2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2023 · 1.628 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Abdullah Güler (AK Parti), 11 Aralık 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle); konuşma 1.628 kelime.
Abdullah Güler (AK Parti, Sivas). “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-guler-2023-12-11-2024-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2022-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=120140
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULLAH GÜLER (Sivas)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri seyreden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda 26 Ekimde başlayan 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmelerini yoğun bir mesainin ardından 24 Kasımda tamamlamıştık. Bu süre zarfında gece gündüz demeden çalışan Plan ve Bütçe Komisyonumuzun Değerli Başkan ve üyelerine, milletvekili arkadaşlarımıza, değerli bakanlarımıza, ilgili kamu kurumlarının temsilcilerine ve komisyon çalışanlarına emekleri ve katkıları için şükranlarımı arz ediyorum.
Bugün başladığımız ve 14 gün sürecek bu maratonda bütçe görüşmelerinin huzurlu ve hoşgörülü bir ortamda tamamlanmasını temenni ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Değerli Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; biraz önce Özgür Bey’in son noktadan tamamladığı, biraz Parlamento, biraz demokrasi, biraz bütçe, biraz da millet iradesi kapsamında bazı değerlendirmeler yapacağım. Çünkü İmam Gazali der ki: “Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen kimse cevizin hepsini kabuk zanneder.” Yarım yamalak, sadece eksik bilgiye dayalı, birçok böyle, maalesef ama maalesef Batı’nın ayarlı ve belli bir plan dâhilinde yürüttüğü, aslında, yüz yıl önceki emperyalist odakların o zaman tankla, topla, tüfekle yapamadıkları, maalesef, kültürel kodlarla; sinema gibi, edebiyat gibi farklı alanlarda işledikleri o zalim sistemin bir parçası olarak günümüzde kullandıkları bazı değerlere atıf yapacağım. Ancak ondan önce CHP Genel Başkanı Özgür Özel Bey son cümlesini bağlarken Anayasa’nın bir maddesini okuyarak şöyle bir kavram kullandı… Hukuk bir bütündür arkadaşlar, Anayasa maddelerinin de birbirine üstünlüğü yoktur. Anayasa 153’ü okudu CHP Genel Başkanı, hemen ben de okuyorum 153’üncü maddenin son fıkrasını: “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” Doğru. 154’üncü madde var, hemen peşinden başlıyor, keşke onu da okusaydı. Ne diyor o? Madde 154: “Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başkaca bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.”
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)E, bırakıyor.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Anayasa Mahkemesi süper temyiz mahkemesi mi oldu?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Bireysel başvuruyu niye getirdiniz?
BÜLENT KAYA (İstanbul)Kesin hükümlere karşı başvurulur Anayasa Mahkemesine.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Ne güzel!
BÜLENT KAYA (İstanbul)Kesin hükümlere karşı Anayasa Mahkemesine başvurulur.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Bakın arkadaşlar, bütün arkadaşlarımız duysun, Cumhuriyet Halk Partisi diyor ki: “Anayasa Mahkemesi Türkiye'de süper temyiz mercisidir.”
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Sen avukatken böyle değildin, daha iyiydin.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Doğru mu? Diyor musunuz?
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Daha iyiydin.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)“Süper temyiz mercisi” diyor musunuz?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Sen kendi cümlelerinle anlat da bize cümle mal etmeye çalışma.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)“Siz” diyorum, “siz” diyorum.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Bireysel başvuruyu sen getirdin! Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruya karşı hakkını kullanıyor. Ne anlatıyorsun!
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Beyefendi, nezaket; “siz” diyorum, “sen” diye hitap etmeyin.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Siz getirdiniz, siz!
ABDULLAH GÜLER (Devamla)“Siz” diyorum Ali Mahir Bey.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Siz getirdiniz diyorum ben de.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Tek sorun “sen” ve “siz” demek mi yani bu mu kaldı?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Siz “süper temyiz mercisi” mi diyorsunuz? Evet. Hukuk… Bakın arkadaşlar, bizim esas sorunumuz bu işte: İşine geldiği zaman böyle “Efendim, Yargıtay…” “Efendim, Anayasa Mahkemesi…” 367’de de öyle denildi değil mi? Bir garabet vardı; 367’nci madde, Türk hukuk tarihinin yüz karası…
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Sence normal öyle mi bunlar? Bunlar normal mi yani?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Türk hukuk tarihinin yüz karası bir 367 vardı.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Meclis Başkanına ayar veriyor Yargıtay, Meclise ayar veriyor Yargıtay; normal mi bunlar?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Evet, girişi böyle yaparak biraz sonra bu rahatsızlıkların kaynağının da ne olduğunu göreceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti, değerli arkadaşlar, tüm kurumlarında olduğu gibi yargısında da AK PARTİ dönemlerinde çok köklü değişikliklere imza atmıştır. Kurumsal yapısı tarihî bir birikime de dayanmaktadır. Bizim, özellikle Osmanlı’nın son dönemlerine ait olarak ve Osmanlı Devleti’nin o zaman da anayasası olarak kabul edilen medeni ve borçlar kanunumuz vardı; Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye. Bu tarihlerde aslında dünyada şu anda muasır medeniyet satmaya çalışan ülkelerin birçoğunun daha kendi ülke koşulları bile ortada yoktu. Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü, bir tarihe sahip olan devletimizin, devletin devlet olduğunun en önemli göstergelerinden biri de değerli arkadaşlar, şüphesiz şu anda çatısı altında bulunduğumuz, millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizdir. Demokrasi tarihimizin bütün tatsız müdahalelerine rağmen milletimizin iradesi ve Meclisin üstünlüğü, milletimizin hassasiyet gösterdiği en önemli iki husus olarak da öne çıkmaktadır.
Değerli arkadaşlar, Türkiye’nin çok partili hayata geçtiği günden beri verdiği demokrasi mücadelesine, ülkemize, milletimize, Meclisimize yapılan büyük haksızlıklar var. Vesayet odaklarıyla yaptığımız mücadelede darbelere maruz kaldık, insanlarımız asıldı, sağcısı, solcusu, herkes büyük bir mücadele verdi ve bedeller ödedik ancak demokrasimiz için ödediğimiz bu bedellerin, maalesef, özellikle Batı endeksli bazı merkezlerce hazırlanan bazı raporlara dayalı olarak eleştirildiğini görüyoruz. Türkiye’ye karşı yürütülen mücadele sadece içerideki iş birlikçileriyle Meclisimizin bombalanması, vatandaşımıza ateş açılması ve sınırlarımızda terör koridorları açılmasıyla kalmıyor, aynı zamanda teorik doğrularla bezenmiş ama o teorik doğruların üzerine giydirilen yalan ve algıyla da bizim demokrasi mücadelemiz gölgelenmeye çalışılıyor. Bu algı çalışmalarının en çarpıcı başlıklarından biri de yayınlanan raporlar, çıkarılan endekslerdir. Nereden fonlandığı belli olmayan, kimlerin yazdığı açıklanmayan, siyasi çıkarların gölgesinde hazırlanan bir sürü rapor sanki bilimsel bir değeri varmışçasına çeşitli vesilelerle karşımıza çıkarılıyor; bunları kabul etmemiz asla mümkün değildir. Örneğin, Hukukun Üstünlüğü Endeksi adı altında ülkemizi daha demokrasinin ilk aşamasında olan ülkelerin altında ilan edecek kadar gerçeklerden uzak değerlendirmelere itibar edenler var.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)TÜİK ilan etmiyor mu?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Türkiye’yi daha adını bile duymadığımız ülkelerden daha alt sıralarda gösteren bu rapor, bu sıralamayı beş yıl önce topladığını belirttiği verilere dayandırdığını ifade ediyor.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Raporları hazırlayanların suçu! Vah, vah, vah!
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Beş yıldır yerlerinden kalkıp Türkiye’de ne oluyor diye bakmaya tenezzül etmeyen bir kısım insanın hazırladığı bir raporda “Uzman görüşleri toplanarak bu sonuca ulaştık.” diye de değerlendirme yapılıyor. Hangimiz biliyordu bu sözde uzmanların sayısını? Kim bu uzmanlar? Bu sözde raporun Türkiye’yle ilgili kısmının hazırlanmasına katkıda bulunduğu iddia edilen uzman sayısı tam olarak nedir? Yani kimden, ne şekilde katkı aldıkları belli değildir. Aslında onları açıklamasa da kimden, ne şekilde katkı aldıklarını tahmin etmek bizim için zor değil. Bitmez tükenmez ön yargılarıyla hareket eden grupların etkisinde olduğu açıktır. Şimdi, bizden bu sözde rapora itibar etmemizi mi istiyorsunuz? O referans olarak alıp bize parmak sallayarak “Bakın!” dediğiniz endekslerdeki düşüş özellikle 2013’ten sonra sistematik olarak gerçekleşmeye devam ediyor. Bu tarihî tesadüf hiç dikkatinizi çekmiyor mu? 17-25 Aralık operasyonlarıyla iyice görünür olmaya başlayan, 15 Temmuzla zirve yapan FETÖ’cülerin açık düşmanlık tarihleri ile bu sözde bilimsel endekslerin Türkiye'yi gömmeye çalışması arasındaki zamansal paralelliği görmüyor musunuz? Ve FETÖ'nün sadece FETÖ olmadığı artık açıkken onların efendilerinin bu sözde endeksleriyle yapmak istediklerinin, 15 Temmuzda yapmak istediklerinin farklı bir varyasyonu olduğunu anlamıyor musunuz? Türkiye'yi, adını bile duymadığımız ülkelerle aynı sıraya koyan bir endeksi bilimsel kriterlere göre mi değerlendireceğiz, yoksa bizleri siyaseten algı üzerinden boğma hevesiyle mi? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)TÜİK’e göre belirleyeceğiz, TÜİK’e!
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul)Onlar uluslararası bilimsel kriter! Aklın almayabilir ama böyle yani!
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Bu endeksler hep alt metinle sunuluyor, deniyor ki: “Demokrasi olmazsa şeffaflık da olmaz, yolsuzlukla da mücadele edemezsiniz, adalet de sağlanamaz.” Doğru mu? Teorik olarak doğru ama bu teorik doğruyu alıp üstüne sıralama uydurmalarıyla “Bakın, sıranız buysa demek ki sizde demokrasi yok.” diye hüküm veriyorlar.
VELİ AĞBABA (Malatya)Hakikaten hiç yolsuzluk yok ha(!)
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Bu malum çevreler yine Demokrasi Endeksi hesaplamışlar, kriterler ne? Belli değil.
VELİ AĞBABA (Malatya)Yolsuzluk var mı, yok mu?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Hangi bilimsel yöntem ışığında hazırlanıyor? O da belli değil.
VELİ AĞBABA (Malatya)Suç örgütlerine burada müdahale var mı, yok mu?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Bu sözde demokraside şeffaflık endeksleri ne kadar şeffaf hazırlanıyor? O da belli değil. Bu araştırmaları kim fonluyor, hangi sahibin sesi? Belli değil. İlk 30’a bakıyoruz, neredeyse tamamı Avrupa ülkesi. Öyle ya, Avrupa’nın demokrasisini tartışmak kimin haddine ve sıkı durun, ilk 30’da İsrail var. 7 Ekimden bu yana 15 binden fazla kadını, çocuğu, yaşlıyı tüm dünyanın gözleri önünde öldüren İsrail’den bahsediyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Tüm dünya İsrail’in ne kadar demokrat, ne kadar hukuka bağlı olduğuna şahitlik etmektedir ama devlet yapısının bile olmadığı net olarak ortaya çıkan bir durumu güya bizden daha iyi durumda olarak gösteriyorlar, oysa bilimsel verilerle açıklanan raporlar bambaşka şeyler söylüyor.
Bilimsel veri mi istiyorsunuz? O zaman Türkiye'nin de taraf olduğu AİHM'deki davaların değerlendirilmesine bakalım, herkese açık, girsinler internet sitesine, bunları göreceklerdir. İstatistiklere bakıldığında, 5 Aralık 2023 tarihi itibarıyla tüm üye ülkelerin AİHM kararlarını icra etme oranı sadece yüzde 79,61’dir, ülkemizin AİHM kararlarını icra etme oranı ise tüm üye ülkeler ortalamasının çok üzerindedir, yüzde 89,48’dir.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak)Peki, başvuru sayısı kaç? Kaç bin tane başvuru…
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Anayasa Mahkemesini tanımıyor, AİHM’i örnek veriyor ya.
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Son beş yıla bakıldığında, ülkemiz tüm üye ülkeler arasında en çok dosya kapatan ülke konumundadır. 2022 yılında ise ülkemiz en çok dosya kapatan 2’nci ülke konumundadır. Aynı yılda, kapatılan emsal dosya sayısında Türkiye 26 emsal dosyayla en fazla dosya kapatan ülke konumundadır. Buyurun, size bilimsel veriler. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 2022 yılında tüm üye ülkeler açısından bakıldığında, toplam 39.570 başvuru sonuçlandırılmış ve 1.059 ihlal kararı verilmiştir, ihlal kararının sonuçlandırılmış başvurulara oranı yüzde 2,68’dir.
KAMURAN TANHAN (Mardin)En çok ihlal olan 2’nci ülkeyiz. Onu da söyleyin, onu niye söylemiyorsunuz?
ABDULLAH GÜLER (Devamla)Ülkemiz hakkında 7.245 başvuru sonuçlandırılmış olup 73 ihlal kararı verilmiştir, ihlal kararının sonuçlandırılmış başvurulara oranı ise sadece yüzde 1,01’dir yani bilimsel veriler bize diyor ki “Türkiye’yle ilgili AİHM’e karşı açılan davalardaki ihlal sadece yüzde 1 oranındadır.” Üye olan devletlerin vatandaşlarının ihlal iddialarını bir bütün olarak kabul ettiğimiz takdirdeyse ülkemiz 2 katından daha fazla bir oranla karşımızda durmaktadır.
Bilimsel veri mi istiyorsunuz, o zaman size başka verilerden de bahsedeyim: Bizi 103’üncü sıraya koydukları listede ilk 30’da olan İsrail, 7 Ekimden…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 11 Aralık 2023