Soru önergeleri ve yanıtları konusunda
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 81. Birleşim · 1. yasama yılı · 20 Mayıs 2003 · 1.379 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullatif Şener (AK Parti), 20 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SORU ÖNERGELERİ VE YANITLARI KONUSUNDA); konuşma 1.379 kelime.
Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas). “Soru önergeleri ve yanıtları konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2003-05-20-soru-onergeleri-ve-yanitlari-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilk iki soru, BDDK ile Çukurova Grubu arasında yapılan protokole ilişkindir. Bildiğiniz gibi, bu konu, hem Pamukbankın fona devredilişi sırasında hem de daha sonra BDDK ile Çukurova Grubu arasında yapılan protokol çerçevesinde, kamuoyunda ve basında yoğun tartışma konusu olmuştur. Ben, burada yer alan iki soruyu, yapılan protokol çerçevesinde cevaplandırmaya çalışacağım.
İstanbul Milletvekili Sayın İsmet Atalay tarafından tevcih edilen sözlü sorunun 1 inci maddesinde "BDDK ile Çukurova Grubu arasında yapılan protokolün içeriği nedir" diye sorulmaktadır. Anlaşmanın içeriği, 3 Şubat 2003'te, BDDK tarafından basın mensuplarına açıklanmıştır. Özet olarak, içeriği şu şekilde sıralayabiliriz: Pamukbankın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devriyle ilgili olarak, Çukurova Grubu ve BDDK, karşılıklı olarak açtıkları davalardan vazgeçmişlerdir. Ceza davalarıyla ilgili olarak, Bankalar Kanunu hükümleri geçerliliğini korumaktadır. Dava yumağı haline gelmiş hukukî ihtilaflar nedeniyle, ihtilafa konu olan bankanın ve dolaylı olarak sektörün yıpranması önlenmiştir. Pamukbankın mülkiyeti, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda kalmıştır. Pamukbankın aktifinde bulunan Turkcell hisseleri, protokol imza tarihinden önceki 30 günlük İMKB ortalama değerinden, yani, 264 306 050 ABD Doları bedelle Çukurova Grubuna satılmış, satış bedelinin 214 306 050 ABD Dolarlık kısmının 31.1.2006 tarihine kadar TMSF'ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Pamukbank ve iştiraklerinin aktifinde bulunan Yapı Kredi Bankası hisseleri iki yıl içinde satılacak; satış bedeli, Grubun TMSF'ye olan borçlarından düşülecektir. Çukurova Grubu, Yapı Kredideki hisselerini iki yıl içerisinde yüzde 10'un altına indirecektir. Yapı Kredi Bankasının yönetimi, uluslararası saygınlığa sahip bir danışman firmanın hazırlayacağı adaylar listesinden TMSF tarafından uygun görülen kişilerden oluşacaktır. Çukurova Grubunun Pamukbank ve diğer fon bankalarına olan toplam 2 737 595 602 ABD Doları borcu, üç yılı anapara ödemesiz, onbeş yılda ödenecektir. Borcun faizi, altı ayda bir LİBOR + 0,5 faiz oranından hesaplanarak ilk üç yıl yüzde 50'si, sonraki yıllarda her yıl faizin tamamı ve anapara taksitleri ödenecektir. Grubun mal varlığının tamamına yakın kısmı, borçlarına karşılık teminat olarak alınmıştır. Pamukbank ve diğer fon bankalarında bulunan mevcut teminatlar aynen devam edecektir. Teminatların yetersizliği halinde ilave teminatlar temin edilecektir. Turkcell ve Yapı Kredi hisselerinin TMSF'ye rehinli bulunanlarının satışı halinde, satış bedeli, Çukurova Grubunun borçlarından düşülecektir.
İstanbul Milletvekili Sayın İsmet Atalay'ın soru önergesindeki ikinci soruda ise "bu protokolle Çukurova Grubuna büyük avantaj sağlandığına ilişkin basında yer alan haberler doğru mudur" denilmektedir. Bu konuda da BDDK tarafından, anılan sözleşme hazırlanırken, tüm yasal mevzuat ve kamu menfaatının esas alındığı, herhangi bir grubun çıkarının esas alınmasının söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Basın açıklamasında "bu tür ödeme planları sadece bu Gruba tanınan bir imkân olmayıp, borcunu kabul edip, gerçekten ödemek isteyen tüm banka hâkim ortakları için geçerlidir" denilmektedir.
Üçüncü sorudaysa "BDDK'nın almış olduğu bu karar ile herhangi bir siyasî kimlik arasında ilişki var mıdır" deniliyor. Protokol görüşmeleri sırasında, özerk bir kurum olan BDDK ile Çukurova Grubu arasında yapılan görüşme ve alınan kararlar tamamen hükümetin dışındadır. Anlaşma, BDDK ile Grup arasında, kamudan herhangi bir fon çıkışı olmaksızın gerçekleştirilmiştir. Anlaşmayla grup şirketleri vergi ve borç ödeyebilecek duruma getirilmiştir. Konunun herhangi bir siyasî kimlikle hiçbir ilişkisi yoktur ve yapısı gereği de olamaz.
Aynı konuda ikinci soru, Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'e aittir. Sayın Öğüt'ün soruları ve cevapları şöyledir:
"1- BDDK Başkanı Engin Akçakoca ile Çukurova Grubu arasında ne tür bir ilişki söz konusudur?"
Adı geçen ile Çukurova Grubu arasında herhangi bir ilişki olmadığı kendisi tarafından bakanlığımıza beyan edilmiştir. Herhangi bir ilişki olduğuna dair bir tespit de yapılamamıştır.
"2- Yapı Kredi ve Pamukbankın kasasında yer alan bugünkü değeriyle en az 600 000 000 ABD Doları eden Turkcell hisselerinin, Çukurova Grubunun devlete olan borcu gözardı edilerek Çukurova Grubuna iadesi ne şekilde açıklanabilir?"
Cevapta: "Pamukbank ve iştiraklerinin aktifinde bulunan Turkcell hisseleri 30.1.2003 tarihinden 30 gün öncesine kadar İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında oluşan ortalama fiyattan, 264 000 000 ABD Doları bedelle Çukurova Grubuna satılmış ve satış bedeli TMSF'nin Çukurova Grubundan olan alacaklarına ilave edilmiştir. Satış bedelinin 214 000 000 ABD Dolarlık kısmı 31.1.2006, bakiyesi 31.1.2008 tarihine kadar faiziyle birlikte ödenecektir, ilgili anlaşma ve protokol gereğince. İştirak hisselerinin satışında kârlı ve ekonomik değeri yüksek olan şirketin yaşatılarak Grubun borç ödeme kapasitesinin artırılması ve böylece, kamuya maliyetin en aza indirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, bu iştirakin de fona devredilmesi halinde, mevcut konjonktürde değerini korumak ve elden çıkarmak zorluğu dikkate alınarak yönetilemeyecek büyüklükte yeni bir KİT oluşturma riskinin oluşabileceği göz önünde bulundurularak bu protokoldeki hükümler düzenlenmiştir" denilmektedir.
"3- "Engin Akçakoca hakkında bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmışsa böyle bir soruşturma gündeminizde mevcut mudur?"
BDDK Başkanı Sayın Engin Akçakoca hakkında, bu protokole ilişkin olarak herhangi bir soruşturma açılmamıştır.
Üçüncü sözlü soru önergesi, Adana Milletvekili Sayın Kemal Sağ'a aittir. Bu önergede yer alan soruları da şu şekilde değerlendirebiliriz:
"Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının 479 uncu maddesinde, göç alan sorunlu iller arasında yer verilmeyen Adana, son yirmi yılda, 450 000 civarında, özellikle doğu ve güneydoğu illerinden göç almıştır. Göç nedeniyle ciddî sosyoekonomik sorunlar yaşayan Adana İlinin;
1- Göç alan sorunlu iller arasında yer almayışının nedeni, araştırmanın yeterince ciddî yapılmamış olması mıdır, yoksa ilimizdeki göç sorununun ciddiye alınmaması mıdır?"
Adana İlimiz, kırdan kente yoğun göç alan illerimizden biri olmakla birlikte, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının 479 uncu paragrafında, bu özelliğe sahip illerimizin tamamı sıralanmamıştır. Kuşkusuz, Adana İlimiz de, kırdan kente göçün yoğun olduğu ve göçün olumsuz etkilerinin ağırlıklı olarak hissedildiği illerimizden biridir. Bu hususlar, Devlet Planlama Müsteşarlığı teknik desteğinde sürdürülen Adana İl Gelişme Planında ve yöre için hazırlanması planlanan bölgesel gelişme planında ayrıntılarıyla analiz edilecektir.
Sayın Sağ'ın ikinci sorusunda "Adana kamuoyunun beklediği 'Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Projesi' kapsamında eğitim, sağlık, tarım, sanayi ve altyapı yatırımlarına -Adana'nın- acilen ihtiyacı olduğu görüşüne siz de katılıyor musunuz? Katılıyorsanız, Adana için hangi yatırımları düşünüyorsunuz" denilmektedir.
Adana'yla birlikte birçok ilimizde eğitim, sağlık, tarım, sanayi ve altyapı sektörlerinde yatırım ihtiyacı bulunmaktadır; ancak, kamu yatırım kararları, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar, kamunun finansman imkânları, sektörel, bölgesel ve proje öncelikleri dikkate alınarak verilmekte ve ödenek tahsisleri bu doğrultuda yapılmaktadır.
Ülkemizin son yıllarda sıkça yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve bütçe imkânlarının kısıtlı olması sebebiyle, kamu yatırımlarına ayrılabilen kaynakların yeterli düzeyde olduğu söylenemez. Bunun yanı sıra, bu kısıtlı kaynakların, ihtiyaçlara uygun bir biçimde, yukarıda belirtilen özellikler çerçevesinde kullanılmasına gayret edilmektedir. Bu kapsamda, 2002 yılında uygulanan ve 2003 yılının ilk üç ayını kapsayan geçici bütçe döneminde uygulamasına devam edilen 2002 yılı yatırım programında Adana'yla ilgili olarak belirtilen projelerin listesi sayın milletvekilime takdim edilecektir.
Büyük ölçüde enerji, ulaştırma, sulama, eğitim, sağlık ve diğer kamu hizmetleri gibi ekonomik ve sosyal altyapı sektörlerinde yoğunlaşan kamu yatırımları, genellikle birden fazla ilimizi ilgilendirmekte, bu sebeple, yatırım programında yeri muhtelif olarak belirtilmektedir; zira, 2002 yılı yatırım programında toplamlara dahil edilmeden yer alan mahallî idare yatırımları ve yatırım programında il bazında dağıtılmayan ve muhtelif iller kapsamında yer alan ödeneklerden oluşmaktadır. Adana'yla beraber diğer illeri de ilgilendiren ve bu sebeple muhtelif iller kapsamında değerlendirilen projelerden, belirlenebilir listenin sonunda yer almakta olup, Adana İli, yatırım toplamına dahil edilmemiştir. Adana İlindeki yatırım projelerine tahsis edilen ödenekler bunlardan ibaret olmayıp, muhtelif iller kapsamındaki projelerin ödeneklerinden de belli bir oranda pay aldığı dikkate alınmalıdır.
Eğitim, sağlık ve diğer alanlardaki Adana İline yönelik yatırım projeleri, belirttiğim gibi, liste halinde, sayın milletvekilimize takdim edilecektir.
3 üncü soruda "Göç eden vasıfsız ve tamamına yakını işsiz nüfusun sebep olduğu sorunların farkında mısınız ve bu konularda ne gibi önlemler alacaksınız" denilmektedir.
Göçler ve hızlı kentleşme, eğitim, sağlık, içmesuyu, kanalizasyon, konut, kentsel ulaşım gibi altyapı ihtiyaçlarının ve çevre kirliliğinin artmasına yol açmaktadır. Bu durum, özellikle şehirleşmenin yoğun olduğu Adana gibi büyük kentlerde plansız yapılaşmaya yol açmakta, altyapı tesislerinin yapımını zorlaştırmakta ve kaynak ihtiyacını önemli ölçüde artırmaktadır.
Aktif işgücü programları çerçevesinde İşkur tarafından düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarında, 2002 yılında, 3 823 kişinin katıldığı 111 kurs ve özürlülere yönelik olarak, 262 özürlünün katıldığı, 20 meslekî eğitim kursu düzenlenmiştir. İşkur bünyesinde, 40 il müdürlüğünde yürütülmekte olan, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri kapsamında, dönem içinde, 8 916 kişiyle bireysel danışmanlık görüşmesi yapılmış, 711 okulda toplam 88 038 öğrencinin katıldığı meslek seçiminin önemi ve meslek seçerken dikkat edilecek hususlar ile kurumun danışmanlık hizmetleri konularının işlendiği sınıf görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Aynı dönemde, çoğunluğu özel sektöre ait değişik işyerlerinde, 48 adet sanayide eğitim semineri düzenlenerek 1 055 kursiyerin katılımı sağlanmıştır. Kırsal kesimden gelen ve kent çevrelerinde sağlıksız yapılarda yaşayan işsiz nüfusun kentle uyumunu ve bütünleşmelerini sağlamak üzere istihdam sorununun çözümüne yönelik meslek edindirme çalışmaları 2003 yılında da hızlandırılacaktır.
2002 yılı sonu itibariyle, İşkur tarafından, Adana İlinde, 26 okulda toplam 2 194 öğrencinin katıldığı iş ve meslek danışmanlığı hizmeti verilmiştir. Aynı dönemde, ilde yer alan 3 936 adet açık işe 3 064 kişinin yerleştirilmesi sağlanmıştır.
Belirttiğim gibi, aynı faaliyetler hızlandırılarak ve çeşitlendirilerek 2003 yılında da öngörülmektedir.
Hepinize saygılar arz ederim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 20 Mayıs 2003