İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/971 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 9 TEM 2018 KOMİSYONDA

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 7 madde

Kaynak göster

2/971 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/971, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-971-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/13241000-8b1b-4b80-9461-0188dcfbf0c6

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 7 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1235 sayılı kanunun 10'uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

235 sayılı kanunun 10'uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

"Sulh ceza mahkemesinin görevi

Madde 10- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması, sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir."

Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 25235 sayılı kanunun 11'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı…

5235 sayılı kanunun 11'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır."

Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 35271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173*üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173*üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

"Cumhuriyet savcısının kararına itiraz Madde 173 — (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3) Mahkeme, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkum eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) Mahkeme istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.

(6) İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesinin bu hususta karar vermesine bağlıdır."

Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 45271 sayılı kanunun 268"inci maddesinin 3*üncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde…

5271 sayılı kanunun 268"inci maddesinin 3*üncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

"a) Sulh ceza hâkiminin kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.

b) Sulh ceza işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza işlerini gören mahkeme başkanına aittir."

Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 55230 sayılı kanunun EK MADDE -1 kaldırılmıştır.

5230 sayılı kanunun EK MADDE -1 kaldırılmıştır.

Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 65230 sayılı kanunun Geçici Maddeler 6 ve 7 yürürlükten kaldırılmıştır.

5230 sayılı kanunun Geçici Maddeler 6 ve 7 yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçe: İşbu kanun teklifi ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 7Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE $- Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GG MEÇ FVDAK

B ezan 7023

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Anayasamızın 36 ve 37'nci maddeleri şu şekildedir;

"Hak arama hürriyeti Madde 36 — Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.(1) Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

Kanuni hakim güvencesi Madde 37 — Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."

6545 sayılı torba yasa ile özel yetkili mahkemeler kaldırılmış yerine sulh ceza mahkemeleri getirilmiştir. Sadece bir isim değişikliği ile yine iktidarın kontrolü altında bulunan yeni bir mahkeme kurulmuştur.

Tarih boyunca bu ve buna benzer kurulan mahkemeler Devletin değil hükümet partisinin korunması için teşkil edilmiş olup, bu mahkemelerin Anayasa'ya İnsan Haklarına aykırı kararları pek çok kesimden vatandaşımızı mağdur etmektedir. Bu kişiler arasında askerler, polis memurları, yargı mensupları, basın mensupları gibi belli bir kesimin yanında hükümete karşı demokratik hakkını savunan vatandaşlarımız da vardır.

Türkiye'nin tamamen demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olabilmesi için mevcut kanunlarda yürürlükte bulunan sulh ceza mahkemesi gibi özel görev ve yetkilerle kuşatılmış mahkemelerin kapatılması gerekmektedir.

Söz konusu mahkemeler Türkiye'yi hukuk devleti çizgisinden uzaklaştırarak Ortaçağ'da ortaya çıkan polis devleti çizgisine yakınlaştırmaktadır ki, bu durum da her geçen gün demokrasimize geri dönüşü olmayan ağır hasarlar vermektedir. Bilindiği üzere polis devleti kavramı; yöneticilerin halka karşı hiçbir hukuk kuralıyla bağlı olmadığı yönetim biçiminin adıdır. Yöneticilerin kanunlar karşısında keyfi davranmasının önüne geçilmesi ile demokratik bir hukuk devleti olunabilir. Zira bu durum Anayasamızda da açıkça hüküm altına alınmıştır. Yöneticilerin keyfi davranışları ve bu davranışların cezasız kalması toplumu geri dönüşü olmayan büyük bir kaosa, kutuplaşmaya ve çatışmaya götürecektir. Nitekim bunun emareleri de her gün sokaklarda görünebilmektedir. Toplumsal barışın ve sükunetin tesis edilebilmesi için hukuk devletinden, adaletten ödün vermemek gerekir. Bunun ilk adımı ise sulh ceza mahkemelerinin yetkilerini kaldırmak olacaktır. Birkaç kişinin ve küçük bir topluluğun kişisel hırs ve ihtirasları için bir toplumun Anayasal, demokratik, insani, medeni ve sosyal hakları bu şekilde ihlal edilemez.

İşbu kanun teklifim ile sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan işbu sulh ceza mahkemelerinin hukuk devletini tehlikeye sokacak derecede çok verilen yetkilerinin kaldırılması amaçlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam