CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Burdur Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Nisan 2024 · 326 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Adem Korkmaz (AK Parti), 30 Nisan 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 326 kelime.
Adem Korkmaz (AK Parti, Burdur). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/adem-korkmaz-2024-04-30-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=123258
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM KORKMAZ (Burdur)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin üniversitelerimizle ilgili Meclis araştırması önergesi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Muhterem heyetinizi ve milletimizi saygıyla selamlıyorum.
19’uncu yüzyıl başında Almanya'da kurulan Humboldt Üniversitesi modern üniversite olarak nitelendirilmekte. 1980’lerden sonra “üniversite” kavramında yaşanan ve hâlen sürmekte olan değişim ve dönüşümü de dile getirmek üzere günümüz üniversitelerini “çağdaş üniversite” olarak isimlendirmekteyiz.
Üniversite bilgi için var olan bir kurumdur. Bilgi, başta bilimsel bilgi olmak üzere felsefi bilgi, sanatsal bilgi ve disiplin edilmiş diğer bilgi türlerinin tamamını kapsayan bir kavramı içermektedir. Üniversite, bilimsel faaliyetinde bir amaç söz konusu olmaksızın doğru bilgi peşindedir. Üniversite bilgiyi üretir, öğretir, sunar ve yayar. Üniversitenin olmazsa olmazı ise özerk olmasıdır; bu da akademik özgürlükler ve yönetsel özerkliklerdir. Akademik özgürlükleri, öğretim üyelerinin akademik özgürlüklerinin korunması ve üniversitelerin değişen politik koşullardan etkilenmemesini sağlamak olarak ifade edebiliriz. Akademisyenlerin bilimsel konularda hiçbir baskı altında kalmaksızın düşüncelerini ve bilimsel bulgularını serbestçe yayınlama hakkına sahip olmaları, bunları yaparken de mesleki ya da özlük haklarına ilişkin bir kaygıya sahip olmamaları gerekir.
“Üniversite özerkliği” kavramının diğer iki unsurunu ise mali ve yönetsel özerklikler oluşturmaktadır. Bunları üniversitenin kendi akademik yapılanmalarını, bütçelerini, akademik program ve ders içeriklerini, çalışanların ücretlerini, kontenjanlarını, katkı paylarını vesaire belirleme haklarına sahip olmaları olarak ifade edebiliriz. Ülkemizde devlet üniversitelerinin bütçelerinin tamamına yakını merkezî hükûmet bütçesi tarafından sağlanmakta ve bu sebepten dolayı da güçlü bir mali özerklikten bahsetmek mümkün bulunmamaktadır. İleride üniversitelerimiz kendi kaynaklarını, kendi AR-GE ve proje bazlı çalışmalarını yaparak kendi özgün kaynaklarını ürettikçe mali özerklik bakımından elbette daha da ilerleme kaydedecektir.
Anayasa’mız ise üniversitelerimizi kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip kurumlar olarak tanımlamaktadır. 130’uncu madde “Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler.” demektedir. Ülkemizde de üniversite akademisyenlerinin bilimsel anlamda özerkliğinde ve bilimsel bilgi, bulgu, buluş, görüş, yayın konusunda en ufak bir sıkıntı bulunmamaktadır ancak Anayasa’mız vermiş olduğu bu hakkı ve bu yetkiyi kullanırken ülkesinin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 30 Nisan 2024