İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)

Abdurrahman Arıcı

Antalya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 1.290 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdurrahman Arıcı (AK Parti), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 1.290 kelime.

Abdurrahman Arıcı (AK Parti, Antalya). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-arici-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN ARICI (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’yla ilgili olarak AK Parti Grubu adına görüşlerimi arz etmek için söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un işlerliğe geçtiği tarihten günümüze bu Kanun kapsamındaki çalışmalarım ve hizmetlerim sırasında uygulamaları fiilen yaşayarak deneyimler edinmiş bir spor gönüllüsü olarak, futbolumuza güvenli bir ortam hazırlamak, gelişimine ve istikrarına ivme kazandırmak amacına yönelik olarak getirilen bu yeni düzenleme, özellikle ülkemizin Avrupa ve dünya futboluna entegrasyonunu hızlandıracak olması bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de popülerliği tartışılmaz boyuttaki futbolumuzun Avrupa ve dünya ölçeğindeki standartlara ulaştırılması şüphesiz hepimizin ortak temennisidir. Evrensel boyutuyla günümüzdeki “profesyonel futbol” kavramı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de sadece boş zamanları değerlendirme ve zevk alınan bir olgu boyutunu aşmış ve bir meslek olarak kendi ticari statüsü içinde artık sanayiye dönüşmüştür. Bu platformdaki futbol rekabetinin yolu, sadece sportif ve finansal alanlarda değil, yönetsel alanlarda da kulüplerimizin ve futbolun yönetsel otoritesinin yeniden yapılandırılmasından geçmektedir.

Günümüzde televizyon yayınları, tribün, lig ve şans oyunları, isim hakları, sponsorluk ve saha içi reklamlar başta olmak üzere, diğer gelirleriyle ülkemizdeki futbol pastasının büyüklüğü 500 milyon doları aşarken, sadece Avrupa futbolunun yarattığı 20 milyar dolarlık gelirdeki payımız yüzde 4’e yaklaşmıştır. 100 milyon doları aşan bütçelere sahip süper lig kulüplerimizle ve bunlara yetişmeye, bunlarla rekabete çalışan diğer kulüplerimizin bütçeleriyle ülkemizde de artık yeni bir ekonomi oluşturulmuş, şirketleşme ve sermaye piyasasına açılma süreci başlamıştır.

Aynı ligdeki kulüpler arasında finansal farklılık, Avrupa’yla rekabetimizi olumsuz yönde etkileyen bir faktör olarak dururken, kadrosunda bulundurduğu teknik görevliler ile futbolculara olan toplam 7-8 trilyonluk borç yükünü kaldıramayan kulüplerimizin sorunu Üçüncü Lig’in kaldırılmasıyla çözümlenmeye çalışılmaktadır.

Millî takımımız, Avrupa Kupası finallerine katılmaya hak kazanacak başarıyı göstermiştir, ama bu başarı, 52 Avrupa ülkesi içinde nüfusa oranla futbolcu sayısında yaklaşık 200 bin sporcuyla 47’nci sırada bulunduğumuz gerçeğini değiştirmemektedir. Ortalama yaşın yirmi altı olduğu ülkemizde her 400 kişiden ancak 1’inin lisanslı futbol oynaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir olumsuzluktur.

Endüstrileşen futbolun ülkemizde yaygınlaşması ve futbol altyapısının güçlendirilmesine yönelik ciddi proje ve politikaların üretilmediği, Avrupa ülkeleriyle yapılacak istatistiki karşılaştırmalarda açıkça görülmektedir. Bu bağlamda, başta profesyonel kulüplerimiz olmak üzere, futbolu organize eden yönetimin, Avrupa ve dünya ölçeklerinde kurumsallaşmasını tamamlaması kaçınılmaz görülmektedir.

Bugün, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünya ülkelerine yoğun futbolcu ihraç eden konumdaki Brezilya, bu pazardan yüksek pay alabilmek adına, ulusal federasyonunun transfer kurallarına koyduğu millî futbolcu olma kotasını aşmak için en sık millî maç düzenleyen ülke konumuyla, yetenekli futbolcularına transfer kolaylığı yaratmayı bir ülke politikası hâline getirmiştir. Bu örnek dahi, ülke futbolumuzun çağa uygun olan radikal değişimi gerçekleştirmesinin gerekliliğini yansıtmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devletin spora katkısı ve desteği Anayasal bir zorunluluk olmasına karşın, sporun dünyada artık sosyal ve sivil bir toplum organizasyonu olduğu ve kendi iç dinamikleriyle yönetilmesi gereği de malumlarınız üzere evrensel bir olgudur.

Bilindiği üzere, futbolun, teknik, idari ve ekonomik alanlardaki kuralları, evrensel ilkeler gözetilerek futbolun dünyadaki yönetimsel yetkisini kullanan FIFA tarafından organize edilmekte ve ayrıca FIFA, ülkelerin futbol organizasyonlarındaki yönetimsel muhatabı olarak ulusal federasyonları tanımaktadır. Ulusal federasyonlar ise, bağlı bulundukları FIFA’nın mevcut ve gelecekte öngöreceği kural ve talimatlarına mutlak uymak zorundadırlar. Aksinde, bu kuruluşun ciddi yaptırımlar uygulamaktan kaçınmadığı da bilinen bir gerçektir.

Nitekim, 2007 yılı başında, FIFA, Türkiye Futbol Federasyonuna, mevcut kanundaki eksiklikler ile yanlışlıkları bir yazıyla bildirmiş ve bunların Genel Kurul tarafından düzeltilmesini önermiştir. Futbol Genel Kurulu bu doğrultuda karar almış ve bu karar, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı tarafından, spordan sorumlu Devlet Bakanlığımıza gönderilmiştir. Konu, Bakanlığımızda incelenmiş ve kanunda yapılacak düzenlemeler Türkiye Büyük Millet Meclisi kararını gerektirdiğinden, Bakanlığımızca düzenlenen kanun taslağı Bakanlar Kurulumuzda incelenmiş, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunun konu üzerindeki çalışmalarını takiben de Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulumuza sunulmuştur.

Bu süreç dikkate alındığında, 3813 sayılı Kanun’da yapılan bu yeni düzenlemenin, kişisel ve kurumsal nitelikli spekülasyonlardan uzak şekilde bir zorunluluktan kaynaklandığının kabul görmesi gerekmektedir. Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten günümüze kadar çeşitli dönemlerde yapılan değişikliklerin ötesinde, bu yeni düzenleme, futbolumuzun özerkliğine, istikrarına, uluslararası platformdaki yerine ve kurumsal yapılanmasına çok önemli ve ciddi katkılarda yeni bir anlayış ve işleyiş getirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3813 sayılı Kanun’un günümüze kadarki uygulamalarından edinilen deneyimler de göstermiştir ki, gerek yeterince açıklık kazandırılamayan ve gerekse istismara açık hükümleriyle futbolun yönetimsel sıkıntıları spor ve futbol kamuoyunda olduğu kadar toplumumuzda da zaman zaman ciddi kaygılara neden olmuş ve olmakta da devam etmektedir. “Futbol Federasyonu” ifadesi de, kavramı da gerçekte “kulüplerin birliği” -bunu dikkatle sunuyorum, “kulüplerin birliği”- anlamını taşıdığından hareketle, Avrupa ve dünya örneklerinde olduğu gibi profesyonel kulüplerimizin futbol ekonomisine katma değer yaratan unsur olmaları niteliği öne çıkarılarak, Federasyonun, kulüplerin ağırlığını taşıyan bir yapıdan oluşması da bir başka zorunluluk gerekçesidir. Ayrıca Federasyon yönetiminin yapısındaki görev, yetki ve sorumluluk paylaşımının gerektiği şekilde kurulamamış olması ve kurumlar arası eşgüdümlü çalışma eksikliği yanı sıra Genel Kurul delegesi ile Federasyonda görev alma ilişkisindeki çarpıklıklar, günümüze kadar yansıyan olumsuzlukların ve bu yöndeki spekülasyonların da kaynağını oluşturmaktadır. Yeni düzenlemelerle, belirtilen bu olumsuzlukların da yaşanmasına fırsat tanınmayacak hükümler getirilmiştir. Söz konusu yeni düzenlemenin temelini oluşturan değişiklikleri ana başlıklarıyla dikkatlerinize arz etmek istiyorum.

Bu düzenlemeyle, Uluslararası Federasyonun öngördüğü kurallara uygun olarak Türkiye Futbol Federasyonuna yeni görevler verilmektedir.

FIFA ve UEFA statülerinde belirtilen tahkim kurullarına entegrasyon sağlanmakta, kısa adı CAS olan Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine başvuru yetkisi tanınmakta, ayrıca Federasyona ırkçılık ve her türlü ayırımcılıkla mücadele etme görevi verilmektedir.

Genel Kurul üye sayısıyla birlikte futbol altyapısını oluşturan spor kulüplerinin üye sayıları artırılmak suretiyle Genel Kuruldaki temsil oranları yükseltilmekte, bunun yanı sıra profesyonel kulüplerin iradesini olumsuz yönde etkilemeyecek ölçülerde futbolla ilgili diğer kişi ve kurumların Genel Kurulda temsilini sağlayıcı düzenlemeler getirilmektedir.

Uluslararası federasyonların öngördüğü kurallara uygun olarak Türkiye Futbol Federasyonun yapısı yeniden düzenlenmekte, bu bağlamda Futbol Federasyonunun hesapları ve mali durumunun denetlenmesi konusunda uluslararası kurallara paralellik sağlanmaktadır.

Federasyon merkez teşkilatına Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve disiplin kurulları ilave edilmektedir.

Kulüplerin kendi aralarında; kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri; oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak incelemek ve karara bağlamak üzere, FIFA statüsüne uygun şekilde, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu yetkili kılınmaktadır.

Yönetim Kurulunun 14 üyesi ile Tahkim Kurulu Başkan ve üyelerini ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Başkanını Yönetim Kuruluna teklif etme yetkisi Futbol Federasyonu Başkanına tanınmakta, Federasyon Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi seçilebilmenin şartları yeniden belirlenmekte, Tahkim Kurulunun görev ve yetkileri genişletilerek yeniden düzenlenmektedir.

Türkiye Futbol Federasyonu organlarının seçimi, toplantı ve karar yeter sayısıyla ilgili tıkanıklıkları giderici hükümler getirilmekte, Federasyon Başkanının üst üste ya da aralıklarla en fazla üç dönem için seçilebileceğine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özetlemeye çalıştığım öngörülen bu düzenlemelerle, Futbol Federasyonunun özerkliğini kısıtlayıcı hükümler kaldırılırken, prestij ve etkinliğinin artırılmasının amaçlandığı da açıkça görülmektedir.

Genel çerçevesiyle düzenlemelerdeki temel amaç, Futbol Federasyonunun özerkliğini güçlendirmek, sorunları futbol ailesi içinde çözebilecek bir mekanizma oluşturmaktır.

Spordan sorumlu Devlet Bakanının Federasyon üzerindeki gözetim ve denetim yetkisiyle Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırma yetkisinin kaldırılması ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Futbol Federasyonu denetiminden arındırılması hükümleri dahi, bu düzenlemelerin futbolumuzun özerkliğine açılımlar kazandırmakla gelişimine tartışılmaz katkılar sağlayacağının açık göstergesidir.

Gerekçesini özetlemeye çalıştığım düzenlemelerin Genel Kurulumuzca kabulü hâlinde, futbolumuzun yeniden yapılandırılan tüm kurumlarıyla aksamadan işletilmesi söz konusu olacak ve bu fiili durum nedeniyle, geçici 1’inci maddede öngörülen Futbol Genel Kurulunun liglerin ikinci devresi başlamadan toplanması ve yönetimini oluşturması da kaçınılmaz bir zorunluluk olacaktır. Aksinde ise, futbolumuzda kişilerle bağlantılı kılınmaya çalışılan kaos endişesi asıl kurumsallığa ve hukuka aykırılık olarak bu noktada ortaya çıkacaktır. Özerkleşme ve demokratikleşme ufukları açılmış böylesi bir oluşumu, Türkiye Futbol Federasyonumuzun geleceği ve futbolumuzun başarısı adına önemli bir gelişme olarak değerlendirmemiz gerekir.

Bu anlayışla, değişiklik tasarısını son derece olumlu bulduğumuzu ve kabul oyu vererek yasalaşmasını destekleyeceğimizi belirtiyor, yeni düzenlemelerin ülkemiz futboluna ve sporuna hayırlı olmasını, futbolumuzun başarılarına katkı sağlamasını içtenlikle diliyor, Genel Kurulumuzun siz değerli üyelerine saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

115 konuşma daha · 28 Kasım 2007

115 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook