Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Adıyaman Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 68. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Mart 2020 · 530 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdurrahman Tutdere (CHP), 12 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 530 kelime.
Abdurrahman Tutdere (CHP, Adıyaman). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 12 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-tutdere-27-2020-03-12-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86549
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ABDURRAHMAN TUTDERE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 196 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerine grubum adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, tabii, teklifin 5’inci maddesinde, Kimlik Bildirme Kanunu’nun 6’ncı maddesine yapılacak bir ekleme var. Bu eklenecek fıkra, aslında, çağımızın gelişen teknolojisine, gelişen koşullarına uygun bir düzenlemedir, uygun bir eklemedir, bunun olması gerekiyor. Ancak, burada, bu fıkra, kanunun kendi içerisinde bir çelişki yaratacaktır. Mevcut düzenlemede kimlik bildirmesi gereken işleticilerin, kimlikleri bildirirken, genel kolluğa bildirirken mahalle ve köy muhtarına onaylatması şartı vardı ancak burada onay şartı kaldırılıyor. Aslında burada muhtarların yetkileri biraz kırpılmış gibi görünüyor ancak bu hâliyle de olsa bu düzenlemenin olması uygundur, olumlu buluyoruz.
Bunun dışında, değerli milletvekilleri, özellikle 6’ncı maddede -biraz önce, Genel Kurulda, benden önceki konuşmacılar da bahsetti- özellikle gazilerimizin durumunu yakından ilgilendiren bir düzenleme geliyor. Bu düzenleme de geliş itibarıyla, teklifte bulunması itibarıyla anlamlı ancak bu düzenleme de tek başına gazilerimizin -görev ve harp malullüğü bulunan gazilerimizin- sorunlarını ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Bunun sebebi şu: Bunun sebebi, iktidarın torba kanun tekniğinden bir türlü vazgeçmemesi.
Şimdi, kanunun bütünlüğünü bozacak şekilde, sadece torba kanuna birtakım eklemeler yaparak biz mevcut sorunları çözemiyoruz. İşte burada; madem gazilerimizin malullük aylıklarıyla birlikte yaşlılık aylığı alabilmeleri için önündeki engelleri kaldırmak, onların ekonomik anlamda hayat seviyelerini yükseltmek adına bir teklif getiriyorsunuz, o zaman gazilerimizin şu anda yaşadığı diğer sorunları ortadan kaldıracak şekilde kapsamı biraz genişletmeniz gerekirdi.
Mesela ne yapılabilirdi? Şimdi, buradaki düzenlemeye göre bütün gaziler maluliyet olarak eşit kabul edilmiş oluyor. Hâlbuki öyle değil. Gaziler aynı zamanda birer engelli -maluliyet oranları yüzdelikler olarak değişkenlik gösterebiliyor- gözünü kaybeden var, bacağını kaybeden var, iki gözünü kaybeden var. Dolayısıyla bunların yaşlılık aylığı alırken ödeyecekleri primler ve sigortalı gün sayısının kademeli olması gerekiyordu, bu şekilde bir düzenleme yapılması gerekiyordu. Mevcut hâliyle bu yasa çıksa dahi sorun çözülemeyecek.
Bunun dışında, yine, gazilerimizin almış olduğu şeref aylıkları var. Şeref aylığı alan gazi, eğer sigortalı başka bir işte çalışırsa aylığının yarısını alabiliyor. Şeref aylığı, normalde sigortalı çalışmanın dışında bir şey. Peki, çalışıyor diye bunun aylığının yarısını kesmek hangi hukuk mantığıyla açıklanabilir, hangi anlayışla açıklanabilir? (CHP sıralarından alkışlar) Hiçbir mantığı yok. Madem getirdiniz, bunu da torbanın bir tarafına koysaydınız, bu mağduriyet de giderilmiş olsaydı; bunlar yok. Dolayısıyla, bu 2 kanun maddesi, evet, lazım, gerekli ama eksiktir. Biz bu eksikliğin de bu aşamada giderilmesini talep ediyoruz.
Komisyon görüşmelerinde, özellikle gazilerimize ilişkin bu eksiklikleri arkadaşlarımız dile getirdiklerinde “Genel Kurulda düzelteceğiz.” demiştiniz. Bekliyorum, Genel Kurulda iktidar partisi bu konudaki eksikliği giderecek teklifi verecek mi vermeyecek mi; hep birlikte göreceğiz.
Değerli milletvekilleri, bir de bu torbanın, bu teklifin 2’nci maddesinde -özellikle deprem sonrasında- doğal afetlerden etkilenen vatandaşlarımızın elektrik ve doğal gaz borçlarının bir yıl ertelenmesi, faizlerinin devlet tarafından ödenmesi var; doğru, ancak biz isterdik ki -bütün uzmanlar aylarca söyledi Türkiye’deki deprem gerçeğini- deprem öncesi yapılabilecek tedbirlere ilişkin de kanun getirin.
Ben, kendi seçim bölgemden örnek vereyim: 2017’de, 2018’de Adıyaman 2 deprem yaşadı. Samsat bölgesinde henüz 2’nci etap konutlar teslim edilemedi. Aradan iki yıl geçmiş, insanlar daha konutlarına ulaşamadılar, yerleşemediler. İmardan kaynaklı sorunlar var; zarar gören köylerdeki vatandaşlarımızın konut sorunlarının nasıl çözüleceğine ilişkin mevzuattan kaynaklı sorunlar var. O sorunları da getirmeniz gerekiyor. Eğer bu sorunları, depremle ilgili alınabilecek tedbirleri, bir bütün olarak, kendi mecrasında, kanun bütünlüğü içerisinde tartışamazsak eksik kalıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 12 Mart 2020