İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · CUMA

2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle

Abdulhamit Gül

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 38. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Aralık 2017 · 1.634 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdulhamit Gül (AK Parti), 15 Aralık 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 1.634 kelime.

Abdulhamit Gül (AK Parti, Gaziantep). “2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulhamit-gul-26-2017-12-15-2018-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2016-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=64698

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep)Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımızın 2018 yılı bütçesini takdim etmek, devam eden ve planlanan faaliyetlerimiz hakkında bilgi vermek üzere huzurunuzdayım. Bu vesileyle Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime, inananların ilk kıblesi olan Kudüs’ümüze, Mescid-i Aksa’ya yapılan hukuk dışı, insanlık dışı uygulamaları şiddetle kınayarak başlamak istiyorum. Birleşmiş Milletlerin yüzlerce kararına rağmen, bir hukuk katliamı, bir haydut devlet anlayışıyla bir katliama, bir hukuk katliamına seyirci kalmamak adına buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi, bağımsız Filistin devletinin başkenti oluncaya kadar hiçbir şekilde bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Esasen yüzyıllardır Osmanlı’nın barış, selamet yurdu olarak her inanç için -gerek Müslümanlar gerek Yahudiler gerek Hristiyanlar- ortak kutsal bir mekân olan Kudüs’ün yine bu kimliğini ortadan kaldırmak isteyenlerin bölge barışına, dünya barışına hiçbir şekilde katkı sunamayacağını da bütün dünya görmektedir.

Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Dönem Başkanlığını yapmış olduğumuz İslam İşbirliği Teşkilatının ülkemizde toplanarak dünya tarihine kayıt düşülmesi ve bu toplantının yapılması gerçekten dünya barışı, insanlık tarihi adına da çok önemli bir adım olmuştur. Niyetimiz ve beklentimiz, bütün dünya ülkelerinin bu alınan kararları tanıması, kabul etmesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukuk devletinin en önemli unsuru etkin işleyen bir yargı sisteminin varlığıdır. Hukukun üstünlüğünü esas alan bir devlet modeli içinde yargı bir hakem niteliğindedir. Bu işlevini yerine getirebilmesi, önüne gelen sorunları nesnel ve adil bir şekilde çözmesine bağlıdır. Bu özelliğiyle yargı, hukuku ölçülebilir bir değer hâline getirir. Bu sebeple, yargı sistemimizi vatandaşlarımıza hizmet eden bir araç olarak işlevsel kılmak ve doğru işlemesini sağlamak en büyük önceliklerimiz arasında olmaya devam edecektir.

Hükûmetlerimizin son on beş yıldır takip etmiş olduğu yol, bu önceliğe uygun bir reform çizgisidir. Adalet hizmetlerinin geliştirilmesi, adalete erişimin güçlendirilmesi hiç eksilmeyen bir dikkat ve heyecan olarak bu yıl da yine Hükûmetimizin en önemli kararlarından ve yol haritalarından biri olacaktır.

Vatandaşlarımızın daha hızlı, daha etkili, daha adil karar ve yargılama süreçlerinden istifade edebileceği çalışmalar, bunlara yönelik çalışmalar her alanda olumlu sonuçlarını vermektedir. Son on beş yıl içinde adalet hizmetlerine merkezî bütçeden ayrılan pay 2 kat artmış, kurumlarımızın fiziki imkânları, yapısal dönüşümleri de hız kazanmıştır. Adaletin fiziki çehresi kadar yeni kurumlar ve iyi uygulama örnekleriyle de adalet hizmetlerinde anlayış ve kalite yine yükselmiştir. Mevzuatımız demokratikleşme ve insan odaklı bir yaklaşımla gözden geçirilmiş, temel kanunlarımız da büyük ölçüde yenilenmiştir. Anayasal ve yasal düzeyde gerçekleştirilen değişiklikler, bir taraftan temel hak ve hürriyetleri güçlü bir teminat altına alırken diğer taraftan yargının bağımsızlığını, etkinliğini ve tarafsızlığını da güçlendirecek önlemleri içermiştir.

Bildiğiniz gibi, kişisel verilerin korunmasının bir hak olarak düzenlenmesi, yine çocuk haklarının ilk defa anayasal koruma altına alınması, yine sendikal özgürlüklerin genişletilmesi, kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma imkânı getirilmesi, siyasi özgürlüklerin genişletilmesi bu süreçte Anayasa’da kaydedilen çok önemli gelişmeler arasında kısaca sayacağımız, hükûmetlerimiz döneminde yapılan reformlardır. Temel hak ve hürriyetlerin korunup geliştirilmesi ve ihlallerin önlenmesi amacıyla ülkemizin kurumsal kapasitesi de geliştirilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ortaya koyduğu sistemin ikincillik prensibine uygun olarak iç hukukumuzda oluşturduğumuz Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da yine hükûmetlerimiz döneminde ortaya konan çok önemli bir reformdur.

Yine, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, idari işlemlerin demokratik denetimine imkân tanıyan Kamu Denetçiliği uygulaması, İnsan Hakları Dairesinin kurulması ve bu dairenin Bakanlığımız bünyesinde müstakil hâle getirilmesi yeniden yapılanmaya örnek olarak verilecek birtakım düzenlemelerdendir.

Yine, 2013 yılında kurulan İnsan Hakları Tazminat Komisyonu da çeşitlenen hak arama yolları arasına girmiş, kendi vatandaşını başka kapılarda değil, kendisinin denetime saydam ve şeffaf bir şekilde, devletin bu anlamda da varsa bir hak ihlali kendi vatandaşına tazminatını verebileceği şekilde bir düzenleme, saydam, hesap verebilir bir yargı ve devlet sistemi anlamında çok önemli reformlar olmuştur.

Yine, hükûmetlerimiz döneminde hak arama yolları daima açık tutulmuştur. Son olarak Olağanüstü Hâl Komisyonunun kararlarına karşı yine yargı yolunun, yargısal denetim yolunun açılması da ve bu Komisyonun bağımsız bir şekilde teşekkül ettirilmesi de bu anlamda ortaya konan önemli reformlardan ve düzenlemelerden biridir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk yargı sistemi adına yapısal dönüşümde çok önemli reformlardan birisi de 16 Nisanda yapılan Anayasa değişikliğidir. Yüce Meclisin takdiri ve milletimizin onayıyla bu tarihte gerçekleştirilen Anayasa değişiklikleri yargıda iki temel değişimi yanında getirmiştir. Birincisi, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısının daha demokratik meşruiyete dayanması, millet iradesinin tecellisi anlamında bir teşekkül ettirilmesi; ikincisi de asker-sivil yargı ayrımının ortadan kaldırılması. Burada bazı arkadaşlarımız da dile getirdiler, “Hâkimler ve Savcılar Kurulu iktidar partisinin ya da Cumhurbaşkanının iradesiyle teşekkül ettiriliyor.” diye bir iddiayı kabul etmek asla mümkün değildir. Bakınız, şimdiye kadar olmayan çok önemli bir değişiklik yapılmıştır. Demokratik meşruiyet anlamında bir yargı üst bürokrasisi olan Hâkimler ve Savcılar Kurulu milletin iradeleriyle seçilmiş organların seçimine bırakılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun büyük çoğunluğunu seçmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisini kim seçiyor? Millet seçiyor. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesinin gerçekleşmesi anlamında çok önemli bir değişikliktir. “AK PARTİ istediği şeklide Meclisten seçer.” Bakın, değerli arkadaşlar, bu çalışmayı yaptığımız Anayasa çalışmalarında bütün partilere çağrıda bulunduk ama Milliyetçi Hareket Partisiyle bu çalışmayı milletimizin önüne götürdük.

MAHMUT TANAL (İstanbul)Bakanlık ile müsteşarlığı çekip çıkaralım oradan Sayın Bakanım.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Ve orada bu çalışmayı yaparken ortaya koyduğumuz “Türkiye Büyük Millet Meclisi nasıl seçecek?”

MAHMUT TANAL (İstanbul)Yok, Bakanlık ile müsteşarlığı çıkaralım oradan o zaman, Hâkimler ve Savcılar Kurulunda.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Biz bunu üçlü olarak çalıştığımızda konuştuk “Nasıl seçilsin?” Orada birçok alternatif vardı ama biz seçim hususunda uzlaşmaya dayalı “Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir uzlaşmayla seçilsin.” yolunu tercih ettik. Nasıl?

MEHMET EMİN ADIYAMAN (Iğdır)Çoğunluğun oyuyla seçiliyor.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)İlk turda öncelikli olarak 367 oy gerekecek Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyesinin seçilmesi için. Yani, Meclisin büyük bir çoğunluğunun, üçte 2 çoğunluğunun ittifakıyla, uzlaşmasıyla seçilmesini öngördük. Ha, bu mümkün değilse, Kurula kimse seçilmesin mi? Beşte 3 çoğunlukla eğer Meclis bir çoğunluğa sahip olursa yine Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyelerini seçsin.

Bakın, AK PARTİ’nin Meclisteki grubunun sayısı beşte 3 değil arkadaşlar, 330 değil. Yani AK PARTİ “Ben oturayım, Hâkimler Savcılar Kurulunu ben seçeyim.” dese, 330’u bulamazsa seçemeyecek. Bunu Türkiye, dünya kamuoyuna hep bu referandum sürecinde anlatmaya çalıştık ama hâlâ anlamayanlar, anlamak istemeyenler var. Bir kez daha anlatıyoruz. Eğer bu uzlaşma Mecliste sağlanamazsa Hâkimler ve Savcılar Kuruluna uzlaşmayı sağlamak adına bu sistemin zorunlu olması için düzenlemeler yapıldı. Dolayısıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Hâkimler Savcılar Kuruluna üye seçmesi hele bir milletvekilini neden rahatsız eder?

MAHMUT TANAL (İstanbul)Siz niye başkanısınız oranın o zaman?

BÜLENT TURAN (Çanakkale)Sayın Başkan, Tanal’ı uyarır mısınız?

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Milletimizin bu anlamda en memnun olacağı -demokratik meşruiyet anlamında- hesap verilebilir bir durum noktasına getirmiştir. Cumhurbaşkanımız zaten Hâkimler ve Savcılar Kuruluna seçim yapıyordu, şimdi de 4 kişiyi Cumhurbaşkanının seçmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Yüzde 50+1’in oyuyla seçilen bir Cumhurbaşkanının 4 kişiyi Hâkimler ve Savcılar Kuruluna üye olarak seçmesi…

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Tarafsızlığı zedeler, tarafsızlığı.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)…bu milletin, Türkiye’nin bütün genel çoğunluğunda uzlaşmayla seçilen birisinin, 50+1 anlamında, yarıdan fazlasının seçtiği birisinin Hâkimler ve Savcılar Kuruluna isim belirlemesi neden rahatsız eder?

MAHMUT TANAL (İstanbul)Adalet Bakanının orada olmasından rahatsızız, Müsteşarın orada olmasından rahatsızız, onları çıkarın.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Yani bunun temel noktası, milletin iradesiyle Meclise seçilen milletvekillerinden, milletin iradesiyle Cumhurbaşkanı olarak seçilen kişiden rahatsız oluyorsanız bu milletin, 80 milyonun kendisinden rahatsız oluyorsunuz demektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Konuştuğumuz adalet, konuştuğumuz adalet.

ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak)Biz adaletin siyasallaşmasından rahatsız oluyoruz.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)İkinci olarak, “yargının siyasallaşması” dediğinizde, 27 Mayısta darbecilerin vatandaşlarımızı yargıladığı darbe yargısına “siyasallaşmış yargı” dersiniz. Eğer siyasallaşmış bir yargıyı görmek istiyorsanız 27 Mayıstan sonra, 12 Eylül darbesinden sonra oluşturulan yargıya karşı çıkmak lazım.

MAHMUT TANAL (İstanbul)Yine faşist sağcılar iktidardaydı, biz değildik ki.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Yaşını büyüterek “Senin yaşın 17, yaşını büyütüyorum senin, öyle idam ediyorum.” diyen anlayış, işte “Yargı bağımsız değil.” o tarihlerdedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul)Yine faşist darbe anlayışı.

ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak)Biz saray vesayetinden rahatsızız yargıda, saray vesayeti istemiyoruz.

SELİNA DOĞAN (İstanbul)Ya onu da istemiyoruz, bunu da istemiyoruz.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)28 Şubatta apoletleri görerek cübbelerini alıp apoletin karşısında selam duran yargı bağımsız bir yargı değildir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak)Şimdi de saraya el pençe divan duruyorlar.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)O gün bu vesayetçilere selam duranlar, o gün bu vesayetçilere selam çakanlar yargı için hiçbir şekilde kılını kıpırdatmamışlar. Bugün “Türkiye Büyük Millet Meclisi HSK’ya üye seçsin, milletin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen birisi HSK’ya üye seçsin.” denildiğinde neden rahatsız oluyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul)Adalet Bakanın orada olmasından rahatsızız.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Milletten rahatsız oluyorsunuz da o yüzden karşı çıkıyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MAHMUT TANAL (İstanbul)Adalet Bakanının orada Başkan olmasından rahatsızız.

ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak)Güvenilmeyen yargı istemiyoruz, güvenilen yargı istiyoruz.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Siz isteseniz de istemeseniz de bugün Türkiye’de yargı olağan mecrasına girmek üzeredir, girmesi yönünde çok önemli adımlar atılmıştır.

SELİNA DOĞAN (İstanbul)Bu tarzınızı hiç beğenmedim Sayın Bakan, hiç yakışmadı yani.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Bakın, 27 Mayısta darbeciler vatandaşlarımızı karşısına alıp darbecilerin yargıladığı bir hukuk vardı, yargı vardı. 12 Eylülde darbecilerin yargıladığı bir yargı vardı, hukuk vardı.

MAHMUT TANAL (İstanbul)Faturasını biz solcular çektik yine hepsinde.

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli)Şimdi de sizin yargınız var, şimdi de sizin yargınız var Sayın Bakan, değişen ne?

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)28 Şubatta darbecilerin yargıladığı bir hukuk vardı. 15 Temmuzdan sonra darbecilerin yargılandığı bir hukuk var, yargı var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli)Kendi mahkemelerinizi kurdunuz, kendi yargıçlarınızı atadınız.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Bugün darbeciler bağımsız Türk yargısının karşısında hesap vermektedir.

Ay yıldızlı bayrağından başka, Türk bayrağından başka, İstiklal Marşı’ndan başka, Anayasa’dan başka, hukuktan ve vicdandan başka hiçbir yere kendisini, vesayetini teslim etmemiş, 1 dolara ruhunu Pensilvanya’ya vermemiş Türk yargı mensuplarına hiç kimsenin söz söylemeye hakkı yoktur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 15 Aralık 2017

94 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook