Sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tekl. (ss.942)
Kütahya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 124. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Temmuz 2005 · 906 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullah Erdem Cantimur (AK Parti), 2 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TEKL. (SS.942)); konuşma 906 kelime.
Abdullah Erdem Cantimur (AK Parti, Kütahya). “Sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tekl. (ss.942)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-erdem-cantimur-22-2005-07-02-sosyal-sigortalar-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tekl-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sosyal Sigortalar Kanununun 121 inci maddesine bir fıkra eklenmesi ve yine aynı kanuna bir geçici madde eklenmesiyle alakalı vermiş olduğum kanun teklifiyle ilgili söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, Anayasamızın 60 ıncı maddesinde "herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar" hükmüne yer verilerek, sosyal güvenlik hakkı anayasal güvence altına alınmıştır. Bugün itibariyle, ülkemizin en büyük sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu, 4 197 000'i emekli, dul ve yetim, 6 321 000'i aktif sigortalı ve bunların aile fertleri olmak üzere yaklaşık 35 000 000 insanımıza hizmet vermektedir. Kurumun verdiği sigorta hizmetlerinin başında, aktif sigortalılık çalışması sonunda 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda öngörülen şartların yerine getirilmesi halinde aylık bağlanması gelmektedir. Ayrıca, çalışma döneminde iş kazasına uğrama ya da meslek hastalığına tutulma sonucunda da sigortalılara gelir bağlanmakta, bu şekilde aylık ve gelir bağlanan sigortalıların ölümleri halindeyse bunların eş, çocuk ve ana babalarına ölüm geliri bağlanmaktadır.
Sayın milletvekilleri, bugün itibariyle, Sosyal Sigortalar Kurumundan
708 532 eş, 453 880 çocuk, 13 374 ana, 5 472 baba olmak üzere, toplam 1 181 258 kişi, hak sahibi olarak ölüm geliri ve aylığı almaktadır. Gelir ve aylık alan 453 880 çocuğun 347 677'si, oransal ifadeyle yüzde 76'lık kısmı, hak sahibi kız çocuklarından oluşmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun hak sahibi kız çocuklarına ölüm geliri ve aylığı bağlanmasına ilişkin 23 ve 68 inci maddelerinde şu şartlar ifade edilmektedir: Yaşları ne olursa olsun evli olmaması, evli olmakla beraber sonradan boşanması veya dul kalması, sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak çalışmaması, buralardan, yani, sosyal güvenlik kurumlarından gelir veya aylık almaması şartlarıyla ölüm geliri veya aylığı bağlanacağı hükümleri bulunmaktadır. Bu hükümler, 506 sayılı Kanunda 21 Haziran 1973 tarihli ve 1753 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle getirilmiştir. Söz konusu hükümler içerisinde yer alan "buralardan, yani, sosyal güvenlik kurumlarından gelir veya aylık almayan" ibaresi, başlangıçta kız çocuklarının, hem kendi çalışmalarından hem de hak sahibi olarak eş, çocuk, ana ve babalarından dolayı sosyal güvenlik kurumlarından aylık almamaları şeklinde uygulanmış; bu uygulama, 1981 yılında münferit bir yargı kararına dayanılarak değiştirilmiş ve yalnızca kendi çalışmalarından dolayı sosyal güvenlik kurumlarından aylık almama şeklinde uygulanmaya başlamıştır. 1981 yılından Ağustos 2003 tarihine kadar yapılan bu uygulama dahilinde, kendi çalışmalarından dolayı aylık alan kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanmamış, sosyal güvenlik kurumlarından ölen eş, çocuk, ana ve babalarından dolayı hak sahibi olarak aylık alan kız çocuklarına kurumca ölüm aylığı bağlanmış ve ödenmiştir.
Kurum tarafından 1981 yılı ile Ağustos 2003 arasında yapılan bu uygulamaya ilişkin teftiş raporu ve kurumun hukuk ve teftiş kurullarının da iştirakiyle ihtilaf ortaya çıkmış, Ağustos 2003'ten sonra kız çocuklarına aylık bağlamayla ilgili uygulama, başlangıçta, yani, 1973-1981 arasında yapılan uygulama şeklinde değiştirilmek suretiyle, hem kendi çalışmalarından hem de hak sahibi olarak sosyal güvenlik kurumlarından aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanması yoluna gidilmiştir.
Sayın milletvekilleri, kız çocuklarına aylık bağlanması şartıyla ilgili ortaya çıkan ihtilaf sonrasında, 6 Ağustos 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunla, kız çocuklarına bağlanan aylıkların kesilmesine ilişkin hükümlerde değişiklik yapılarak, sosyal güvenlik kurumlarından gelir veya aylık alanların aylıklarının kesilmesi yönünde değişiklik yapılmıştır.
İhtilaf konusu olan 1981 ile Ağustos 2003 tarihleri arasında bağlanan aylıklar, Ağustos 2003 tarihi başlangıç alınarak, kurum tarafından kesilmiştir. Ancak, ihtilaflı dönemde hak sahibi olarak sosyal güvenlik kurumlarından aylık aldığı halde, bağlanan ve ödenen aylıklarla ilgili hukukî sorun ortaya çıkmış, diğer taraftan Emekli Sandığı veya Bağ-Kurdan eşlerinden dolayı ölüm aylığı almaları nedeniyle kurumca aylıkları kesilen kız çocuklarının mağduriyeti söz konusu olmuştur.
Sayın milletvekilleri, bu kanun teklifi, dört hususu içermektedir. Birinci husus, 1981 yılı ile Ağustos 2003 arasında kurumca kız çocuklarına bağlanan ve ödenen, ancak, bu kişilerin hak sahibi olarak sosyal güvenlik kurumlarından gelir veya aylık almaları nedeniyle ihtilaf konusu olan aylıkların geri alınmaması yönündeki düzenlemeyle, kız çocukları aleyhine oluşan bu hukukî ihtilaf kaldırılmaktadır.
Ağustos 2003'ten sonra bağlanan, ancak, Emekli Sandığı veya Bağ-Kurdan hak sahibi olarak eşlerinden veya diğer yakınlarından dolayı aylık almaları nedeniyle kesilen aylıkların kesilme tarihleri itibariyle tekrar başlatılması, hak sahiplerinden tahsil edilmiş olan tutarların aynen iade edilmesi öngörülmektedir.
Ayrıca, Emekli Sandığı veya Bağ-Kurdan eşleri ya da diğer yakınlarından dolayı aylık almaları nedeniyle Ağustos 2003'ten sonra kurumca aylık talepleri reddedilen hak sahibi kız çocuklarına da aylıklarının bağlanması öngörülerek, hak sahibi kız çocuklarının mağduriyetleri önlenmektedir.
İkinci husus, yine, Ağustos 2003 öncesinde hak sahibi ana ve babalara bağlanan, ancak, kendi çalışmalarından dolayı SSK, Emekli Sandığı veya Bağ-Kurdan yaşlılık ya da emekli aylığı aldıklarının tespit edilmesi nedeniyle ölüm aylıkları kesilenlerden, mağduriyetlerine neden olunmaması bakımından, kurumca ödenen tutarın geri alınmaması öngörülmektedir.
Üçüncü husus, 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, 1.1.2000 tarihinden önce işten ayrılan, fakat, 2000 yılından sonra çalışması bulunmayan sigortalıların aylıklarının hesaplamasıyla ilgili değerlendirme yanlışlığı, yaklaşık 14 000 kurum emeklisinin mağduriyetine neden olmuştur. Bu düzenlemeyle bu mağduriyet giderilmektedir.
Son husus, kurum hatası veya hak sahiplerinin hataları nedeniyle yapılan haksız, yersiz aylık ödemelerinin geri alınmasında, hak sahiplerinin sayıları ve hisselerine göre yersiz ödeme yapılan hak sahibine kurumca ödeme yapılmamış olması halinde, diğer hak sahiplerine yapılması gereken ödeme toplamı nazara alınarak fiilen gerçekleşen zararın esas alınmasını öngören mahsup sistemi getirilmekte; bu düzenlemenin kanunun yürürlüğünden önceki yersiz ödemeler için de uygulanmasını sağlayacak geçici düzenleme öngörülerek, söz konusu hak sahipleri lehine bir düzenleme getirilmektedir.
Böylece, görüşülmekte olan kanun teklifiyle, toplumumuzun en fazla korunmaya muhtaç hak sahibi kız çocukları ile bakıma muhtaç anababalar lehine bir düzenleme getirilmekte ve bunların mağduriyetleri giderilmektedir.
Sayın milletvekilleri, bu görüştüğümüz kanun teklifi, bakıma muhtaç kız çocuklarının, bakıma muhtaç yaşlı ana ve babaların yüzünü güldürecektir; bunların hayırduasını alacağız.
Bu kanun teklifinin hayırlı olmasını diliyor, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 2 Temmuz 2005