler de bunu gerektirmektedir. Uluslararası hukuk kurallarına göre, tek kişilik hücrede, içerideki ve dışarıdaki herkesten yalıtılmış biçimde cezaevinde tutuluyor olmak, özelikle de "ölünceye kadar" cezaevinde kalacağı öngörülen insanlar açısından gayri insani bir muamele ve cezalandırma biçimidir. Nitekim Avrupa Cezaevi Kuralları Mad 58'de "Hapis ve suçluyu özgürlüğünden yoksun bırakarak dış dünyadan ayıran benzeri diğer cezalar, kişiye derin ızdıraplar veren önlemlerdir. Hapishane rejimi, hapishane hayatı ile dişarıdaki özgür yaşam arasındaki farkı azaltmanın yollarını aramalıdır." hükmü yer almaktadır. BM Genel Kurulunun 14 Aralık 1990 tarih ve 45/111 sayılı kararıyla (m.7) "Bir ceza olarak hücre hapsinin kaldırılması veya bu cezanın kısıtlanması yönünde çaba gösterilir ve gösterilen çabalar teşvik edilir." denilmekte olup kısa süreli bile olsa hücre hapsine karşı çıkılmaktadır. İnsan hakları hukukunun temel gerekleri mahpuslar arasında işledikleri suçun niteliğine göre ayrım yapılmamasını öngörmektedir. e Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlarla diğer mahpuslar arasında infaz rejiminden kaynaklanan bu ayrımcılık kısmi değişikliklerle giderilebilecek bir durum olmayıp madde metninin bütünüyle ortadan kaldırılması gerekmiştir.

Genel gerekçeyi oku (17 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenlerle ilgili infaz koşulları 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 25. Maddesinde düzenlenmiş olup 25. Maddeye göre:

" (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:

a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.

b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.

c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.

d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir.

e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f) bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir.

f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.

g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez.

h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz.

ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbi tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkum koğuşlarında uygulanır.

Bu maddeyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olan mahpuslara tek kişilik oda sistemi? adı altında hücre hapsi dayatılmakta ve sürekli biçimde tek başına yaşamaya zorlanmaktadırlar. Ayrıca bununla yetinilmeyip infaz koşulları eskiye oranla daha da ağırlaştırılarak cezaevi yaşamı çekilmez hale getirilmektedir.

Türkiye'deki cezaevi koşulları ve özellikle de siyasi mahpusların kaldığı F Tipi Cezaevi koşulları çok ağır ve insan hakları açısından da tartışmalı bir konumdayken, buna ek olarak bir de mahpuslara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına özgü infaz koşullarının uygulanması ve havalandırma, görüş, haberleşme araçlarından yararlanma vb. konularda eskiye, oranla... önemli ölçüde hak kaybına uğramış olmaları daha büyük bir mağduriyet e (yüksek, güvenlikli F Tipi Cezaevinde mahpusların her türlü sosyal ve duyusal izolasyon uygulamasıyla diğer mahpuslardan ayrı tutulmaları ve insani temas noktasının kamu görevlileriyle sınırlı düzeyde konuşmayan-ilişkiye indirgenmesi ve dış dünyayla olan ilişkilerine de ayrıca sınırlamalar getirilmiş olması bu konumdaki mahpusları son derece olumsuz biçimde etkilemiştir.

Tek kişilik hücreye kapatıldıktan sonra fiziki koşullar itibarıyla asgari düzeyde sağlıklı bir yaşam sürdürebilmelerinin koşulları ortadan kaldırılan mahpusların, güneş ışığından yararlanabilme, rahat nefes alabilme ve temiz havayı soluyabilmeleri dahi engellenmiştir. Günde yalnızca bir saat havalandırmaya çıkarılan, sohbet hakkı ve arkadaş ziyaretleri tümüyle kaldırılan, aile görüş ve haberleşmeleri sınırlandırılıp ek disiplin cezalarıyla hak yoksunlukları artırılan mahpusların bu şekilde hücrede tek başına ölüme terk edilmeleri, insan haklarına ve temel hukuk ilkelerine aykırıdır.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahpusların "ölünceye kadar" cezaevinde kalmak biçimindeki ağır bir cezalandırmaya tabi tutulmaları nedeniyle, infaz koşullarının daha da hafifletilmesi yerine ağırlaştırılarak tek kişilik bir hücrede tecrit edilmiş vaziyette, ölene kadar tek başına yaşamaya mahkum edilmeleri insanlık dışi bir uygulamadır. Açık biçimde hukuki olmayan ama yasal ve fiili olarak tecrit ve izolasyonu amaçlayan bu rejimle hücre hapsinin dayatılması, hakların idare keyfiyetine bırakılarak kısıtlanması ve hükümlünün kayıtsız-şartsız boyun eğmeye zorlanması, insanlık onuruyla bağdaşmayan bir durumdur.

Hücrenin mahpuslar üzerindeki etkisi bilinmekte ve Ceza İnfaz Yasası'nda dahi en fazla 20 gün olabileceği öngörülmüşken ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen mahpusların ömür boyu hücre cezasına mahkum edilmiş olmalarının hiçbir hukuki gerekçesi olamaz. İnsani açıdan asla kabul edilemeyecek bu uygulamayla birlikte mahpusların hücrede tek başına ve ölünceye kadar yaşamaya mahkum edilmeleri, ileriki yaşamlarını da etkileyecek biçimde sarsıcı sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim insan hakları örgütlerinin yürüttüğü çalışmalara göre "ölünceye kadar cezaevinde kalacakları öngörülen bu kişilerde F Tipi cezaevinde kalan diğer mahpuslarda görülen rahatsızlıklardan farklı ve daha ağır boyutta sorunlar ortaya çıkmaktadır ki tek başına hücrede kalanlara ilişkin yapılan bilimsel araştırmalar da bunu doğrulamaktadır.

Mal

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam