Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının bir kısım borç ve alacaklarının düzenlemesine dair kanun teklifi (s.s.535)
Siirt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 67. Birleşim · 5. yasama yılı · 16 Şubat 2011 · 753 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Afif Demirkıran (AK Parti), 16 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ BİR KISIM BORÇ VE ALACAKLARININ DÜZENLEMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.535)); konuşma 753 kelime.
Afif Demirkıran (AK Parti, Siirt). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının bir kısım borç ve alacaklarının düzenlemesine dair kanun teklifi (s.s.535)”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-23-2011-02-16-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-bir-kisim-borc-ve-alacaklarinin-duze (erişim: 30 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AFİF DEMİRKIRAN (Siirt)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 535 sıra sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Bir Kısım Borç ve Alacaklarının Düzenlenmesine Dair Kanun Tasarısı’nın geneli üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu kanun, bildiğiniz gibi, kısaca enerji KİT’lerinin mahsuplaşması şeklinde halkımız arasında, vatandaşlar arasında ifade edilmektedir. Ben, kanunla neler yapılacak, detaylar nedir; bütün bunlara girmeyeceğim çünkü gerek Sayın Bayramoğlu gerek Sayın Bakanımız, kim kime ne kadar borçludur, kim kimden ne kadar alacaklıdır, bunun sonucunda neler oluyor, mahsuplaşmada neler elde ediliyor, neler siliniyor, neler silinmiyor, herhangi bir silinme var mı, yok mu, kamuya herhangi bir etkisi var mı, herhangi bir yük var mı, vatandaşlarımıza herhangi bir vergi yükü getirecek mi, kamuya herhangi bir yük getirecek mi, getirmeyecek mi, bununla ilgili çok detaylı bir şekilde ifade ettiler, anlattılar yüce heyete.
Ben şunu ifade etmek istiyorum: Şimdi, BOTAŞ’tan başlayalım, doğal gaz verecek elektrik üretim şirketine; elektrik üretim şirketi elektrik üretecek, iletim şirketi üzerinden ticaret, taahhüt şirketine elektrik verecek; TETAŞ yani Elektrik Ticaret ve Taahhüt Şirketi de TEDAŞ’a elektrik verecek; TEDAŞ da vatandaşa elektrik veriyor, kuruluşlara, kamu kuruluşlarına elektrik veriyor, sokak aydınlatmaları yapıyor, ibadethaneler vesaire… Şimdi, TEDAŞ alacağını tahsil edemezse zamanlı olarak, işte o zaman bu yukarıdan aşağıya gelen ham madde ve elektrik akışı aşağıdan yukarıya doğru bir sıkıntı oluşturuyor. TEDAŞ TETAŞ’a para ödeyemeyecek, TETAŞ elektrik üretim şirketine para ödeyemeyecek, elektrik iletim şirketi arada kendi iletim hizmetleriyle ilgili parayı alamayacak ve BOTAŞ’a para gitmeyecek. Dolayısıyla, bütün bu şirketlerin mali bilançoları allak bullak olacak. Mamafih o şekilde. İşte biraz önce Sayın Bayramoğlu söyledi, 1992’de bir mahsuplaşma yaptık, o günden bugüne çok ciddi şekilde birikti. Nihayetinde artı-eksi, hepsini üst üste koyduğunuz zaman 16 milyar liradan bahsediyoruz.
Peki, sonuçta, bu böyle kaldığı zaman daha da artacaktı bu rakamlar. Bir faydası var mı, bir getirisi var mı? Hayır. Çünkü kimse kimseye para verebilecek durumda da değil. O zaman bunun bir mahsuplaşmasının yapılması şarttır, gerekir. Başka türlü de zaten bu işin altından kalkabilmeleri mümkün değil. Ama en azından bu mahsuplaşma olduğu zaman enerji şirketlerinin kendi yapıları, kendi mali yapılarında bir düzelme oluyor, biraz daha ciddi, sağlıklı bir çalışma yapabiliyorlar. Peki, bu çalışma olduğu zaman, bu mali yapıda sağlıklı bir yapılanmaya gittiği zamanki getirisi ne olacak? İşte, esas sorun burada, esas mesele burada daha doğrusu.
Değerli arkadaşlar, elektrik üretimi -özellikle enerjide elektrik üretiminden bahsediyor burada- olmazsa olmaz bir şarttır Türkiye’nin kalkınması için, Türkiye’nin gelişmesi için, sanayimizin gelişmesi için ve gelişmiş ülkeler seviyesinde bir Türkiye, sevdamız olan bir Türkiye’ye kavuşabilmemiz için.
Değerli arkadaşlar, bugün itibarıyla, bakın bizim fert başına elektrik tüketimimiz OECD ülkelerinin tükettiği elektrik ortalamasının yüzde 70 kadar altındadır, dünya ortalamasıyla neredeyse başa baştır. Bakın, Enerji Bakanlığının yapmış olduğu çalışmaya göre ta 2023 yılında, cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıldönümüne geldiğimizde hâlen bizim ulaşacağımız seviye, fert başına tüketim yılda 5.000-5.500 kilovatsaat olacak ki, bu bugünkü OECD ülkelerinin, gelişmiş ülkelerin -ki 7.500-8.000 kilovatsaattir ortalaması- çok altında olacaktır. Onun için, biz, şirketlerimizin rahat çalışabilmesini sağlayabilmeliyiz.
BOTAŞ -detayına girmemize gerek yok- Türkiye’yi, gerçekten, uluslararası platformda saygın bir noktaya getirmek üzere ciddi bir şekilde boru hatları döşemektedir, ortak olmaktadır. Türkiye’nin her tarafını boru hatlarıyla döşedi, 4 bin küsur kilometreydi, biz iktidara geldiğimizde 11 bin kilometreye çıktı. Sadece beş altı ile doğal gaz verebiliyorduk, bugün her tarafta, altmış yedi ile doğal gaz veriyoruz. Artık, aileler evlerinde çok rahatlıkla çevreyi kirletmeden, rahat bir şekilde doğal gaz tüketiyorlar, ısınıyorlar, yemeklerini pişiriyorlar bacılarımız, tabii birçok yerde beyler de hanımlarına yardımcı oluyorlar, onu da söyleyeyim.
Elektrik üretim şirketi kapasitesini artırmak mecburiyetinde. Bakın, her sene 2-3 bin hatta 4 bin megavat kadar ilave kapasiteye ihtiyaç vardır Türkiye’de. Kriz dönemlerini hariç tutarsak yüzde 6 ile 8 arasında elektrik artışında bir talep artışı söz konusudur. Bunu karşılayabilmek mecburiyetindeyiz. 48 bin megavat olan bugünkü elektrik üretim kapasitesi 2020’ye geldiğimiz zaman 80-100 bin megavatlara çıkmak durumunda.
Bekir Başkan oradan işaret ediyor, evet, ben burada keseceğim.
Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, yalnız TEDAŞ da buna bağlı olarak görevini yapıyor. Yüzde 25’lerden yüzde 15’lere düşürdü kayıp kaçağı. Bunun için çok ciddi yatırımlar yapıldı. Köy hatlarında ciddi iyileşmeler oldu, yeni yeni trafo merkezleri kuruldu birçok yerleşim yerinde. Elektrik iletim şirketi çok ciddi yatırımlar yaptı. 60 küsur bin kilometreden 90 küsur bin -98 bin- kilometreye çıktı trafonun kapasitesi MWA olarak. İletim hatlarında da çok ciddi şekilde artış söz konusu oldu.
Dolayısıyla, bu şirketleri bizim rahatlatmamız gerekiyor. Bu şirketleri rahatlatabilmek için bu kanunu bugün burada sonuçlandırmamız, bu mahsuplaşmayı yapmamız gerekiyor. Şimdiden ben hayırlı olsun diyorum ve Elbistan’da göçük altında kalan vatandaşlarımız için yine ben de başsağlığı diliyorum. İnşallah ülkemizde bir daha böyle bir kazayla karşı karşıya gelmeyiz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 16 Şubat 2011