İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
KOMİSYON · PERŞEMBE

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Adalet Kaya

Diyarbakır Milletvekili · DEM Parti

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 1.074 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Adalet Kaya (DEM Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.074 kelime.

Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/adalet-kaya-2026-11-05-tutanak-metni (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91592

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ADALET KAYA (Diyarbakır)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, değerli hazirun; hoş geldiniz, hepinizi selamlıyorum.

Bütçe görüşmeleri muhalefet olarak eleştirilerimizi ve önerilerimizi, yurttaşların taleplerini dile getirmek için önemli bir alan. Her Bakanlığa karşı eleştirilerimiz oluyor hâliyle ancak açık söyleyeyim: Sizin ve birkaç Bakanlığın daha bütçe görüşmeleri sırasında, öncesinde bizde çok geriliyoruz. Siz nasıl hissederek buraya geliyorsunuz bilmiyorum ama tablo her geçen yıl daha da derinleşiyor ve de ne yazık ki daha da ağırlaşıyor. Tahmin ediyorum siz de Bakanlık görevine dönerken yıllar içerisinde tablonun bu kadar ağırlaşacağını öngörememişsinizdir. Sayın Bakan, iktidar olarak ekonomideki kötü gidişatı pandemiyle, Ukrayna savaşıyla, depremle, dış güçlerle açıklamaya çalışıyorsunuz, iktidar milletvekilleri de öyle. Sanki siz her şeyi doğru yapıyorsunuz da sorun sadece dış unsurlar, dış koşullardan kaynaklanıyor. Peki, gerçekten öyle mi? Verilere bakalım: Şimdi, TÜİK verisiyle "Enflasyonu yüzde 30'un altına düşürdük." diye müjdeliyorsunuz, ENAG ise "yüzde 46,61" diye hesaplıyor. Arada yaklaşık 17 puan fark var. Aradaki fark nereden çıkıyor? Asgari ücretlinin, emeklinin, emekçinin cebinden çıkıyor. Büyüme hedeflerinizde tutmuyor. 2026 yılı büyüme beklentisini yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e düşürdünüz. OECD ise Türkiye ekonomisinin 2026 büyüme beklentisini yüzde 3,1'den yüzde 2,7'ye düşürdü. Böylelikle Türkiye ekonomik büyümede dünya ortalamasının gerisine düştü. İşsizlik desek durum daha fecaat. Geniş tanımlı işsizlik yüzde 31'e, işsiz sayısı 12,6 milyona çıktı Sayın Şimşek. Bakın, Avrupa'da nüfusu 12 milyonun altında 20 tane ülke var yani bu kadar büyük bir rakamdan bahsediyoruz. Genç kadın işsizliği daha da vahim. Genç kadınların yüzde 40'ı işsiz.

Gelelim faize. Yalnızca yılın ilk dokuz ayında bütçeden 2,25 trilyon lira faiz ödediniz, günde ortalama 8,3 milyar lira. Bu para tarıma verilen desteğin 20 katı, yatırıma ayrılan kaynağın 4 katı. Demek ki kaynak var Sayın Bakan, ama siz bu kaynağı halk için kullanmayı tercih etmiyorsunuz. Vergi sistemi zaten adaletsizliğin yapı taşı. Vergilerin yüzde 60'ını dolaylı vergiyle topluyorsunuz. Gelirine göre vergi toplasanız yani az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi almadığınız için de gelir adaletsizliği her yıl daha da artıyor, derinleşiyor. Üstelik sermayeye tanınan vergi muafiyetleri ve istisnaları 2027 bütçesinde 4 trilyon 878 milyar liraya çıktı; bu tutar bütçe açığından bile fazla. İşçiye, emekliye gelince bütçe kısıtlı, sermayeye gelince musluklar açılıyor. Sayın Bakan, sizin de savunabileceğimiz bir tarafı yok. İktidar tarafındaki milletvekillerinin de savunduğunu sanmıyorum.

Bu fon soygunu nedir? Siyaseti vicdanla, ahlakla, ajitasyonla açıklamayı çok tercih etmem. Hukukla, insan haklarıyla, demokratik ilkelerle yol almak en doğrusudur ama bu vurgunu yapanların hiç utanması, ahlakı yokmuş, hesap verme korkuları da yokmuş. Bugün asgari ücretliler yatırım yapmayı geçtim, ay sonunu zaten getiremiyor. Onun dışında memur da özel sektör çalışanı da, çiftçi de küçük esnaf da kazandığı parayla gelecek kurma umudunu kaybetti. Onun içinde bizzat devlet eliyle teşvik edilen, "Dinen caizdir." diye fetvalar verilen fonlara paralarını yatıran küçük yatırımcılar soyuldular. Sayın Bakan, ta bir sene önce Sermaye Piyasaları Kongresinde bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiğinizi söylemişsiniz. Buna rağmen neden on ay boyunca beklendi? Şaibeli fonların büyüklüğü milyarlarca lira arttı. Bu süreçte kimler korundu? Sizi ve diğer yetkilileri harekete geçmekten alıkoyanlar kimlerdi? Bunları açıklamak zorundasınız. Bu düzenin arkasındaki siyasi ilişkiler kimler, neler? Kimler içeriden bilgi aldı, kimler bu süreçten olağanüstü kazanç sağladı? Bu soruların yanıtını alan alana dek biz sormaya devam edeceğiz, bu işin peşini de bırakmayacağız. Bütçe görüşmeleri başlamadan hemen önce bu Komisyona, güya fon mağdurlarının hak kayıplarını gidermek için kanun düzenlemesi geldi. Kanun teklifini savunmak için gelen bürokratlar bir hafta sonra sorgulananlar listesine alındılar. Borsa İstanbul Genel Müdürü tutuklandı, Takasbank Genel Müdürü gözaltına alındı, adli kontrolle serbest bırakıldı. Yani vurgunda payı ya da ihmali olanlara ayrıca olayın üstünü örtmek için bir de yasa yaptırdınız.

Sayın Bakan, hafta başında bir açıklamanız gündem oldu. Ulaştırma ve enerji haricinde enflasyonun düştüğünü söylediniz. Ya, siz de takdir edersiniz ki enerji ve ulaştırmada maliyet artışı demek, diğer tüm sektörlerde maliyet artışını getirmiyor mu? Bakın, siz de bu açıklamayı yaptıktan saatler sonra LPG 41 liradan 50 liranın üstüne çıktı. Tek seferde yüzde 25 zam geldi. Sizin açıkladığınız enflasyonla halkın yaşadığı hayat arasında büyük bir uçurum var. Dar gelirli yurttaş gelirinin yaklaşık yüzde 39'unu kiraya ve konuta, yüzde 29'unu gıdaya harcıyor. Yani kazandığının yaklaşık yüzde 68'ini daha ayın başında barınma ve mutfak masrafına harcıyor? İnsanlar artık yenisini alamadığı için bozulan eşyasını tamir ettirmek istiyor ama tamir masrafı, terzi masrafı... Telefon tamiri bile ciddi biçimde pahalanmış durumda. Az önce başka milletvekili arkadaşlarımız da ifade ettiler, dün ve bugün ülkenin her yerinden telefonlarımıza mesajlar yağdı. Kamu borçlarının yapılandırılmasını rica ediyor esnaf. Aksi hâlde kapatmak zorunda kalacaklar, buradan size aktarmış olalım.

Bir diğer konu, yeniden değerleme oranı meselesi Sayın Bakan. 2027 yılı için vergi, harç, ceza ve benzeri kalemlerde yüzde 27,83'lük yeniden değerleme oranı ilan edildi. Devlet alacağına gelince yüzde 27,83 zammı hemen uyguluyorsunuz. Peki, emekliye, memura, işçiye ve asgari ücretliye gelince neden aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz? Vergiye, harca, cezaya zam yaparken esas aldığınız oranı ücretlere gelince neden unutuyorsunuz? Halkın sofrasındaki yangını görmezden gelmeyin artık. Yurttaşın yaşamı yangın yeri. İnsanları masabaşında belirlediğiniz enflasyon hedeflerine mahkûm edemezsiniz.

Ben Diyarbakır'dan bir örnek vermek istiyorum Sayın Bakan. Dicle Üniversitesinde İŞKUR Gençlik Programı kapsamında haftada üç gün çalışabilecek 2.299 kişilik geçici iş için ilan açtı, tam 10.684 öğrenci başvurmuş. Düşünebiliyor musunuz, binlerce üniversite öğrencisi birkaç aylık geçici bir gelir elde edebilmek için kura sırasına giriyor. Gençler okuyor, emek veriyor, üniversite bitiriyor ama kendi kentlerinde güvenceli iş bulamıyorlar, kendi topraklarında gelecek kuramıyorlar. Sonrasında "Neden gençler göç ediyor, neden umudunu başka ülkelerde arıyor?" diye hep birlikte soruyoruz.

Bir de son olarak şunu söylemek istiyorum, DEM PARTİ olarak önerilerimiz neler? Biz DEM PARTİ olarak ekmek, barış ve adalet kampanyası başlattık bu yıl. Bütçe görüşmeleri süresince biz de sokakta, mahallede sokağın sesini Meclise taşımayı hedefledik. Pazarda, fabrikalarda, OSB'lerde, tekstil atölyelerinde, tarlada, şantiyede her yerde yurttaşla bir araya geliyoruz. Kuryelerle, kâğıt toplayıcılarıyla, ev emekçisi kadınlarla, işçi kadınlarla... Onlarla taleplerimiz aynıdır, onların taleplerini de buradan aktarmış olalım. Bu bütçenin önceliği faiz ve rant değil eğitim, sağlık, tarım, istihdam ve kamusal yatırımlar olmalıdır. Dolaylı vergilerin payı düşürülmeli, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmalıdır. Sermayeye tanınan ayrıcalıklar kaldırılmalıdır. Asgari ücret, masabaşında belirlenen hedeflere göre değil gerçek hayat pahalılığı ve ekonomik büyüme dikkate alınarak belirlenmeli, üç ayda bir güncellenmelidir. Emekli ve memur maaşları insanca yaşam düzeyine çıkarılmalıdır. Fon mağdurlarının zararları araştırılmalı, sorumluların mal varlıklarına el konularak mağduriyetler giderilmeli ve siyasi bağlantılar dâhil herkes yargı önünde hesap vermelidir. TÜİK, SPK ve BDDK gibi kurumlar siyasi müdahalelerden arındırılmalı, bağımsız ve şeffaf denetim sistemi kurulmalıdır. Diyarbakır başta olmak üzere, bölge kentlerinde gençleri geçici işlere mahkûm eden, göç etmek zorunda bırakan anlayış terk edilmeli; güvenceli, kadrolu ve insanca ücretli istihdam alanları yaratılmalıdır. Bugünkü bütçede işçinin emeğini, emeklinin alın terini, kadının görünmeyen emeğini, gencin geleceğini göremiyoruz Sayın Bakan.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

23 konuşma daha · 5 Kasım 2026

Tümü →
23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook