İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında (s.s.1000)

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 834 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA (S.S.1000)); konuşma 834 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında (s.s.1000)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-12-28-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-s-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle birinci soruyla ilgili zannedersem bir yanlış anlaşılma oldu. Ben, burada Köye Dönüş Projesinden bahsettim. Yine Bakanlığım tarafından ve birkısım illerde GAP İdaresi tarafından uygulanmakta olan bir Köye Dönüş Projemiz vardır. Bu projeye göre, çeşitli nedenlerle köyünden, arazisinden, toprağından uzaklaşmış olan insanların tekrar köylerine dönüşü sağlanmıştır ve bu dönüş yapılmadan önce de, öncelikle o köylerin altyapıları tamamlanmıştır. Örneğin, köyün yolu, suyu, elektriği, telefonu gibi altyapılar tamamlandıktan sonra, köye dönüşleri sağlanmıştır. Benim bahsettiğim buydu, bu projeydi, Köye Dönüş Projesiydi. "Bu bölgede sosyal barışın sağlanması için atılmış önemli bir adım" dedim; ancak değerli arkadaşımız, Topluma Kazandırma Yasası -ki, ona halk arasında Eve Dönüş Yasası da denilir- onu kastetti, onu söylediğimi vurguladı. O da, sosyal barışın tesisi için çıkarılmış bir yasaydı; ancak, sorduğu sorular biraz teknik; yani, benden rakamlar istedi. Müsaade ederseniz Sayın Başkan, ben o rakamları kendisine yazılı olarak, Topluma Kazandırma Yasasıyla kaç kişi tahliye edilmiştir; bütün bu sorduklarını yazılı olarak vereyim.

Yalnız şunu da hemen ifade edeyim ki, Topluma Kazandırma Yasasından Sivas olayı sanıkları istifade etmemiştir; onu da belirteyim. Diğer konuları yazılı olarak vereceğim.

İzmir Milletvekilimiz Sayın Hakkı Ülkü'nün söylediği konuya gelince; bakın, bu komisyonlar çok titiz bir şekilde görev yapıyorlar ve bu kanunda haksız iktisap edilmesi mümkün değildir ve yine, bu kanunda manevî tazminat da yok, sadece maddî tazminat ödüyoruz ve bu oturumlar, bakın, kanunda sınırlıyoruz; en fazla altı oturum için ücret verilecek ve bu altı oturum için verilecek ücret de 120 YTL dir ve bu çok titizlikle takip ediliyor, ben, böyle bir durum olacağını zannetmiyorum.

Yine, Sayın Akdemir'in sorduğu soruya, önce, bir genel olarak şu cevabı vereyim ki; biz, başta İstanbul olmak üzere, Ankara, İzmir'deki bu kapkaç ve tinerci, madde bağımlısı çocuklarla ilgili, Hükümet olarak ve İçişleri Bakanlığı olarak ciddî önlemler aldık. Örneğin şunu ifade edeyim ki, bu olaylar başlar başlamaz, il emniyet müdürlerini iki grup halinde Ankara'ya toplantıya davet ettik ve bu toplantıda bu konuları konuşup, değerlendirdik.

Hemen o günler için acil olarak yapılması gereken tedbirler şuydu: Sokak hâkimiyetinin sağlanması, bunun için de çevik kuvvet birimlerinin de bu olaylarda kullanılması; yani, çevik kuvvet birimlerinin de devriye hizmetlerinde motorlu ve yaya olarak kullanılması konusunu bir genelgeyle bütün valilerimize bildirdik.

Bir önemli konu da, yine, il emniyet müdürlerimize şu talimatı verdik: İllerinizde suça hassas bölgeleri tespit edin, suç ve suçlu profilleri çıkarınız dedik. Bu çalışmalardan sonra, yoğunlukla, işte, bu, hem çevik kuvvet birimleri hem de ayrıca, emniyet müdürlüğü ve polis merkezlerindeki çalışan sayısını da asgarîye indirmek suretiyle, orada çalışanların büyük bir kısmını da, bu tespit edilen suç bölgelerinde, suç ve suçlu profillerine göre suçların yoğun olarak işlendiği bölgelerde, yaya ve motorlu devriye görevi yapmak üzere görevlendirdik; ama, değerli arkadaşlarım, önemli bir sorun da, polis sayımızın yetersizliği.

İstanbul'u örnek verecek olursam, şu anda İstanbul'daki mevcut polis sayısı, 2001 yılındaki polis sayısından, halen 2 000 azdır. Avrupa Birliği ülkelerindeki standarda göre, şu anda İstanbul'un ihtiyacı olan polis sayısı 10 000'dir. Şu anda İstanbul'a 10 000 polis vermem lazım. Aynı şekilde İzmir'de, Ankara'da, Antalya'da, diğer birçok illerde bu eksiğimiz var. Şimdi zamanınızı almamak için, neden bu eksik oldu? Çünkü, zamanında polis okulları vardı,. 9 aylık okuldu, sayısı fazlaydı. 2001 yılında polis okulları, polis meslek yüksekokullarına dönüştürüldü. İyi olmuştur. Tabiî, eğitim seviyesini yükseltmek bakımından 9 aylık eğitimden 2 yıllık polis yüksekokullarına çıkarılmıştır; ama, bu yapılırken sayıda muazzam bir azalma, yarı yarıya azalma olmuştur. Polis okulları varken, yani, 1999-2001 yılında yılda 10 000 polis memuru mezun olup kadroya katılırken, 2002 yılında polis meslek yüksekokullarına dönüştürülünce 4 500 mezun verildi; bir yılda hiç mezun verilmedi; çünkü, 2 yıllığa çevrildiği için arada muazzam bir boşluk oldu. Meslekten ayrılanların, bilhassa emekli olanların yerine yenilerini dahi veremezken, illerimiz büyüyor, ilçelerimiz büyüyor, yeni şehirler, yeni karakollar kurulması gerekir. Bu polis açığını gidermek için, ben, göreve başladığım zaman 20 polis meslek yüksekokulu vardı, bu sayıyı, bugün 26'ya çıkardım. Yılda 4 500 polis mezunu veriyorduk, bugün 7 000'e çıktı; ama, amacımız bu sayıyı artırmak, yüksekokullarının sayısını…

Bir yandan yine, bildiğiniz gibi, bir yasayla huzurlarınıza geldik, Yüce Meclisin takdirleriyle yasalaştı. Dört yıllık fakülte ve yüksekokul mezunlarını da, altı aylık bir polis eğitiminden sonra, polis yapmayı kararlaştırdık. Kanun çıktı, yürürlüğe girdi. Bu 10 000'den hemen 2 000'ini aldık ve bunlar, bu ayın 16'sında kuralarını çektiler, 2 000 polis memurumuz illerine hareket ettiler. Şimdi, önümüzdeki dönemde, yine bu geriye kalan 8 000'den alabildiğimiz kadar, imkânlarımızın içerisinden yenilerini alacağız.

Bu sayı çoğaldıkça, devriye sayımız çoğalacaktır, sokak hâkimiyeti artacaktır; ama, bunun yanında, dediğim gibi, bu oluncaya kadar da, çevik kuvvet birimlerini kullanıyoruz. Emniyet Müdürlüğünün kadrosunu, gerekirse, trafiğin yoğun olduğu, insanların en yoğun sokakta olduğu, caddede olduğu dönemlerde -oradaki görevlilerden alıyoruz- sokak hâkimiyeti için, sokaklarda görevlendiriyoruz. Mesela, Bursa'da olduğu gibi, bazı büyük şehirlerimizde sokak timleri ihdas edildi 2'şer, 3'er kişilik. Bunlara motosikletler vermeye çabalıyoruz, gayret ediyoruz. Bunu da, birçok yerde, özel idare imkânlarıyla veya meslek kuruluşlarının katkılarıyla yapıyoruz. Bütçe imkânlarımızla bütün illerin bu araç gereç ihtiyacını da karşılayamadığımız için, bu şekilde, inşallah…

VEZİR AKDEMİR (İzmir)Sayın Bakanım… Sayın Bakanım…

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Ben, sorulara cevap ediyorum; lütfen… Karşılıklı konuşmaya müsaade ediyorsak konuşalım; ama, sordunuz, ben cevap veriyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

109 konuşma daha · 28 Aralık 2005

109 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook